Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan
Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 08.09.2026 07:59
Haber Güncellenme Tarihi: 08.09.2026 08:01
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.kirsalhaber.com/
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan
Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın ekonomi
için önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Gülsoy, “İş dünyası olarak en büyük
beklentimiz öngörülebilirliğin artması, fiyat istikrarının sağlanması ve üretim ile ihracat
odaklı büyüme kararlılığının sahaya güçlü bir şekilde yansımasıdır.” dedi.
KTO Başkanı Gülsoy, açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın (OVP) küresel ve
bölgesel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde makroekonomik dengelerin korunması ve
sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından kıymetli bir çerçeve çizdiğini ifade etti.
“ENFLASYONLA MÜCADELE VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK OLMAZSA
OLMAZIMIZDIR”
Ekonomide kalıcı başarının ve yatırımların önünü açacak en temel unsurun istikrar ve
öngörülebilirlik olduğuna dikkat çeken Başkan Gülsoy, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı Yardımcımızın açıkladığı OVP’nin ülkemize, milletimize ve iş
dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum. Programda enflasyonun kalıcı olarak tek haneli
seviyelere düşürülmesi, mali disiplinin korunması ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla
sürdürülmesi hedeflerini son derece önemli buluyoruz. Fiyat istikrarının tesis edilmesi,
tüccarımızın ve sanayicimizin geleceğe dönük planlamalarını daha sağlıklı
yapabilmesine imkân tanıyacaktır.”
“FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI, ÜRETİCİ VE İHRACATÇI
DESTEKLENMELİDİR”
İş dünyasının sahadaki en kritik ihtiyacının makul maliyetlerle finansmana erişim
olduğunu vurgulayan Gülsoy, değerlendirmesine şöyle devam etti:
“İş dünyası olarak hedeflerimize ulaşabilmemizin yolu; üreten, istihdam sağlayan ve
döviz kazandıran işletmelerimizin desteklenmesinden geçmektedir. OVP hedeflerinin
sahada karşılık bulabilmesi için özellikle KOBİ’lerimizin, üreticilerimizin ve
ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı adımların
atılması şarttır. Seçici finansman imkânlarının katma değer üreten firmalarımıza
yönlendirilmesi ve kademeli faiz normalizasyonunun sağlanması, imalat sanayimizin
rekabet gücünü koruyacaktır. İşletmelerimizin mevcut istihdamı koruyabilmesi ve yeni
yatırımlara kapı açabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ticaret
erbabımızın ve sanayicimizin üzerindeki yüklerin hafifletilmesi de elzemdir.”
“TİCARET VE SANAYİ BİR KUŞUN İKİ KANADI GİBİDİR”
Ekonomik yapının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Başkan
Gülsoy, “Ticaret ve sanayi bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu açıdan, ticaret ve sanayinin
işletme büyüklüğüyle sınırlandırılmadan bir bütün olarak korunması, desteklenmesi ve
teşvik edilmesi temel önceliğimiz olmalıdır. Ülkemiz için katma değer yaratan her
işletme bu ekosistemin ayrılmaz bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
“EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK BAŞLIĞI ÇOK KIYMETLİ”
OVP’de bu yıl ilk kez yer alan başlığa da dikkat çeken KTO Başkanı Gülsoy,
“Programda ''Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık'' başlığı altında enerji, su, gıda arz
güvenliği ve kritik teknolojilerde yerli üretimin öne çıkarılmasını son derece vizyoner bir
yaklaşım olarak görüyoruz. Küresel ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı
bu dönemde, yerli üretimi koruyacak haksız rekabetle mücadele adımları ve Sanayi
Koruma Stratejisi reel sektörümüz için hayati önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN ÜRETİM VE İHRACAT POTANSİYELİNE İNANCIMIZ TAMDIR”
Türkiye’nin ve Kayseri’nin zorlu koşullara rağmen dinamik yapısıyla üstesinden
gelemeyeceği zorluk bulunmadığını belirterek sözlerini tamamlayan Gülsoy:
“Anadolu’nun üretim ve ihracat üssü Kayseri olarak, ülkemizin büyüme hedeflerine en
yüksek katkıyı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Kamu ile reel sektör arasındaki
güçlü istişare kültürünün korunarak programdaki reformların hızla hayata geçirilmesi en
büyük temennimizdir. En küçük üretici ve esnafımızdan en büyük sanayici ve
tüccarımıza kadar tüm üyelerimizin yanında durmaya, ticareti, üretimi ve ihracatı
büyütmeye, istihdamı artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Üretim, yatırım, istihdam
ve ihracat rotasında Türkiye’mizi daha güçlü kılmak adına tüccarımız ve sanayicimizle
birlikte tüm gücümüzle sahada olacağız.” dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan
Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın ekonomi
için önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Gülsoy, “İş dünyası olarak en büyük
beklentimiz öngörülebilirliğin artması, fiyat istikrarının sağlanması ve üretim ile ihracat
odaklı büyüme kararlılığının sahaya güçlü bir şekilde yansımasıdır.” dedi.
KTO Başkanı Gülsoy, açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın (OVP) küresel ve
bölgesel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde makroekonomik dengelerin korunması ve
sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından kıymetli bir çerçeve çizdiğini ifade etti.
“ENFLASYONLA MÜCADELE VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK OLMAZSA
OLMAZIMIZDIR”
Ekonomide kalıcı başarının ve yatırımların önünü açacak en temel unsurun istikrar ve
öngörülebilirlik olduğuna dikkat çeken Başkan Gülsoy, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı Yardımcımızın açıkladığı OVP’nin ülkemize, milletimize ve iş
dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum. Programda enflasyonun kalıcı olarak tek haneli
seviyelere düşürülmesi, mali disiplinin korunması ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla
sürdürülmesi hedeflerini son derece önemli buluyoruz. Fiyat istikrarının tesis edilmesi,
tüccarımızın ve sanayicimizin geleceğe dönük planlamalarını daha sağlıklı
yapabilmesine imkân tanıyacaktır.”
“FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI, ÜRETİCİ VE İHRACATÇI
DESTEKLENMELİDİR”
İş dünyasının sahadaki en kritik ihtiyacının makul maliyetlerle finansmana erişim
olduğunu vurgulayan Gülsoy, değerlendirmesine şöyle devam etti:
“İş dünyası olarak hedeflerimize ulaşabilmemizin yolu; üreten, istihdam sağlayan ve
döviz kazandıran işletmelerimizin desteklenmesinden geçmektedir. OVP hedeflerinin
sahada karşılık bulabilmesi için özellikle KOBİ’lerimizin, üreticilerimizin ve
ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı adımların
atılması şarttır. Seçici finansman imkânlarının katma değer üreten firmalarımıza
yönlendirilmesi ve kademeli faiz normalizasyonunun sağlanması, imalat sanayimizin
rekabet gücünü koruyacaktır. İşletmelerimizin mevcut istihdamı koruyabilmesi ve yeni
yatırımlara kapı açabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ticaret
erbabımızın ve sanayicimizin üzerindeki yüklerin hafifletilmesi de elzemdir.”
“TİCARET VE SANAYİ BİR KUŞUN İKİ KANADI GİBİDİR”
Ekonomik yapının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Başkan
Gülsoy, “Ticaret ve sanayi bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu açıdan, ticaret ve sanayinin
işletme büyüklüğüyle sınırlandırılmadan bir bütün olarak korunması, desteklenmesi ve
teşvik edilmesi temel önceliğimiz olmalıdır. Ülkemiz için katma değer yaratan her
işletme bu ekosistemin ayrılmaz bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
“EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK BAŞLIĞI ÇOK KIYMETLİ”
OVP’de bu yıl ilk kez yer alan başlığa da dikkat çeken KTO Başkanı Gülsoy,
“Programda ''Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık'' başlığı altında enerji, su, gıda arz
güvenliği ve kritik teknolojilerde yerli üretimin öne çıkarılmasını son derece vizyoner bir
yaklaşım olarak görüyoruz. Küresel ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı
bu dönemde, yerli üretimi koruyacak haksız rekabetle mücadele adımları ve Sanayi
Koruma Stratejisi reel sektörümüz için hayati önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN ÜRETİM VE İHRACAT POTANSİYELİNE İNANCIMIZ TAMDIR”
Türkiye’nin ve Kayseri’nin zorlu koşullara rağmen dinamik yapısıyla üstesinden
gelemeyeceği zorluk bulunmadığını belirterek sözlerini tamamlayan Gülsoy:
“Anadolu’nun üretim ve ihracat üssü Kayseri olarak, ülkemizin büyüme hedeflerine en
yüksek katkıyı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Kamu ile reel sektör arasındaki
güçlü istişare kültürünün korunarak programdaki reformların hızla hayata geçirilmesi en
büyük temennimizdir. En küçük üretici ve esnafımızdan en büyük sanayici ve
tüccarımıza kadar tüm üyelerimizin yanında durmaya, ticareti, üretimi ve ihracatı
büyütmeye, istihdamı artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Üretim, yatırım, istihdam
ve ihracat rotasında Türkiye’mizi daha güçlü kılmak adına tüccarımız ve sanayicimizle
birlikte tüm gücümüzle sahada olacağız.” dedi.
En Çok Okunan Haberler