Hava Durumu

#Yerel Üretici

Kırsal Haber - Yerel Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’nın Kırsal Kalkınma Modeli Türkiye’ye Örnek Oldu Haber

Ankara’nın Kırsal Kalkınma Modeli Türkiye’ye Örnek Oldu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle düzenlenen "Tarım ve Gıda Güvenliği Saha Ziyaretleri" programında, Başkent’in kırsal kalkınma ve tarımsal üretim projeleri Türkiye’nin dört bir yanından gelen belediye yöneticilerine tanıtıldı. Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen belediye temsilcileri ve uzmanlar, Ankara’nın tarımsal ticaret, ürün işleme, kooperatifçilik ve yerel üretici desteklerine yönelik başarı hikâyelerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Üç gün süren yoğun program kapsamında; üretimden pazarlamaya, akıllı sulamadan kadın emeğinin desteklenmesine kadar kırsal kalkınmanın tüm aşamaları saha gezileriyle paylaşıldı. 3 Günlük Saha Ziyaretinde Başkent Projeleri Yerinde İncelendi Başkent Ankara’nın güçlü bir tarım kenti kimliğini öne çıkaran program süresince katılımcı heyet, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü vizyon projeleri yerinde inceledi. Ziyaret edilen stratejik merkezler ve kooperatifler şunlar oldu: Çubuk Ürün İşleme Tesisi: Tarımsal ürünlerin katma değerli hale getirilmesi süreçleri. Gölbaşı ATA Çiftliği & ANFA Seraları: Yerli tohum, fide üretimi ve modern seracılık uygulamaları. Polatlı Ticaret Borsası: Tarımsal ticaret, borsa mekanizmaları ve üretici odaklı satış sistemleri. Ayaş Akkaya Kadın Kooperatifi Salça Fabrikası: Kadın istihdamı ve yerel kooperatifçilik modelleri. Beypazarı Bostancılar Kooperatifi & Yaşayan Köy Açık Hava Müzesi: Kırsal turizm, geleneksel tarım ve kooperatif dayanışması. Katılımcılara ayrıca sunumlar eşliğinde gübre, tohum, mazot ve ekipman destekleri gibi üreticinin maliyetlerini düşüren Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı projeleri hakkında detaylı bilgi aktarıldı. Ahmet Mekin Tüzün: “Çiftçinin Gönlüne Girmek İçin Sahada Olmalıyız” Belediyeler arasında deneyim ve bilgi paylaşımını artırmayı hedeflediklerini belirten Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, Başkent’in tarımsal potansiyeline dikkat çekti. Tüzün, tarımda başarının anahtarının saha varlığı ve doğrudan iletişim olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Çiftçinin gönlüne girmek için sahada olmanız lazım. Hedefimiz; üreticinin bize en kısa yoldan ulaşabilmesi, bizim de sorunları yerinde çözebilmemizdir. Bunun için üreticilerimizle doğrudan iletişim kurabileceğimiz alternatif kanallar oluşturduk. Bu saha ziyaretleriyle ABB’nin uygulama yöntemlerini diğer belediyelerimize aktararak Türkiye genelinde kırsal kalkınma hamlelerine katkı sunmayı amaçlıyoruz." Türkiye Genelinde Kırsal Kalkınmaya Yeni Bir Bakış Açısı Program sonunda katılımcı belediye temsilcileri, Ankara'da edindikleri tecrübe ve uygulama modellerini kendi illerinde hayata geçirmek üzere önemli veriler elde ettiklerini ifade etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticiyi destekleyen ve sürdürülebilir gıda güvenliğini odağına alan projeleriyle Türkiye genelindeki yerel yönetimlere ilham vermeye devam ediyor.

1.Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali Sona Erdi Haber

1.Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali Sona Erdi

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin köklü bağcılık kültürünü, zengin gastronomi mirasını ve yerel değerlerini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla düzenlenen 1. Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, üç gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerin ardından sona erdi. Festivalin son gününde şef masaları, atölyeler, gastronomi söyleşileri, yarışmalar, halk oyunları ve Erkan Özkan konseri düzenlenirken, kapanış seremonisiyle üç günlük festival programı tamamlandı. Süleymanpaşa Sahil Dolgu Alanı’nda gerçekleştirilen festivalin son gününde de Tekirdağ’ın yerel lezzetleri, üretim değerleri ve bağcılık kültürü farklı etkinliklerle ziyaretçilerle buluştu. Gün boyunca müzik, dans ve eğlencenin eksik olmadığı festival alanında aerodans gösterisiyle başlayan program, şef masaları, atölyeler, yarışmalar ve söyleşilerle devam etti. Gün içerisinde etkili olan yoğun yağmura rağmen vatandaşlar festivale ilgi göstermeyi sürdürdü. ŞEFLERDEN TEKİRDAĞ LEZZETLERİNE FARKLI YORUMLAR Festivalin son gününde gerçekleştirilen Şef Masası etkinliklerinde, Türkiye’nin yanı sıra Makedonya’dan gelen şefler Tekirdağ’ın yerel ürünlerini farklı mutfak yorumlarıyla ele aldı. Şef Furkan Burak Ünal çikolata temperleme tekniğiyle çikolatalı üzüm hazırlarken, Makedonyalı Şef Eftim Angelov teleşka çorbası, dana çorbası, tavçe gravçe so kebap (kuru fasulye köfte) ve gulaş sundu. Sergen Özen Tekirdağ köftesi, Dilara Başaran kaçamak, Emre Ün biberli ekşimikli tava böreği, Batuhan Bayır ise çene çarpan çorbası hazırladı. Şef Arda Kocabaş da Tekirdağ’ın yerel lezzetlerinden ilhamla hazırladığı farklı yorumları ziyaretçilerle buluşturdu. Leblebi helvası, boza ve üzüm gibi yerel ürünlerden yararlanarak hazırladığı çalışmaları sunan Kocabaş, aynı zamanda Yağmur İlgün’ün moderatörlüğündeki “Kaybolanı Yakalamak, Bir Coğrafyanın Hafızası Sofrada Nasıl Yaşar?” başlıklı söyleşide gastronomi kültürünün geçmişten geleceğe aktarılması üzerine değerlendirmelerde bulundu. CANDAN BAŞKAN MİNİK ŞEFLERİN HEYECANINA ORTAK OLDU Festivalin son gününde alan ziyaretlerini sürdüren Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, yerel üretici stantlarını gezerek üreticilerle bir araya geldi ve ürünler hakkında bilgi aldı. Minik Şefler Atölyesi’ni de ziyaret eden Candan Başkan, burada çocukların çalışmalarını izleyerek heyecanlarına ortak oldu. Çocukların gastronomi kültürüyle erken yaşta tanışmasına yönelik atölye, festivalin renkli etkinliklerinden biri oldu. Festival alanında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yüceer, "Festivalimizin son gününde de hemşehrilerimizle hep birlikteyiz. Üreticilerimizin stantlarını ziyaret ettik, Minik Şefler Atölyesi’nde çocuklarımızın heyecanına ortak olduk. Tekirdağ Köftesi Yeme Yarışması’nda ise yarışmacılarımızın tatlı rekabetini izledik. Tekirdağ’ımızın gastronomi değerlerini ve bağcılık kültürünü dünyaya tanıtmak adına attığımız bu adımın gururunu yaşıyoruz. Önümüzdeki yıllarda çok daha büyük organizasyonlarla Tekirdağ’ımızın zenginliklerini ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Festivalimize katılan, bu güzel buluşmaya katkı sunan tüm hemşehrilerime ve paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. EN İYİ ÜZÜMLÜ TATLI İÇİN YARIŞTILAR “Tekirdağ Sofrası Üzümlü Tatlılar Yarışması”nda da birbirinden farklı tarifler yarıştı. Şeflerden oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından Nadide Altın birinci, Gönül Ayan ikinci, Aleyna Aksoy ise üçüncü oldu. Yarışmada birinciye çelik tencere seti, ikinciye düdüklü tencere, üçüncüye ise çaydanlık hediye edildi. Dereceye giren yarışmacıların ödülleri şefler tarafından takdim edildi. TEKİRDAĞ KÖFTESİ İÇİN NEFES KESEN MÜCADELE Festivalin son gününün en heyecanlı etkinliklerinden biri, Tekirdağ’ın coğrafi işaretli lezzetlerinden Tekirdağ köftesinin tanıtımı amacıyla düzenlenen Tekirdağ Köftesi Yeme Yarışması oldu. Yoğun ilgi gören yarışmada kura çekimiyle belirlenen 10 yarışmacı, bir dakika içerisinde önlerine konulan 30’ar adet Tekirdağ köftesini tüketmek için mücadele etti. Vatandaşların geri sayımıyla başlayan yarışmada renkli görüntüler yaşanırken, yarışmacıların mücadelesi izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Yarışmanın sonunda Hüseyin Erdem birinci, Nadide Altın ikinci, Ömer Altın üçüncü oldu. Birinciye çeyrek altın, ikinciye gram altın, üçüncüye ise yarım gram altın ödül verildi. Hüseyin Erdem’in ödülünü Candan Başkan, Nadide Altın’ın ödülünü Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Ömer Altın’ın ödülünü ise Genel Sekreter Yardımcısı Erdin Eral takdim etti. ROMAN DANSLARI VE ERKAN ÖZKAN KONSERİYLE FİNAL Festivalin akşam programı, konser öncesinde gerçekleştirilen halk oyunları gösterisiyle başladı. Roman danslarının da yer aldığı gösteriyi vatandaşlar ilgiyle izledi. Ardından sahne alan Erkan Özkan, seslendirdiği şarkılarla Tekirdağlılara keyifli bir akşam yaşattı. Yağmura rağmen festival alanını dolduran vatandaşlar konser boyunca şarkılara eşlik etti. Konserin ardından yapılan kapanış seremonisiyle birlikte üç günlük festival programı tamamlandı. ÜÇ GÜN BOYUNCA TEKİRDAĞ’IN SOFRASI KURULDU İlk kez düzenlenen 1. Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, Tekirdağ’ın gastronomi mirasını, köklü bağcılık kültürünü ve yerel üretim değerlerini aynı çatı altında buluşturdu. Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya’dan şeflerin katıldığı festivalde; Şef Masaları, gastronomi söyleşileri, Minik Şefler Atölyeleri, yemek yarışmaları, Kınalı Yapıncak yarışması, üretici stantları, halk oyunları ve konserler gerçekleştirildi. Festivalin onur konuğu, Türk sinemasının efsane ismi Türkan Şoray da açılış programında Candan Başkan ile birlikte mutfağa girerek asma yaprağında Tekirdağ köftesi hazırladı. Tekirdağ’ın köftesinden üzümlü tatlılarına, sini mantısından yerel üzüm çeşitlerine uzanan çok sayıda değer, festival boyunca farklı sunum ve etkinliklerle ziyaretçilerle buluştu. Üç gün boyunca müzik, dans, gastronomi ve kültürle dolu anların yaşandığı festivalde, yoğun yağmura rağmen Tekirdağlıların ilgisi ve katılımı son ana kadar sürdü. Tekirdağ’ın lezzetini, emeğini, üretimini ve bağcılık kültürünü aynı sofrada buluşturan 1. Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, üç gün boyunca yaşanan buluşmaların ardından sona erdi. Tekirdağ’ın gastronomi ve bağcılık kültürünü uluslararası platforma taşımayı hedefleyen festival kapsamında, 5-9 Ekim tarihleri arasında Türkiye Bağcılık ve Teknoloji Sempozyumu da uluslararası katılımla gerçekleştirilecek.

Ata Tohumları Çeşme’nin Topraklarında Çoğalıyor Haber

Ata Tohumları Çeşme’nin Topraklarında Çoğalıyor

Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, ilçeye özgü tarımsal ürünlerin korunması, çoğaltılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Ovacık Mahallesi’ndeki Ata Tohumu Üretim Tarlası’nı ve son hazırlıkları tamamlanan Tıbbi Aromatik Anaç Bahçesi’ni ziyaret eden Başkan Denizli, sürdürülebilir üretim ve yerel üretici desteğinin önemine dikkat çekti Çeşme Belediyesi, ilçenin tarımsal mirasını korumak ve yerel üretimi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, belediye tarafından yürütülen tarımsal üretim çalışmalarını yerinde inceleyerek Ovacık Mahallesi’ndeki Ata Tohumu Üretim Tarlası ile son hazırlıkları tamamlanan Tıbbi Aromatik Anaç Bahçesi’ni ziyaret etti. Ata tohumları Çeşme’nin topraklarında çoğalıyor Ata Tohumu Yaygınlaştırma Projesi kapsamında üretim kapasitesini her geçen yıl artıran Çeşme Belediyesi, 2024 yılında 50 bin adet olan sebze fidesi üretimini 2026 yılında 80 bin adede çıkardı. Ovacık Mahallesi’nde 13 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen üretimde Çeşme kavunu başta olmak üzere domates, biber, patlıcan, acur, yerli karpuz, kınalı bamya, beyaz soğan, yerli susam, yerli nohut ve kara yulaf gibi ürünler yetiştiriliyor. Menemen Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden temin edilen coğrafi işaretli Çeşme Kavunu tohumu da üretim tarlasında çoğaltılarak elde edilen tohumlar yerel üreticilerle paylaşılıyor. Üretim sürecinde münavebe ve biyolojik mücadele yöntemlerinden yararlanılarak doğal dengenin korunması ve pestisit kullanılmadan sağlıklı, güvenilir ürün elde edilmesi hedefleniyor. Tıbbi ve aromatik bitkiler koruma altına alınıyor Başkan Denizli’nin ziyaret ettiği bir diğer alan olan 650 metrekarelik Tıbbi Aromatik Anaç Bahçesi ise Çeşme’de yetişen tıbbi ve aromatik bitkilerin genetik özelliklerinin korunması, sağlıklı ve kaliteli çoğaltım materyali elde edilmesi ve türlerin devamlılığının sağlanması amacıyla oluşturuldu. Toplam 26 bitki yatağında 36 farklı bitki türünün yer aldığı bahçenin aynı zamanda üreticiler, öğrenciler, araştırmacılar ve ziyaretçiler için uygulamalı eğitim ve bilgi paylaşım alanı olarak hizmet vermesi hedefleniyor. Bahçedeki bitkilerin Türkçe ve Latince adları ile familyalarını içeren tanıtım levhaları da ziyaretçilere rehberlik edecek. Denizli: “Toprağımızın değerlerini geleceğe taşıyoruz” Çeşme’nin yalnızca turizmiyle değil, bereketli toprakları ve kendine özgü tarımsal değerleriyle de önemli bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Başkan Lâl Denizli, şunları söyledi: “Çeşme’mize özgü ürünleri korumak, çoğaltmak ve üreticilerimizle buluşturmak için emek verdiğimiz Ovacık Mahallemizdeki üretim tarlamızı ve son hazırlıklarını tamamladığımız Tıbbi Aromatik Anaç Bahçemizi ziyaret ettik. Ata tohumlarımızdan Çeşme Kavunumuza, tıbbi ve aromatik bitkilerimize kadar toprağımızın bize sunduğu değerleri korumayı çok önemsiyoruz. Yerel üretimi güçlendiren, çiftçilerimizi destekleyen ve bu zenginliği gelecek kuşaklara taşıyan çalışmalarımızı büyüterek sürdüreceğiz.” Çeşme Belediyesi, sürdürülebilir tarım anlayışı doğrultusunda toprağın verimliliğinin korunması, doğal kaynakların bilinçli kullanılması ve yerel çeşitlerin üretimdeki devamlılığının sağlanmasına yönelik çalışmalarına devam edecek

Anadolu’nun Yöresel Şöleni YÖREX Başlıyor Haber

Anadolu’nun Yöresel Şöleni YÖREX Başlıyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) desteğiyle 17 yıl önce başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), 22 Nisan Çarşamba günü ziyaretçilere kapılarını açacak. 26 Nisan’a kadar 5 gün devam edecek YÖREX’te tam bir Anadolu şöleni yaşanacak. MEMLEKET HASRETİ ÇEKENLERİ YÖREX’E BEKLİYORUZ ATB Başkanı Ali Çandır, Anadolu’nun yöresel şöleni YÖREX’in 22- 26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleneceğini belirtirken, kuzeyden güneye, doğudan batıya Anadolu’nun 7 bölgesinin YÖREX’te yer alacağını söyledi. Kayseri’nin pastırmasından Gaziantep Baklavasına, Trabzon Tereyağından Tokat Basmasına, Erzurum Oltu Taşından Döşemealtı Halısına, Afyonkarahisar Sucuğundan İzmir Şambalisine, Edirne Ciğerinden Ağrı Balına kadar yüzlerce ürünün YÖREX'te ziyaretçiyle buluşacağını kaydeden Çandır, “Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e bekliyoruz” dedi. AÇILIŞTA ANADOLU ATEŞİ OLACAK, GİRİŞ ÜCRETSİZ Bu yıl YÖREX’e 70 il ve 500 civarında katılımcının katılımının beklendiğini belirten Çandır, ziyaretçi sayısını 400 bin olarak hedeflediklerini söyledi. Çandır, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek açılışta Anadolu Ateşi’nin gösterisi sunacağını kaydetti. YÖREX’e girişin ücretsiz olduğunu vurgulayan Çandır, “Her gün sabah 10.00'dan akşam 20.30'a kadar fuarımız açık olacak” dedi. Çandır, YÖREX’in açılışında Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret Tescili alan kurumlara plaket takdim edileceğini kaydetti. ÇOCUKLAR YÖREX’İ GÖRSÜN Anadolu’nun yöresel zenginliğini özellikle çocukların ve gençlerin görmesi gerektiğini vurgulayan Başkan çandır, “YÖREX'e gelen ziyaretçiler mutlaka çocuklarını da getirsin. Çünkü bu zenginlikle çocuklarımızı, gençlerimizi tanıştıramazsak bu ürünlere talebi artıramayız, bu ürünlerin üretimini tetikleyemeyiz. Annelerimizden, babalarımızdan çocuklarıyla birlikte YÖREX'e gelmelerini bekliyoruz” diye konuştu. İKİLİ GÖRÜŞMELER TİCARETE İVME KAZANDIRACAK Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te TOBB’un organizasyonuyla B2B görüşmeleri olacağını belirten Çandır, “İkili görüşmelerde büyük market zincirleri ve e-ticaret siteleriyle yerel üreticiler bir araya gelecek, iş bağlantıları sağlanacak. Küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üretici YÖREX’te yan yana gelecek. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX'te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz” diye konuştu. KRİZDE ORTAYA ÇIKAN CAN SUYU ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX'in 2008 ekonomik krizi döneminde TOBB'un "Kriz varsa çare de var" kampanyası kapsamında ortaya çıktığını belirtirken, “Biz de 14 bin yıllık Anadolu birikimine güvenerek, medeniyetlerden süzülüp gelen, kıyıda köşede kalmış yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmak için Yöresel Ürünler Fuarı’nı hayata geçirdik. 'Sizin oraların nesi meşhur' dedik” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYISI 109'DAN BİN 837'YE ÇIKTI YÖREX’in başladığı 2010 yılında Türkiye’de 109 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu hatırlatan Çandır, bugün bu sayının 1837'ye ulaştığını, 848 yöresel ürünün de tescil için beklediğini kaydetti. Coğrafi işaretli ürünlerin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini taşıyan büyük bir ekonomik değer olduğunu vurgulayan Çandır, bu değerin ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. 200 MİLYAR DOLARLIK COĞRAFİ İŞARET PASTASI Avrupa Birliği nezdinde tescil süreçlerinin sürdüğünü belirten Çandır, “Dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretli ürün piyasasından pay almak için Avrupa Birliği'nde tescillerimize başladık. Şu anda 46 ürünümüz Avrupa Birliği'nde tescil edildi, 40 ürünümüzün süreci devam ediyor. Yine 500 yıldır dünyanın her yerinde Türk kahvesi olarak içilen Türk kahvesi de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından geleneksel ürün adı olarak tescillendi” diye konuştu. 13 FUARDA 2,5 MİLYONU AŞKIN ZİYARETÇİ Yöresel Ürünler Projesi’nin başladığı 17 yıllık dönemde önemli bir birikim ortaya konulduğunu ifade eden Çandır, “O günden bugüne 13 fuar gerçekleştirdik. Bu 13 fuarımıza 5 bin katılımcı katıldı. 2,5 milyonun üzerinde kişi fuarımızı ziyaret etti. 81 ilimizin Kuzey Kıbrıs'la birlikte ürünlerini bu platformda insanlarımızla buluşturdu” dedi

Eskişehir’in Gururu Halk Süt: 2025 Yılında Üretim Rekoru Kırıldı! Haber

Eskişehir’in Gururu Halk Süt: 2025 Yılında Üretim Rekoru Kırıldı!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Mahmudiye’de hayata geçirdiği Halk Süt İşleme Tesisi, hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan modeliyledir 2025 yılına damga vurdu. Sağlıklı, ekonomik ve güvenilir süt ürünlerini Eskişehirlilerin sofrasına ulaştıran tesis, sosyal belediyecilik anlayışının en güzel örneklerinden biri olmayı sürdürüyor. Halk Süt'ten 2025 Yılında Dev Rakamlar: 300 Bin Litreyi Aştı! Eskişehir halkının yoğun ilgi gösterdiği Halk Süt projesi, 2025 yılı faaliyet raporuyla başarısını kanıtladı. Yıl boyunca gerçekleştirilen satış rakamları, projenin şehir ekonomisi ve halk sağlığı üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor: 300 Bin Litre: Toplam süt satışı. 28 Bin Adet: Geleneksel yöntemlerle üretilen yayık tereyağı. 50 Bin Adet: Taze peynir ve lor peyniri satışı. Kalite ve Hijyen Modern Laboratuvarlarla Güvence Altında Üretim süreçlerinin her aşamasında titizlikle hareket edildiğini belirten Halk Süt İşleme Tesisi Üretim Şefi Hakan Akyel, önceliklerinin çocukların sağlıklı gelişimi olduğunu vurguluyor. Modern laboratuvarlarda yapılan testlerle sütün doğallığı korunurken, besin değerlerinden ödün verilmeden hijyenik paketleme yapılıyor. Başkan Ayşe Ünlüce: "Sosyal Belediyecilikle Üreticinin ve Halkın Yanındayız" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin vizyonuyla şekillenen proje, çiftçiden alınan sütü doğrudan vatandaşa ulaştırıyor. Bu model sayesinde: Yerel Üretici Kazanıyor: Üreticinin emeği değer buluyor, sütü doğrudan tesis tarafından alınıyor. Tüketici Ekonomik Gıdaya Ulaşıyor: Vatandaşlar piyasa koşullarının çok altında fiyatlarla, yüksek kaliteli süt ve süt ürünlerine erişebiliyor. Vatandaşın Öncelikli Tercihi: Halk Süt Noktaları Satış noktalarından alışveriş yapan Eskişehirliler, ürünlerin lezzetinden ve fiyat politikasıyla bütçelerine katkı sunmasından oldukça memnun. Özellikle tereyağı ve peynir çeşitleri, doğallığı nedeniyle sofraların vazgeçilmezi haline gelmiş durumda. Eskişehir Halk Süt Hakkında Sıkça Sorulanlar Halk Süt ürünleri nerede satılıyor? Eskişehir genelindeki belirlenmiş Halk Süt satış noktalarından ürünlere ulaşabilirsiniz. Ürünler neden ekonomik? Aracıları aradan çıkararak sütü doğrudan üreticiden alıp işlediği için maliyet avantajı vatandaşa yansıtılıyor. Hangi ürünler mevcut? Günlük süt, yayık tereyağı, taze peynir ve lor peyniri çeşitleri sunuluyor.

YÖREX Kapılarını Nisan Ayında Açıyor Haber

YÖREX Kapılarını Nisan Ayında Açıyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde yapılacak. “Sizin Oraların Nesi Meşhur” sloganıyla düzenlenecek YÖREX, Anadolu’nun coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerini Antalya’da bir araya getirecek. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ANTALYA’DA BULUŞACAK Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB’un desteğiyle yerel ve yöresel ürünlere sahip çıkmak, kaybolmaya yüz tutmuş ürünleri gün yüzüne çıkarıp ekonomiye kazandırmak için 17 yıl önce Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçirdiklerini anımsatırken, proje kapsamında Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenlediklerini kaydetti. Çandır, YÖREX’i bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleyeceklerini belirtti. Yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu, kırdan kente göçü engellemenin yolunun yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurgulayan Çandır, “Yöresel ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan, hem de kültürel zenginliğimizi gelecek kuşaklara aktaran mirasımızdır. Yöresel Ürünler Projemiz ve YÖREX’in ana hedefi bu mirasa sahip çıkmaktır” diye konuştu. YÖREX, YEREL ÜRETİCİ İLE KÜRESEL ALICIYI BULUŞTURUYOR Milli ekonomi, yerel üretimin ön plana çıktığı bir dönemde YÖREX’in daha da önem kazandığını kaydeden Ali Çandır, “Anadolu’nun tüketim alışkanlıklarını yerli üretimle buluşturduğumuzda kendi değerlerimizi tüketir, istihdamı büyütür, ekonomiyi canlandırırız” dedi. Başkan Ali Çandır, YÖREX’te TOBB organizasyonuyla yapılan ikili görüşmelerde büyük market zincirleri ve -e ticaret siteleriyle yerel üreticilerin bir araya geldiğini ve iş bağlantıları sağladığını anımsatırken, bu yıl da küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üreticinin B2B görüşmeleriyle yan yana geleceğini kaydetti. Çandır, “Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz” dedi. 10 BİN METREKAREDE BİNLERCE ÜRÜN YÖREX’in 10 bin metrekarelik alanda, 5 gün boyunca binlerce ürünü ziyaretçilerle buluşturacağını belirten Ali Çandır, fuara oda ve borsalar, kalkınma ajansları, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan yoğun katılım olacağını söyledi. Çandır, coğrafi işaretli ürünlerin büyük çoğunluğunun tarım ve gıda ürünleri olduğuna dikkat çekerken, Tarım ve Orman Bakanlığı ve teşkilatının da YÖREX’e katılımını beklediklerini söyledi. Çandır, “YÖREX, bu yıl da Anadolu’nun dört bir yanından gelen değerlerin ve yöresel ürünlerin buluşma noktası olacak” dedi. Çandır, YÖREX’e girişin ücretsiz olacağını belirtti. YÖREX’TEN SONRA Cİ’Lİ ÜRÜN SAYISI 1810 OLDU Coğrafi işaretli ürünlerin önemine de değinen Çandır, YÖREX’in başladığı dönemde 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısının bugün 1810’a ulaştığını, 873 yöresel ürünün ise tescil beklediğini kaydetti. YÖREX sayesinde coğrafi işaret farkındalığının arttığını belirten Çandır, Türkiye’nin 44 yöresel ürününün Avrupa Birliği’nde tescil edildiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.