Hava Durumu

#Üretici

Kırsal Haber - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Limon Gibi Üretici de Tüketici de Sıkılıyor'' Haber

Gürer: ''Limon Gibi Üretici de Tüketici de Sıkılıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, limon ithalatına ilişkin verileri değerlendirerek mevcut tarım politikalarını eleştirdi. Limon üretimi olan bir ülkede ithalat yapılmasının yanlış olduğunu belirten Gürer, fiyat dalgalanmalarının hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ettiğini söyledi. Türkiye’nin limon ithalatına ödediği dövize dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde limon ithalatı 2024 yılında 2.054 ton olarak gerçekleşti. Bu ithalat için 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Ülkemizde ise limon üretici elinde kaldı.5 liraya bahçede satamadı, üretici de ürün kaldı. Rafta ise ürün fiyatı katladı. İthalatta yapıldı. 2025 yılında limon ithalatı 2.130 ton oldu ve yaklaşık 2 milyon 370 bin dolar döviz yurt dışına gitti. 2025 yılında bu kere tüccar alım yaptı. Ağustos ayında erkenci limon hasadı ile başlayan süreç Ocak 2026’da büyük ölçüde sona erdi. Limon stokta var. Buna rağmen 2026 yılında sadece bir ayda 705 ton limon ithalatı yapıldı ve bunun karşılığında 549 bin 344 dolar ödeme gerçekleştirildi. Stokta limon fiyatı artabileceği düşünen Ticaret Bakanlığıgümrük vergisi düşürüp ithalatı kolaylaştırdı” dedi. “LİMON VERGİSİ %54’TEN %10’A DÜŞÜRÜLDÜ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İthalatla ilgili yeni bir karar alındı. Limondaki vergi oranı yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü ve Temmuz ayı sonuna kadar da bu uygulamanın devam edeceği bildirildi. Ülkemizde limonda erkenci hasat Ağustos ayında başlar, Aralık ayı sonu ile Ocak ortalarına kadar devam eder. Hasat edilen limonların bir bölümü de depolanarak piyasaya sunulur. 2025 yılı ürünü depoda var “ifadelerini kullandı. “DEPOLARDA ÜRÜN VAR AMA FİYATLAR DENGESİZ” Depolarda stok bulunan ürünlere dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Şu anda çiftçinin elinde çok fazla ürün kalmamış olabilir ama depolarda stoklanmış limonlar var. Bu ürünlerin depoya giriş fiyatı yüksekti. İktidar da limon fiyatlarındaki artışı frenlemek için ithalat vergisini düşürdü ve fiyatları dengelemeye çalışıyor. Ancak bu tür müdahalelerin piyasadaki dengeleri etkiliyor. Ürün üreticiden çıkınca Tüccar bu işten kazanıyor. Üreten ve tüketen kaybediyor “ diye konuştu. Gürer, “Bir yerde üretici ürettiği üründen para kazanamazsa bu işten soğur. Bu tür uygulamalar piyasa dengesini de bozuyor.” dedi. “RAFLARDA 150 LİRA, ÜRETİCİDE 5 LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat dalgalanmalarının üretici ve tüketici açısından ciddi sorun yarattığını belirterek, “Bir bakıyorsunuz limon market rafına 100–150 liradan giriyor. Bir bakıyorsunuz 2024 yılında olduğu gibi üreticinin elinde 5 liradan bile alıcı bulamıyor. Bu sürekli değişkenlik hem üretici hem tüketici açısından ciddi bir sorun yaratıyor,” dedi. “PLANLI VE ÖNGÖRÜLEBİLİR POLİTİKA ŞART” Fiyatları dengelemek için yapılan ithalat kararlarının sorunu çözmeyeceğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, planlı bir tarım politikası gerektiğini belirterek, “Fiyat dengelemek için yapılan bu tür uygulamalarda planlı, öngörülebilir ve dengeli bir politika izlemek gerekiyor. Çünkü bu kez de tüccar zarar ediyor. Tüccar zarar ettiğinde ürün alımında geri duruyor ve bu da tarladaki ürünün sorun yaşamasına yol açıyor. Tüccar geri durduğu yerde kamu alıma girerek stoklanabilir ürün piyasayı dengeleyebilir. Kooperatifçilikte bu bağlamda geliştirilip üreten ve tüketen korunması sağlanabilir.” diye konuştu. “ÜRETEN KORUNURSA SORUN ÇÖZÜLÜR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün üreticiyi koruyan kamucu bir modelden geçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Olması gereken; makul bir kâr hesabı yapılması, girdi maliyetlerinin dikkate alınması ve kamucu bir anlayışla üreticinin zarar etmeyeceği bir sistem kurulmasıdır. Aynı zamanda tüketici de limona uygun fiyatla ulaşabilmelidir,” dedi. “İTHALATLA OYNAYARAK SORUN ÇÖZÜLMEZ” İthalat ve ihracat kararlarıyla sürekli oynanmasının kalıcı çözüm getirmeyeceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Raftaki ürünün fiyatını düşürmenin yolu ithalat değil, daha çok üretim ve üretenin korunmasıdır. Üretenin girdi maliyetlerini düşürürseniz ve üretimi uygun koşullarda yapmasını sağlarsanız vatandaş da ürüne makul fiyatla ulaşır. Sürekli ithalatla oynayarak, ihracatla oynayarak sorun çözülmez. Narenciye üreticisi bir ülke olarak limon ithal etmek doğru değildir. Önce kendi kendine yeterliliğimizi sağlamalı, ardından katma değerli ürünler üretip dünyaya satacak politikalar geliştirmeliyiz.” dedi.

Balıkesirli Üreticilere Yüzde 100 Hibeli İncir Fidanı Desteği Haber

Balıkesirli Üreticilere Yüzde 100 Hibeli İncir Fidanı Desteği

“Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak” ilkesiyle kırsal kalkınmaya desteklerini sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Havranlı üreticilere yüzde 100 hibeli incir fidanı desteği sağladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tarımda Balıkesir Modeli’ni geliştirmek amacıyla hayata geçirilen “20 ilçede 20 ürün” projesi kapsamında Havran’da düzenlenen “İncir Fidanı Dağıtım Törenine” katıldı. Havran Tekke Mahallesi Millet Parkı’nda düzenlenen törene Akın’ın yanı sıra Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, üreticiler ve basın mensupları katıldı. Geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir gibi bereketli topraklarda fakir çiftçileri olmayacağını söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 20 ilçeye eşit hizmet götürdüklerini belirtirken, “Biz, Kuvayımilliyeciyiz. Milli birliğe ve beraberliğe inanan vatanseverleriz. Memleketimizi seviyoruz, memleketimize aşığız. Onun için de hiçbir bahane üretmeden, gece gündüz demeden, ayrım yapmadan çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Bu topraklar zengin topraklar. “Zengin toprakların fakir çiftçileri olmayacak’ diye bir sözüm var. Bunun için çalışıyoruz. Köylerimizin de boş kalmaması için, gençlerimizin kırsalı bırakıp gitmemesi için çok büyük bir çabamız var. İncir fidanı dağıtımımızla her ilçemizde güçlü olan ürünü büyütmek ve bu konuda kırsal kalkınmayı daha da büyütmek için mücadele ediyoruz.” diye konuştu. ÜRETİCİYE YÜZDE 100 HİBELİ İNCİR FİDANI DESTEĞİ Havran’ın yalnızca Balıkesir’in değil, Türkiye’nin de önemli noktalarından bir tanesi olduğunu dile getiren Akın, “Havran Siyah İnciri, kalitesi ve aromasıyla ülkemizde çok özel bir yere sahip. Bunun yanı sıra Sarı Dizilik ve Kara Dizilik gibi yerel incir çeşitleriyle de ön plana çıkmış bir ilçemizdir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu kırsal kalkınmayı destekleme programımızda incir fidanlarımızı yüzde 100 hibe ile teslim ediyoruz. Havran İnciri, bu toprakların üretim kültürünün en kıymetli miraslarından biridir. Biz de emanete sahip çıkan evlatlar olarak, hep beraber burada elimizi taşın altına koyduk. Birlik ve beraberlik içerisinde bu adımı attık. Bunu üreteceğiz ama bu ürüne satın alma garantisi de veriyoruz. Çiftçimizi de yalnız bırakmıyoruz. İstiyoruz ki üreticimiz alın terinin karşılığını alsın, sofrasındaki ekmek büyüsün. Bizler çiftçimizin bereketini artırmak için bir aradayız.” şeklinde konuştu. “ZENGİN TOPRAKLARIN FAKİR ÇİFTÇİLERİ OLMAYACAK” “Üretemeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur” diyen Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tarımda üreticinin gelir artışını yükseltmek hem çiftçimizin hevesini artırıyor hem de gelecek nesilleri özendiriyor. Üretim gücünü kaybeden toplumlar geleceğe güçlü yürüyemezler. Biz, çiftçimizin emeğini karşılıksız bırakmayacağımıza ant içtik. Onun için hep birlikte çalışıyoruz. İthal ürünlerdense kendi ürünlerimizi, yerel ürünlerimizi farklı bir noktaya taşıyoruz. Bu ürünlerimizi diğer ilçelerimizden de alıyoruz, bunları katma değeri yüksek hale getiriyoruz. Tarım sektörünün geleceğini kendine dert edinen herkesle birlikte ortak hareket ediyoruz. Bizler 20 belediye başkanımızla birlikte, Büyükşehir Belediyemizle beraber bu memlekette, bu zengin toprakların fakir çiftçileri olmasına asla izin vermeyeceğiz hemşehrilerim.” ERSOY: “EL ELE GÜZEL PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ” Havran’da verimli projeleri hayata geçirdiği için Başkan Akın’a teşekkür eden Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, “Havranlı olmaktan ve Havran’da yaşamaktan çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Havranlılarla her zaman iç içe ve onlara hizmet noktasında ilçe belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlıklarımızla birlikte hizmet etmekten çok büyük bahtiyar olduğumu her daim söylüyorum. Havran, tarihi ve kültürünün yanı sıra tarımsal potansiyeliyle de Balıkesir’i doyuran ilçelerden biridir. Tarımsal üretimiyle bereketli toprakların olduğu bir ilçedir. Önümüzdeki günlerde daha güzel projelerle el ele vererek ilçemizin tarımsal potansiyelinin artması için çiftçilerimize desteklerimizi sağlayacağız.” dedi.

Limonda Gümrük Vergisinin Düşürülmesine Tepki Haber

Limonda Gümrük Vergisinin Düşürülmesine Tepki

Cumhurbaşkanı kararıyla limonda gümrük vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürülmesine muhalefetten sert tepki geldi. İYİ Parti ve CHP temsilcileri, iktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalatı seçmesini "öngörüsüzlük" ve "çiftçiye darbe" olarak nitelendirdi. ​Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisinin önemli ölçüde düşürülmesi, tarım siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, yaptıkları açıklamalarla hükümeti sert sözlerle eleştirdi. ​Turhan Çömez: "Plansızlık Üreticiye Ağaç Söktürdü" ​İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 3 yıl önce tarlada 1 TL olan limonun bugünkü durumunu "plansızlık ve beceriksizlik" olarak tanımladı. Çömez, maliyetlerini karşılayamayan üreticilerin ağaçlarını sökmek zorunda kaldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: ​"İktidar artan limon fiyatlarına önlem olarak yine o dâhiyane çözümü devreye soktu: İthalat! Cumhurbaşkanı kararı ile gümrük vergisi yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü. Hayırlı ithalatlar…" ​Ayhan Barut: "Bu Yangını Seyretmekten Vazgeçin" ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise kararı "üretime ve üreticiye vurulan bir darbe" olarak nitelendirdi. Doğu Akdeniz’deki narenciye üreticilerinin yıllardır feryat ettiğini belirten Barut, yanlış politikaların milli servete zarar verdiğini vurguladı. ​Barut, yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti: ​Üretici Desteklenmiyor: "Çiftçiyi desteklemek, ihracatı büyütmek gibi bir dertleri yok. İthalat sevdasıyla bir gece vakti karar alıyorlar." ​Milli Servet Yok Ediliyor: "Ürün para etmediği için dalında çürüdü, işçilik maliyetini bile karşılamadı. Çiftçimiz ağaçlarını kesmek zorunda kaldı." ​Çözüm İthalat Değil Üretim: "Gümrük vergisini düşürerek ithalatın önünü açacağınıza yerli üreticiyi destekleyin. Yanlıştan dönülmeli, bu karar derhal iptal edilmelidir." ​"İhracat Yasaklandı, Sorun Büyüdü" ​Muhalefet temsilcileri, iktidarın daha önce limon ihracatını yasaklayarak piyasayı kilitlediğini, şimdi ise yüksek fiyatların faturasını ithalat yoluyla yine üreticiye kestiğini savunuyor. Özellikle girdi maliyetleri, aşırı yağış ve zirai don gibi felaketlerle boğuşan çiftçinin, düşük gümrük vergili ithal ürün karşısında tamamen savunmasız bırakıldığı ifade ediliyor.

Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek Haber

Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 10 milyon TL'lik yatırımla hayata geçirdiği “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi’nde kura heyecanı yaşandı. Üreticilerden yoğun ilgi gören, 2.918 başvuru sahibinin katıldığı kura çekilişinde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam 1.500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’ye örnek olan yatırım ve projelerini hız kesmeden sürdürüyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi’nde kuralar çekildi. Kura çekilişine Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Oğuzhan Karabulut, ilçe ziraat odası başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Kura çekilişinden önce konuşan Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin sürecine daire bilgiler paylaşarak, “Proje yoğun ilgi görmüş olup, 3.016 kişi başvuru yapmıştır. Yapılan inceleme sonrası 2.918 kişinin başvurusu geçerli sayılmıştır. Başvuru sayısı 750’nin üzerinde olduğundan destekten faydalanacak vatandaşlarımızın belirlenmesi için bugün kura çekimi yapıyoruz” dedi. Kura çekiminde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirleneceğini ifade eden Harmancı, “Kurada asil çıkan üreticiler 23 Mart 2026’dan 27 Mart 2026 saat 16.00’ya kadar kovan bedeli olarak iki kovan için toplam 2.500 TL’yi belediyemiz hesaplarına yatırmaları gerekmektedir. Bu tarihler arasında kovan bedelini yatırmayan asil üreticiler haklarını kaybedecek olup yedek üreticilere kovan bedeli yatırmaları için süre verilecektir” diye konuştu. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek Harmancı, proje koşullarını sağlayan üreticilere Nisan ayının sonuna doğru ikişer kovan Karniyol veya Kafkas cinsi kolonilerinin teslim edileceğini söyledi. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin maliyetini de yaklaşık 10 milyon 800 bin TL olarak açıklayan Harmancı, Kayseri’nin zengin florasını ekonomik değere dönüştürmek amacıyla yürütülen arıcılık destekleri kapsamında da son 4 yılda toplam 4.220 arı kolonisinin Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere teslim edildiğini kaydetti. 5 Yılda Toplam 34 Milyon TL’lik Arıcılık Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından arıcılık alanında son 5 yılda toplam 34 milyon TL’lik desteğin hibe olarak vatandaşlara sunulmuş olacağının altını çizen Harmancı, öte yandan Büyükşehir Belediyesi tarafından son 7 yılda 1 milyar 200 milyon TL’lik hibenin çeşitli tarımsal alanlarda vatandaşlara destek olarak verildiğini dile getirdi. Harmancı, “Üretenin her zaman yanında olan Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’a ve projede emeği geçenlere teşekkür diyorum” dedi. Güneş, Tarım ve Hayvansal Üretim İçin Dağıtımların Süreceğini Bildirdi Bu tür programların çok olmasını en çok isteyenlerden birisi olduğunu dile getiren Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş ise “Büyükşehir Belediyemiz sadece arı değil, Büyükşehir Belediyemiz bundan sonraki törenimizde inşallah nohut tohumu dağıtacak, aspir tohumu dağıtacak, bundan sonra koyun dağıtımı olacak” diye konuştu. “Her Şey Kayseri İçin. Üretmek Bizden, Destek Belediyemizden” Üretmenin çiftçi ve besiciden, desteğin de Büyükşehir Belediyesi’nden olduğuna işaret eden Güneş, “Biz hep şunu dedik Memduh Başkanımıza; ‘destek sizden, üretim bizden’. Kayseri hatırı sayılır bir tarım, hayvancılık şehri. İnşallah arıda da çoğalacak. İnşallah her şey Kayseri için, üretmek bizden, destek belediyemizden” dedi. Kayseri’nin Üretimde İlk 5’te Yer Aldığını Söyleyen Güneş’ten, Büyükkılıç’a Teşekkür Güneş ayrıca, Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak kalmadığını, tarım ve hayvancılık alanında da söz sahibi olduğunu belirterek, Kayseri’nin üretimde ilk 5’te yer aldığını ve bu başarıda emeği olan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Büyükşehir ile Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne çiftçiler adına teşekkür etti ve törenin hayırlı olmasını temenni etti. Konuşmaların ardından kura çekimine geçildi ve ilk kura Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen tarafından çekildi. Türkmen, heyecanla kura çekilişini bekleyen başvuru sahiplerine bol şans dileyerek ilk kurayı çekti ve hayırlı, uğurlu olmasını diledi. İkinci asil üretici de İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav tarafından çekilen kura ile belirlendi. Üçüncü asil hak sahibi için ise Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş tarafından kura çekildi. Akkışla'da 61 kişi, Bünyan'da 51, Develi'de 245, Felahiye'de 51, Hacılar'da 44, İncesu'da 78, Kocasinan'da 664, Melikgazi'de 876, Özvatan'da 43, Pınarbaşı'da 56, Sarıoğlan'da 50, Sarız'da 72, Talas 341, Tomarza 85, Yahyalı 120, Yeşilhisar 81 olmak üzere toplam 2918 başvuru, kuraya katıldı. 10 Mart Salı günü saat 10.00’da Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesi’nin resmi Youtube hesabından şeffaf bir şekilde 3 saati aşkın süre canlı olarak yayınlanan kura çekilişinde 2.918 başvuru sahibi arasından 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura çekilişi sonuçlarına Büyükşehir Belediyesi’nin www.kayseri.bel.tr internet adresi üzerinden erişilebilecek. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam 1.500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Kurada asil çıkan vatandaşlar, 23 Mart-27 Mart 2026 tarihleri arasında kovan bedeli olarak kovan başı 1250 TL’den toplam 2.500 TL’yi Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ait hesaplardan birine yatıracak ve para yatırdığına dair belgeyi www.kayseri.bel.tr adresindeki link üzerinden sisteme yükleyecek. Arı kolonisi teslim tarihi ise hava şartlarına bağlı olarak değişiklik gösterebileceğinden dolayı 15 Nisan 2026 saat 03.00 olarak belirlenen teslim tarihindeki değişiklikler, SMS yoluyla üreticilere önceden bildirilecek.

Savaş Ortamı ve Büyüyen Kriz Gıda Egemenliğini Tehdit Ediyor Haber

Savaş Ortamı ve Büyüyen Kriz Gıda Egemenliğini Tehdit Ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. İran'a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla mazot fiyatlarındaki fahiş artış ve gübrede yaşanan krize dikkat çeken Barut, "Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye'nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir" dedi. "KRİZ BÜYÜYOR" ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölge ülkelerine de yayılan savaş ortamının etkilerine değinen Ayhan Barut, "Savaş ortamı ve her gün daha da artan jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki belirsizlikler, uluslararası ticaret hatlarında yaşanan riskler, gıda güvenliği ve tarımsal üretim konusunu dünya gündemini sarsıyor. Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye'de zaten çok uzun süredir tarımsal üretim ve çiftçilerimiz büyük sorunlarla boğuşuyor. Sürekli artan girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, borçlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler gibi yakıcı sorunlarla uğraşıyor. İşte bu nedenle özellikle mazot ve gübrede büyük ölçüde dışa bağımlılık savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyütüyor" diye konuştu. "HIZLI ADIMLAR ATILMALI" Sürdürülebilir tarımsal üretim için iktidarı adım atmaya çağıran Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Ancak üreticiye destek için kurulmuş bankalar ve kooperatifler maalesef işlevini tam olarak yerine getirmiyor. Mevcut desteklerin de artan maliyetler karşısında gerilemesi ve yetersizliği de ayrı bir sorun olarak duruyor. Şimdi savöaş var ve kriz büyüyor. Bu durumda tarımda beklenen yapısal reformların derhal yapılması şart. Üretimi ve üreticiyi merkeze koyan tarım politikalarına ağırlık verilmeli. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya bunun alternatif yollarının planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya dek bir dizi adım atılması gerek. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi şart. Küresel kriz ve savaş ortamında Türkiye’nin tarım politikalarını daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi zorunluluktur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, tarımsal üretimi ve çiftçiyi gözeterek, ülkemizin gıda egemenliğini düşünerek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz."

CHP'li Gürer: Yeşil Erik Gram Altını Solladı Haber

CHP'li Gürer: Yeşil Erik Gram Altını Solladı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada artan gıda fiyatları ve vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. Gürer, Niğde’de yayımlanan Niğde Anadolu Gazetesi’nin manşetini örnek göstererek ekonomide yaşanan tabloyu çarpıcı ifadelerle anlattı. “EMEKLİ MAAŞIYLA 2 KİLO ERİK ALINIYOR” Gürer konuşmasında, Niğde’de bir yerel gazetenin “Yeşil erik gram altını solladı.” manşetiyle çıktığını belirterek, “Niğde'de Niğde Anadolu gazetesi ‘Yeşil erik gram altını solladı.’ manşetiyle çıktı. Pazarda 1 kilo turfanda erik 9 bin liradan satılıyor, gram altın ise 7.470 lira. Emekli maaşıyla 2 kilo erik alınıyor, iki bayram ikramiyesiyle 1 kilo erik alınamıyor,” diye konuştu. “TARIMDA İYİYİZ DEMEYE UTANIRDIM” Tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Gürer, “Ben, ülkenin Cumhurbaşkanı, Tarım Bakanı olsam ‘Tarımda iyiyiz.’ demeye utanır, öz eleştiri yapardım; Hazine ve Maliye Bakanı olsam masal anlatmayı bırakır, ülkenin en büyük para birimi 200 lirayla 1 tane erik alınır duruma sistemi getirdiğim için istifa ederdim,” dedi. Gürer, tarım sektöründe artan maliyetlerin gıda fiyatlarını daha da artıracağını belirterek şu uyarıda bulundu: “Artan girdi maliyeti gıda ürünlerinin fiyatını daha da artıracak, toplama işçiliği, nakliye gideri gibi ek külfet de vatandaşın raftaki ürününün fiyatına yansıyacaktır. Fakir fukara, üretici, besici zor durumda kalırken iktidar bu süreci yaratandır.”

Eskişehir'in Yerel Tohumları Türkiye'nin Dört Bir Yanına Ulaşıyor Haber

Eskişehir'in Yerel Tohumları Türkiye'nin Dört Bir Yanına Ulaşıyor

Toprağın hafızasını taşıyan yerel tohumlar, yalnızca Eskişehir’de değil, Türkiye’nin dört bir yanında da filizlenmeye devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir’de üretilen ve özenle çoğaltılan yerel tohumların tüm Türkiye’ye gönderilmeye devam edildiğini duyurdu. Böylece Eskişehir’in bereketi sınırları aşarak Anadolu’nun dört bir yanındaki üreticilerle buluşuyor. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekiplerinin titizlikle yürüttüğü organizasyon kapsamında, ata mirası yerel tohumlar üreticilerle buluşturuluyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından süzülen bu kadim mirasın korunması, çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, paylaşmanın ve üretmenin değeri bir kez daha vurgulanıyor. Tohum talebinde bulunmak isteyen vatandaşlar, ecm.eskisehir.bel.tr/WebBasvuru/tohum adresinden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tohum Talep Formu’nu doldurabiliyor. Başvurusu onaylanan üretici ve vatandaşlara, 115 TL kargo ücreti karşılığında anlaşmalı kargo firması aracılığıyla yerel tohumlar ulaştırılıyor. Paylaşmanın bereketi büyüttüğüne inanan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel tohumlarını yaşatarak hem yerel üretimi destekliyor hem de sürdürülebilir tarıma katkı sunuyor. Eskişehir’den yükselen bu dayanışma hareketi, Türkiye’nin dört bir yanında toprağa umut, sofralara sağlık olmaya devam ediyor.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

Güneydoğu'nun Tarımsal Ticaret Üssü Olacak Haber

Güneydoğu'nun Tarımsal Ticaret Üssü Olacak

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin (GBB) hizmete alacağı Nizip Fıstık ve Zeytin Hali projesi, 2 bin dükkan kapasitesiyle Güneydoğu Anadolu’da fıstığın ve zeytinin ticaret merkezi olmayı hedefliyor. Gaziantep’te hayata geçirilecek Nizip Fıstık Hali Projesi, yalnızca kent ekonomisine değil, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tamamına hitap edecek güçlü bir ticaret merkezi olma özelliği taşıyacak. GBB Gazi Konut tarafından yapımı sürdürülen proje, bölgedeki fıstık ve zeytin ticaretinin tek merkezde toplanmasını sağlayarak ticari hareketliliği artırmayı hedefliyor. PROJE HER İŞLETME SAHİBİNİN İHTİYAÇLARINA CEVAP VEREBİLECEK ŞEKİLDE HAZIRLANDI Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in öncülüğünde hayata geçirilen proje kapsamında inşa edilen 2 bin adet dükkan, her işletme sahibinin ihtiyaçlarına cevap verecek kapasite ve donanıma sahip olacak şekilde tasarlandı. Bu kapsamda modern altyapısı ve geniş kapasitesiyle planlanan yeni hal alanı, üretici, tüccar ve alıcıları aynı merkezde buluşturarak yalnızca Nizip’in değil, çevre il ve ilçelerin de tarımsal ticaret ihtiyaçlarına cevap verecek bölgesel bir merkez olarak konumlanacak. ÜRÜNLER DAHA DÜZENLİ, PLANLI VE HİJYENİK KOŞULLARDA DEPOLANIP PAZARLANACAK Fıstık üretimi ve ticaretiyle öne çıkan Nizip’te kurulacak bu yeni ticaret alanı sayesinde ürünlerin daha düzenli, planlı ve hijyenik koşullarda depolanması ve pazarlanması mümkün olacak. İşletme alanlarının farklı ihtiyaçlara cevap verecek şekilde projelendirilmesi, ticaretin daha sistemli yürütülmesini sağlayacak. Ticari faaliyetlerin tek merkezde toplanmasıyla lojistik süreçler kolaylaşacak, alıcı ve satıcılar doğrudan buluşacak ve fiyat oluşumunda daha şeffaf, güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturulacak. Bu yapı, ürünlerin kalite standartlarının korunmasına da önemli katkı sunacak. PROJE, İLÇE EKONOMİSİNE CANLILIK KAZANDIRACAK, İSTİHDAMIN ÖNÜNÜ AÇACAK Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte Nizip’in, yalnızca Gaziantep’in değil, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin fıstık ve zeytin ticaretinde referans noktası haline gelmesi hedefleniyor. Bölgesel ölçekte hizmet verecek bu büyük ticaret üssü, ilçe ekonomisine canlılık kazandıracak, istihdamın önünü açacak ve tarımsal üretimin ekonomik değere dönüşmesini hızlandıracak. Yeni hal alanının tamamlanmasıyla birlikte ilçede ticari hacmin artması ve daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir tarımsal ticaret altyapısının oluşması öngörülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.