Hava Durumu

#Kuraklık

Kırsal Haber - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor Haber

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), "Sürdürülebilir Hayvancılık, Maliyet Yönetimi ve Verimlilik Çalıştayı" ile sektörün devlerini bir araya getirdi. Akademisyenler ve üreticiler, hayvancılıkta verimlilik artışı ve yerli üretim stratejilerini masaya yatırdı. Hayvancılık alanında Türkiye’nin ihtisas üniversitesi olan MAKÜ, sektörün kronik sorunlarına bilimsel çözümler üretmeye devam ediyor. 09 Nisan 2026 tarihinde Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleştirilen çalıştayda; maliyet yönetimi, biyoteknoloji ve sürdürülebilir tarım politikaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar: "Çıkış Yolu Verimlilik Artışı" Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, küresel ekonomik baskıların hayvancılık sektörünü zorladığını ifade etti. Rektör Dalgar, kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün dünya genelinde ciddi bir maliyet baskısı var. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, aynı kaynakla daha fazla ve kaliteli üretim yapmaktır. MAKÜ olarak yerli embriyo üretiminde öncüyüz ve yüksek genetik kapasiteli hayvan ırkları üzerinde çalışıyoruz." Dalgar, genetik gelişimin tek başına yeterli olmadığını; modern çiftlik modelleri, doğru bakım ve besleme yöntemleriyle bu sürecin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. TAGEM Genel Müdürü Atalay: "Bilimi Sahaya İndiriyoruz" Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, çalıştayda yaptığı konuşmada üniversite-kamu iş birliğinin altını çizdi. Atalay, "Sadece akademik bilgi üretmek yetmez, bu bilginin sahada karşılığı olmalı. Bakanlık politikalarımızla uyumlu, üreticiye dokunan projeler önceliğimizdir" dedi. Atalay, Türkiye'nin hayvancılıktaki temel risklerini ise şöyle sıraladı: Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması. İklim değişikliği ve kuraklık tehdidi. Yem maliyetleri ve dışa bağımlılık riskleri. Çalıştayda Ele Alınan 3 Temel Başlık Sektörün geleceğine ışık tutan çalıştay, üç ana oturum halinde gerçekleştirildi: Besleme ve Maliyet Yönetimi: Hayvansal üretimde yem maliyetlerini düşücek alternatif yöntemler. İklim ve Dayanıklılık: Kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin geliştirilmesi ve su yönetimi. Politika ve İş Birliği: Teşvik mekanizmaları, devlet destekleri ve kurumsal projeler. Hayvancılıkta Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Çalıştayın sonuç raporunda; akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme ve biyoteknolojik gelişmelerin yaygınlaştırılmasının sektörün kurtuluş reçetesi olduğu belirtildi. MAKÜ bünyesinde yürütülen yerli embriyo ve yüksek verimli ırk projelerinin, Türkiye’nin et ve süt üretimindeki yeterliliğini artırması hedefleniyor.

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor! Haber

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde tarım sektörü için kritik açıklamalarda bulundu. Geçen yıl yaşanan kuraklık ve don hadiselerinin ardından bu yılki yağışların umut verici olduğunu belirten Yumaklı, "Herhangi bir problem yaşanmazsa rekor kıracağımıza inanıyorum" dedi. ​"Geçen Yılın Kaybını Misliyle Geri Alacağız" ​Bakan Yumaklı, 2023 yılında kırılan üretim rekorunun ardından geçen yıl iklimsel faktörler nedeniyle yaşanan rekolte kaybının bu yıl telafi edileceğini vurguladı. Yağış verilerinin çok yakından takip edildiğini ifade eden Yumaklı, şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Altyapımız sağlam. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. İnşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız." ​TMO Hazır: "Üreticiyi Fiyatlarla Koruyacağız" ​Rekor üretim beklentisinin piyasada fiyat kaygısı yaratmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla müdahale mekanizmalarının hazır olduğunu söyledi. Üreticinin maliyet artışlarının alım fiyatlarına mutlaka yansıtılacağını belirten Yumaklı, "Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız. Devletimizin kadim kurumları, üreticinin problem yaşamasına müsaade etmeyecek" diye konuştu. ​Planlı Üretimde Yeni Faz: Kayıtlılık ve Verimlilik ​Tarımda planlı üretim modelinin ilk yılının başarıyla tamamlandığını açıklayan Yumaklı, üretimin artık daha disiplinli bir şekilde kontrol edileceğini belirtti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin uydu görüntüleri ve coğrafi bilgi sistemleri ile entegre edildiğini, bu sayede kayıt dışılığın önüne geçilirken verimliliğin artırıldığını ifade etti. ​İşlenmeyen Arazilerin %65'i Üretime Kazandırıldı ​Kamuoyunda tartışmalara neden olan "işlenmeyen arazilerin kiralanması" konusuna da açıklık getiren Bakan Yumaklı, uygulamanın meyvelerini vermeye başladığını duyurdu: ​Milli Servet Vurgusu: 2 yıl üst üste işlenmeyen arazilerin ekonomiye kazandırılması hedeflendi. ​Büyük Başarı: Uygulama duyurulduktan sonra tespit edilen arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından işlenmeye veya işletilmeye başlandı. ​Konya Ziyareti ve Kültürel İncelemeler ​Kongre sonrası Konya Valisi İbrahim Akın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı ziyaret eden Yumaklı, kentteki tarımsal yatırımlar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Konya'nın dijital tanıtım ofislerini gezerek şehrin kültürel mirası ve projeleri hakkında incelemelerde bulundu.

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde toplanan İl Kriz Merkezi, tarımsal kuraklık eylem planlarını ve baraj doluluk oranlarını değerlendirdi. 2026 yılı ilk çeyrek yağış verileri uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. ​Eskişehir’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının verimli kullanımı için kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında düzenlenen Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi toplantısında, şehrin su karnesi ve önümüzdeki döneme dair stratejik adımlar detaylandırıldı. ​Eskişehir Yağış Verilerinde Yüzleri Güldüren Artış ​Toplantıda paylaşılan meteorolojik verilere göre, Eskişehir’de su yılı başlangıcı olan 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki yağış miktarı dikkat çekti: ​Gerçekleşen Yağış: 224,2 mm ​Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm ​Yağış miktarının ortalamanın üzerinde seyretmesi, tarım arazileri için olumlu bir tablo oluşturdu. Hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında çıkış ve gelişim problemi yaşanmadığı, hububatların kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı belirtildi. ​Kuraklıkla Mücadele Eylem Planı Devrede ​Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanlarının sunumlarıyla katkı sağladığı toplantıda; içme suyu kaynakları, barajların mevcut doluluk oranları ve tarımsal sulama stratejileri titizlikle incelendi. 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, Eskişehir İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımları gözden geçirildi. ​Stratejik Su Yönetimi ve Tasarruf Çağrısı ​Toplantıda kamu kurum amirleri, akademisyenler ve STK temsilcileri bir araya gelerek suyun her damlasının kıymetine vurgu yaptı. Verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların belirleyici olacağı ifade edilirken, suyun tüm alanlarda tasarruflu kullanılmasının hayati bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor Haber

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor

Manisa’da yaklaşık 6 yıldır tamamen kuruyan ve ekosistemi çöken Marmara Gölü, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve yerel temsilciler bölgede incelemelerde bulunarak, "Göl yaşasın, başka derdimiz yok" çağrısı yaptı. ​Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırlarında yer alan, "Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan" tescilli Marmara Gölü’nde yıllar süren sessizlik yerini umuda bıraktı. Kuş cenneti olarak bilinen ancak kuraklık nedeniyle 400’e yakın kuş türünün terk ettiği, balıkçılığın bittiği gölde su seviyesinin yükselmeye başlaması bölge halkını heyecanlandırdı. ​"Marmara Gölü Siyaset Üstü Bir Konudur" ​Göl çevresinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, gölün kurtarılmasının hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Başevirgen, "Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar ya da muhalefet fark etmez, esas mesele bu ekosistemi geri kazanmaktır" diyerek yetkililere seslendi. ​Tarım Arazileri ve Menemen Ovası İçin Kritik Önem ​Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan, gölün su tutmasının sadece bir doğa olayı değil, bölgesel bir ekonomi meselesi olduğunu belirtti. Ziyan, şu noktalara dikkat çekti: ​Tarımsal Değer: Göl ne kadar su tutarsa, çevresindeki araziler o kadar değer kazanıyor. Kuruyan göl çevresinde toprak çoraklaşıyor. ​Geniş Sulama Ağı: Marmara Gölü, sulama kanallarıyla İzmir Menemen Ovası’na kadar su temini sağlıyor. ​Proje Beklentisi: Bozdoğan kar suyunun göle aktarılması için hazırlanan ve yıllık 25 milyon metreküp su sağlayacak projenin bütçe beklediğini ifade etti. ​"Burası Cennet Gibiydi, Şimdi Kuruduk" ​Gölün kurumasıyla birlikte geçim kaynaklarını kaybeden bölge kadınları, yaşanan dramı çarpıcı sözlerle özetledi. 25 yıl boyunca gölde balıkçılık yapan emekçiler, göl kuruduktan sonra yevmiyeli işlere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi: ​"Göl kurumadan önce hem suyumuz hem balığımız hem de mahsulümüz vardı. Göl kuruduğundan beri kapımın önündeki limon ağacından bile verim alamıyorum. Bağlarımızı don vuruyor; çünkü göl varken bölgeyi koruyordu. Burası eskiden cennet gibiydi." ​Ekosistem ve İklim Değişikliği ​Marmara Gölü'nün kuruması sadece balıkçılığı bitirmekle kalmadı, bölgedeki mikroklimal dengeyi de bozdu. Gölün yokluğuyla birlikte bölgede don olaylarının ve şiddetli kuraklığın arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, Demirköprü ve Gördes Barajlarından yapılacak kontrollü su takviyeleriyle gölün eski canlılığına kavuşabileceğini belirtiyor.

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları Haber

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğü, Tekirdağ’ın su kaynaklarını korumak ve geliştirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Marmaraereğlisi’nde bulunan ve bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Türkmenli Göleti’nde 2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle göletten içme suyu temini geçici olarak durdurulmuştu. 2026 yılı ile birlikte artan yağışların da etkisiyle gölet su seviyesinde gözle görülür bir yükselme başladı. Bu gelişme ile birlikte elde edilen su kalitesini korumak ve alg oluşumunu kontrol altına almak amacıyla ivedilikle harekete geçen TESKİ ekipleri tarafından önemli bir adım atıldı. TESKİ tarafından Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmaları başlatıldı. Bu çalışmalar kapsamında su kalitesi düzenli olarak kontrol ediliyor. Uygulamalar çevreye ve halk sağlığına zarar vermeyecek şekilde titizlikle yürütülüyor. Gölet ekosistemi korunarak sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması adına önemli çalışmalar yapılıyor. Yapılan uygulama ile özellikle sıcaklık artışıyla birlikte yeniden oluşabilecek alg çoğalmasının kontrol altına alınması hedefleniyor. Çalışmaların, gölet suyunun içme suyu standartlarına uygunluğunu desteklemesi ve arıtma süreçlerini kolaylaştırması bekleniyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ ekipleri, Marmaraereğlisi’nde yaşayan vatandaşlara sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyunu ulaştırmak, su kaynaklarını korumak ve geleceğe güvenle ulaştırmak için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. CANDAN BAŞKAN: “İÇME SUYU KAYNAKLARIMIZIN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ TÜM TEKNİK VE İDARİ ÇALIŞMALARI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer de yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, içme suyu kaynaklarının korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Yüceer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle Türkmenli Göleti’nden içme suyu teminine ara vermek zorunda kalmıştık. 2026 yılıyla birlikte yağışların artmasıyla göletimizde su seviyesinin yeniden yükselmesi bizler için sevindirici bir gelişme oldu. Ancak su miktarındaki artış kadar, su kalitesinin korunması da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda TESKİ ekiplerimiz hızla harekete geçerek Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmalarını başlattı. Amacımız, suyumuzu kaynağında korumak, olası alg oluşumlarını kontrol altına almak ve hemşehrilerimize sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli içme suyu teminini kesintisiz şekilde sağlamaktır. İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak, izlemek ve bilimsel yöntemlerle yönetmek zorundayız. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak içme suyu kaynaklarımızın korunması için gerekli tüm teknik ve idari çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yetkililer, Türkmenli Göleti’nde yürütülen çalışmaların belirli periyotlarla devam edeceğini ve su kalitesinin sürdürülebilir şekilde korunması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti. Ayrıca gölet havzasında su kalitesini olumsuz etkileyebilecek unsurların da takip edildiği ve bütüncül bir su yönetimi yaklaşımıyla çalışmaların sürdürüldüğü ifade edildi.

TZOB Başkanı Bayraktar'dan Dünya Meteoroloji Günü Açıklaması Haber

TZOB Başkanı Bayraktar'dan Dünya Meteoroloji Günü Açıklaması

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tarımsal üretimin doğaya bağımlı bir şekilde yapıldığını vurgulayan Bayraktar, “Bu nedenle her türlü aşırı doğa olayından etkileniyor” dedi. Başkan Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü; “Yağışların aşırı olması sel afetine, az olması ise kuraklığa sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden tarım doğada denge istiyor. Maalesef geçtiğimiz 2025 yılında 1011 aşırı doğa olayı yaşandı ve ülkemizin doğal afetlerden had safhada etkilendiği bir yıl oldu. Şubat ve nisan aylarında meydana gelen zirai donlar meyveler üzerinde, tarımsal kuraklık ise tahıl ve baklagil üzerinde verim kayıplarına yol açtı. 2026 yılına da hızlı başladık. Yılın ilk 2 ayında Hatay’dan Çanakkale’ye kadar kıyı şeridindeki illerimizde aşırı yağışlardan (sel, hortum, su baskını) etkilenmeyen tek bir şehir kalmadı. Yaptığım ziyaretlerde bu afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisini bizzat gördüm. Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Meteoroloji Günü’nün teması bu yıl Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ‘bugünü gözlemlemek, yarını korumak’ olarak belirledi. Çünkü tarım sektörü için meteoroloji yalnızca hava tahmininden ibaret değildir. Bugünün gözlenmesi ve erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor. Yıllar itibarıyla afetlerin sayısının ve şiddetinin arttığı hesaba katıldığında bugünün gözlenmesi gelecekte ölümlerin, ürün ve hayvan kayıplarının azaltılması demektir. Bu konuda Birliğimizin de Türk tarımına katkıları büyüktür. 2018 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokol çerçevesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan erken tahmin ve uyarılar anında Ziraat Odalarımıza, oradan da çiftçilerimize SMS olarak gidiyor. Bu sayede afetlerin olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için alınabilecek önlemler zamanında alınabiliyor. Türk çiftçisi son yıllarda artan doğal afetlerden en çok zarar gören kesim oldu. Hem yaşanabilecek aşırı hava olaylarının uyarılarının yapılması hem de çiftçilerimizin ekim, gübre ve ilaç gibi tarımsal uygulamalarının takvimini ayarlayabilmesi açısından meteorolojinin önemi büyüktür. Bu vesileyle tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum.”

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır Haber

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Su, yaşamın temelidir. Ancak bugün, hem dünyada hem de ülkemizde su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün artmakta; yanlış kullanım, plansız kentleşme, iklim değişikliği ve bilimden uzak uygulamalar su krizini derinleştirmektedir. Jeoloji mühendisliği; yeraltı sularının aranması, korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından kritik bir bilim dalıdır. Yeraltı suyu rezervleri, özellikle kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan ülkemiz için stratejik öneme sahiptir. Ancak ne yazık ki bu kaynaklar, yeterli bilimsel etütler yapılmadan açılan kaçak kuyular, aşırı ve kontrolsüz çekimler ile geri dönüşü zor zararlar görmektedir. Şehrimiz, yeraltı suyu açısından önemli havzalardan biri üzerinde yer almasına rağmen, son yıllarda artan su tüketimi ve bilinçsiz kullanım nedeniyle risk altındadır. Özellikle tarımsal sulamada vahşi sulama yöntemlerinin yaygınlığı, yeraltı su seviyelerinde ciddi düşüşlere neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, sanayi ve kentsel büyümenin getirdiği baskı da su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Bilimsel gerçekler ışığında uyarıyoruz: Yeraltı suları sınırsız değildir; bilinçsiz kullanım geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Su yönetimi, mutlaka hidrojeolojik etütlere ve bilimsel planlamaya dayanmalıdır. Kaçak kuyuların önüne geçilmeli, mevcut kuyular sıkı şekilde denetlenmelidir. Tarımda modern sulama tekniklerine geçiş hızlandırılmalıdır. Ayrıca kentleşme ve sanayi planlamasında yeraltısuyu rezervi dikkate alınmalıdır, ayrıca şehrin tarımsal ürün deseni seçimi de bu yönde yapılmalıdır. İklim krizi gerçeğiyle de yüzleşmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Küresel iklim değişikliği, yağış rejimlerini değiştirmekte ve kuraklık riskini artırmaktadır. Bu durum, özellikle yeraltı suyu rezervlerine olan bağımlılığı artırırken, aynı zamanda bu kaynakların daha hızlı tükenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle su yönetimi politikaları kısa vadeli değil, uzun vadeli ve bütüncül olmalıdır. Su bir kamu hakkıdır! Su; ticari bir meta değil, herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken temel bir yaşam hakkıdır. Bu doğrultuda su politikalarının kamu yararı gözetilerek oluşturulması, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerekmektedir. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi olarak; Bilim ve mühendislik hizmetlerinin karar süreçlerinde etkin rol almasını, Su kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin artırılmasını, Yeraltı sularının sürdürülebilir kullanımına yönelik acil eylem planlarının hayata geçirilmesini, Tüm paydaşların ortak akılla hareket etmesini talep ediyoruz. Unutulmamalıdır ki; Suyun olmadığı bir Dünya’da yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır."

Kuraklık ve İklim Krizine Karşı Stratejik Adım Haber

Kuraklık ve İklim Krizine Karşı Stratejik Adım

İSKİ ile TESKİ Arasında imzalanan kritik Su Protokolü ile Marmaraereğlisi’ne günlük 5 Bin Metreküp su temin edilecek Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinin su kapasitesini güçlendirecek önemli bir iş birliği hayata geçiriliyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ile Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) arasında imzalanan protokol ile Marmaraereğlisi ilçesine günlük 5 bin metreküp içme suyu sağlanacak. Sultanköy’ün Su Sorununa Kalıcı Çözüm Silivri’de bulunan İSKİ Eğitim ve Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza töreniyle iki kurum arasında önemli bir altyapı iş birliği resmiyet kazandı. Protokol kapsamında, İstanbul Silivri’ye bağlı Gümüşyaka Mahallesi’nde bulunan İSKİ su alma noktasından, Tekirdağ Marmaraereğlisi Sultanköy Mahallesi’ndeki mevcut depoya su iletimi sağlanacak. Bu sayede özellikle yaz aylarında ciddi nüfus artışı yaşayan bölgede su sıkıntısının önüne geçilmesi hedefleniyor. Proje, yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamaya yönelik değil, aynı zamanda kuraklık ve artan tüketim baskısına karşı uzun vadeli bir güvence oluşturuyor. 5.5 Kilometrelik Yeni İsale Hattı Proje kapsamında toplam 5 bin 500 metre uzunluğunda ve 400 mm çapında bir içme suyu isale hattı inşa edilecek. Hattın yaklaşık 4 kilometrelik bölümü İstanbul sınırları içerisinde İSKİ tarafından, 1.5 kilometrelik kısmı ise Tekirdağ sınırlarında TESKİ tarafından yapılacak. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte Sultanköy’deki depoya günlük 5 bin metreküp su aktarımı sağlanacak. Bu miktar, bölgedeki on binlerce kişinin su ihtiyacını karşılayabilecek kapasite anlamına geliyor. Kuraklık ve İklim Krizine Karşı Stratejik Adım Özellikle yaz aylarında yoğun göç alması ile birlikte Marmaraereğlisi’nin, nüfusu dönemsel olarak 10 ila 20 katına kadar çıkabiliyor. Bu durum su tüketiminde ciddi artışlara neden oluyor. Söz konusu proje, yalnızca teknik bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda iklim krizine karşı alınmış stratejik bir önlem niteliği taşıyor. Artan kuraklık riski, nüfus hareketliliği ve su tüketimindeki dalgalanmalar dikkate alındığında, alternatif su temin modellerinin önemi her geçen gün artıyor. Yeni sistemin devreye girmesiyle birlikte; Bölgenin su arz güvenliği artacak, Mevcut depolama ve dağıtım sistemi desteklenecek, Yaz aylarında yaşanan kesinti riskleri azalacak Kurumlar Arası Dayanışmanın Örneği Protokol, aynı zamanda İstanbul ve Tekirdağ büyükşehir belediyeleri arasında kurulan güçlü koordinasyonun da bir göstergesi. Proje ile teknik sorumluluklar ve mali yükümlülükler net şekilde belirlenirken, uygulama sürecinin hızlı ilerlemesi hedefleniyor. Anlaşmaya göre, İSKİ tarafından yapılacak imalatların bedeli belirlendikten sonra, ilgili tutar TESKİ tarafından 15 iş günü içinde karşılanacak. Protokol, Su Temininde Önemli Bir Dönüm Noktası Projenin temel hedefinin yalnızca bugünkü su ihtiyacını karşılamak olmadığı, aynı zamanda gelecekte oluşabilecek su krizlerine karşı önceden tedbir almak olduğunu vurgulanıyor. Su yönetiminin yerel yönetimler için en kritik başlıklardan biri olduğu gerçeğinden hareketle, bu tür iş birliklerinin vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağladığı ifade ediliyor. İSKİ–TESKİ Su Temin Protokolü, Tekirdağ’ın özellikle kıyı ilçelerinde yaşanan su sorunlarının çözümünde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Gümüşyaka’dan Sultanköy’e uzanacak yeni hat sayesinde, Marmaraereğlisi’nin su altyapısı önemli ölçüde güçlendirilmiş olacak. Candan Başkan: “Hedef Sadece Bugün Değil, Gelecek” Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, protokol imza töreninde yaptığı konuşmada su krizinin yalnızca bugünün değil, geleceğin de en önemli meselelerinden biri olduğuna dikkat çekti. Başkan Yüceer, Tekirdağ’ın su kaynakları açısından sınırlı bir kent olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Su varlığı açısından zengin bir şehir değiliz. Bugün su ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 88’ini yer altı sularından karşılamak zorundayız. Ancak iklim krizi derinleşirken, nüfus ve yaşam alanları büyürken suya olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Marmaraereğlisi özellikle yaz aylarında çok yoğun bir nüfus hareketliliği yaşıyor. İlçenin nüfusu dönemsel olarak 10 ila 20 katına kadar çıkabiliyor. Bu durum su ihtiyacında ciddi sıçramalara neden oluyor. Geçmişten gelen plansız yapılaşma da altyapı üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “Bu Sadece Bir Protokol Değil” Dolayısıyla bugün burada yaptığımız sıradan bir teknik anlaşma değil, burada attığımız imza sadece bir protokol imzası değildir. Bu, vatandaşın en temel hakkı olan suya erişimi güvence altına alma iradesidir.” dedi. Günlük 5 Bin Metreküp Su: On Binlerce Kişiye Yetecek Proje ile sağlanacak günlük 5 bin metreküplük su kapasitesinin önemine dikkat çeken Başkan Yüceer, suyun bilinçli kullanımının da kritik olduğunu söyledi. Kişi başı tüketim üzerinden örnek veren Yüceer, şu değerlendirmede bulundu: Günlük 150 litre tüketimle yaklaşık 33 bin kişiye, tasarruflu kullanımda 50 bin kişiye, aşırı tüketimde ise yalnızca 25 bin kişiye su sağlanabileceğini dile getirdi. “Suyun Her Damlasında Emek Var” Suyun insan hayatı için ne kadar değerli olduğunu anlatmama gerek olmadığını ifade eden Başkan Yüceer, “Hayati öneme sahip suyumuzu temin etme sürecinin her aşamasında, suyun her damlasında yoğun bir emek var. Lütfen musluklardan su akarken de bu emeği hatırlayalım. Çünkü su kendiliğinden gelmiyor. Her damlasının arkasında planlama, yatırım ve büyük bir emek var. Tüm bunların ışığında bugün yaptığımız bu protokol ile su temininde dev bir adım daha atıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sayın Nuri Aslan’a, İSKİ Genel Müdürü Sayın Doç. Dr. Şafak Başa’ya, TESKİ Genel Müdürümüz Sayın Dr. Onur Özgül’e ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza işbirlikleri için teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun” diye konuştu.

Çorum Belediyesi Barajlarda Ölçüm Yapıyor Haber

Çorum Belediyesi Barajlarda Ölçüm Yapıyor

Çorum Belediyesi, artan kuraklık ve olası su kıtlığı riskine karşı su kaynaklarının daha etkin yönetilmesi amacıyla önemli bir çalışma başlattı. Belediye, şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan dört barajda su seviyelerinin daha doğru ve detaylı şekilde belirlenebilmesi için batimetrik haritalama çalışmalarına başladı. Yürütülen çalışmalar kapsamında barajlardaki su miktarı bilimsel yöntemlerle detaylı olarak ölçülerek gerçek doluluk oranları ortaya konulacak. Bu sayede yalnızca yüzey verilerine dayalı ölçümlerin ötesine geçilerek, toplam su hacmi daha sağlıklı ve güvenilir biçimde hesaplanabilecek. Çorum Belediyesi’nden yapılan açıklamada, son dönemde etkisini artıran kuraklık tehlikesine dikkat çekilerek mevcut su kaynaklarının planlı ve bilinçli kullanımının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Batimetrik haritalama çalışmalarıyla elde edilecek verilerin, su yönetiminde daha isabetli ve sürdürülebilir kararlar alınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Açıklamada ayrıca, elde edilen veriler doğrultusunda gerekli operasyonel planlamaların yapılacağı ve olası risklere karşı önceden önlem alınacağı belirtildi. Çorum Belediyesi, suyun korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Ayrıca, vatandaşlara su tasarrufu konusunda duyarlı olunması çağrısında bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.