Hava Durumu

#Mutfak Kültürü

Kırsal Haber - Mutfak Kültürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutfak Kültürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trabzon Mutfağı UNESCO Yolunda Haber

Trabzon Mutfağı UNESCO Yolunda

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylığı sürecini başlattıklarını açıkladı. Trabzon mutfağının zenginliği ve sağlıklı beslenme kültürüne katkısına dikkat çeken Başkan Genç, şehrin gastronomi mirasını küresel ölçekte tanıtmaya kararlı olduklarını belirterek, "Trabzon mutfağı ömrü uzatır" dedi. Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylığı için Trabzon Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde çalışma başlatıldı. Süreç hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla basın toplantısı düzenlendi. Trabzon’un zengin gastronomi mirasının ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması ve kentin gastronomi potansiyelinin daha görünür hale getirilmesi için hedeflenen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı adaylık sürecinin anlatıldığı toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Başkan Danışmanı Mustafa Yaylalı, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim, adaylık sürecinin yürütülmesi için oluşturulan Bilim Kurulu'nun Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen, Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammed Attila Sevim, Proje Asistanı Büşra Kadir, Ulusal Basın ve Medya Danışmanı Füsun Özer, UNESCO Küresel Şehirler İletişim Danışmanı Genco Demirer ve DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar katıldı. TRABZON HAK EDİYOR Trabzon’un tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğiyle 'Gastronomi Şehri' ünvanını fazlasıyla hak ettiğini belirten Başkan Genç, “Trabzon’umuzun UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında Gastronomi Şehri ünvanına adaylık sürecini başlatıyoruz. Medeniyetin en önemli göstergelerinden biri şehirlerdir. Şehirlerin tarihi, kültürü, kimliği ve sahip olduğu değerler, o medeniyetin en güçlü yansımalarındandır. Trabzon da bu anlamda çok özel ve çok güçlü bir şehirdir. Yaklaşık dört bin yıllık tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehirden söz ediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethettiği, Yavuz Sultan Selim Han’ın 22 yıl şehzadelik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğup büyüdüğü ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği bir şehirden bahsediyoruz. Trabzon; tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla, yeşiliyle, mavisiyle ve insanıyla güçlü bir şehir kimliğine sahiptir” dedi. HAZIRLIK SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ Başkan Genç, Trabzon’un uluslararası marka değerini artıracak projeleri öncelikli gördüklerini belirterek, “İşte bugün sizlerle paylaştığımız UNESCO Gastronomi Şehri hedefi de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Trabzon, sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, kendine özgü mutfak kültürüyle de Türkiye’nin güçlü gastronomi merkezlerinden biridir. Bugün coğrafi işaret tescili alan ürünlerimizin önemli bir bölümü gastronomi alanındadır. Bunun yanında yüzlerce yıllık tariflerimiz, kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetlerimiz ve zengin mutfak kültürümüz bulunmaktadır. Bütün bu değerlerin uluslararası ölçekte hak ettiği karşılığı bulması amacıyla UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri başvurusu için profesyonel bir hazırlık sürecini başlatıyoruz. Bu ünvanı kazandığımız takdirde Trabzon’un uluslararası tanınırlığı daha da artacak, gastronomi turizminde güçlü bir marka şehir haline gelecek ve dünya şehirleri arasında çok daha görünür bir konuma ulaşacaktır” diye konuştu. ASIRLARDIR DEVAM EDEN GÜÇLÜ BİR MİRAS Başkan Genç, Trabzon’un UNESCO Gastronomi Şehri hedefini destekleyen güçlü tarihi kaynaklara sahip olduğunu belirterek, “Elimizde bu hedefi destekleyen çok güçlü tarihi kaynaklar bulunuyor. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Trabzon mutfağına özel olarak yer verilmekte, hamsili pilakiden meyve zenginliğine kadar şehrimizin mutfak kültürü ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. Osmanlı salnamelerinde Tonya tereyağı özel olarak zikredilmekte, bölgenin ürün kalitesi vurgulanmaktadır. Bütün bunlar Trabzon’un gastronomi kültürünün yeni değil, asırlardır devam eden güçlü bir miras olduğunu ortaya koymaktadır. Trabzon’un yüksek rakımlı coğrafyası, yayla kültürü, göç geleneği, iklimi, üretim biçimi ve yaşam kültürü mutfağımızı şekillendiren en önemli unsurlar olmuştur. Hamsiköy sütlacından Tonya tereyağına, Vakfıkebir ekmeğinden Akçaabat köftesine kadar birçok ürünümüz bu kültürel birikimin günümüze ulaşmış en önemli temsilcileridir” dedi. BİN 282 FARKLI YEME İÇME İŞLETMESİNE SAHİBİZ Başkan Genç, UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı için hazırlanan başvuru dosyasının tarihi ve kültürel verilerin bilimsel çalışmalarla desteklenerek oluşturulduğunu ifade ederek, “Bütün bu tarihi ve kültürel verileri bilimsel çalışmalarla destekleyerek güçlü bir başvuru dosyası hazırlıyoruz. Trabzon’un bir diğer önemli avantajı ise köklü gastronomi işletmeleridir. Bugün şehrimizi ziyaret eden misafirlerimiz yaklaşık bin 282 farklı yeme içme işletmesinde Trabzon mutfağını deneyimleme fırsatı bulmaktadır. Elli yılı aşkın geçmişe sahip restoranlarımız, kuşaktan kuşağa aktarılan işletmecilik anlayışımız ve geleneksel pişirme tekniklerimizi yaşatan esnafımız bu başvurunun en güçlü yönlerinden biridir. Biz istiyoruz ki Trabzon mutfağı sadece lezzetiyle değil, hikayesiyle, tarihiyle, üretim kültürüyle ve sürdürülebilir yapısıyla da dünyada hak ettiği yeri alsın. Bu süreçte üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız, meslek odalarımız, sektör temsilcilerimiz ve değerli basınımızla birlikte hareket edeceğiz. İnanıyorum ki Trabzon, sahip olduğu tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğiyle UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını fazlasıyla hak eden şehirlerden biridir. Bu süreçte vereceğiniz katkılar ve göstereceğiniz destek bizim için çok kıymetlidir” şeklinde konuştu. 19 İŞARETLİ ÜRÜNÜMÜZÜN 9’U GASTRONOMİ ALANINDA Başkan Genç, “Şehrimize gelen ziyaretçilerin öncelikle dikkat ettiği iki temel konu vardır. Birincisi konaklama, ikincisi ise yeme içme kültürüdür. Bir başka ifadeyle gastronomidir. Biz inanıyoruz ki gastronomi alanında uluslararası standartları yakaladığımızda, Trabzon’un turizmine ve ekonomisine çok daha güçlü katkılar sağlayacağız. Trabzon’un en önemli avantajlarından biri de yerel üretim kültürüdür. Köy pazarlarımızda üreticilerimizin kendi emekleriyle yetiştirdiği taze sebzeler, yöresel otlar, mevsim meyveleri ve geleneksel ürünler doğrudan üreticiden tüketiciye ulaşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlayışı destekliyor, doğal üretimin ve yerel kalkınmanın yanında duruyoruz. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş 15 coğrafi işaretli ürünümüzün 9’u gastronomi alanındadır. Bunlar; Akçaabat köftesi, Trabzon kuymağı, Vakfıkebir ekmeği, Vakfıkebir külek peyniri, Tonya tereyağı, Hamsiköy sütlacı, Sürmene pidesi, Arsin Foşa fındığı ve Yomra elmasıdır. Bu ürünler, Trabzon’un kendine özgü üretim kültürünün ve mutfak zenginliğinin en önemli göstergeleridir. Coğrafi işaretli 9 gastronomi ürününe sahip olmak, UNESCO sürecinde elimizi güçlendiren en önemli avantajlarımızdan biridir” dedi. ŞEHRİMİZİN ULUSLARARASI MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAK Gastronomi turizminin yalnızca turizm sektörüne değil, yerel ekonominin birçok alanına doğrudan katkı sağlayacağını ifade eden Başkan Genç, şöyle konuştu: “UNESCO üyeliği yalnızca bir ünvan değildir. Aynı zamanda kültürel mirasın korunmasını, yaşatılmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını esas alan önemli bir uluslararası sorumluluktur. Biz de Trabzon olarak bu sorumluluğu üstlenmeye hazırız. Bu doğrultuda belediyemizin öncülüğünde yürütülecek adaylık süreci; şehrimizin uluslararası marka değerini artıracak, turizm gelirlerimizi yükseltecek, yerel üretimi güçlendirecek ve Trabzon’u Karadeniz’in gastronomi merkezi haline getirecek önemli bir adım olacaktır. Bu süreçte temel hedeflerimiz çok nettir. Trabzon’un yükselen turizm potansiyelini gastronomiyle desteklemek, yerel mutfak kültürümüzü uluslararası ölçekte görünür kılmak, restoran işletmeciliğinde kültürel etkileşimi artırmak, dünya mutfaklarının Trabzon’da yatırım yapmasını teşvik etmek, yerel üretici ile aile işletmeleri ve büyük işletmeler arasında sürdürülebilir bir gastronomi ekosistemi oluşturmak, genç kuşaklara mutfak mirasımızı aktarmak, coğrafi işaretli ürünlerimizin ekonomik değerini yükseltmek, gastronomi turizmini dört mevsime yaymak ve Trabzon’u Karadeniz’in gastronomi başkenti haline getirmektir.” TRABZON MUTFAĞI ÖMRÜ UZATIR Başkan Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün dünyada “Mavi Bölgeler” olarak adlandırılan, insanların en uzun ve sağlıklı yaşadığı bölgeler üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki uzun yaşamın temelinde sağlıklı ve doğal beslenme, fiziksel hareket, güçlü aile bağları ve sosyal dayanışma yer alıyor. Bu noktada biz de iddialı bir cümle kuruyoruz: Trabzon mutfağı ömrü uzatır. Bu yalnızca slogan değildir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Trabzon, ortalama yaşam süresi bakımından 80,3 yıl ile Türkiye’nin en uzun yaşam süresine sahip illeri arasında yer almaktadır. Doğal ürünlerimiz, güçlü mutfak kültürümüz ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarımızın bunda önemli bir payı olduğuna inanıyoruz. Bu vesileyle, UNESCO Gastronomi Şehri adaylık sürecimize katkı sunan tüm kurumlarımıza, bilim kurulumuza, hocalarımıza, paydaşlarımıza ve her zaman yanımızda olan değerli basın mensuplarımıza gönülden teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte Trabzon’u dünyanın saygın gastronomi şehirlerinden biri haline getireceğiz.” ADAYLIK SÜRECİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRMEDE BULUNDU Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammed Attila Sevim, UNESCO Gastronomi Şehri adaylık sürecinin aşamalarına ilişkin bilgilendirmede bulunarak, “İlk etapta niyet mektubumuzla birlikte hazırladığımız başvuru dosyamızı 27 Eylül 2026'ya kadar UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na teslim etmemiz gerekiyor. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun değerlendirmesinin ardından, 31 Ekim 2026 Dünya Şehircilik Günü’ne kadar 2027 yılı aday şehirleri açıklanacak. Bunun devamında ise kasım ve aralık aylarında başvuru dosyamızı UNESCO’nun çevrim içi başvuru sistemi üzerinden resmi olarak sunacağız. Başvurumuzun ardından dosyamız; UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda yer alan gastronomi şehirlerinin incelemesi, UNESCO Genel Kurulu değerlendirmesi ve uzman komisyonların profesyonel değerlendirmesi olmak üzere üç aşamalı bir süreçten geçecek. Türkiye’den başka aday şehirlerimizin de olması mümkün. Ancak asıl rekabetin uluslararası düzeyde yaşanacağını biliyoruz. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nın en fazla önem verdiği kriterlerden biri, şehirler arasındaki iş birliği ve ortak proje geliştirme kapasitesidir. Trabzon olarak bu noktada önemli avantajlarımız bulunuyor. Katmanlı tarihimiz, imparatorluk geçmişimiz ve farklı şehirlerle güçlü kültürel bağlar kurabilecek potansiyelimiz, adaylık sürecinde bize önemli katkı sağlayacaktır. Adaylık sürecinin 2027 yılının ekim ayında tamamlanmasını bekliyoruz. Hedefimiz, Trabzon’un UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını almaya hak kazanmasıdır. Bunun için şehrimizin tüm paydaşlarıyla birlikte güçlü bir başvuru dosyası hazırlayacak ve Trabzon’un gastronomi alanındaki zenginliğini uluslararası platformda en iyi şekilde ortaya koyacağız” dedi. Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu ve Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen de, Trabzon'un güçlü bir aday olduğunu belirterek, şehrin UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını alacağına inandıklarını söylediler. DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar ise sürece her türlü desteği sağlayacaklarını vurguladı.

Lezzet Trabzon'a Uluslararası Ödül Haber

Lezzet Trabzon'a Uluslararası Ödül

Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından yöresel lezzetleri uluslararası platformda tanıtmak amacıyla hazırlanan ‘Lezzet Trabzon’ adlı yemek kitabı, gastronomi dünyasının en prestijli ödül yarışmalarından biri olan Gourmand Awards’ın Türkiye kazananı seçildi. Trabzon mutfağının zenginliğini ve yöresel lezzetlerini uluslararası platformda tanıtmayı amaçlayan “Lezzet Trabzon” önemli bir başarıya imza attı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Lezzet Trabzon’ adlı yemek kitabı, gastronomi dünyasının en prestijli ödül yarışmalarından biri olarak kabul edilen Gourmand Awards’ın 32. döneminde ‘Food Tourism-Books’ kategorisinde Türkiye’nin kazananı seçildi. Elde edilen bu başarıyla birlikte ‘Lezzet Trabzon’, uluslararası değerlendirme sürecinin bir sonraki aşamasına yükselerek 20 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak dünya kısa listesi değerlendirmesine katılma hakkı kazandı. ÖNEMLİ KATKI SUNDU D06 Food Tourism-Books kategorisinde Türkiye’den ‘Lezzet Trabzon’ adlı kitabın yanı sıra ödül kazanan diğer ülkeler ve eserler de belli oldu. Buna göre Ekvador’dan ‘Catalogo de Experiencias Gastronomicas de Galapagos’, İzlanda’dan ‘25 Best Chefs Iceland’, Madagaskar’dan ‘A Taste of Madagascar: Culinary Riches of the Red Island’, Meksika’dan “Guia Mexico Gastronomico 2026’ ve Seyşeller’den ‘Sun, Sea and Spice’ adlı eserler kendi ülkelerinin kazananları arasında yer aldı. ‘Lezzet Trabzon’, aldığı bu ödülle hem Trabzon’un gastronomi turizmine hem de Türkiye’nin kültürel tanıtımına önemli katkı sundu. GÜÇLÜ BİR MİRAS Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, ‘Lezzet Trabzon’ adlı yemek kitabının uluslararası alanda elde ettiği başarının büyük bir gurur kaynağı olduğu belirtilerek, “Şehrimizin asırlardır yaşatılan yöresel lezzetlerini kayıt altına almak, gelecek nesillere aktarmak ve uluslararası platformlarda tanıtmak amacıyla hazırladığımız ‘Lezzet Trabzon’ adlı eserimizin böylesine prestijli bir organizasyonda Türkiye’yi temsil edecek olması bizleri son derece mutlu etmiştir. Gastronomi turizminin şehirlerin tanıtımında her geçen gün daha büyük önem taşıyor. Trabzon’umuzun mutfak kültürü, tarihi, coğrafyası ve yaşam kültürüyle bütünleşmiş çok güçlü bir mirastır. Bu mirası hem korumak hem de dünyaya tanıtmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Elde edilen bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz" denildi.

Gastronominin Kalbi Balıkesir’de Attı Haber

Gastronominin Kalbi Balıkesir’de Attı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali üç gün süren dolu dolu bir programın ardından sona erdi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği festivalde Balıkesir’in eşsiz lezzetleri ve köklü mutfak kültürü görücüye çıktı. Festivalde hazırlanan 50 metrelik dev kokoreç şovu ise konuklara hem lezzetli hem de unutulmaz bir deneyim sundu. Kentin geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını dünyaya tanıtmak amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın bu yıl ilkini hayata geçirdiği GastroFest, üç gün boyunca lezzet tutkunlarını ağırladı. 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Avlu Yaşam Merkezi’nde gerçekleşen festivalde; workshoplar, konserler, gastro şovlar ve renkli etkinliklerle ziyaretçiler unutulmaz bir gastronomi yolculuğuna çıktı. Başkan Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın ile birlikte dört peynirli pizza yapan ünlü şef Danilo Zanna pizza yapmanın püf noktalarını paylaştı. Sahrap Soysal’dan Eren Kaşıkçı’ya, Pınar Altuğ Atacan’dan Onur Büyüktopçu’ya kadar birçok ünlü isim ve sektör profesyoneli vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. “Atıksız Mutfak Hareketi” ile sürdürülebilir gastronomi anlayışına dikkat çekenorganizasyon, yerel üreticilerin tanıtımına da önemli katkılar sundu. Ayrıca Balıkesirli vatandaşların yanı sıra İstanbul, Bursa, Kocaeli, Ankara, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den düzenlenen turlarla gastronomi festivaline çevre illerden de katılım yoğun oldu. 50 METRELİK DEV KOKOREÇ GasroFest’in ilk günü Erdal Aslanboğa tarafından gerçekleştirilen kokoreç şovu yoğun ilgi gördü. Festivalde 50 metre uzunluğunda bir kokoreçe imza atan Erdal Aslanboğa, Balıkesir’in gastronomi potansiyelini de gözler önüne serdi. Bu şovun Balıkesir’in lezzet kültürünün bir sonucu olduğunu dile getiren Erdal Aslanboğa, “Dünyanın en uzun kokoreçi burada. Benden talep edilen 40 metreydi ama ben 50 metrelik bir kokoreç hazırladım. Bu üründe 2 bin metrelik süt kuzu bağırsağı kullanıldı. Özellikle tek parça halinde olması bu ürünü özel yapıyor.” diyerek şovun ardından özel kokoreç ürünlerinden bahsetti. USTAOĞLU: “BALIKESİR’İN TANITIMINDA FESTİVALİN ÇOK ÖZEL VE AYRI BİR YERİ OLACAKTIR” Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ile birlikte festival alanını ziyaret eden Vali İsmail Ustaoğlu’na il protokolü eşlik etti. GastroFest etkinlikleri kapsamında yerel lezzetleri ve coğrafi işaretli ürünleri inceleyerek stantları gezen Vali Ustaoğlu, üreticiler ve şeflerle de bir araya geldi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, “Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımızın himayesinde bu yıl ilki yapılan, Balıkesir’imizin tanıtımında gerçekten çok özel ve ayrı bir yeri olacağına inandığımız bu festivalimizin Balıkesir’imize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Tabii her zaman söylüyoruz. Balıkesir Türkiye’yi doyuran şehir, dünyayı doyuran şehir diyoruz. Şehrimiz tarihiyle, turizmiyle, kültürüyle ve gastronomisiyle gerçekten çok özel şehir. Bu tip etkinliklerin, festivallerin şehrimize katma değer katacağına inanıyoruz. Bu anlamda da üç gün süren festivalde Balıkesir’imizin çok kıymetli şeflerinin önderliğinde bu güzel lezzetlerin tanıtılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Vali İsmail Ustaoğlu’nun festival alanını ziyaretinden mutluluk duyduklarını belirten Başkan Akın, Balıkesir’in lezzetlerini dünyaya tanıtıp, şehrin kadim yemek kültürünü geleceğe taşımak için kararlı olduklarını vurguladı. AKIN: “GÜZEL ŞEHRİMİZİN BEREKETİNİ PAYLAŞTIK” Balıkesirli hemşehrileriyle birlikte 3 gün boyunca aynı sofranın etrafında buluşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Başkan Akın, “Balıkesir’imizde 3 gün boyunca sadece bir festival değil; aynı sofranın etrafında buluşmanın, aynı coşkuyu paylaşmanın ve bu güzel şehrin bereketini birlikte yaşamanın mutluluğunu hep birlikte hissettik. GastroFest süresince meydanları dolduran, şehrimizin bereketine ve kültürüne sahip çıkan tüm hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. ANNELER GÜNÜ’NDE ANNE VE ÇOCUKLARDAN EĞLENCELİ ETKİNLİK Festivalin son günü Anneler Günü kapsamında alternatif sahnede anne-çocuk sandviç atölyesi gerçekleştirildi. Minikler, anneleriyle birlikte eğlenceli vakit geçirdi. Ünlü şeflerin üç gün boyunca alternatif sahnede gerçekleştirdiği atölyeler ve gastro şovlar izleyenlerden tam not aldı. Gece geç saatlere karar süren festivalde konuklara Balıkesir’in yöresel lezzetlerinden ikramlar da yapıldı. Festivalin son gününde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin MOD10 Gençlik Orkestrası tarafından gerçekleştirilen konseri de konuklara unutulmaz bir akşam yaşattı. Tematik sokaklarda kadın girişimciler ve yerel üreticiler açtıkları stantlarda ürünlerini tanıtma fırsatı buldular. Peyniri, zeytini, kuzusu ve saymakla bitmeyen lezzet dolu ürünleriyle Türkiye’nin bereket merkezi Balıkesir’de özlemle beklenen bu festival üç gün boyunca yüz binlerce lezzet tutkununu ağırladı. Çocuklar ve aileler için hazırlanan etkinlikler yoğun ilgi görürken 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali, hafızalarda unutulmaz izler bıraktı. BALIKESİRLİLERDEN FESTİVALE TAM NOT Festivalin çok güzel geçtiğini söyleyen Mustafa Sakman, “Etkinlikler çok güzel ve herkesin tanıdığı isimleri burada gördüğümüz için mutlu olduk. Hem bilgilenme amaçlı da güzel oldu. Faydalı olacağını düşünüyorum. Ahmet Başkan’ımıza da bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. GastroFest’e katılan Yakupköy Mahallesi Muhtarı Mehmet Yıkılmaz, “Coğrafi işaretli Balıkesir Kaymaklısı’nı tanıtmaya festivale geldik. Böyle bir festivali düzenlediği için Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a teşekkür ederiz.”dedi. “MUHTEŞEM BİR ORGANİZASYONDU” GastroFest’in Balıkesir için çok önemli bir çalışma olduğunu dile getiren Tülay Nehir, “GastroFest’i ziyarete geldik. Balıkesir’de de böyle bir etkinliğin yer almasından çok mutluluk duyduk. Yerel esnafla halkın buluşması bence muhteşem oldu. Hem onlar kendilerini tanıtma fırsatı buldular hem de halk onlara daha yakın olmuş oldu. Ahmet Başkan’ımıza çok teşekkür ediyoruz. Kendi çalışmalarını çok beğeniyoruz.” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi. Organizasyonu çok beğendiğini söyleyen Murat Çetin, “Balıkesir’in çok güzel lezzetleri var. Ben Balıkesirli değilim ama bütün lezzetlerini çok seviyorum. Etkinlikler çok iyi. Ünlü kişilerin olması da şehirde bu ilgiyi artırdı. Gastronomi alanında kendini geliştirmek isteyen ya da bir şeyler öğrenmek isteyen insanların bir araya gelmesi için bu festival önemli bir fırsat. Hem de gençlerin bu alana ilgi duyması için de bir fırsat oldu.”dedi. “FESTİVAL HER SENE DEVAM ETMELİ” Lezzet dolu bir festivale imza atıldığını dile getiren Ceyda Kamertay Çakıcı, “Çok fazla lezzetli yemek vardı. Çok fazla yiyip içtik. Çok beğendik. Böyle bir etkinliğin olması sosyalleşmek anlamında da bize çok iyi geldi. Farklı ve eğlenceli bir festivaldi. İlk defa olduğu için de bizim çok ilgimizi çekti. İnşallah her sene devam eder. Her sene bu festivalin olmasını istiyoruz.” diyerek Başkan Akın ve festivalde emeği geçenlere teşekkür etti.

Nilüfer’de Sennur Sezer’in İzinde Gastronomi Yolculuğu Haber

Nilüfer’de Sennur Sezer’in İzinde Gastronomi Yolculuğu

Nilüfer Belediyesi’nin “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Gastronomi Atölyesi: İkram Tasarruf ve Dayanışma” başlıklı söyleşide, Sezer’in mutfak kültürü üzerindeki izleri ve İstanbul’un çok kültürlü sofra mirası konuşuldu. Nilüfer Belediyesi, 2026 yılını adadığı yazar, şair Sennur Sezer’i düzenlediği etkinliklerle anmaya devam ediyor. Bu kapsamda Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sosyolog Berken Döner, Sennur Sezer ve gastronomi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Ardından katılımcılar, şef Seyfettin Yavuz eşliğinde geleneksel bir yemek olan Anuşabur hazırladılar. Söyleşide Sennur Sezer’i yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Berken Döner, yazarın mutfağa olan yaklaşımını anlattı. Sezer’in çok pratik ve iyi bir aşçı olduğunu ifade eden Döner, “Yemeğini de yedim. Hem yemeğin pişirilmesine hem de yemeğe sosyolojik anlamda kafa yormuş birisiydi” dedi. Döner, ‘İstanbul’un Eski İkramları’ kitabının, hem yemeği anlatıp hem de aile mirası reçetelerden faydalanarak yazılan kitaplarının öncüsü ve ilk örneği olduğunu söyledi. Sennur Sezer’in Rum, Ermeni ve Yahudi mutfakları üzerine detaylı inceleme yaptığını dile getiren Döner, sofra geleneklerini anlattı. ANUŞABUR HAZIRLADILAR Söyleşinin ardından mutfak atölyesine geçilerek, Seyfettin Yavuz şefliğinde katılımcılarla birlikte geleneksel bir Ermeni lezzeti olan Anuşabur yapıldı. Hazırlanan tatlının anlamını ve hikayesini anlatan Döner, “Anuş tatlı demek. Yani tatlı bir yemek oluyor. Aşure diyebiliriz. Nohut ve fasulye konulmuyor. Halk diliyle söylersek Ermeni aşuresi aslında. Bayram sofralarında muhakkak ikram edilir” dedi. Etkinlik sonunda, hazırlanan Anuşaburlar katılımcılara ikram edilirken, Seyfettin Döner’e günün anısına hediye verildi.

5.FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali Kapılarını Açtı Haber

5.FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali Kapılarını Açtı

Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali “Her Sofra Başka Bir Hikaye” temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. “Her Sofra Başka Bir Hikaye” temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. BEŞ YILDIR KURUMSALLAŞAN BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır” dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. HER SOFRADA ANTALYA’NIN HİKÂYESİ VAR Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ise dört yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde “Antalya’dan Dünyaya” mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir konuşmasında, “Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya” sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Başkan Vekili Büşra Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. ANTALYA’NIN YEREL ÜRÜNLERİ VİTRİNE ÇIKTI Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. FESTİVALİN AÇILIŞ KURDELESİ KESİLDİ Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. GASTRONOMİ VE ŞEHİR MARKALAŞMASI KONUŞULDU 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde “Gastronomi ile Değer Yaratan Turizm ve Şehir Markalaşması” konusuyla gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. FESTİVAL 3 GÜN BOYUNCA DEVAM EDECEK 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.

Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları İçin "Tadım Buluşması" Haber

Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları İçin "Tadım Buluşması"

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları” etkinliğinde bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü katılımcılarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi ve NİLKOOP iş birliği kadın kooperatiflerinin desteği ile bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü tadım buluşmasıyla yeniden hatırlatıldı. Nesiller boyu aktarılan ancak günümüzde unutulma tehdidiyle karşı karşıya olan otlar üzerine bilgilerin paylaşıldığı programda, bu ürünlerden hazırlanan lezzetler katılımcıların beğenisine sunuldu. Pancar Deposu’nda düzenlenen etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, Başkan Yardımcıları Zerrin Güleş, Okan Şahin ve Sinan Sarıbal, Meclis Üyeleri Ali Ekber Can ve İrfan Özer, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Mudanya Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey ve çok sayıda kişi katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, şehirlerin büyüdüğü, köylerin küçüldüğü ve genç kuşakların topraktan uzaklaştıklarını belirterek, “Her geçen yıl bu bilginin bir kısmını kaybediyoruz. İşte bu yüzden buradayız. Çünkü kayda geçmeyen bilgi bir kuşak sonra unutulur” diye konuştu. Nilüfer Belediyesi’nin konuyu bütüncül şekilde ele aldığını hatırlatan Tarman, Hasanağa Gıda Merkezi’nde Nilüferli çiftçilerin ürünlerini gıda mühendislerinin gözetiminde işlediğini hatırlattı. Kent genelinde bir ekosistem kurduklarını anlatan Tarman, “Tüm bu çalışmaları “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” adıyla bir bütün olarak yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı bu modeli dünyaya örnek gösterdi. Bugünkü buluşma da işte bu uzun yolun bir halkasıdır” dedi. NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise otların insanlık tarihi boyunca temel besin kaynağı olduğunu vurgulayarak, bu sağlıklı ürünlerin Hasanağa Gıda Merkezi aracılığıyla halka ulaştırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Fikret Gizir etkinlikle ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Yaptıkları çalışmalarda gençlere ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Gizir, bu yıl ilkini yaptıkları etkinliği önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı hale getirmeyi istediklerini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından kadın derneklerinin destekleri ile katılımcılara tadım menüsü hazırlandı. Yerel ürünlerden hazırlanan limonlu kekikli kurabiye, mısır unlu otlu kek, ısırgan otlu kiş, portakallı ısırganlı kek, erişteli semizotu salatası, gelincik şerbeti, mürver limonatası katılımcılara ikram edildi. Programın sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.

Şanlıurfa’nın Gastronomi Vizyonu İstanbul’da Tanıtıldı Haber

Şanlıurfa’nın Gastronomi Vizyonu İstanbul’da Tanıtıldı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık mutfak mirasını küresel bir markaya dönüştürmek amacıyla “Şanlıurfa 2029 Dünya Gastronomi Şehri Adaylığı” lansmanını Tersane İstanbul’da gerçekleştirdi. Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, "Halil İbrahim Sofrası’nın bereketini dünyaya duyurmaya hazırız" dedi. Şanlıurfa Mutfak Kültürü Dünya Sahnesine Çıkıyor UNESCO tarafından daha önce “Müzik Şehri” unvanıyla tescillenen Şanlıurfa, şimdi de mutfak kültürünü dünya ligine taşımaya hazırlanıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen lansman programı; siyaset, akademi ve gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, kaymakamlar, rektörler ve uluslararası gastronomi temsilcileri katıldı. Altı Aşamalı "İnsanlığın Sofra Yolculuğu" Menüsü Gecede Şanlıurfa mutfağı sadece yemekleriyle değil, tarihsel bir anlatıyla sunuldu. Şefler Gökhan Çilak ve Efe Çetin tarafından hazırlanan özel menü, Şanlıurfa’nın tarım ve medeniyet tarihindeki rolünü yansıtan altı ana başlıktan oluştu: Buğdayın Sesi, Toplamak, Öğütmek, Közlemek, Paylaşmak, Hatırlamak Harran Üniversitesi Vox Humanis Grubu’nun müzik dinletisi eşliğinde sunulan bu özel tadım, davetlilere duygusal ve kültürel bir deneyim yaşattı. Başkan Gülpınar: "Gastronomi Bir Hafıza Meselesidir" Lansmanda önemli açıklamalarda bulunan Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa’nın insanlık tarihinin en eski sofralarından birine sahip olduğunu vurguladı. Gülpınar, şu ifadeleri kullandı: “Şanlıurfa’da gastronomi sadece bir lezzet değil, bir hafıza meselesidir. Buğdayın ilk kez ehlileştirildiği bu topraklarda, Göbeklitepe ve Karahantepe’den süzülüp gelen bir birikim var. 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi adaylığımız, sadece bir unvan arayışı değildir; bu, çiftçimizi, ata tohumumuzu ve geleneksel üretimi güçlendirme iradesidir.” Sürdürülebilir Turizm ve Kırsal Kalkınma Hedefi Başkan Gülpınar, projenin temel amacının gastronomiyi üretimden sofraya uzanan bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak olduğunu belirtti. Hedefin turizmi sadece şehir merkezinde değil, kırsalda da canlandırarak yerel yaşamla birlikte büyütmek olduğunun altını çizdi. Vali Davut Gül: "En Kadim Sofralardan Biri" İstanbul Valisi Davut Gül ise lansmanda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa’nın eşsiz lezzetlerinin dünya ile buluşması yolunda atılan bu adımın kıymetini belirterek, emeği geçen tüm ekibe ve Başkan Gülpınar’a teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.