Hava Durumu

#Üretim Maliyetleri

Kırsal Haber - Üretim Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Orhan Sarıbal’dan "Yem" Tepkisi Haber

CHP’li Orhan Sarıbal’dan "Yem" Tepkisi

CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal, Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile yem üretiminde kullanılan premiks ve flake ürünlerindeki KDV istisnasının kaldırılmasına sert tepki gösterdi. Sarıbal, hayvancılık sektörünün bilinçli bir tasfiye süreciyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bu karar, üreticiye ‘çekil, biz ithal ederiz’ demektir” dedi. ​"KDV İstisnası Kaldırıldı, Maliyetler Katlandı" ​Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Sarıbal, yem fiyatlarına gelecek ek maliyetlerin üreticinin belini bükeceğini vurguladı. Yapılan düzenlemeyle bu ürünlerden artık %20 KDV alınacağını hatırlatan Sarıbal, “Bu karar, yem fiyatlarına ortalama %3 ek maliyet demek. Zaten taşınamaz olan yük, bu kararla birlikte sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Bu, Mehmet Şimşek’in ‘ithal et, borçlan, teslim ol’ diyen teslimiyet programıdır” ifadelerini kullandı. ​Hayvancılıkta "Kırmızı Alarm" Verileri ​Sarıbal, sektörün içinde bulunduğu krizin boyutlarını şu verilerle paylaştı: ​Maliyet Krizi: Hayvansal üretim maliyetlerinin %70’ini yem oluştururken, süt/yem paritesi 1,5’in altına düştü.​Hastalık ve Zarar: Şap hastalığının ekonomiye vereceği yıllık zararın 162 milyar TL olması öngörülüyor.​İthalat Bağımlılığı: Temel yem bileşenleri olan mısır ve soyada Cumhuriyet tarihinin rekor ithalat rakamlarına ulaşıldı.​Destek Kaybı: Hayvancılık desteklerinin tarımsal destekleme ödemeleri içindeki payı %17,7’ye geriledi.​"Üreticiyi Değil, İthalatı Seçtiler" ​İktidarın bilinçli bir siyasal tercihle üreticiyi tasfiye ettiğini savunan Bursa Milletvekili, enflasyonla mücadele adı altında çiğ süt fiyatlarının düşük tutulmasının üreticiyi sektörden kopardığını belirtti. Sarıbal, “Dövizdeki her dalgalanma maliyetleri yükseltirken, iktidar desteği artırmak yerine vergiyi artırıyor” dedi. ​Çözüm Önerileri: "Müdahale ve Sübvansiyon Şart" ​Sarıbal, hayvancılığın kurtulması için acil atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı: ​Yem fiyatları sübvanse edilmeli ve üretim maliyetleri düşürülmeli.​Yem hammaddelerinde yerli üretim payı artırılmalı ve meralar ıslah edilmeli.​Destekleme ödemeleri zamanında ve gerçekçi seviyelerde yapılmalı.​Et ve Süt Kurumu, piyasada dengeleyici rol oynayarak üreticiyi koruyan müdahale politikaları izlemeli.

Üretici Batıyor, Tüketici Et Alamıyor! Haber

Üretici Batıyor, Tüketici Et Alamıyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hayvancılık ve kırmızı et konusunda krizin büyüdüğünü, üreticiler derinleşen sorunlarla boğuşurken halkın da et tüketemez hale getirildiğini vurguladı. AKP iktidarının yüz binlerce hayvan ve tonlarca kırmızı et ithal ederek dışarıya 13 milyar dolar ödediğini anımsatan Barut, "Buna rağmen ne üretici rahat nefes almış, ne ülkenin hayvan varlığı artmış, ne et fiyatları düşmüş ne de tüketicinin ete erişimi kolaylaşmıştır" dedi. "DİŞİ HAYVANLAR BİLE KESİME GİDİYOR" Türkiye’de kırmızı et tüketiminin, artan fiyatlar ve derinleşen üretim sorunları nedeniyle sürekli gerilediğini aktaran Barut, "Kırmızı et tüketiminde yaşanan bu kara tablo, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur" diye konuştu. Kırmızı et fiyatlarındaki artışın temel nedenlerine işaret eden Barut, "Hızla artan üretim maliyetleri, yetersiz tarımsal destekler, ithalata dayalı hayvancılık politikaları ve üreticiyi korumayan piyasa düzenlemeleri sorunu büyütüyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli hayvan yetiştiricileri, artan maliyetlere rağmen emeğinin karşılığını alamıyor, eti ve sütü para etmezken dişi hayvanlar dahi kesime gidiyor, çiftçimiz de üretimden çekiliyor" şeklinde konuştu "ESK YETERSİZ, İTHALAT GEREKSİZ" Kamusal açıdan düzenleyici kurum olarak görev yapması gereken Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) mağduriyet yarattığını bildiren Barut, şöyle devam etti. "ESK'nin uyguladığı kesim ve alım fiyatları, küçük üreticiler açısından ciddi bir mağduriyet yaratıyor. ESK tarafından açıklanan kesim fiyatları, birçok bölgede üretim maliyetlerinin altında kalmakta, küçük üreticileri zarara zorlayarak ve üretim dışına iterken özellikle büyük işletmeler lehine bir piyasa yapısı oluşmasına neden oluyor. Küçük üretici, hayvanını zararına kestirmek zorunda bırakılıp mağdur olurken hayvancılığı bırakıyor. Yıllardır sürdürülen canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı politikaları da, yerli üretimi baskılıyor. 2010 yılından bu yana Türkiye yaklaşık 11 milyon baş canlı hayvan ve 500 bin tonu aşacak şekilde kırmızı et ithal etmiş, 13 milyar dolar ödenmiştir. Son yıllarda ithalat artmış, 2025 yılı içerisinde 505 bin büyükbaş, 19 bin küçükbaş ithalatı yapılmış, 50 bin tonu aşkın kırmızı et ithalatı yapılmıştır. 2025 yılı için 1.2 milyar dolara yakın paramız dışarıya gitmiştir. Buna rağmen ne üretici rahat nefes almış, ne hayvan varlığı artmış, ne et fiyatları düşmüş ne de tüketicinin ete erişimi kolaylaşmıştır. İthalat adımları üretimi, üreticiyi, tüketiciyi ve ülke ekonomisini zarar sokmuştur." ÇÖZÜM İÇİN ÖNERİLERİNİ SIRALADI Et ve Süt Kurumu'nun uygulamalarına, iktidarın tarım ve hayvancılık politikaları ile ithalat dayatmasına tepki gösteren Barut, şunları kaydetti: "İktidarın bu sene içinde şimdilik 450 bin büyükbaş ve 70 bin ton kırmızı et ithalatı yapacağı öngörülüyor. Tarımı ve hayvancılığı bitirmeye yeminliler gibi destek vermeyerek, üstüne ithalat politikalarıyla birlikte ESK’nin düşük alım fiyatları ve yetersiz müdahalesi gözetildiğinde tablo daha da kötüleşiyor. Küçük üretici üretimden kopuyor, hayvan varlığı azalıyor, halkımız ise yüksek fiyatla karşı karşıya kalıyor. Yemden samana tüm maliyetler katlanırken, üreticinin eti ve sütü para etmiyor ama borcu sürekli katlanarak artıyor. Bu yaşananlar ve dayatılanlar hayvancılığı sürdürülemez hale getiriyor, ülke hayvancılığı tümüyle dışa bağımlı hale getiriliyor. Şap salgınında yaşandığı gibi bu iktidar çözüm üretmiyor, aksine büyütüyor. Çözüm için ise derhal ithalata dayalı hayvancılık politikaları son bulmalıdır. ESK’nin kesim ve alım fiyatları, üretim maliyetlerini esas alıp üretici lehine revize edilmeli, küçük ve orta ölçekli üretici korunmalı, yemden veterinerlik hizmetlerine dek diğer tüm girdilerde maliyet düşürücü yapısal önlemler alınmalıdır. Sorunlara çare olmayıp aksine büyüten destekleme politikaları da işlevsel, gerçekçi ve sürdürülebilir hale getirilmelidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.