Hava Durumu

#Üretici

Kırsal Haber - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Safran Yetiştiriciliği Eğitimini Tamamlayan Üreticiler Sertifikalarını Aldı Haber

Safran Yetiştiriciliği Eğitimini Tamamlayan Üreticiler Sertifikalarını Aldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, katma değeri yüksek ve alternatif bir tarım ürünü olan safran bitkisinin üretimini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlediği "Safran Bitkisi Yetiştiriciliği Eğitimi"ni tamamladı. İnönü ilçesinde gerçekleştirilen eğitimi başarıyla bitiren 44 üretici için coşkulu bir sertifika takdim töreni düzenlendi. İnönü İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda organize edilen törene; İnönü Kaymakamı Talha Atılay Teymur, İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil ve çok sayıda ilçe protokol üyesi ile teknik personel katıldı. Teori ve Uygulama Bir Arada: 44 Üretici Safran Yetiştiricisi Oldu İnönü İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Ziraat Mühendisi Rüstem Metin tarafından verilen eğitimlerde, üreticilere safranın dünyadaki tarihinden kalite kriterlerine kadar çok geniş bir yelpazede bilgi sunuldu. İki grup halinde toplam 44 üreticinin katıldığı kursta şu kritik başlıklar öne çıktı: Safran bitkisinin genel özellikleri, uygun iklim ve toprak koşulları Safran yumrusu seçiminde dikkat edilmesi gerekenler, ekim zamanı ve şekli Doğru hasat tekniği, drog olarak kullanılan stigmaların kurutulması ve saklanması Piyasadaki tağşiş (sahte) safran ürünlerinin ayırt edilme yöntemleri Teorik eğitimlerin yanı sıra, üreticilerin sahaya daha donanımlı inmesi amacıyla Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Oklubalı Orman Fidanlığına teknik geziler düzenlenerek uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. "Safran, İklim Değişikliğine Dirençli Stratejik Bir Bitkidir" Törende konuşan Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, safranın bölge tarımı için önemine dikkat çekti. Çil, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dünyanın en değerli baharatlarından biri olan safran; az alandan yüksek gelir getiren, su tüketimi düşük ve iklim değişikliğine karşı dirençli son derece stratejik bir bitkidir. İnönü ilçemizin toprak yapısı ve iklim özellikleri, bu katma değeri yüksek ürünün yetiştirilmesi için çok uygun bir potansiyele sahiptir. Bugün burada sertifikalarını alan 44 üreticimiz, sadece yeni bir ürün yetiştirmeyi öğrenmedi; aynı zamanda Eskişehir’imizin tarımsal çeşitliliğine ve ülkemiz ekonomisine büyük bir katma değer sağlama yolunda öncü bir adım attı. İl Müdürlüğü olarak, sahaya inecek ve üretime başlayacak olan çiftçilerimizin teknik anlamda her zaman yanında olmaya devam edeceğiz." Protokol üyeleri tarafından başarılı üreticilere sertifikalarının tek tek takdim edilmesinin ardından tören toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Şen Şeftali Şenliği 28 Haziran'da Haber

Şen Şeftali Şenliği 28 Haziran'da

Tarım kenti Efes Selçuk’un bereketli topraklarında 28 Haziran 2026 Pazar günü Belevi Şen Şeftali Şenliği düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilecek şenlik; üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekmek, üretime devam eden çiftçilerle dayanışmayı güçlendirmek, üretici ve tüketiciyi bir araya getirmek amacıyla düzenleniyor. Belevi’nin bereketli topraklarından sofralara ulaşan şeftalinin yolculuğuna katkı sunmayı hedefleyen şenlik, 28 Haziran Pazar günü saat 16.30’da gerçekleştirilecek şeftali hasadı ile başlayacak. Ardından Şenlik Korteji düzenlenecek, protokol üyeleri üretici stantlarını ziyaret edecek. Ziyaretlerin ardından Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Zeybek Gösterisi ile Şenliği renklendirecek. ŞENLİK KEŞKEĞİ ÇOCUKLARA UMUT OLACAK Bu yıl şenlik keşkeği, Efes Selçuk’taki DMD hastası çocuklara destek olmak amacıyla satışa sunulacak. Keşkek dövme etkinliğinin ardından açılış konuşmaları gerçekleştirilecek. Şenlik alanında Efes Selçuk ve Belevi’de ikamet eden üreticilerin el sanatları ve yerel lezzetler stantları yer alacak. EN GÜZEL ŞEFTALİ ÖDÜLLENDİRİLECEK Gün boyunca Belevi Şen Çocuk Atölyesi’nin “Tiridine Bandım” Gösterisi, En Güzel Şeftali Yarışması, Şef Ramazan Adsız ile Şeftalili Zerde Tatlısı Yapımı Atölyesi, Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Bursa Yöresi gösterisi gibi etkinlikler düzenlenecek. Şenlik kapsamında çocuklar için renkli atölyeler de düzenlenecek. Türkiye’nin yanı sıra dünya çapında da önemli bir tarımsal değer alan şeftali üreticileri, En Güzel Şeftali Yarışmasında ürünlerini yarıştıracak. Belevi Şen Şeftali Şenliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestrası Konseri ile sona erecek. “GELİN HEP BERABER ŞEN ŞEFTALİ ŞENLİĞİ’NDE ŞENLENELİM” Belevi Şen Şeftali Şenliği’nin bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenleneceğini belirten Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, tüm yurttaşları şenliğe davet etti. Başkan Sengel, “28 Haziran Pazar günü Belevi Şen Şeftali Şenliğimizi gerçekleştiriyoruz. İki yıldır ekonomik sebepler nedeniyle yapamadığımız şenliğimizi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay ve ilgili kurumlarımızın desteğiyle yeniden gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yerel ekonominin güçlenmesi, üreticilerimizin desteklenmesi ve bölgemizde emek veren herkesin katma değerinin artması açısından çok önemli bir buluşma olacak. Stant başvurularımız da başladı. Tüm hemşehrilerimizi 28 Haziran’da Belevi Şen Şeftali Şenliğimize bekliyoruz. Gelin hep beraber şenlenelim” dedi. 28 Haziran’da düzenlenecek Belevi Şen Şeftali Şenliği ile ilgili ayrıntılı bilgiler Efes Selçuk Belediyesi sosyal medya hesaplarında yer alıyor.

Küçükbaş Hayvancılığı Destekleme Projesi Meyvelerini Verdi Haber

Küçükbaş Hayvancılığı Destekleme Projesi Meyvelerini Verdi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Alpu Belediyesi iş birliğiyle yürütülen küçükbaş hayvancılığı destekleme projesi meyvelerini verdi. Alpu’da düzenlenen törenle, sürülerinin genetik yapısını güçlendirecek damızlık koçlar üreticilerle buluştu. HAYVANCILIK DESTEKLENİYOR Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın kırsal alanlarda hayvancılığı geliştirmek amacıyla sürdürdüğü çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi ile Alpu Belediyesi arasında imzalanan “Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğine İlişkin İş Birliği Protokolü” kapsamında, belediyeye ait Küçükbaş Hayvan Ağılında özenle yetiştirilen damızlık koçlar sahiplerini buldu. Temmuz 2025’te alınan başvuruların titizlikle değerlendirilmesinin ardından belirlenen, 3’ü kadın olmak üzere toplam 12 üreticiye damızlık koçları Alpu Belediyesi Kültür Evi ve Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle teslim edildi. Törene; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, belediye bürokratları ve çok sayıda üretici katıldı. ÜRETİCİLER MUTLU Destekten yararlanan üreticiler adına kürsüye çıkan Saniye Kızılçay, mutluluğunu ve teşekkürlerini şu sözlerle dile getirdi: "Bizlere bu desteği sağlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye ve Alpu Belediye Başkanımız Gürbüz Güller’e çok teşekkür ederiz. İnşallah bu desteklerin devamı gelir. Hepinize tekrar teşekkür eder, saygılar sunarız." "BÜYÜKŞEHİR ŞEHRİMİZİN HER KÖŞESİNDE" Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, törende yaptığı konuşmada Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma ve hayvancılığa verdiği desteklerin altını çizerek, "Emeği geçen tüm Büyükşehir Belediyesi personelimize ve işçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Bizlere bu olanakları sunan, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere herkese teşekkür ederim. 'Büyükşehir Belediyemiz nerede?' diye soracak olursak; önce bunu iyi bilmemiz lazım. Büyükşehir Belediyemiz şehrimizin her köşesinde, her an çiftçimizin yanında ve üreticimizin en büyük destekçisidir. Bugüne kadar gübreden tohuma, fideden fidana, arıcılıktan seracılığa kadar belediyemizin çok büyük desteklerini gördük. İnşallah bu destekler katlanarak artacak. Ayrıca bu yıl hem koç hem de damızlık koyun dağıtımımızın tekrar olacağının müjdesini de şimdiden vermek isterim." dedi. "İTHALATA KARŞI TEK ÇÖZÜM: MUTLAKA ÜRETİN" İthalata dikkat çeken Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal ise şu ifadeleri kullandı: "Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmaya çok büyük bir önem veriyoruz. Bugün hayvansal üretimde ülkemizin geldiği son durumu hepimiz üzülerek görüyoruz. Ne yazık ki kırmızı etimiz artık yurt dışından ithal ediliyor. Böyle bir dönemde üretimi artırmak yerine kolaycılığa kaçıp ithalata yönelmek kesinlikle doğru değildir. Bizler yıllarca ürettiği etleri tüm dünyaya sunan bir ülkeydik; maalesef bugün dışarıdan et alan bir konuma geldik. Vatandaşımıza daha ucuz ve sağlıklı et sağlanabilmesi için üzerimize düşen tüm çalışmaları gücümüz yettiğince yapıyoruz. Şehir merkezindeki Halk Et projemizle vatandaşımıza destek olmaya çalışıyoruz. Buradan siz çiftçilerimize ve üreticilerimize sesleniyorum: Mutlaka üretin! Gücünüz yettiğince üretmeye devam edin. Büyükşehir Belediyemizden ne talebiniz varsa bize iletin. Boş duran arazilerimizi derhal ekonomiye kazandırmalıyız. Yeri geldikçe ve imkânlarımız el verdikçe her türlü desteği vermeye kararlılıkla devam edeceğiz." ÜRETİCİLER TEŞEKKÜR ETTİ Üreticiler de Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller’e teşekkür ederek, “Kırsalın sesine kulak vererek bizlere bu can suyunu sağlayan, her zaman üreticinin ve çiftçinin hamisi olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye ve Alpu'muzun gelişmesi, üretmesi için gece gündüz çalışan Alpu Belediye Başkanımız Sayın Gürbüz Güller’e tüm üreticilerimiz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.” dediler. Konuşmaların ardından hak sahibi üreticilere damızlık koçları tek tek teslim edildi. Sürülerinin verimini artıracak olan koçları teslim alan Alpulu üreticilerin mutluluğu ve heyecanı tören alanında renkli görüntüler oluşturdu.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor! Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Ankara’da düzenlenen tahıl konferansında lisanslı depoculuk, ELÜS piyasasının gelişimi ve tarım sektörüne çağ atlatacak yeni borsa projeleri hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Kırali, tarım ticaretini daha şeffaf ve güvenli bir yapıya kavuşturacak olan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası ve Uluslararası Ürün Piyasası’nın 2026 yılında devreye alınacağını müjdeledi. Peki, TÜRİB vadeli işlem sözleşmeleri neleri kapsayacak? Lisanslı depo kapasitesinde son durum ne? İşte tarım piyasalarına yön verecek dev hamlenin tüm detayları... TÜRİB İşlem Hacmi 423 Milyar TL’ye Ulaştı TÜRİB ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasası’nın faaliyete geçtiği 26 Temmuz 2019 tarihinden bu yana tarım ticaretinin kalbi konumunda olduğunu belirten Ali Kırali, borsanın güncel verilerini paylaştı. Borsada bugüne kadar yaklaşık 423 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını ifade eden Kırali, bu süreçte tam 61 milyon ton ürünün el değiştirdiğini açıkladı. Lisanslı Depo Kapasitesi 14,3 Milyon Tonu Aşarak Rekor Kırdı Piyasa derinliğinin en büyük göstergesi olan lisanslı depoculuk tarafında da dev bir büyüme kaydedildi. TÜRİB’in kurulduğu 2019 yılında 4 milyon ton olan saklama kapasitesi, bugün itibarıyla 264 lisanslı depo işletmesi ve 359 lokasyonda 14,3 milyon ton faal kapasiteye ulaştı. Kapasitenin yıl sonuna kadar 15 milyon tonu aşmasını beklediklerini söyleyen Kırali, Türkiye'nin son 5 yıllık hububat rekoltesinin yaklaşık yüzde 40'ının lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesinin ELÜS piyasası için çok güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurguladı. 2026’nın İkinci Yarısında Büyük Eşik: Vadeli İşlem Piyasası Geliyor Tarım sektöründe fiyat riskini yönetmek ve ileri tarihli fiyat oluşumunu desteklemek amacıyla tasarlanan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası için geri sayım başladı. Projenin 2026 yılının ikinci yarısında devreye alınması hedefleniyor. Bu yeni katman sayesinde üretici, tüccar, sanayici ve yatırımcı gelecekteki fiyat risklerini önceden görebilecek ve yönetebilecek. Vadeli İşlem Piyasası'nın Öne Çıkan Özellikleri: İlk Aşamadaki Ürünler: İlk etapta dayanak varlık olarak ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile bu ürünlere ilişkin TÜRİB fiyat endeksleri işleme açılacak. İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat gerçekleştirilecek; TÜRİB endekslerine dayalı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma sistemi uygulanacak. Güvenli Altyapı: Vadeli işlem sözleşmeleri; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ürünü alma veya satma yükümlülüğü getirecek. Yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise vade sonunda gerçekleşecek. Küresel Ticaret İçin Tarihi Adım: Uluslararası Ürün Piyasası TÜRİB'in önümüzdeki dönemde hayata geçireceği bir diğer vizyon proje ise Uluslararası Ürün Piyasası olacak. Bu proje ile gümrüklü antrepolarda bulunan, depolanmaya uygun ve standardize edilebilir tarım ürünlerinin TÜRİB işlem sistemi üzerinden doğrudan alınıp satılması sağlanacak. Piyasada işlem görecek tüm ürünler; menşei, antrepo bilgisi, kalite özellikleri ve analiz belgeleriyle birlikte şeffaf bir şekilde tanımlanacak. Alım-satım işlemleri, belirli teslim süreleri ve güvenli ödeme-takas mekanizmalarıyla yürütülecek. Bu hamle, Türkiye’nin tarım ürünleri ticaretindeki uluslararası erişim gücünü zirveye taşıyacak. Dijital Dönüşüm ve LİDBİS ile Tam Güvenlik TÜRİB’in gelişim stratejisinin teknolojik dönüşüm ve güven üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Genel Müdür Ali Kırali, 13 Ocak 2025'te TÜRİS işlem platformuyla geçilen aracılı yapının (ÜPAK entegrasyonu) piyasanın sahadaki erişim kapasitesini artırdığını belirtti. Güven altyapısını pekiştirmek amacıyla Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş.'nin kurulduğunu ifade eden Kırali, TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi sayesinde depolardaki fiziksel ürünler ile elektronik kayıtların ve analiz süreçlerinin çok daha güçlü bir şekilde anlık olarak izleneceğini müjdeledi.

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

Ordu’da Kaz Yetiştiriciliği Yaygınlaşıyor Haber

Ordu’da Kaz Yetiştiriciliği Yaygınlaşıyor

Ordu’da Kaz Yetiştiriciliği Projesi “alım garantisi” ile giderek büyürken Büyükşehir Belediyesinin kurduğu kaz kuluçkahanesinden aldığı civcivler ile kaz yetiştirmeye başlayan üreticilerin ise yüzü gülüyor. Geçtiğimiz yıl 20 kaz ile kaz yetiştiriciliğine başlayan üretici Adem Kütük, kısa sürede 220 kaz civcivine ulaşırken bu mutluluğunu ve teşekkürünü çiftliğine astığı pankartla belirtti. Kütük, pankarta “Fındık zahmetli kaz bereketli. 20 kaz ile başlayan hikaye, 220 kazlık büyük sermaye. Desteklerinden dolayı Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkür ederim” yazdı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in 2019 yılında göreve gelmesi ile başlayan tarım ve hayvancılık hamlesi kente yeni bir soluk kazandırdı. Sayısız projenin gerçekleştirildiği Ordu'da farklı alanlarda yapılan üretimlerle Ordu ekonomisine yeni üretim kolları eklendi. ORDU’DA KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ YAYGINLAŞIYOR Bu projelerden yalnızca bir tanesi olan ve ilgi gören Kaz Yetiştiriciliği de zaman içerisinde gelişim gösterdi. Büyükşehir Belediyesinin ‘alım garantisi’ ile güveni artan üreticiler bu alana yöneldi. Kaz etinin restoran menülerine eklendiği Ordu’da yetiştirilen kazlar için yine Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından Kanatlı Kesimhanesi kurulurken tesis yetiştiricilere ücretsiz hizmet verdi. CİVCİVLER BÜYÜKŞEHİRDEN Kaz yetiştiriciliğini geliştirmek adına bunlarla da yetinmeyen Ordu Büyükşehir Belediyesi kaz yetiştiricilerinin en önemli sorunlarından olan civciv tedariki konusunda kolları sıvayarak Damızlık Kaz Üretimi ve Kuluçkahanesi kurdu. Burada yetiştirilen civcivler üreticilerin bu sorununu da çözerek yetiştiriciliğin yaygınlaşmasını sağladı. 20 KAZ İLE BAŞLADI KAZLARI 11 KAT ARTTI Ordu Büyükşehir Belediyesinin alım garantisi vermesi ve en önemli gider olan civcivleri de kendi üretmesi ile birçok vatandaş kaz yetiştiriciliğine başladı. Bu kapsamda Perşembe Efirli’de yaşayan 40 yaşındaki Adem Kütük’te bu desteklerden yararlandı. Büyükşehir Belediyesinden 20 kaz alarak kaz yetiştiriciliğine başlayan Kütük, kısa sürede 220 kaza ulaştı. ÜRETİCİ ADEM KÜTÜK: “BÜYÜKŞEHİRİN ALIM GARANTİSİ EN ÖNEMLİ GÜVENCİMİZ OLDU” Kaz yetiştiriciliğine giriş sürecini anlatan Kütük, en önemli etkinin Büyükşehir Belediyesinin alım garantisi olduğunu söyledi. Kazlarla yakından ilgilendiğini ve kuluçkadan civciv üretiminde yüzde 80’nin üzerinde verim aldıklarını aktaran Kütük, şöyle konuştu: “Geçtiğimiz yıl Ordu Büyükşehir Belediyesinden 20 kaz alarak bu işe başladık. Bizi bu işe iten en önemli etken Büyükşehir Belediyesinin alım garantisi oldu. Aldığımız kazlar ocak ayında yumurtlamaya başladı. 20 kazda 460 yumurta aldık. Bu yumurtaların 410 tanesini Büyükşehir Belediyesinin kaz kuluçkahanesine verdik. Şu ana kadar 220 kaz civcivimiz çıktı, çıkmaya da devam ediyor. Kuluçkadan en fazla yüzde 65 oranında civciv çıkarken bizde bu rakam yüzde 80’nin üzerinde gerçekleşti. Büyükşehrin alım garantisinin yanı sıra yoldan geçen vatandaşlar bile bizlere sipariş vermeye başladı. Nasıl Kars kazı varsa, bizde Ordu kazı üretmeye başladık. Bu işi daha da büyütmek amacıyla veteriner arkadaşlarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Düzenli bir şekilde yapıldığında fındığa ek önemli bir gelir elde edilebileceğini görüyoruz. Tüm bu desteklerinden dolayı Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkür ediyoruz” dedi.

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı'' Haber

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı''

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Başkanı Bayraktar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: • Temel destek dekar başına 403 lira • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı Haber

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı

Isparta ekonomisinin can damarı olan tarım ve ihracat sektörünün sorunları, Ankara’da en üst düzeyde masaya yatırıldı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Göçerli, üyelerinin taleplerini ve çözüm önerilerini iletmek üzere Ticaret Bakan Yardımcılarımız Ö. Volkan Ağar ve Mahmut Gürcan’ı makamlarında ziyaret ettiler. Isparta’nın tarımsal potansiyelini küresel pazarda daha ileriye taşımak ve üreticilerin karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı’nda kritik temaslarda bulundular. Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile Kiraz ve Elma İhracatında Stratejik Adımlar Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile gerçekleştirilen görüşmede, Isparta’nın dünya çapında ün kazanan ürünleri kiraz ve elmanın ihracat süreçleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Kirazın Çin pazarında yeniden aktif bir şekilde yer alabilmesi adına yürütülen çalışmaların hızlandırılması istenirken; Uzak Doğu pazarına yönelik sevkiyatların artırılması amacıyla uçak kargo ücretlerinde indirime gidilmesi talebi aktarıldı. Görüşmenin bir diğer önemli gündem maddesini ise Isparta elması için hayati önem taşıyan dış pazar hamleleri oluşturdu. Bu yıl elma rekoltesinin oldukça yüksek ve kaliteli seyrettiğine dikkat çekilerek, Mısır pazarının üretici için taşıdığı önem vurgulandı. Elma ticaretinin önünü açacak olan Mısır ile Serbest Ticaret Heyeti görüşmelerinin ve anlaşmalarının hızlandırılarak ivedilikle çözüme kavuşturulması gerektiği Bakan Yardımcısı Ağar'a iletildi. Görüşmenin sonunda Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı Isparta’da düzenlenecek olan Gül Festivali’ne davet etti. Elma Üreticisine Koruma ve Hal Kayıt Sisteminde Düzenleme Talebi Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile yapılan toplantıda ise yerli elma üreticisinin korunması ve dijital altyapı sorunları gündeme getirildi. Isparta elmasının pazar değerinin korunması adına elma ithalatının kesinlikle durdurulması gerektiği net bir dille ifade edilirken, Hal Kayıt Sistemi’nde (HKS) özellikle künye alışı ve künye işlemleriyle ilgili yaşanan sistemsel aksaklıkların giderilmesi için ivedilikle düzenleme yapılması istendi. Ankara temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Şahin, gösterdikleri yakın ilgi ve çözüm odaklı yaklaşımları için Ticaret Bakan Yardımcılarına teşekkür etti.

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu'' Haber

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağcaşar köyünde patates üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, “Üretiyoruz, sonuçta ise ürün depoda çürüyor. Bu durumu gören yok” dediler. Ağcaşar köyünde patates üreticisi Mustafa Işık patatesin değer bulamadığını, büyükşehirde yüksek fiyata satılan ürünün köyde 3 liraya bile alıcı bulamadığını ve yüzlerce ton ürünün çürümeye terk edildiğini anlattı. Depolarda dökme yada çuvallar dolusu patatesin beklediğini belirten Gürer, “Niğde’de bu yıl yine patates depoda kaldı. Yaklaşık 200 bin ton patates ne yazık ki çöp oldu. 2025 yılında patates tarlada tüccar gelmediği için üreticimiz bir umutla ürününü depolara kaldırdı. Ancak depoya kaldırılan patatesler için de alım gerçekleşmeyince ürünler çürümeye başladı” dedi. “BÜYÜKŞEHİRDE 20 LİRA, KÖYDE 3 LİRAYA ALICI YOK” Patates üreticisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “büyükşehirlerde kilosu en az 20 liraya satılan patates ya hayvan yemi oluyor ya çürüyor ya da sokağa atılarak tamamen değersiz hale geliyor. Oysa ülkemizde patates her alanda kullanılabilecek bir ürün. Yemeklik olur, sanayide kullanılır, işlenmiş ya da dondurulmuş gıdaya dönüştürülebilir. Ancak Niğde bölgesi yaklaşık 1 milyon ton patates yetiştiriyor ve bu patatesler çöp olmaktan kurtulamıyor” diye konuştu. Patates üretimiyle ilgili yıllardır aynı sorunların yaşandığını vurgulayan Gürer, “Patatesle ilgili daha önce çağrıda bulunmuştuk. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi alıma girsin, üretici mağdur edilmesin demiştik. 1999 yılında da yaklaşık 6,5 milyon ton patates üretiliyordu, bugün 2025’e geldik yine aynı miktarlarda üretim var. Nüfus artmasına rağmen patatesin yemeklik ya da sanayide kullanım alanı artırılmadığı için üretici ortada kalıyor. Küçük aile tipi işletmeler büyük sorun yaşıyor. Büyük şirketler bu işi kendi içinde koordine ediyor, onlar para kazanıyor ama üretici mağdur oluyor.” “ÜÇ YILDA BATTIM” Patates üreticisi Mustafa Işık ise yaşadığı ekonomik çöküşü anlattı. Çiftçiliğe umutla başladığını ancak kısa sürede büyük zarar ettiğini belirten Işık, “kendi işimde çok iyiydim ama bu süreçte battım. Bu iş artık toparlanmaz hale geldi,” dedi. Girdi maliyetlerinin katlandığını belirten Işık, özellikle gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “İki sene önce gübreyi 4 liraya alıyorduk, bu sene 22 liraya aldık. Eğer bu patatesin ihracatı olmazsa çiftçi ayakta duramaz. Kimse yardım etmiyor. Ürünü 10 ay depoda beklettim. Şimdi ‘Keşke satsaydın’ diyorlar ama alan yoktu. Şirketler çok büyük üretim yaptığı için bizim köylerde sıkıntı başladı,” ifadelerini kullandı. “200 TON PATATES ÇÖP OLDU” Mustafa Işık, depolardaki ürünlerin büyük bölümünün artık kullanılamaz hale geldiğini belirterek, “Benim burada yaklaşık 200 ton patatesim çöp oldu. Şu anda 100 ton kadar var. Bir kısmını dağıttım, bir kısmını hayvanlara verdim. Ağacaşar köyünde hemen her evde 50 ton civarında patates depoda duruyor. Adana’da yeni ürün başladı, bunlar artık tamamen çöp,” dedi. Yaptığı yatırımın da zarar olduğunu söyleyen Işık, “Ben bu depoyu yaklaşık 2 milyon maliyetle yaptım. Bu patatesi depoya koymanın bile bana 2 milyon zararı oldu. Elektrik parasını bile ödeyemedim” diye konuştu. “BU YIL EKMEYECEĞİM, HAMMALLIK YAPACAĞIM” Köyde başka üreticiler de aynı tabloyu yaşadıklarını anlattı. Bir üretici artık tarım yapmak istemediğini belirterek “Köylerin geneli aynı durumda. Bu yıl bir şey ekmeyeceğim, hammallık yapacağım. Çiftçi bu kadar zarar edince artık patates ekmeyecek gibi görünüyor. Çoğu mısıra döndü. Bu patatesi 3 liraya bile satamadık” dedi. “KÖYLERDE İCRALAR BAŞLADI” Üreticilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birinin kredi borçları olduğunu söyleyen Mustafa Işık, “Şu anda en büyük sıkıntı kredi. Küçük çiftçiye ÇKS yok diye kredi vermiyorlar. Çiftçinin yeniden ekim yapacak durumu kalmadı. Sosyal Güvenlik Kurumu borcun varsa kredi de çekemiyorsun. Kredi borçlarını ödeyebilmek için insanlar hayvanını satıyor. Köylerde icralar başladı. Tarlalar, evler bankalara geçti. Bazı evler satıldı, bazıları bankaların üzerinde duruyor. Özel bankalar daha da kötü davranıyor,” dedi. GÜRER: “BU MİLLİ SERVET ÇÖPE GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patates iri ve kaliteli. Büyükşehirlerde en az 20 liraya satılan ürün burada 3 liraya bile alıcı bulamıyor. Depodaki patates çöp olmuş durumda. Artık ancak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye çalışılıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’de yaşanan gıda israfına dikkat çeken Gürer, “Daha önce de iktidara seslendim. Bu milli servet sadece bir kişinin ürünü değil, ülkenin değeridir. Bunların çöp olmaması gerekiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun önemli bir kısmı da tarladan depoya gelip değer bulamayan ürünlerden oluşuyor. Buna mutlaka çözüm üretilmeli,” dedi. “ÇİFTÇİNİN CİĞERİ YANIYOR” Çiftçinin yaşadığı ekonomik yıkımı anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçinin ciğeri yanıyor. İcra geliyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor. Patatesten para kazanamıyor. Çoluk çocuk bir süre dayanıyorlar, sonra şehirlere gidip asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Oysa bu insanlar üretmeli. Çiftçilerin içine düşürüldüğü durum ülkenin geleceği açısından da büyük risk,” diye konuştu. Patates üreticisinin desteklenmemesi halinde tüketicinin de ağır bedel ödeyeceğini belirten Gürer, “Bugün üretici patates üretmese büyükşehirde yaşayan insanlar patatesin kilosunu 100 liraya almak zorunda kalırdı. Şu patates 3 liraya satılamaz mı? Bu ülkenin kamu kuruluşları ne için var? Tarım Kredi Kooperatifleri, Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden bu ürünü alsın. Alamayan fakir fukara vatandaşlara dağıtılsın,” dedi. “KİMSENİN KONUŞACAK HÂLİ KALMAMIŞ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerde yaşanan ekonomik çöküşün artık sosyal bir yıkıma dönüştüğünü belirterek, “Yıllardır bu insanlar aynı sorunu yaşıyor. Köy kahvesinde gördük, herkes aynı durumda. Kimsenin konuşacak hali kalmamış. Cepler boş, insanlar perişan. Özellikle kredi meselesi çiftçiyi çok sıkıştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu primini ödeyemeyen çiftçinin yakasına banka da yapışıyor. ‘Önce borcunu öde, sonra kredi verelim’ diyorlar. Peki bu insan borcunu nasıl ödeyecek? Ürettiği ürün bu haldeyken nasıl ayakta kalacak?” “KREDİ VERİYORLAR AMA NAKİT VERMİYORLAR” Mustafa Işık ise kredi sistemine tepki göstererek yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Ben krediye başvurdum. Kredi onaylanıyor ama parayı karta yatırıyorlar. Gübre al, yem al diyorlar. Benim nakit paraya ihtiyacım var. Bana kredi veriyorsan nakit vermen lazım. En büyük sorun bu. Ben bu işi yeniden krediyle çevirmek zorundayım.” “PATATES ARTIK HAYVAN YEMİ OLDU” Depolardaki ürünlerin artık hayvan yemi olarak değerlendirildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Gördüğünüz gibi depolardaki çuvallar adeta tarlanın içine taşınmış gibi duruyor. Patateste durum vahim. Bu ürün artık hayvan yemine dönüşmüş durumda” diye konuştu. Fransa örneği üzerinden tarımdaki plansızlığa dikkat çeken Gürer, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var ama Türkiye’den daha fazla süt alıyorlar. Çünkü hayvanın yemesi gereken kaliteli yemi veriyorlar. Bizde ise elde kalan patates hayvan yemi yapılarak hiç olmazsa zarar azaltılmaya çalışılıyor,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.