Hava Durumu

#Üretici

Kırsal Haber - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir Selden Etkilenen Arıcıyı Yalnız Bırakmadı Haber

Büyükşehir Selden Etkilenen Arıcıyı Yalnız Bırakmadı

Manisa’nın Salihli ilçesi Yılmaz Mahallesi’nde, Gediz Nehri’nin taşması sonucu kovanların zarar görmesiyle arıları telef olan üretici Hakan Bozyel’e, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından 40 adet kovan desteği sağlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi, şiddetli yağışların ardından Gediz Nehri’nin taşmasıyla zarar gören üreticilere destek sağladı. Salihli ilçesi Yılmaz Mahallesi’nde arıcılık yapan Hakan Bozyel’in sel sularına kapılan kovanları zarar gördü, arıları telef oldu. Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgede inceleme yaparak hasar tespit çalışmalarında bulundu. Yapılan saha çalışmasında zararın boyutu yerinde tespit edilirken, üreticinin yeniden üretime devam edebilmesi için gerekli planlanma da hızla yapıldı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, selden etkilenen üretici Bozyel’e 40 adet kovan desteği sağlandı. “Vatandaşlarımızı Yalnız Bırakmamak En Önemli Sorumluluklarımızdan Biri” Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Şube Müdür Vekili Hüseyin Sungur, Hakan Bozyel’in zarar gördüğünü yerinde tespit ettiklerini belirterek, “Yaşanan afetten etkilenen üreticimizin durumunu öğrendiğimiz andan itibaren hızlıca harekete geçtik. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımız ile koordinasyon sağlayarak kendisiyle iletişime geçtik. Zararının tamamını karşılamak mümkün olmasa da imkânlarımız ölçüsünde en kısa sürede destek vereceğimizi ilettik. Gerekli planlamaların ardından kovanlarını teslim ederek üreticimizin yanında olduk” dedi. Sungur, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun öncülüğünde üreticilere yönelik desteklerin devam ettiğini vurgulayarak, “Büyükşehir Belediyesi olarak üretimin ve üreticinin her zaman yanındayız. Özellikle afet ve zor zamanlarda vatandaşlarımızı yalnız bırakmamak en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Başkanımız Besim Dutlulu’nun öncülüğünde, kırsal kalkınmayı desteklemeye ve üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Bu Zor Zamanda Yanımda Oldular” Yoğun yağışlardan dolayı zarar gördüğünü ifade eden Arıcı Hakan Bozyel, “Toplam 103 kovanım vardı. Sel sonrası elimden geldiğince kurtarabildiklerimi kurtardım ancak 88 kovanım zarar gördü. Bu süreçte Manisa Büyükşehir Belediyesi bana ulaşarak Kırsal Hizmetler Dairesi’nin benimle iletişime geçeceğini ve afet nedeniyle zarar gören kovanlarım için destek sağlayacaklarını bildirdi. Kısa süre içinde benimle iletişime geçtiler ve 40 adet kovan desteğinde bulunuldu. Bu zor zamanda yanımda oldular. Desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya ve Kırsal Hizmetler Dairesi ekiplerine çok teşekkür ediyorum” dedi.

Çiftçilere Sera Naylonu Desteği Sürüyor Haber

Çiftçilere Sera Naylonu Desteği Sürüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, il genelinde zarar gören tarımsal alanlarda hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, tespitleri tamamlanan bölgelerde sera naylonu dağıtımları gerçekleştirildi. Ekipler, üreticilere sera naylonlarını teslim etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Ocak’ta etkili olan şiddetli yağış ve hortumun ardından 10 ilçede 406 üreticinin 1 milyon 113 bin 660 metrekare üretim alanında oluşan zarara yönelik hasar tespit ve destek çalışmalarını sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi, Kumluca, Finike, Demre ve Kaş’ta 181 üreticiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteği sağlarken, bu hafta 217 bin 100 metrekare sera naylonunu daha üreticilere ulaştırıldı. Destek kapsamında Manavgat, Kepez, Serik, Aksu ve Gazipaşa’da sera naylonu dağıtımları devam etti. Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için bu beş ilçede 173 üreticiye 217 bin 100 metrekare naylon desteği verildi. ÜRETİCİNİN ZARARI KARŞILANIYOR Kepez ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde serada üretim yapan Selim Güngör, yapılan çalışmadan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Geçtiğimiz günlerde oluşan hortum ve yağışlardan 8 dönüm kadar alanım zarar gördü. Büyükşehir Belediyemizin ekipleri gelip kontrolleri yaptılar, zararlarımızı karşıladılar” dedi. MUHTARDAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Aksu Kumköy Mahalle Muhtarı Mustafa Oruç, yaşanan afetin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hızlı şekilde hasar tespit çalışmalarını tamamlayarak zarar gören üreticilere sera naylonu desteği sağladığını belirterek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne tüm çiftçiler adına teşekkür ederiz” dedi. ÜRETİCİ DESTEKTEN MEMNUN Kumköy Mahallesi’nde çilek üreticiliği yapan Mehmet Salih Ekinci ise şiddetli hortum ve aşırı yağış nedeniyle seralarının zarar gördüğünü ifade ederek, “5 dönümlük bir alanım kullanılamaz hale geldi, aşırı yağış nedeniyle de sular altında kaldı. Sağ olsun belediyemiz yardımda bulundu. Zararımızın bir kısmını da karşılamış olsun. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” diye konuştu.

Fındıkta Yeni Teknikler Haber

Fındıkta Yeni Teknikler

Ordu Büyükşehir Belediyesinin tarım iştirak şirketi ORTAR A.Ş tarafından yürütülen FINVER Projesi kapsamında fındık bahçelerinde verimi artırmaya yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama sistemlerinin birlikte uygulanacağı projeyle dönüm başına 350 kilogram ürün elde edilmesi hedefleniyor. Üretici dostu uygulamalarıyla Ordu’da adından söz ettiren ORTAR A.Ş, daha önce 5 dekarlık alanda pilot olarak başlattığı tek dal ve toprak altı damla sulama sistemini genişleterek 15 dekara çıkardı. Yeni uygulama ile hem üreticilere örnek bahçeler üzerinden rehberlik edilmesi hem de fındık üretiminde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. “ÜRETİCİLERE KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK” ORTAR A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde 7 yıl önce başlatılan FINVER Projesi’nin her geçen gün üreticilere daha fazla katkı sunduğunu belirtti. Altınordu ilçesi Kökenli Mahallesi’nde hayata geçirilen çalışma hakkında bilgi veren Eser, şu ifadeleri kullandı: “Pilot proje olarak başlattığımız damla sulama ve teraslama çalışması ile üreticilerimize fındıkta yeni bir uygulamanın kapılarını açtık. Bu uygulamada tek dal, teraslama, damla sulama ve fındık çeşitliliğini bir arada gerçekleştiriyoruz. Amacımız, üreticiye bu sistemin nasıl uygulandığını yerinde göstermek ve hangi şartlarda yapılabileceğini bire bir anlatmaktır. Üreticilerimizi örnek bahçelerimizde ağırlıyor, yapılan çalışmaları detaylı şekilde aktarıyoruz.” Eser, hedeflerinin dekar başına 80-90 kilogram olan verimi 350 kilogram seviyelerine çıkarmak olduğunu vurgulayarak, “Bu çalışma sabır isteyen bir süreçtir. Üreticilerimizin sabırlı olması büyük önem taşıyor” dedi. VERİM ARTIŞI %100’E KADAR ÇIKABİLİR Teraslama, tek dal dikim modeli ile toprak altı damlama sulama ve gübreleme sistemlerinin birlikte uygulanması sayesinde fındıkta yüzde 100’e varan verim artışı beklendiğini ifade eden Eser, projenin başarıya ulaşması halinde modelin Ordu genelinde verim kaybı yaşayan bahçelerde yaygınlaştırılacağını kaydetti. Uygulamadan yararlanmak isteyen üreticiler, ORTAR A.Ş’ye başvurarak proje hakkında detaylı bilgi alabilecek.

CHP'li Barut: "Halkımız Ete Hasret!" Haber

CHP'li Barut: "Halkımız Ete Hasret!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ramazan ayı gelirken Meclis'te iktidara sert sözlerle yüklendi. Tavuk eti ihracatında yasaklamaya tepki gösterip halkın ucuza et tüketemediğini, üreticilerin de büyük zarar ettiğini anlatan Barut, "İktidar kurnazlığı ve algı operasyonlarını bırakmalı, halkın içine düşürüldüğü bu kara düzene neden olan yanlışlardan derhal vazgeçmelidir. Bu yapılırsa üretim artar, üretici rahatlar, halkımız da uyguna tüketir" dedi. "HALKIMIZ ETE HASRET" TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Uluslararası raporlara göre kırmızı et tüketimi Avrupa'da 34, dünya genelinde 18, Türkiye'de ise sadece 16 kilo civarında. Halkımız ete hasret kalırken, üretici ineğini kesime gönderirken, AKP iktidarı ise bugüne dek 13 milyar dolarlık hayvan ithalatıyla sorunu çözmediği gibi daha da derinleştiriyor. Ne et fiyatları ucuzluyor, ne üretici para kazanıyor, ne de halkımız ucuza tüketebiliyor" diye konuştu. "TOPU TACA ATIYORLAR" İktidarın sorunları çözmek yerine büyüttüğünü ifade eden Barut, şunları kaydetti: "Tavuk etine yapılan yüzde 15'lik zam nedeniyle Ticaret Bakanlığı ihracatı durdurdu. Amaçları Ramazan ayında tavuk etinin ucuzlatılmasıymış. İğneden ipliğe her şeye fahiş zam yaparak, vergileri arttırırak, yüksek enflasyon ve zam ortamını yaratanlar, çözüm yerine topu taca atıyorlar. Yalnızca Ramazan ayında değil her vakit halkın ucuza et tüketmesi esastır. Elleri nasırlı üreticinin kazanması, halkın da uyguna tüketmesi için yapılması gereken tek şey, üretimin ve üreticinin desteklenmesidir. İktidar kurnazlığı ve algı operasyonlarını bırakmalı, halkın içine düşürüldüğü bu kara düzene neden olan yanlışlardan derhal vazgeçmelidir. Bu yapılırsa üretim artar, üretici rahatlar, halkımız da uyguna tüketir."

Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli Haber

Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı pazarında vatandaşlar ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Esnaf kazançsızlıktan, tüketici ise fiyatların pahalılığından dert yandı. Pazarda geçmişe kıyasla herkes sorunların arttığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki ve nakliye bedellerindeki artış üreticiyi ve pazarcı esnafını sıkıntıya sokarken, geliri azalan tüketici de artan fiyatlardan yakındı. Pazarda hem esnafın hem de yurttaşın ortak sorununun “alım gücünün daralması” olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların pazar yerinde dahi açıkça hissedildiğini söyledi. Marketlere göre daha uygun fiyatlar olmasına rağmen, cepteki gelir daralmasının vatandaşın her ürüne erişimini engellediğini belirtti. Üreticinin artan üretim maliyetlerinden, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire gibi giderler nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmasından yakındığını ifade eden Gürer, emekli ve dar gelirlinin ise gelirinin istediği ürünü almaya yetmediğini dile getirdi. Yılbaşından bu yana yalnızca akaryakıta gelen zamların bile ürün nakliyesine doğrudan yansıdığını, bunun da fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gürer, hava değişimlerinin dahi pazardaki fiyatları etkilediğini söyledi. FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK Pazar esnafı, ürünlerin etiket fiyatlarının uygun olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgahtan kalkmıyor, satılmıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor,” dedi. Ürünlerin yerli üretim olmasına karşın tezgâhta kaldığını ifade eden esnaf, tüketilecek ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çekerek, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli,” diye konuştu. SORUN FİYAT DEĞİL, ALIM GÜCÜ Ömer Fethi Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnaf, “Alım gücü yok. Milletin alım gücü yok. Paranın değeri kalmadı,” yanıtını verdi. EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL Pazarda konuşan esnaf, 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin olanaksız hâle geldiğini ifade etti. “20 bin lira maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Doğalgaz, elektrik, su geliyor. Eğitim, sağlık derken elde kalanla nasıl geçineceksin?” diye sordu. Bir vatandaş ise hesabını yaparak, “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe böl, günlük 70 lira bile kalmıyor,” sözleriyle geçim sıkıntısını anlattı. TEZGÂHLARDA ETİKETLER DEĞİŞKEN Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira olduğunu; kış sebzelerinde pırasa gibi ürünlerde de fiyat değişkenliği yaşandığını belirtti. Ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle yerinde de pahalılaştığını vurguladı. “Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, artan girdi maliyetleri ve mazota gelen zamların yol açtığı nakliye fiyat artışları sonucu oluştuğunu söyledi. İŞÇİ, EMEKLİ, ÜRETİCİ, PAZARCI DERTLİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçiye vermezsen, emekliye vermezsen o da gelip esnaftan alışveriş yapamıyor. Geliyor, pazarı geziyor, zorunlu ihtiyacını sınırlı alıp dönüyor,” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK SORUNLARIN FOTOĞRAFI” Bor’daki pazar yerinde yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “Burada sorun sadece fiyatların yüksekliği değil; asıl sorun, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Emekli, işçi, dar gelirli pazara çıkamıyor. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır. Pazarlar marketlere göre daha uygun fiyatların oluştuğu yerlerdir. Ancak ilaç, gübre, tohum, mazot, su ve işçilik giderleri artarken ürün fiyatları da yerinde durmuyor. Vatandaşın alım gücü geçmişe göre düştü. Cebindeki para temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu durum geçim sıkıntısını artırırken sağlıklı beslenmeyi de olumsuz etkiliyor,” dedi.

Eskişehir'de Yerel Tohum Takas Günleri Başlıyor Haber

Eskişehir'de Yerel Tohum Takas Günleri Başlıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği Yerel Tohum Takas Günleri bu yıl da üretici ve vatandaşları bir araya getiriyor. “Bereketin paylaştıkça çoğalsın Eskişehir” sloganıyla gerçekleştirilecek etkinlikler, 12 kırsal ilçede ve kent merkezinde düzenlenecek. Yerel Tohum Takas Günleri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından hayata geçirilecek. Yerel tohumların korunması, çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan Tohum Takas etkinlikleri, Şubat ve Mart ayları boyunca Eskişehir’in tüm ilçelerinde düzenlenecek. İlçe pazar yerlerinde yapılacak etkinlikler, 10.00–12.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Etkinlik takvimi kapsamında; 12 Şubat Mihalgazi, 13 Şubat Sarıcakaya, 16 Şubat Seyitgazi, 18 Şubat Sivrihisar, 19 Şubat İnönü, 23 Şubat Günyüzü, 26 Şubat Mahmudiye, 27 Şubat Beylikova, 28 Şubat Alpu, 5 Mart Han, 6 Mart Çifteler ve 7 Mart Mihalıççık ilçelerinde yerel tohumlar vatandaşlarla buluşturulacak. Öte yandan Eskişehir merkezde düzenlenecek Tohum Takas etkinlikleri ise 24 Şubat, 3 Mart, 10 Mart ve 14 Mart tarihlerinde 10.00–16.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Merkez etkinlikleri Üretici Market Eskibağlar ve Üretici Market Adliye noktalarında yapılacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel tohumların yaşatılması ve paylaştıkça çoğalarak tarımsal biyoçeşitliliğin korunması amacıyla düzenlenen Tohum Takas etkinliklerine, tüm Eskişehirlileri davet etti.

Gürer: "Tarladaki Ürün, Tarım Politikalarının İflasının Fotoğrafıdır" Haber

Gürer: "Tarladaki Ürün, Tarım Politikalarının İflasının Fotoğrafıdır"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde ili Bor İlçesinde Sinandı Bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan karalahananın çürüdüğünü söyledi. Gürer kara lahana tarlasında yaptığı incelemede, tarımda yaşanan derin soruna dikkat çekti. 25 dönümlük alana ekilen kara lahanaların tek bir tanesinin bile sökülmediği tarlada anlatan üretici Hasan Aydın ürettik ama satamadık” dedi. Karalahana tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün maliyetini karşılamadığı için tarlada bırakıldığını, bunun ise hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurguladı. Gürer, “Kara lahana tarlasındayız. Bu tarlada yaklaşık 25 dönümlük bir alanda kara lahana ekilmiş ama üreticimiz bir tanesini bile sökmedi. Çünkü maliyetini karşılamadı. İşçilik giderini de kattığı zaman üretici zarar edeceğini düşündüğü için bu lahanaya sökmediğini anlattı. Görüldüğü gibi kara lahana tarlada kaldı” dedi. TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi ,Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazarda bugün tanesi 25 liraya satılan ürünün döneminde alan olmadığından sökülmediği için artık çürümek üzere olduğunu belirterek, “Bu tarlaya yaklaşık 500 bin liralık tohum ve işçilik masrafı yapıldı ve üretici büyük zarara erdi,” dedi. “SATILMADI, TARLADA KALDI; BORCU NASIL ÖDEYECEĞİZ BİLMİYORUM” Üretici Hasan Aydın ise yaşadığı tabloyu çaresizlikle anlattı. “Burası 25 dönüm. Buraya 500 bin lira masraf ettik. Satılmadı, tarlada kaldı. Tanesi 5 lira verdiler ama nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı” diyen Aydın, banka kredisi çiftçinin genelinin kullandığını ancak satılan ürün olmadığında ödeme güçlüğü yaşadığını söyledi. “Banka kredi kullandık ama ürün yok tarlada. Nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum.” sözleriyle içinde bulunduğu çıkmazı dile getirdi. Aydın, ürünün neden tarlada kaldığını ise maliyet kalemlerini tek tek sıralayarak anlattı: “Bunu 5 liraya kesmek, buradan yüklemek, Adana’ya, Mersin’e göndermek; işçiliğiyle, masrafıyla hiçbirini kurtarmıyor. Fidesi zaten 5-6 lira. Gübre var, su var. Bunların hepsi gider.” Aydın, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde fiyatların yüksek olmasına rağmen kendilerinin ürünü satamadığını da vurguladı. “ÜRÜN GİTMEYİNCE ORADA FİYAT ARTIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretim zincirindeki kopuşun sonuçlarına işaret ederek, “Buradan ürün gitmeyince orada fiyat artıyor, vatandaş alamıyor. Sizde de binlerce dönüm ürün tarlada kalıyor,” dedi. “Bir üretici olarak ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise Hasan Aydın’ın yanıtı net oldu: “Bırakacağız. Yapmayacağız. Zarar ettikten sonra ne yapalım? Emeğimizi karşılamadık. Çapası, gübresi, ilacı… Çoluk çocuk tırnaklarımız burada kaldı.” Aydın, daha önce de kara lahana ektiğini ancak aynı sonucun yaşandığını belirterek, “Binlerce dönüm ürün ne yazık ki çöp oldu. Bir liralık bile satış olmadı. Soğuklar başladı, dondu” dedi. “DESTEK YOK, KÖSTEK VAR” Tarladaki çürümüş ürünleri gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yaşananların somut bir kanıt olduğunu ifade ederek, “Bu, lahananın tarlada kaldığının somut göstergesi. Bu kara lahanadan bir tane bile satılmadı. Hava soğuyunca da dondu, yok oldu” dedi. Üreticinin zararını tespit eden bir mekanizma olmadığını da vurgulayan Gürer, “Destek deniyor ama ortada destek yok, köstek var. Konuşursa başı ağrıyor, konuşmazsa ürün tarlada kalıyor ve üretimden uzaklaşıyor” sözleriyle AKP iktidarının tarım politikalarını eleştirdi. Ömer Fethi Gürer, üretimden uzaklaşan çiftçinin sonucunun gelecek yıl raflarda daha pahalı ürün olarak yurttaşa döndüğünü belirterek, bu kısır döngünün kırılmadığı sürece sorunun büyüyerek devam edeceğini söyledi. “SENEYE EKİLİR Mİ? HAYIR” “Seneye buraya kara lahana eker misiniz?” sorusuna Hasan Aydın’ın yanıtı kısa ve kesin oldu: “Ekilmez. Bir de bunu yarın sürüp kaldıracaksın. Hayvan yemi bile olmadı. Zaten çürümüş.” Bu yanıtın, tarımın geleceği açısından son derece çarpıcı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Binlerce dönüm kara lahana tarlada kalıyor, Ankara’da, İstanbul’da vatandaş markette alamıyor. Emekli alamıyor, asgari ücretli alamıyor. Ülkenin tarım politikasının en acı tablolarından biri bu” dedi. “BU TARLA İSRAFIN EN SOMUT GÖSTERGESİ” Üreticinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, “Ürün tarlada kalıyor, üretici mağdur. ‘Borcumu nasıl ödeyeceğim?’ diyor ama borç yapılandırması yok. Bankaya gidince BAĞ-KUR prim borcun var deniyor, kredi verilmiyor. Çiftçi kredi alamadan üretimi nasıl yapacak?” diye sordu. Açıklamasının sonunda ülkeyi yönetenlere seslenen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Bu kara lahana tarlası israfın en somut göstergesidir. Bu çiftçiye sahip çıkın. Böyle giderse bir gün bu tarlada kara lahana da, başka ürün de olmayacak. Geriye sadece boz bir toprak kalacak” ifadelerini kullandı.

Toprak Okulu’nda Zeytinyağı Tadım Etkinliği Yoğun İlgi Gördü Haber

Toprak Okulu’nda Zeytinyağı Tadım Etkinliği Yoğun İlgi Gördü

Efes Tarlası Yaşam Köyü Toprak Okulu, zeytinyağının duyusal dünyasına ışık tutan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Zeytinyağı Tadımına Giriş” başlığıyla düzenlenen etkinlikte katılımcılar, zeytinyağının kalite kriterleri ve doğru tadım yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler edindi. AYTB Duyusal Tadım Paneli Başkanı ve Kimya Mühendisi Yusuf Küçük’ün anlatımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, zeytin ağacının tarihçesinden başlayarak kaliteli zeytinyağı üretiminin aşamaları ele alındı. İyi bir zeytinyağı elde etmenin ilk adımının doğru hasat zamanı olduğuna dikkat çeken Küçük, zeytinlerin olgunluk durumunun hem yağ miktarını hem de besin değerlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Erken hasat zeytinlerden elde edilen yağların, insan sağlığı açısından değerli bileşenleri daha fazla içerdiğini ifade eden Küçük, hasat sonrası zeytinlerin bekletilmeden işlenmesinin önemini de vurguladı. Atölye çalışmasında zeytinyağının aroma, koku ve tat özellikleri uygulamalı olarak incelendi. Katılımcılar, iyi zeytinyağını ayırt etmenin püf noktalarını öğrenirken duyusal analiz tekniklerini birebir görme fırsatı buldu. Kontenjanla sınırlı olarak gerçekleştirilen etkinlik, zeytinyağına ilgi duyan üretici ve tüketicilerden yoğun ilgi gördü. Yerel üretimi ve bilinçli tüketimi desteklemeyi amaçlayan etkinlik, katılımcıların soruları ve karşılıklı fikir alışverişiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.