Hava Durumu

#Öngörülebilirlik

Kırsal Haber - Öngörülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öngörülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi Haber

KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın ekonomi için önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Gülsoy, “İş dünyası olarak en büyük beklentimiz öngörülebilirliğin artması, fiyat istikrarının sağlanması ve üretim ile ihracat odaklı büyüme kararlılığının sahaya güçlü bir şekilde yansımasıdır.” dedi. KTO Başkanı Gülsoy, açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın (OVP) küresel ve bölgesel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde makroekonomik dengelerin korunması ve sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından kıymetli bir çerçeve çizdiğini ifade etti. “ENFLASYONLA MÜCADELE VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK OLMAZSA OLMAZIMIZDIR” Ekonomide kalıcı başarının ve yatırımların önünü açacak en temel unsurun istikrar ve öngörülebilirlik olduğuna dikkat çeken Başkan Gülsoy, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı Yardımcımızın açıkladığı OVP’nin ülkemize, milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum. Programda enflasyonun kalıcı olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi, mali disiplinin korunması ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi hedeflerini son derece önemli buluyoruz. Fiyat istikrarının tesis edilmesi, tüccarımızın ve sanayicimizin geleceğe dönük planlamalarını daha sağlıklı yapabilmesine imkân tanıyacaktır.” “FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI, ÜRETİCİ VE İHRACATÇI DESTEKLENMELİDİR” İş dünyasının sahadaki en kritik ihtiyacının makul maliyetlerle finansmana erişim olduğunu vurgulayan Gülsoy, değerlendirmesine şöyle devam etti: “İş dünyası olarak hedeflerimize ulaşabilmemizin yolu; üreten, istihdam sağlayan ve döviz kazandıran işletmelerimizin desteklenmesinden geçmektedir. OVP hedeflerinin sahada karşılık bulabilmesi için özellikle KOBİ’lerimizin, üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı adımların atılması şarttır. Seçici finansman imkânlarının katma değer üreten firmalarımıza yönlendirilmesi ve kademeli faiz normalizasyonunun sağlanması, imalat sanayimizin rekabet gücünü koruyacaktır. İşletmelerimizin mevcut istihdamı koruyabilmesi ve yeni yatırımlara kapı açabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ticaret erbabımızın ve sanayicimizin üzerindeki yüklerin hafifletilmesi de elzemdir.” “TİCARET VE SANAYİ BİR KUŞUN İKİ KANADI GİBİDİR” Ekonomik yapının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Başkan Gülsoy, “Ticaret ve sanayi bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu açıdan, ticaret ve sanayinin işletme büyüklüğüyle sınırlandırılmadan bir bütün olarak korunması, desteklenmesi ve teşvik edilmesi temel önceliğimiz olmalıdır. Ülkemiz için katma değer yaratan her işletme bu ekosistemin ayrılmaz bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK BAŞLIĞI ÇOK KIYMETLİ” OVP’de bu yıl ilk kez yer alan başlığa da dikkat çeken KTO Başkanı Gülsoy, “Programda ''Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık'' başlığı altında enerji, su, gıda arz güvenliği ve kritik teknolojilerde yerli üretimin öne çıkarılmasını son derece vizyoner bir yaklaşım olarak görüyoruz. Küresel ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bu dönemde, yerli üretimi koruyacak haksız rekabetle mücadele adımları ve Sanayi Koruma Stratejisi reel sektörümüz için hayati önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’NİN ÜRETİM VE İHRACAT POTANSİYELİNE İNANCIMIZ TAMDIR” Türkiye’nin ve Kayseri’nin zorlu koşullara rağmen dinamik yapısıyla üstesinden gelemeyeceği zorluk bulunmadığını belirterek sözlerini tamamlayan Gülsoy: “Anadolu’nun üretim ve ihracat üssü Kayseri olarak, ülkemizin büyüme hedeflerine en yüksek katkıyı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Kamu ile reel sektör arasındaki güçlü istişare kültürünün korunarak programdaki reformların hızla hayata geçirilmesi en büyük temennimizdir. En küçük üretici ve esnafımızdan en büyük sanayici ve tüccarımıza kadar tüm üyelerimizin yanında durmaya, ticareti, üretimi ve ihracatı büyütmeye, istihdamı artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat rotasında Türkiye’mizi daha güçlü kılmak adına tüccarımız ve sanayicimizle birlikte tüm gücümüzle sahada olacağız.” dedi.

Yemek Sipariş Platformlarında Yeni Dönem Haber

Yemek Sipariş Platformlarında Yeni Dönem

Ticaret Bakanlığı, son dönemde sosyal medyada ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yemek siparişi platformlarına yönelik şeffaflık ve adil ticaret düzenlemesini hayata geçirdi. Yeni düzenleme ile restoranlardan alınan hizmet bedelleri tamamen şeffaf hale getirilirken, "zorunlu ek ücret" devri de resmen kapandı. ​Restoran ve Platform Arasındaki İlişkiye Bakanlık Müdahalesi ​Özellikle elektronik ticaret pazar yerlerinin (yemek sipariş siteleri ve uygulamaları) restoranlarla kurduğu ticari ilişkilerdeki belirsizlikler ve yüksek maliyetler, Ticaret Bakanlığı'nın radarına girdi. Yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda, piyasada güven ortamını yeniden tesis etmek amacıyla radikal kararlar alındı. ​Yeni Düzenleme Neleri Değiştiriyor? ​Bakanlık tarafından açıklanan yeni kararların temelinde şeffaflık ve öngörülebilirlik yatıyor. İşte öne çıkan başlıklar: ​Hizmet Bedellerinde Şeffaflık: Yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm komisyon ve hizmet bedelleri artık açık, anlaşılır ve tam anlamıyla öngörülebilir olacak. ​Zorunlu Ek Ücretlere Son: Platformların restoranlara dayattığı zorunlu ek ücret uygulamaları tamamen sona erdirildi. ​Kampanyalarda Gönüllülük Esası: Restoranlar, platformlar tarafından düzenlenen indirim ve kampanyalara katılmaya zorlanamayacak. Süreçlerde tamamen "gönüllülük" esas alınacak. ​Tüketici Bilgilendirmesi: Tüketicilerin eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi sağlanarak, sipariş esnasında gizli maliyetlerin önüne geçilecek. ​Ticaret Bakanlığı: "Güven Ortamı Tesis Edilecek" ​Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, söz konusu gelişmelerin hassasiyetle takip edildiği vurgulandı. Düzenlemenin temel amacının, elektronik ticarette şeffaflığı en üst düzeye çıkarmak ve hem işletmeciyi hem de tüketiciyi koruyan bir ekosistem oluşturmak olduğu belirtildi. ​Bu adımın, özellikle maliyet artışlarıyla mücadele eden yerel restoran işletmeleri için önemli bir nefes alma alanı yaratması bekleniyor.

Süt Üreticilerinden Belirsizlik İsyanı Haber

Süt Üreticilerinden Belirsizlik İsyanı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), yayımladığı basın açıklamasıyla süt sektöründe büyüyen bir belirsizlik krizine dikkat çekti. Desteklemelerin ve yeni tavsiye fiyatının hala açıklanmamış olması, üreticiyi üretimden kopma noktasına getirdi. ​Destek ve Fiyat Bekleyişi Sürüyor ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 2026 yılına ilişkin çiğ süt ve buzağı desteklerinin hala ilan edilmediği belirtildi. Ayrıca Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) kararı gereği üç ayda bir güncellenmesi gereken sıcak çiğ süt tavsiye fiyatının, 1 Nisan 2026 itibarıyla geçerli olacak yeni seviyesinin hala belirsizliğini koruduğu vurgulandı. Üreticiler, "Ne kazanacağını bilmeden üretim nasıl sürdürülecek?" sorusuna yanıt bekliyor. ​Artan Maliyetler Üreticiyi Kıskaca Aldı ​Sektörün sadece belirsizlikle değil, aynı zamanda ciddi maliyet artışlarıyla da mücadele ettiği ifade edildi: ​Navlun ve Lojistik: Navlun fiyatlarındaki %40-60 artış ve yükselen sigorta maliyetleri yem ham maddesini pahalı hale getiriyor. ​Enerji ve Akaryakıt: Akaryakıt ve elektrik giderlerindeki yükseliş; süt toplama, kesimhane ve soğuk zincir maliyetlerini doğrudan artırıyor. ​Kredi Limitleri: Ziraat Bankası’nın hayvansal üretim kredilerindeki üst limitlerinin 2024 yılından bu yana değişmemesi, artan maliyetler karşısında üreticinin finansmana erişimini kısıtlıyor. ​"Et ve Süt Krizi Kapıda" ​Duyuruda, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretimden çekilmeye başladığı ve anaç hayvan kesimlerinin arttığı uyarısı yapıldı. Bu durumun gelecekte ciddi bir arz krizine, gıda enflasyonunda artışa ve gıda güvenliği riskine yol açabileceği belirtildi. ​TÜSEDAD’dan Acil Eylem Çağrısı ​Dernek, sektörün sürdürülebilirliği için şu talepleri sıraladı: ​Çiğ süt ve buzağı destekleri ile yeni tavsiye fiyatı derhal açıklanmalıdır. ​Destek ödemeleri bir takvime bağlanarak hızla gerçekleştirilmelidir. ​Ziraat Bankası kredi üst limitleri güncel maliyetlere göre acilen yükseltilmelidir. ​Yem ham maddesinde yerli üretim seferberliği başlatılmalıdır. ​Açıklama, "Üretici belirsizlik değil, öngörülebilirlik ister. Tarımda sürdürülebilirlik, ancak zamanında alınan doğru kararlarla mümkündür" sözleriyle noktalandı.

İZTO’da "KURGAN" Zirvesi Haber

İZTO’da "KURGAN" Zirvesi

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan ve “vergi denetiminde devrim” olarak nitelendirilen Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir’de tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Birbirinden farklı sektörlerde hizmet veren iş insanlarının katılımıyla gerçekleşen bilgilendirme toplantısında, yapay zeka destekli vergi denetimi sistemi olarak tanımlanan ve tüm mali işlemleri anlık olarak analiz ederek, sahte belge kullananları ve riskli mükellefleri tespit etmeyi amaçlayan sistem hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİ Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde yoğun bir katılımla düzenlendi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, İzmir Defterdarı Ömer Alanlı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan’ın açılış konuşması yaptığı toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy ile üyeler katıldı. ATCI: KAYITDIŞILIK ORANI YÜZDE 30 SEVİYELERİNE ULAŞTI Vergi Denetim Kurulu’nun son iki yılda yoğun denetim sürecine girmesinin temel gerekçesinin kayıt dışılık oranının yaklaşık yüzde 30 seviyelerine ulaşması olduğunu belirten T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, “Sahte belge kullanımı yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en büyük mali sorunlarından biri. Beyana dayalı vergi sisteminin sağlıklı işlemesi için vergi ahlakının güçlendirilmesi gerekiyor. Sadece ceza odaklı değil rehberlik edici ve yönlendirici denetim anlayışının esas alınması önemli. Vergi idaresinde “ceza kes – düzeltme bekle” yaklaşımından uzaklaşılarak, mükellefi ikna eden ve gönüllü uyumu artırmayı hedefleyen akıllı uyum (smart compliance) modeline geçilmesi gerekiyor” dedi. AMAÇ, VERGİ UYUMUNU KALICI ŞEKİLDE ARTIRMAK Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) aracılığıyla, potansiyel riskli işlemlerin erken aşamada tespit edilmesinin ve kullanıcı mükelleflerin uyarılarak sürece uyum sağlamalarının hedeflendiğini belirten Atcı sözlerine şöyle devam etti: “Yapay zeka ve ileri veri analiz teknolojileri denetim süreçlerinde yoğun şekilde kullanılarak reaktif denetimden proaktif denetime geçilmesi, geçmiş yıllar yerine güncel risklerin anlık olarak izlenmesi başarı oranını artırıyor. Bu noktada yeni denetim yaklaşımının temel amacının vergi uyumunu kalıcı biçimde artırmak, kamu gelir kayıplarını azaltmak ve adil bir vergi sistemi oluşturmak olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum” ALANLI: ÖNCELİKLİ BİR KAMU POLİTİKASI OLARAK ELE ALINMALI Ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi için kayıt dışı ekonomi ve sahte belge düzenlenmesiyle mücadelenin öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan İzmir Defterdarı Ömer Alanlı, “Geçmiş dönemde mükellef inceleme süreçleri 5 yıla kadar uzayabiliyor, hatta bazı dosyaların zamanaşımına uğrayabiliyordu. Yeni denetim yaklaşımıyla mükelleflerin iz bırakmadan işlem yapmalarının önüne geçildiğini görüyoruz. Risk Analiz Merkezi tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda riskli olduğu değerlendirilen mükelleflerin incelemeye sevk ediliyor. Bu noktada sahada görev yapan denetim elemanları ile Risk Analiz Merkezi’nin çalışmalarının uyum içinde yürütülmesi sistem etkinliğinin artması açısından önem taşıyor. KURGAN sistemi ile mükellefler olası riskler konusunda önceden uyarılıyor ve ileride karşılaşabilecekleri hukuki ve mali sonuçlara karşı tedbir almaya yönlendiriliyor. Uygulama yeni olduğu için bazı aksaklık ve eksiklikler yaşanabilir. Ancak meslek mensuplarından ve paydaşlardan gelen geri bildirimler dikkate alınarak çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyebiliriz” dedi. ARIKAN: KURGAN’IN EN ÖNEMLİ KATKISI, ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK İzmir Ticaret Odası olarak teknolojiyi merkeze alan, veriye dayalı ve şeffaflığı esas alan tüm dönüşüm süreçlerini güçlü şekilde desteklediklerini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, “Şirketlerin mali verilerini ileri analiz yöntemleriyle değerlendirerek riskleri erken aşamada tespit eden, önleyici denetim anlayışını esas alan çağdaş bir gözetim sistemi olan KURGAN, yalnızca kamunun vergi uyumunu artırmasına hizmet eden bir araç değil; aynı zamanda özel sektör için güçlü bir kurumsallaşma mekanizması olarak da karşımıza çıkıyor. Sanayiden ticarete, inşaattan turizme, lojistikten tarıma, finansal hizmetlerden perakendeye kadar ekonomimizin tüm sektörleri bu sistemden doğrudan etkilenecek. Çünkü KURGAN’ın odağında yalnızca rakamlar değil; şirketlerin finansal davranışları, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli sağlamlığı yer alıyor. İş dünyamız açısından KURGAN’ın sağladığı en önemli katkılardan bir diğeri ise, öngörülebilirlik. Bu sayede şirketlerimiz, mali süreçlerini daha şeffaf ve düzenli yürüttükçe, denetim risklerini önceden görebilecek, belirsizlikler azalacak ve daha sağlıklı planlama yapabilecek” dedi. BAKANLIK’TAN DETAYLI SUNUM Açılış konuşmalarının ardından, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Selim tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Selim sunumunda, KURGAN sisteminin teknik altyapısını, risk analiz mekanizmasını, uygulama aşamalarını ve sahte belgeyle mücadele stratejisindeki yerini detaylı biçimde katılımcılarla paylaştı. Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) Hakkında: Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi, kurumun mali ve idari süreçlerini önceden belirlenen kriterler doğrultusunda sürekli izleyen, olası riskleri erken aşamada tespit eden ve yönetime veri temelli karar desteği sunan bütüncül bir yapıdır. Bu sistem sayesinde süreçlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendirilirken, kaynakların etkin kullanımı ve mevzuata uyum da güvence altına alınmaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.