Hava Durumu

#Tarım Kanunu

Kırsal Haber - Tarım Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençleri Tarımsal Üretimin İçinde Tutmalıyız Haber

Gençleri Tarımsal Üretimin İçinde Tutmalıyız

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarımsal üretimin içinde bulunanların yaş ortalamasının yüksek olduğunu ve bu durumun ilerleyen süreçte tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini kısıtlayacağını belirterek, genç çiftçilerin üretimde kalmasını sağlayacak bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda tarım sektörünün artan girdi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, yetersiz tarımsal gelirler ve kırsal nüfusun yaşlanması gibi yapısal problemlerle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Bu tablo içinde özellikle genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının, yalnızca bugünü değil, ülkenin gıda güvencesini de sorunlu boyuta ulaşabileceğinin altını çizdi. “GENÇLER TARIMI GEÇİM KAPISI OLARAK GÖREMİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Gençler araziye ulaşamıyor, yüksek kredi maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. Sosyal güvenlik ve sigorta primleri ağır bir yük oluşturuyor. Üstelik tarımdan elde edilen gelir sürdürülebilir değil” değerlendirmesinde bulundu. Mevcut destek mekanizmalarının da bu sorunları çözmekte yetersiz kaldığını kaydeden Gürer, uygulanan desteklerin çoğunlukla kısa vadeli, parçalı ve üretimle bağı zayıf düzenlemelerden oluştuğunu ifade etti. Bu nedenle genç çiftçilerin tarımda kalıcı olamadığını belirten Ömer Fethi Gürer, bunun doğal sonucu olarak üretim kapasitesinin daraldığını ve kırsaldan kente göçün hızlandığını dile getirdi. “DESTEK, ÜRETİMLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI OLMALI” Ömer Fethi Gürer, kanun teklifiyle genç çiftçilerin fiilen üretime katılımını esas alan bir destek anlayışını hayata geçirmeyi amaçladığını belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, desteklerin üretim süresiyle doğrudan bağlantılı olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu teklif sosyal yardım mantığıyla değil, üretimi önceleyen bir tarım politikası anlayışıyla hazırlandı” ifadelerini kullandı. Kamuya ait tarıma elverişli tarım alanlarının genç çiftçilere bedelsiz kullanım hakkı ile tahsis edilmesini önerdiklerini aktaran Gürer, bu yolla gençlerin en temel sorunlarından biri olan tarım alanına erişim engelinin aşılmasının hedeflendiğini söyledi. FAİZSİZ KREDİ VE PRİM YÜKÜNÜN DEVLET TARAFINDAN ÜSTLENİLMESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, finansman sorununa da doğrudan çözüm getirdiklerini belirterek, genç çiftçilere bitkisel üretimden hayvancılığa, seracılıktan su ürünleri yetiştiriciliğine kadar geniş bir yelpazede faizsiz kredi imkânı sağlanmasını öngördüklerini kaydetti. Ayrıca genç çiftçilerin üretimde kaldıkları süre boyunca sosyal güvenlik primleri ile tarım sigortası primlerinin tamamının ya da belirli bir bölümünün devlet tarafından karşılanmasının, üretim maliyetlerini ciddi biçimde azaltacağını ifade etti. “KAMU KAYNAĞI ÜRETEN İÇİN KULLANILMALI” Kanun teklifinde denetim ve izleme mekanizmalarına da özel önem verdiklerini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi şGürer, desteklerin yalnızca tarımsal üretimi fiilen ve sürekli olarak yapan genç çiftçilere sağlanacağını vurguladı. Üretimin sona ermesi, arazinin amacı dışında kullanılması ya da şartların kaybedilmesi halinde desteklerin kesileceğini ve kamu tarım alanlarının geri alınacağını ifade etti. Bu yaklaşımın, kamu kaynaklarının etkin ve amacına uygun kullanımını sağlayacağını belirten Gürer, “Üretmeyene değil, üretene destek” anlayışını esas aldıklarını dile getirdi. “BU TEKLİF GIDA ARZ GÜVENLİĞİ İÇİN ZORUNLUDUR" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinin yalnızca genç çiftçileri değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayarak, genç nüfusun tarım sektörüne kazandırılmasının, kırsal alanların ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesinin ve tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanmasının ülkenin gıda arz güvenliği açısından zorunlu olduğunu ifade etti. GÜRER’İN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi şöyle: MADDE 1- 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu’na aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “Genç çiftçilere üretime bağlı destekler EK MADDE 2- Tarımsal üretimin sürekliliğinin sağlanması, genç nüfusun tarım sektöründe istihdamının teşvik edilmesi ve kırsal alanların ekonomik ve sosyal yönden güçlendirilmesi amacıyla; on sekiz yaşını doldurmuş ve otuz yaşını doldurmamış, tarımsal üretimi fiilen ve sürekli olarak gerçekleştiren gerçek kişilere, üretim faaliyetlerini kesintisiz sürdürdükleri müddetçe aşağıda belirtilen destekler sağlanır. a) Arazi desteği: Hazineye, özel bütçeli idarelere veya kamu tüzel kişilerine ait olup tarımsal üretime elverişli olan arazilerden uygun görülenler, genç çiftçilere bedelsiz kullanım hakkı verilmek suretiyle tahsis edilebilir. Tahsis süresi, tarımsal üretimin fiilen devam etmesi şartına bağlıdır. Üretimin kesintiye uğraması, terk edilmesi veya arazinin amacı dışında kullanıldığının tespiti hâlinde, tahsis herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilir ve taşınmaz derhâl kamuya geri alınır. b) Faizsiz kredi desteği: Genç çiftçilere; bitkisel üretim, hayvancılık, su ürünleri yetiştiriciliği, seracılık ve tarıma dayalı diğer üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere kamu bankaları aracılığıyla faizsiz kredi kullandırılabilir. Krediye ilişkin üst limitler, vade süreleri, geri ödeme koşulları ve teminat esasları; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir. c) Sigorta ve sosyal güvenlik desteği: Genç çiftçilerin, bu madde kapsamında yürüttükleri tarımsal üretim faaliyetleri süresince; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca ödemekle yükümlü oldukları sosyal güvenlik primleri ile 14/6/2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında yaptırılan tarım sigortası primleri, tamamı veya belirlenen oranı kadar devlet tarafından karşılanabilir. Bu madde kapsamında sağlanan desteklerden yararlanılabilmesi için, genç çiftçinin tarımsal üretimi fiilen gerçekleştirdiğinin; tarımsal kayıt sistemleri, resmi belgeler ve yerinde denetimler yoluyla tespit edilmesi zorunludur. Üretim faaliyetinin sona erdiğinin veya şartların kaybedildiğinin tespiti hâlinde, sağlanan tüm destekler durdurulur. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar; başvuru şartları, denetim ve izleme mekanizmaları, desteklerin kesilmesi, geri alınması ve diğer hususlar dâhil olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

Hububat Destekleri Ne Zaman Açıklanacak? Haber

Hububat Destekleri Ne Zaman Açıklanacak?

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, hububat destek ve prim ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çiftçilerin yaşadığı mağduriyetleri TBMM’ye taşıyan isim oldu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle sunulan yazılı soru önergesinin ardından yayımladığı mesajla Bakanlığa çağrıda bulunan Biçer Karaca, üreticilerin yeni ekim dönemine finansman sıkıntısıyla girdiğini belirterek, desteklerin gecikmeden ve şeffaf biçimde açıklanmasını istedi. Üreticilerden, 2025 üretim yılına ilişkin hububat destek ve prim ödemelerinin 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla hala tam olarak tamamlanmadığı; gecikmenin, yeni ekim dönemi için girdi finansmanını zora soktuğu yönünde yoğun bildirimler aldığını söyleyen CHP Milletvekili Biçer Karaca; Denizlili çiftçilerin her gün kendisini aradığını açıkladı. KUŞ KADAR BIRAKTIĞINIZ DESTEK ÖDEMELERİNİ DERHAL ENFLASYON ORANINDA ÖDEYİN! “Çiftçileri ziyaret edip sorunlarını dinlemek için yanlarına gittiğimizde bir dokunup bin ah işitiyoruz. Neden mi? temel üretim desteği adı altında isimlendirdikleri ve iktidarın üretim sezonunda ödemeyi taahhüt ettikleri, vaad ettikleri çiftçilere temel üretim destekleri Ocak 2026’da bitti. Şubat ayındayız ve hala ödenmedi. Oysa ne demişlerdi? Biz bu temel üretim desteklerini üretim anında, üretim sezonunda ödeyeceğiz. 2025'te ödenmesi gereken temel üretim destekleri bugüne dek hala ödenmedi. İkinci hububat ekim dönemi geldi. Buradan Tarım Bakanına sesleniyoruz. Hububat başta olmak üzere temel üretim desteği adı altındaki tüm destekleri, üretim sezonunda ödemeyi vaat ettiğiniz ama hala ödemediğiniz 2025 destek ödemelerini derhal yapın. Vaat ettiğiniz tarihte ödemediğiniz için her gün mazota, benzine, ilaca, gübreye yani çiftçinin üretimde kullandığı tohum gibi tüm temel girdi, üretim girdi mallarına sürekli zam gelirken onların hakkı olan, onlara vadettiğiniz yasaya rağmen gereğini yerine getirmeyip kuş kadar kalmış temel üretim desteklerini ödemediğiniz için o zaman ne yapmanız lazım? Ocak ayında açıkladığınız enflasyon oranını da 2025 yılındaki temel üretim desteklerini fiyatlandırın. Enflasyon oranında arttırın, ödeyin. 2026'nın temel destek primlerini de vaat ettiğiniz gibi üretim sezonunda ödeyin.” Üreticinin Borç Kamburu: Yeni sezona borçla giriyor Biçer Karaca, önergesinde ise üretimin sürdürülebilirliğinin yalnızca tarımsal faaliyetlerle değil, üreticinin nakit akışının planlı ve öngörülebilir şekilde yönetilmesiyle mümkün olduğuna dikkat çekti. Ancak 2025 üretim yılına ait hububat desteklerinin 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla tam olarak üreticiye ulaşmadığı yönünde yoğun başvurular aldıklarına vurgu yaptı. Desteklerin parça parça ve belirsiz tarihlerde yapılmasının çiftçinin yeni sezon ekim kararını zorlaştırdığını ifade eden Biçer Karaca, gecikmelerin yalnızca üreticiyi değil, gıda fiyatlarını ve toplumun gıdaya erişimini de doğrudan etkilediğini vurguladı. Neyi Bekliyorsunuz? “Hangi destek, ne zaman ödenecek?” Soru önergesinde Bakanlığa, hububat başta olmak üzere tüm destek kalemlerinin toplam tutarı, kaç üreticiyi kapsadığı ve Ocak 2026 itibarıyla ödenen ve bekleyen miktarların açıklanması talebi yöneltildi. Ayrıca ödemesi tamamlanmayan illerin ve kalan ödeme tutarlarının kamuoyuyla paylaşılması istendi. Biçer Karaca, video açıklamasında ise üreticinin temel beklentisinin net bir ödeme takvimi olduğunu belirterek, “Çiftçi ne zaman ne alacağını bilmeli. Tarım planlama işidir, belirsizlikle yönetilemez” ifadelerini kullandı. Önergede mazot, gübre ve nakliye maliyetlerindeki artışın üreticinin yükünü ağırlaştırdığına dikkat çekilerek, Bakanlığın bu maliyet artışlarına yönelik etki analizi yapıp yapmadığı ve ilave destek planlanıp planlanmadığı da soruldu. Biçer Karaca, özellikle hububat üreticisinin yüksek girdi maliyetleri altında zorlandığını, destek ödemelerindeki gecikmenin üretim kararlarını doğrudan etkilediğini belirtti. Antalya’daki sel felaketi de önergede Biçer Karaca’nın önergesinde ayrıca Ocak ayında Antalya’da yaşanan sel felaketinin sera üretiminde yarattığı zarar da gündeme getirildi. Hasar tespit çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı, sigorta kapsamındaki üreticilere yapılan ödemeler ve sigortasız üreticiler için gelir telafisi veya kredi ertelemesi planı olup olmadığı Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. Biçer Karaca, afet sonrası destek mekanizmalarının hızlı işletilmesinin hem üretici hem de gıda arz güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı. Tarım Kanunun Hakkını Verin! Tarım ve Orman Bakanına doğrudan seslenen Biçer Karaca, “Ekonomiyi düzeltmek istiyorsanız vatandaşların temel gıdaya erişimini daha uygun, daha ucuz bir şekilde erişimini sağlamak istiyorsanız çiftçilerimizi destekleyin. Verdiğiniz sözleri tutun. Tarım kanunu 21. maddesine göre gayri safi milli hasılanın %1'inden az olmayacak destekler sebebiyle, yasaya rağmen vermediğiniz destekler sebebiyle çiftçinin alacağını da ayrıca çiftçiye ödeyin. Bu ülke üretirse kalkınacak. Bu ülke üretirse güçlenecek.” çağrısını yaptı.

2026 Yılında 604 Milyar Liralık Destek Çiftçiden Esirgendi Haber

2026 Yılında 604 Milyar Liralık Destek Çiftçiden Esirgendi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan sorunlara ve 2026 üretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, 2025 yılının çiftçiler açısından son derece zor geçtiğini, ancak 2026 yılına kar yağışıyla birlikte umutla girildiğini ifade etti. 2025 yılında kuraklığın etkisiyle ciddi verim ve rekolte kayıpları yaşandığını belirten Gürer, çiftçilerin bekledikleri ürünü alamadığını söyledi. 2026 yılına ise kar yağışıyla birlikte umutlu bir başlangıç yapıldığını vurgulayan Gürer, “Bu süreç doğru yönetilirse, bu yıl üretim ve rekolte daha yüksek olabilir” dedi. BUĞDAY ÜRETİMİ GERİLEDİ Buğday üretimindeki düşüşe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2002 yılında Türkiye’de 19 milyon 600 bin ton buğday üretildiğini hatırlatarak, “2025 yılında ise kuraklığın etkisi ve yeterli desteğin verilmemesi nedeniyle buğday üretimi 17 milyon 900 bin tona kadar düştü” ifadelerini kullandı. ÇİFTÇİ KREDİYE ULAŞAMIYOR 2026 yılı için umutlu bir tablo oluşmasına rağmen çiftçilerin ciddi finansman sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Gürer, bankaların kredi konusunda engel çıkardığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçiler bankaya gidip kredi almak istiyor. Bir kısmı ekimini yaptı, gübre alacak. Diğeri ekim için mazot, ilaç ve tohum alacak. Ancak banka ‘BAĞ-KUR primi borcunu yatırmadan kredi vermem’ diyor. Bu durumda çiftçiler krediye erişimde ciddi sorun yaşıyor” dedi. Çiftçiye yaklaşımın yanlış olduğunu vurgulayan Gürer, “Oysa çiftçiye ‘al krediyi, ek’ demek lazım. Çiftçiye desteği zamanında ve doğru şekilde vermek gerekiyor” diye konuştu. DESTEK YASAYA UYGUN VERİLMİYOR Tarım Kanunu’nun 21. maddesine de dikkat çeken Gürer, 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek miktarının açık olduğunu belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kanuna göre milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerekiyor. Bu da 2026 yılı için 772 milyar lira demek. Ancak verilen destek sadece 168 milyar lira. İşin daha ilginci, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kendi bütçesi bile 542 milyar lira, Çiftçiden esirgenen 2026 yılında destek ise 604 milyar lira” ifadelerini kullandı. GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ TARLADAN KOPARIYOR Yeterli destek sağlanmadığı takdirde üretimde yeni kayıpların kaçınılmaz olacağını vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, gübre, mazot, ilaç ve tohum fiyatlarındaki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Gürer, “Yeterli destek verilmezse bu kez gübre, mazot, ilaç ve tohum maliyetleri nedeniyle çiftçi tarlasını ekmeyecek” dedi. Çiftçinin üzerindeki mali yükü sıralayan Ömer Fethi Gürer, “İlaç, tohum, gübre, mazot, tarla kirası, traktör gideri, su parası, elektrik parası derken çiftçi ciddi bir çıkmazda” ifadelerini kullandı. İTHALAT YERİNE KENDİ KENDİNE YETEN TÜRKİYE VURGUSU Çözümün üreticiyi desteklemekten geçtiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçiye destek vererek onu tarlada üretime yönlendirmeliyiz. Aksi halde verim ve rekolte kaybı devam eder ve ithalata mahkûm oluruz. Oysa hedefimiz kendi ülkemizde, kendi kendine yeten bir tarım yapısına ulaşmak olmalıdır” diyerek açıklamalarını tamamladı.

Bağ-Kur Prim Borcu Çiftçinin Krediye Erişimini Kilitledi Haber

Bağ-Kur Prim Borcu Çiftçinin Krediye Erişimini Kilitledi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin krediye erişememesi, artan mazot fiyatları, desteklerin yetersizliği ve pestisit uygulamaları üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştirdi. Gürer, BAĞ-KUR ve SGK borcu gerekçesiyle çiftçinin sistem dışına itilmesinin üretimi felç ettiğini vurguladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu yapısal sorunlara dikkat çekerek, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı’na çağrıda bulundu. Gürer, özellikle çiftçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu ve BAĞ-KUR prim borçları nedeniyle krediye erişememesinin üretimi doğrudan tehdit ettiğini ifade etti. Konuşmasının başında, yaşanan sorunun ülke genelinde yaygınlaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Şu anda bankalara borcu olan çiftçilerimiz ya da kredi kartı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlara borcu bulunanlar bankalara gittiklerinde kredi alamıyorlar. Özellikle esnaf ve çiftçilerin SGK’ya borcu varsa bankalardan kredi kullanmaları mümkün olmuyor” dedi. “REKOLTE İYİ OLABİLİR AMA ÇİFTÇİ ÜRETEMİYOR” 2025 üretim sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevsim koşullarının rekolte açısından umut verdiğini ancak finansman yetersizliğinin üretimi sekteye uğrattığını vurguladı. Kar ve yağmurun toprağı buluşmasının verimi artırabileceğini söyleyen Gürer, “Ancak çiftçiler kredi alamadıkları için ilaç, gübre, tohum, mazot gibi temel girdilerde ciddi sıkıntı yaşamaktadır. Bu nedenle esnafımızın ve çiftçimizin SGK prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın krediye erişimi mutlaka sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı. Yaklaşık on gündür Ziraat Odası başkanları, çiftçiler ve esnaflardan yoğun telefon aldığını belirten Gürer, “Gün boyu arıyorlar, ‘Sesimizi duyurun’ diyorlar. Buradan çağrımızı yineliyoruz: Sayın Cumhurbaşkanı, mutlaka bu duruma müdahale ediniz. SGK’ya borcu olan çiftçinin kredi almasının önündeki engeli kaldırın” diye konuştu. “2025 ÇİFTÇİ İÇİN EN ZOR YILLARDAN BİRİ OLDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kuraklık ve zirai don nedeniyle üreticinin borçlarını ödeyemez hâle geldiğini söyledi. “2025 yılı çiftçi için de besici için de üretici için de çok zor geçmiştir” diyen Ömer Fethi Gürer, bu koşullarda borçlu çiftçiye kredi verilmemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bu gerçekler ortadayken ‘borçlu çiftçiye kredi yok’ demek, hem çiftçiyi hem de ülkenin gıda üretim sürecini darbelemek anlamına gelir. Bundan bir an önce vazgeçilmesi ve çiftçiye destek verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. “MAZOT 2018’E GÖRE YÜZDELERCE ARTTI, DESTEKLER ERİDİ” Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tarım üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen CHP’li Gürer, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilen 2018 yılında mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu, bugün ise 57–58 lira bandına ulaştığını hatırlattı. Gürer, “Bu fiyatın yaklaşık 24 lirası ÖTV ve KDV’den oluşmaktadır” dedi. Yılbaşından bu yana mazota 3,5 lira zam geldiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu artışın mazot desteğini fiilen ortadan kaldırdığını söyledi. “Çiftçiye mazot desteği verilmeden, gelen zamlarla verilen destek de geri alınmıştır. Bu nedenle kırmızı mazota geçilerek tarım kesiminde mazottaki ÖTV ve KDV’nin bir an önce kaldırılması gerekmektedir” diye konuştu. Mazot üzerinden alınan vergilerin yıllık 70–80 milyar lirayı bulduğunu belirten Gürer, havza bazlı destek modelinin de zamlar karşısında işlevsiz kaldığını ifade etti. “PESTİSİT UYGULAMASI KÜÇÜK ÜRETİCİYİ DIŞLIYOR” Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı B reçete (bitkisel reçete) uygulamasına da değinen Gürer, pilot bölgelerde uygulanan sistemin ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyledi. ÇKS kaydı olmayan üreticilerin ilaç alamadığını belirten Gürer, “ÇKS’si olmadığı için zirai destek alamayan, bitkisel ilaçlara erişimi engellenen küçük üreticiler büyük mağduriyet yaşamaktadır” dedi. Bir-iki dönümlük bahçesi olan küçük üreticilerin uygulamadan olumsuz etkilendiğini vurgulayan Gürer, “Amaç kayıt altına almak olabilir; ancak uygulama şekli yanlıştır. Bahçesi olduğu hâlde ilaca erişemeyen çiftçinin bahçesinde ürün olmayacaktır” ifadelerini kullandı. “BEN YAPTIM OLDU ANLAYIŞIYLA TARIM YÖNETİLMEZ” Tarım politikalarının masa başında değil, sahadaki gerçekler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nı “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket etmekle eleştirdi. Daha önce iki yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerine el konulacağı yönündeki düzenlemeleri hatırlatan Gürer, bu uygulamaların da sorgulanması gerektiğini söyledi. Pestisit kalıntıları konusunda altyapı tamamlanmadan adım atılmasının sorunları büyüttüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, etkin denetim, teknolojik eğitim ve ruhsatsız ilaçların piyasadan tamamen çekilmesi gerektiğini dile getirdi. “GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞMEDEN RAF FİYATLARI DÜŞMEZ” Konuşmasında çözüm önerilerini sıralayan Ömer Fethi Gürer, tarımda temel sorunun yüksek girdi maliyetleri olduğunu vurguladı. “Çiftçinin, besicinin ve üreticinin mutlu olması, raftaki ürün fiyatlarının düşmesi demektir” dedi. Gürer, ithalata dayalı politikaların terk edilmesi gerektiğini söyledi. “Girdi maliyetleri düşürüldüğünde, alım fiyatları düzenlendiğinde, aracılık sistemi daraltıldığında ve yerli üretici desteklendiğinde raf fiyatları düşer. Girdi maliyetleri düşmeden raf fiyatlarının düşmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Gürer, öncelikle BAĞ-KUR ve SGK prim borçlarından kaynaklanan kredi engellerinin kaldırılması gerektiğini belirterek, Tarım Kanunu’nun 21. maddesi gereği çiftçiye verilmesi gereken yüzde 1’lik desteğin mutlaka ödenmesini istedi. “Sorunlar bilinmektedir, ancak mevcut uygulamaların çözüm üretmediği açıktır” diyerek çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.