Hava Durumu

#Kurutma

Kırsal Haber - Kurutma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurutma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehirli Kadın Çiftçiler Kuşburnu Üretimi İçin Kütahya’da Haber

Eskişehirli Kadın Çiftçiler Kuşburnu Üretimi İçin Kütahya’da

Eskişehir’de kuşburnu üretimini yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen proje kapsamında kadın çiftçiler Kütahya’ya teknik inceleme gezisi düzenledi. Üretim, hasat, kurutma ve pazarlama süreçlerini yerinde inceleyen üreticiler, edindikleri bilgilerle Eskişehir’de kuşburnu yetiştiriciliğini geliştirmeyi hedefliyor. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığının desteğiyle yürütülen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor” programı kapsamında Kütahya’ya inceleme gezisi gerçekleştirildi. Kadın çiftçilerin tarımsal bilgi ve becerilerini geliştirmek, kuşburnu üretimini yaygınlaştırmak ve üretimden pazarlamaya kadar uzanan süreçleri yerinde öğrenmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen geziye, İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü teknik personeli ile Eskişehir’deki kuşburnu üretimi demonstrasyonlarına katılan kadın çiftçiler iştirak etti. 2025-2026 yılı programı kapsamında yürütülen “Ege’den Doğan Ay Eskişehir’i Aydınlatıyor” projesi ile Eskişehir’de kuşburnu yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. İzmir Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, Eskişehir’in altı ilçesindeki mahallelerde kuşburnu üretiminin geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Proje çerçevesinde altı kadın üretici için 1.000’er metrekarelik alanlarda demonstrasyon bahçeleri kuruldu. Toplam 6 bin metrekarelik alanda oluşturulan bahçelerle kadın çiftçilerin kuşburnu yetiştiriciliği konusunda deneyim kazanması ve üretimin bölgede yaygınlaşması amaçlanıyor. Kuşburnu Üretimi ve Pazarlama Süreçleri Yerinde İncelendi Kütahya’da gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında kuşburnu ve ahududu yetiştirilen alanlar ile pazarlama noktaları ziyaret edildi. Kadın çiftçiler, üretim yöntemleri ve ürünlerin pazara ulaştırılması konusunda yerinde bilgi edinme fırsatı buldu. Program kapsamında ayrıca S.S. Kütahya Sekiören Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ziyaret edildi. Ziyarette kadın girişimciliği, kooperatifçilik faaliyetleri ve üretim-pazarlama süreçleri hakkında bilgi alındı. Hekim Sinan Tıbbi ve Aromatik Merkezi de inceleme programının durakları arasında yer aldı. Kadın Çiftçilerin Üretim Kapasitesi Artırılacak Teknik gezi sayesinde kuşburnunun hasadı, kurutulması, muhafazası ve pazarlanması konularında bilgi edinen kadın çiftçilerin üretim kapasitelerinin ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Geziden memnuniyetle ayrılan üreticiler, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün desteğiyle kurulan demonstrasyon bahçelerini geliştirerek kuşburnu üretimini kent genelinde yaygınlaştırmak istediklerini belirtti. Kadın çiftçiler, Eskişehir’in kuşburnu üretiminde öncü merkezlerden biri olması için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Gürer: "Türkiye’nin Tarımsal İhracat İtibarı Korunmalı" Haber

Gürer: "Türkiye’nin Tarımsal İhracat İtibarı Korunmalı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin Avrupa Birliği RASFF bildirimlerini değerlendirdi. Gürer, 2026 yılının henüz tamamlanmamış olmasına rağmen özellikle okratoksin A bildirimlerinin 2025 yılının tamamındaki sayıyı geçtiğine dikkat çekerek, “Bu tablo yalnızca ihracat sorunu değildir. Gıda güvenliği, üretim, kurutma, depolama ve denetim zincirinin tamamının önemle ele alınması gerektiğini gösteriyor. Sıcak, nemli havalarda yanlış depolama ile ortaya çıkan küflerin iadede de önemli bir yer tutması dikkat çekici. Gönderilen ürün laboratuvar incelemesine tabi. Ülkeden çıkmadan yapılan kontrollerde laboratuvarlarda bu sorunlar neden saptanamıyor?” dedi. Türkiye menşeli gıda ürünlerinin Avrupa Birliği ülkelerindeki sınır kontrollerinde karşılaştığı uygunsuzlukların sorun olmaya devam ettiğini belirten CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin RASFF kayıtlarının 2025 ve 2026 verilerini karşılaştırdı. Gürer, özellikle okratoksin A, aflatoksin ve pestisit kalıntılarındaki bildirimlerin dikkat çekici boyutta olduğunu belirtti. Gürer, incelenen verilere göre 2025 yılında Türkiye menşeli ürünlerle ilgili 486 bildirim bulunduğunu, 2026 yılının ise 11 Eylül'e kadar olan bölümünde 326 bildirimin kayıtlara geçtiğini ifade etti. Gürer, 2026 verilerinin henüz yılın tamamını kapsamadığını vurgulayarak, “2026'nın yaklaşık 9 aylık verisiyle 2025'in 12 aylık verisini karşılaştırırken dönem farkını dikkate almak gerekiyor. Ancak bazı kalemlerde ortaya çıkan artış doğru irdelenmeli.” dedi. EN ÇARPICI ARTIŞ OKRATOKSİN A’DA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tamamında AB ülkelerinden Türkiye menşeli ürünler için 132 okratoksin A bildirimi yapılırken, 2026'nın 11 Eylül'üne kadar bu sayının 136'ya yükseldiğini belirtti. Gürer, “2026 yılı henüz tamamlanmadan okratoksin A bildirimleri, 2025 yılının tamamındaki sayıyı geride bırakmış durumda. Bazı kuru ve işlenmiş ürünlerde tekrar eden bildirimler görüyoruz. Bu durum, ürünün tarladan çıkmasından sonraki süreçlerin de en az üretim kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.” dedi. Gürer, okratoksin gibi mikotoksinlerin uygun olmayan kurutma, nem, depolama ve saklama koşullarında oluşabileceğine dikkat çekerek, “Sorunu yalnızca kullanılan tarım zehiri üzerinden değerlendirmek yetmiyor. Hasat sonrası süreç, ürünün kurutulması, depolanması, taşınması ve ihracat öncesi kontrolü de bütüncül biçimde ele alınmalıdır. Sorun çok boyutludur. Özellikle ihraç edilen ürünlerde oluşan sorun dış pazar için de olumsuzluğa neden olmadan önlemler artırılmalıdır. Çıkış kontrollerinde kurallar yeniden düzenlenmelidir. Yurt dışına gönderilen ürün, yurt içi tüketimde benzer sorunlarla karşılaşılıyor mu? Bu durumda ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.” dedi. PESTİSİT KALINTILARI SORUNLARDAN BİRİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında 106, 2026'nın 11 Eylül'üne kadar ise 74 pestisit bildirimi bulunduğunu söyledi. Gürer, “Pestisit bildirimleri özellikle taze meyve ve sebzelerde yoğunlaşıyor. Acetamiprid, formetanate, prochloraz, indoxacarb, imazalil ve fosthiazate gibi farklı etken maddeler nedeniyle bildirimler yapılmış durumda. Bu, ihracat öncesi kalıntı kontrolünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.” dedi. 2026 yılı kayıtlarında özellikle acetamiprid 17, formetanate 12, prochloraz 11, indoxacarb 10 ve imazalil 8 bildirimle öne çıktığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa ülkelerine giden ürünlerde farklı pestisit etken maddelerinin limitlerin üzerinde tespit edildiğini belirtti. Bir üründe izin verilen limitin çok üzerinde kalıntı tespit edilmesi, yalnızca ihracatçının değil, üretim zincirinin tamamının sorgulanmasını gerektirir. RASFF'ın 2026 Mayıs kayıtlarında Türkiye menşeli farklı ürünlerde farklı pestisit kalıntıları nedeniyle sınır reddi bildirimleri yer alıyor.” dedi. SINIRDA REDDEDİLEN ÜRÜN, İHRACAT ÖNCESİNDE TESPİT EDİLMELİDİR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda güvenliği denetiminin sınır kapılarına bırakılmaması gerektiğini ifade ederek, “Bir ürün Avrupa sınırına kadar gidip orada uygunsuzluğu nedeniyle reddediliyorsa, burada ihracat öncesi kontrol sistemini sorgulamak gerekir. Ürünün sınırdan dönmesini beklemek değil, uygunsuzluğu depoda veya ihracat öncesinde tespit etmektir.” şeklinde konuştu. SİLDENAFİL BİLDİRİMLERİ DE AYRICA ARAŞTIRILMALI Gürer, tarımsal ürünlerdeki pestisit ve mikotoksin sorunlarının yanında, gıda takviyelerinde tespit edilen yetkisiz maddelere de dikkat çekti. 2026 yılı kayıtlarında sildenafil nedeniyle 17 bildirim bulunmasının ayrıca incelenmesi gerektiğini belirten Gürer, “Bu konu pestisit ya da mikotoksinden farklı bir başlık olmakla birlikte gıda güvenliği açısından önemlidir. Gıda takviyesi adı altında piyasaya sunulan ürünlerde ilaç etken maddesi bulunması kabul edilemez.” dedi. TÜRKİYE'NİN TARIMSAL İHRACAT İTİBARI KORUNMALI Ömer Fethi Gürer, “Türkiye tarım ülkesi. Ürünlerimizin Avrupa pazarında güvenilirliği bizim için son derece önemli. Bu bağlamda yurt dışı pazarının korunması çok önemli, aynı şekilde ülke pazarı da bu bağlamda düzenli denetim ve kontrol altında tutulmalıdır. Marketlerin bazıları denetim yaptığını duyuruyor. Bu denetim market ve hal, her alanda, satış noktalarında sağlanmalı. Özellikle kullanım noktalarında bilinçli tarım zehiri kullanımı sağlanmalı. Mevcut koşullarda tarım zehiri kullanmadan üretim olamıyor. O bağlamda en az zararlı olan ve kullanım miktarı ile beklenen faydayı sağlayan ilaçlar önceliklenmelidir.” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ülkemizden ihraç edilen gıda ürünleri için AB ülkelerinin iadelerde bulunduğunu belirterek, “Ülkemiz aynı zamanda ciddi bir gıda ithalatçısı ülke. Ülkemize gelen gıda ürünleri de AB'nin farklı ülkelerine gönderildiğinde iade ile karşılaşabiliyor. Ülkemize gelen her gıda ürünü sorunsuz mu? Ülkemizde GDO'lu gıda yasak. Acaba ithal ürünler bu yönden de irdeleniyor mu? Bu bağlamda pestisit, aflatoksin gibi ithal ürün incelemeleri ile iade ettiğimiz ürün var mı? AB dışı gönderilen ürünlerde iade var mı? Bu konular da ayrıca gündeme alınmalıdır.” dedi.

Kandıra Fındığı Büyükşehir Güvencesinde Haber

Kandıra Fındığı Büyükşehir Güvencesinde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Kandıra’ya kazandırılan “Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi”, fındık hasat döneminde üreticinin yüzünü güldürdü. Bahçelerden toplanan fındıklarını merkeze getiren çiftçiler; sağlıklı depolama, kurutma ve TMO’ya teslim imkânıyla ürünlerini güvence altına aldı. Üreticiler, “Artık emeğimiz boşa gitmiyor, ürünümüz değerinde karşılık buluyor” sözleriyle Büyükşehir’e teşekkür etti. KANDIRA’NIN FINDIĞINA BÜYÜKŞEHİR ELİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin merkezi Kandıra’da çiftçinin yıllardır yaşadığı depolama ve kurutma sorununu çözüme kavuşturdu. Çalköy Mahallesi’nde hizmete açılan Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, fındık hasadının başlamasıyla birlikte üreticileri ağırlamaya başladı. Bahçelerden özenle toplanan fındıklar merkeze taşınırken, çiftçiler ürünlerini modern ve güvenli koşullarda muhafaza etmenin rahatlığını yaşadı. FINDIK ARTIK EVLERDE BEKLETİLMEYECEK Daha önce fındıklarını evlerinde veya uygun olmayan alanlarda saklamak zorunda kalan üreticiler; rutubet, nem ve böceklenme nedeniyle ürünlerinde kalite ve değer kaybı yaşayabiliyordu. Büyükşehir’in hayata geçirdiği merkez sayesinde fındıklar uygun koşullarda kurutulup depolanırken, üreticinin ürünü erkenden ve düşük fiyata satma zorunluluğunun da önüne geçiliyor. TMO ALIMLARI AYNI MERKEZDE Toplam 2 bin 98 metrekare kapalı alana sahip merkez; depolama, ürün işleme ve Toprak Mahsulleri Ofisi alım noktası olmak üzere üç ayrı bölümden oluşuyor. Buğday, arpa, mısır ve fındığın depolanabildiği tesiste nem oranı yüksek ürünler kurutma sistemleriyle alım standartlarına uygun hale getiriliyor. TMO’nun da aynı noktada alım yapmasıyla üretici, ürününü uzak mesafelere taşımadan teslim edebiliyor. DURAN: HİÇBİR SIKINTIMIZ KALMADI Çalköy Muhtarı Yaşar Duran, merkezin köylüler için önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Daha önce ürünlerimizi Çerçilli’ye götürürken sıkıntı yaşıyorduk. Şimdi ise hiçbir sıkıntımız kalmadı. Köylülerimiz bu merkezde buğdayını, arpasını ve diğer ürünlerini depolayabiliyor. Emeğimizin boşa gitmediğini görüyoruz. Büyükşehir Belediyemizin bizim için yaptığı çok önemli çalışmalar var. Allah Büyükşehir’den razı olsun” dedi. ÇAKMAK: ÜRÜNÜMÜZ ARTIK DAHA DEĞERLİ Üretici Feyyaz Çakmak da daha önce Kandıra’da ciddi bir depolama sorunu yaşandığını vurguladı. Merkezin üretici mağduriyetini ortadan kaldırdığını ifade eden Çakmak, “Büyükşehir’in desteğinden çok memnunuz. Daha önce böyle bir imkânımız yoktu ve üreticimiz depolama konusunda mağdur oluyordu. Kandıra’ya böyle güzel ve değerli bir yatırım kazandırıldığı için çok mutluyuz. Ürünümüzü tüccara daha düşük fiyattan vermek zorunda kalıyorduk. TMO’nun burada alım yapmasıyla fındığımız daha değerli hale geldi. Tahir Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. SARIKAYA: NEM VE BÖCEKLENME SORUNU BİTTİ Üretici İbrahim Sarıkaya ise fındıklarını daha önce evde muhafaza ettiklerini anlatarak, “Evde depoladığımızda rutubet ve nem oluşuyordu. Ürünü uzun süre bekletmek zorunda kaldığımızda böceklenme yaşanabiliyordu. Bu tesis bizim için çok faydalı oldu. Fındığın burada uygun koşullarda saklanması kalitesini de olumlu etkiliyor. Ürünümüzü TMO aracılığıyla devlete vermek bizim için daha avantajlı. Kandıra hem tarım hem de turizm ilçesi. Böyle bir merkezin yapılması çok değerli bir yatırım oldu. Tarıma yönelik yatırımların devam etmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. FINDIĞA KATMA DEĞER KAZANDIRILACAK Merkezin kurutma ve işleme bölümünde fındık kırma, kavurma ve paketleme işlemlerinin de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylelikle Kandıralı üreticinin fındığı yalnızca güvenli şartlarda saklanmayacak, işlenerek katma değerli bir ürüne dönüştürülecek. Büyükşehir’in yatırımıyla üreticinin nakliye maliyeti azalırken, fındığın kalitesi ve ekonomik değeri de korunacak.

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı Haber

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi'nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali (GES) sahasında yürütülen “Güneşten Enerji, Topraktan Bereket – Agrivoltaik Tarım Projesi” kapsamında panel altındaki alanlarda yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasadın gerçekleştirildiği proje ile aynı arazide hem enerji hem tarımsal üretim yapma imkanı bulunuyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarım ve yenilenebilir enerjiyi aynı alanda buluşturarak hayata geçirdiği Agrivoltaik Tarım Uygulaması, Ladik ilçesindeki Güneş Enerji Santrali (GES) sahasında başarılı sonuçlar vermeye devam ediyor. Güneş panellerinin altında değerlendirilen üretim alanlarında yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Uygulama ile GES sahalarında bugüne kadar tarımsal üretim dışında kalan alanların da değerlendirilebileceği ortaya konuldu. Toplam 60 hektarlık saha içinde tarıma elverişli 16,5 hektarlık bölümde bin 685 metrekare deneme alanında proje, özellikle iklim değişikliği koşullarında düşük su tüketimli ve katma değeri yüksek alternatif bir üretim deseni oluşturuyor. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor Proje kapsamında GES panellerinin altında kalan alanlara toplam 3 bin 800 adet tıbbi ve aromatik bitki dikilmişti. Bu kapsamda bin 400 lavanta, 900 tıbbi adaçayı, bin kekik ve 500 tıbbi nane toprakla buluşturulmuştu. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor. Hasat çalışmaları kooperatif üyesi kadınların katılımıyla yürütülürken, ürünlerin kurutma ve paketleme işlemleri de yine kadın üreticiler tarafından yapılacak. Böylece proje yalnızca GES alanlarının daha aktif kullanımıyla kalmayacak tarımsal üretimin artması ve kadınların üretim, işleme ve pazarlama süreçlerinde daha etkin rol almasına da katkı sağlayacak. Uygulamanın yaygınlaştırılması hedefleniyor Öte yandan, Ladik GES sahasında uygulanan agrivoltaik modelin daha da geliştirilmesi hedefleniyor. İlerleyen süreçte ürünlere yönelik distilasyon altyapısının kurulması planlanırken uygulamanın GES sahasının kalan 165 dekarlık bölümünde de yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Aydın İnciri’nde 2026/2027 Sezonunun İlk Alımı Gerçekleştirildi Haber

Aydın İnciri’nde 2026/2027 Sezonunun İlk Alımı Gerçekleştirildi

Aydın’ın simgesi ve Türkiye’nin kuru incir üretiminde lider ürünü olan, Avrupa Birliği (AB) tescilli coğrafi işaretiyle dünya çapında marka değeri taşıyan Aydın İnciri’nde 2026/2027 sezonu başladı. Yeni sezonun ilk kuru incir alımı, Aydın Ticaret Borsası’nda düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene Aydın Valisi Dr. Osman Varol, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, sektör temsilcileri, üreticiler ve paydaşlar katıldı. Sezonun sembolik ilk kuru inciri, 850 TL bedelle alınarak yeni sezonun başlangıcı yapıldı. Gerçekleştirilen ilk alım, üreticilerin emeğinin yanı sıra Aydın İnciri’nin yüksek marka değerine de dikkat çekti. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, üretimden hasada, kurutmadan depolamaya kadar tüm süreçlerde üreticilerin desteklenmeye devam edileceği belirtildi. Aydın İnciri’nin kendine özgü kalitesinin ve dünya pazarlarındaki güçlü konumunun korunması amacıyla sektörün tüm paydaşlarıyla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi. Yeni sezonda özellikle aflatoksin oluşumunun önlenmesi, doğru hasat ve kurutma yöntemlerinin uygulanması, uygun depolama koşullarının sağlanması ve ürün kalitesinin korunmasına yönelik üretici bilgilendirme ve saha çalışmalarına devam edilecek. Aydın’ın tarımsal ekonomisinde önemli bir yere sahip olan kuru incirde yeni sezonun üreticiler açısından bereketli ve kazançlı geçmesi temenni edildi.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.