Hava Durumu

#Zirai Don

Kırsal Haber - Zirai Don haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirai Don haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Mazot Fiyatı 92.50 TL'ye Fırladı, Çiftçi Nasıl Üretecek?" Haber

CHP'li Gürer: "Mazot Fiyatı 92.50 TL'ye Fırladı, Çiftçi Nasıl Üretecek?"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe üretim artışının çiftçi refahına yansımadığını belirterek yüksek girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları, artan borç yükü ve yetersiz tarımsal desteklerin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Gürer, 2006-2026 döneminde çiftçiye verilmesi gereken destek ile gerçekleşen destek arasında 1 trilyon 630 milyar 523 milyon liralık fark bulunduğunu belirtti. ÜRETİM ARTTI AMA ÇİFTÇİNİN REFAHI ARTMADI 2025 yılında kuraklık ve zirai don nedeniyle bitkisel ve bahçe üretiminde 2023 yılı üretimine göre yaklaşık 20 milyon ton ürün kaybı yaşandığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında iklim koşullarının daha olumlu seyretmesiyle üretimde artış yaşandığını ancak bunun üretici gelirlerine yansımadığını söyledi. Gürer, “2025 yılı bitkisel üretim ve bahçe üretiminde 2023 yılına göre yaklaşık 20 milyon ton civarında ürün kaybı oluşmuştu. Çünkü kuraklık ve zirai don önemli ölçüde üretime zarar vermişti. 2026 yılı ise iklim açısından 2025'e göre daha iyi koşullarda oluştu ve bunun yansıması verimde, rekoltede, üretim artışı olarak ortaya çıktı. Ancak üretim artışının çiftçi refahına katkısı umuluyordu öyle olmadı. Kamu tarafından açıklanan alım fiyatları düşük tutuldu ve bir yerde üretici tüccara mahkûm edildi” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, alım şartlarının da üreticinin elindeki ürünü gerçek değerinin altında satmasına neden olduğunu belirterek, “Alım fiyatlarının düşük olmasının ötesinde, alım şartlarının kamu alımlarında kurallara bağlanması, tarlaya gelen tüccarın daha düşük fiyatını çiftçinin tercih etmesine neden oldu” dedi. ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ SATIP BANKAYA BORCUNU ÖDÜYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en önemli sorunlarından birinin borçluluk olduğunu, çiftçinin üretim yapmak için kredi kullanmak zorunda kaldığını belirterek, “1 trilyon 511 milyar liraya ulaşan kredi borçlarından dolayı çiftçinin tarladaki ürününü hemen satıp paraya çevirerek bankaya kredi borcunu ödemek zorunda kaldığı bir süreç yaşandı. Ama bazı ürünlerde tarlada da ürün önemli ölçüde kaldı ve bu da yine çiftçiler için yeni sorunlu bir süreci yarattı” dedi. ÜRETİCİ AÇIKLANAN FİYATLARDAN MEMNUN OLMADI İncirden üzüme, fındıktan buğdaya, domatesten narenciyeye ve çaya kadar birçok üründe açıklanan fiyatların üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle üzümde geçen yılın altında fiyat açıklanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Gürer, “Açıklanan alım fiyatları incirde, üzümde, fındıkta, buğdayda, domateste, narenciyede ve çayda üreticileri mutlu etmedi. Bir yıl önceki alım fiyatı dikkate alındığında mevcut enflasyonun altında bu yıl ürüne alım rakamlar verilirken özellikle üzümde geçen yılın altında bir fiyat açıklandı. Bu durumda gelirinin bu yıl daha iyi olacağını düşünen çiftçimiz hüsrana uğradı. Karpuzun turfandası para etti ama son hasat o da tarlada kaldı” şeklinde konuştu. ŞEKER PANCARI FİYATI HÂLÂ AÇIKLANMADI Şeker pancarının sözleşmeli üretim açısından özel bir öneme sahip olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin kampanya döneminde fiyatın açıklanmasını beklediğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin münavebeli ekim yaptığı, sözleşmeli tarım olarak da çiftçiyi en azından alım garantili gördüğü şeker pancarı ile ilgili de her yıl 20 Eylül'de başlayan kampanya dönemi içinde ya da o ayın sonunda açıklanan şeker pancarı fiyatı şu ana kadar açıklanmadı.” Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı üretildiğini belirten Gürer, bu yıl da yaklaşık 22 milyon ton üretim beklendiğini ifade etti. Şeker tüketiminin yıllık 2 milyon 700 bin ile 2 milyon 900 bin ton arasında değiştiğini belirten Gürer, geçen yıldan bu yıla yaklaşık 700 bin ton stokla girildiğini söyledi. ŞEKER PANCARI ÇİFTÇİSİ BEKLİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticisi sayısının gerilediğini ve üreticinin maliyetler nedeniyle sektörden çekildiğini belirtti. Gürer, “Şeker pancar üreten Çiftçi sayımız yıllar öncesi 350 binlerdeyken 83 binlere kadar geriledi. Bu yıl 90 bin civarında bir şeker pancarı çiftçisi varlığından söz ediliyor. Şeker pancarının 2026 yılında, yani hasat edilecek ürünün tohumu, 6 dekar için 40 bin lira civarında bir fiyata sahip. Dekara 8 ton pancar elde ediliyor. Klasik tohum 10 bin lira civarında olmasına rağmen doğal olarak üretici verimi daha iyi olduğu için 40 bin lira olan tohumu kullanıyor” dedi. BİR DEKARIN SULAMA MALİYETİ 25 BİN LİRAYA ULAŞTI Şeker pancarında sulama maliyetinin de üreticiyi zorladığını belirten Gürer, “Sulama suyu maliyeti Niğde'de bir dekara yaklaşık 25 bin lira tutuyor. Yılda en az 13 kez şeker pancarı sulama gerektiriyor. Su ve elektrik giderleri de artıyor” şeklinde ifade etti. Ömer Fethi Gürer, pancar üreticisinin yalnızca tohum ve sulama değil, mazot, gübre, ilaç ve diğer girdiler nedeniyle de yüksek maliyetle karşı karşıya olduğunu belirtti. TRAKTÖR MAZOTU 6 YILDA UÇTU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında 7,50 lira olan mazotun bugün 91,30 liraya yükseldiğini belirterek, “20 Temmuz 2021 tarihinde ülkemizde mazotun litresi 7 lira 50 kuruştu. 2025 yılı üretim döneminde 55 liraya çıkmıştı. Şu anda mazot 91 lira 30 kuruş. Altı yılda çok ciddi ve fahiş artış gösteren mazot fiyatı çiftçi için büyük bir külfete dönüştü” dedi. Mazottaki artışın sadece çiftçiyi değil, nakliye sektörünü de etkilediğini belirten Gürer, “Traktörü tarlaya soktuğunda gideri traktörün yalnızca mazot üzerinden artarken, tırcı ve kamyoncu da bu ürünü üretildikten sonra nakliyesini yaparken mazottaki artış fiyatlarından doğrudan etkileniyor” diye konuştu. 2026’DA ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEĞİN BÜYÜK BÖLÜMÜ VERİLMEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılında Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde yüzde 1 olarak verilmesi gereken toplam tutar 722 milyar lira. Ancak Cumhurbaşkanlığı program kitapçığında yer aldığı biçimiyle bu anlamda verilen destek 168 milyar lira.” Diye konuştu. Gürer, aradaki farkın yaklaşık 604 milyar lira olduğunu belirterek, iktidarın farklı kaynak kalemlerini bir araya getirerek yaptığı açıklamalar ile tarımsal destekleme rakamlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. “İktidar açıklama yaparken tarım kesimine yapılmış tüm kaynakları toplayarak bir desteğin verildiğinden söz ediyor. Ama Cumhurbaşkanlığı kitabına baktığımız zaman orada yalnızca tarım için verilen desteğin 168 milyar lira olduğu kendi açıklamalarında yer alıyor.” ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI Tarım sektörünün banka borcundaki artışa dikkat çeken TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Temmuz 2026 itibarıyla borcun 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldiğini belirterek, “2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara borcu 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldi. Çiftçilerimizin borcu son bir yılda 411 milyar 249 milyon lira arttı. Ayrıca, tarım sektörünün bankalara kredi borcunun 2006 yılında 6 milyar 475 milyon lira olduğu dikkate alındığında aradaki farkın ne kadar katlandığını gösteriyor. Yaklaşık 230 kat artış gerçekleştiği görülüyor” diye konuştu. BORÇSUZ ÜRETİM ZOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin yalnızca bankalara değil, piyasaya da borçlu olduğunu, mevcut tablo nedeniyle üreticinin borçlanmadan üretim yapmasının mümkün olmadığını ifade etti. Gürer, “Üreticinin alın teriyle, emeğiyle, üretimiyle ayakta tuttuğu tarım sektöründe kanunda öngörülen kaynak aktarılmamış. Çiftçinin hakkı olan destek yıllar boyunca eksik bırakıldı ve tarım kesimi bu nedenle borçlanmanın ötesinde giderek icra ve haciz kıskacı altında. Bu borçların 1 trilyon 511 milyar liralık kısmı bankalara. Bir de piyasaya olan borçlar var. 2 milyon 300 bin çiftçimiz olduğuna göre borçsuz üretim şu anda olası değil” dedi. TARIM SAYIMI AÇIKLANMALI Tarımda planlamanın sağlıklı yapılabilmesi için güncel verilere ihtiyaç olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sayımı sonuçlarının açıklanmasını isteyerek, “2001 yılından beri bu ülkede tarım sayımı yapılmıyordu. 2025 yılında tarım sayımının başladığı ifade edilmişti. 2026 yılının sonuna geldik. TÜİK ve Bakanlık bu konuda tarım sayımının sonuçlarını şu ana kadar açıklamadı” şeklinde konuştu. ÇİFTÇİ BİR YIL SONRASINI GÖREBİLMELİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde planlamanın yalnızca hangi ürünün ekileceğini belirlemekten ibaret olmadığını, üreticinin maliyet ve gelir hesabını da önceden yapabilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürün yetişecek? Bu üründen ne kadar verim sağlanır? Maliyeti nedir? Ve bu maliyetin üstüne konacak makul kârla üreticinin cebine ne girecek? Çiftçimiz bunları bilmeli. Girdi maliyetlerinin bu kadar arttığı, ilacın, tohumun, gübrenin, elektriğin, sulama suyunun, yem fiyatının bu kadar yükseldiği bir süreçte üreticinin artan girdi maliyetleri eğer dengelenmezse önümüzdeki süreçte yaşanacak sorunlar artar” diye konuştu. ÜRETİM BiR YILLIK EMEK CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer tarımın zor bir iş olduğunu belirterek “Çiftçi için ekmek elden su gölden değil aslanın ağzından. Çiftçi,üretici,hayvancılık yapan en az bir yıl uğraşarak ürün elde ediyor.Sofraya gelen gıdayı yetiştirenler yaşadığı soruna rağmen emek veriyor.Gece,gündüz çalışıyor.Çiftçi refahı hak ediyor.Sahipsiz bırakılırsa sorunlar mutfağa da daha yüksek yansır.. “ dedi. Gürer alım fiyatı yerine taban fiyat uygulamasına yeniden dönülmesini de istedi.Kamu belirlediği alım fiyatı altında tüccar fiyat belirliyor.Her ürün için kamu taban fiyat belirlemelidir ve altında tüccarda alım yapamamalıdır” diye konuştu.. ÇİFTÇİNİN HAKKI OLAN DESTEK 1 TRİLYON 630 MİLYAR LİRA EKSİK KALDI Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinin çiftçiye millî gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesini öngördüğünü belirten Gürer, kanunun kabulünden bu yana üreticinin hak ettiği desteği alamadığını ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “18 Nisan 2006 tarihinde kabul edilen ve 25 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre her yıl çiftçiye millî gelirin yüzde 1'inin destek olarak verilmesi zorunlu. Ancak kendi çıkardıkları kanuna uymuyorlar” dedi. Gürer, 2006-2026 dönemindeki toplam desteği ve kanuna göre verilmesi gereken tutarı şöyle açıkladı: “2006-2026 döneminde 20 yılda 682 milyar 185 milyon lira destek verildi. Kanuna göre verilmesi gereken destek ise 2 trilyon 312 milyar 780 milyon liraydı. Aradaki fark tam 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira.” Bu farkın çiftçinin bugün yaşadığı borç sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Gürer, “Üretici sürekli borçlanmak durumunda kalıyor” dedi.

TMO Bu Yıl 12.3 Milyon Ton Hububat Aldı Haber

TMO Bu Yıl 12.3 Milyon Ton Hububat Aldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) 12,3 milyon ton için çiftçilere ödediği rakamın 180 milyar liraya ulaştığını belirterek, "Bu TMO açısından Cumhuriyet tarihinin rekoru oldu." dedi. Bakan Yumaklı, Ankara Üniversitesi Kalecik Bağcılık Araştırma ve Uygulama İstasyonu'nu ziyaret ederek bağ bozumuna katıldı. Burada üzüm kesen Yumaklı, ardından pekmez kaynattı. Yumaklı, yaptığı açıklamada burada 153 yerli ve yabancı asma çeşidinin olduğunu ifade ederek, istasyonun önemli bir ıslah ve genetik kaynak koruma merkezi olduğunu söyledi. Ankara'nın aynı zamanda çok güçlü tarımsal altyapısı olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Ankara'da üretilen üzümün yarısı Kalecik ilçesinde. Ankara'da üzüm deyince Kalecik karası akla geliyor. Coğrafi işaretli bir üzüm çeşidi." diye konuştu. "BU YIL BİTKİSEL ÜRETİMDE 140 MİLYON TONU AŞMIŞ OLACAĞIZ" Yumaklı, Türkiye'nin önemli üzüm üreticisi ülkelerden biri olduğunu, 2024 sonu itibarıyla taze üzüm üretiminde dünyada yedinci, kuru üzüm ihracatında ise birinci sırada bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "2025 yılındaki üzüm üretimi yaklaşık 2,5 milyon ton olmuştu. Bu sene de iyi bir sezon geçiriyoruz. 3 milyon 850 bin tonluk üzüm üretimi ülkemizde gerçekleşmiş olacak. 2026, son 66 yılın en yağışlı yılı oldu. Geçtiğimiz yıl çok ciddi bir kuraklık ile hem şubat hem de nisan ayında ciddi bir zirai don yaşamıştık. Bu da ürünlerimizi etkilemişti. Ancak, bu sene bereketle beraber bitkisel üretimde 140 milyon tonu aşmış olacağız" dedi. "TMO AÇISINDAN CUMHURİYET TARİHİNİN REKORU" Hasadı biten ve devam eden ürünlerin olduğunu ifade eden Yumaklı, "Bu yıl Toprak Mahsulleri Ofisi pek çok stratejik üründe alıcı pozisyonunda piyasa regülasyonu yaptı. Bu yıl 12,3 milyon ton hububat aldı. Bu TMO açısından Cumhuriyet tarihinin rekoru oldu. Bütün dünyada ülkelerin gıda arz güvenliğiyle ilgili endişe duyduğu, konjonktürel sebeplerle özellikle gıda ürünlerinin hareketinin neredeyse çok ciddi bir şekilde kısıtlandığı dönemde, hem bizim ilgili kurumumuzun hem ülkemizdeki bütün tarafların bereketli bir yıl geçirmesi bizim açımızdan, ülkemiz açısından son derece mutluluk verici. Toprak Mahsulleri Ofisinin 12,3 milyon ton için çiftçilerimize ödediği rakam 180 milyar liraya ulaştı." değerlendirmelerinde bulundu. Yumaklı, hem üreticinin kazanması hem de tüketicinin uygun fiyata ürün alabilmesi ve tüketebilmesi için bütün taraflar olarak gayret ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: "TMO, elindeki ürünleri, bu güçlü stoklarını piyasanın ihtiyacı olduğu süreçte piyasaya vermeye devam ediyor, buna başladı. Biz stabil bir halde giden, eğer bir ilave maliyet varsa onun bunların üzerine gelmesinin dışında, herhangi bir fiyat oluşumuna izin vermeyen politikayı sürdürmeye devam edeceğiz. Amacımız üreticinin emeğine sahip çıkmak, tüketicinin de kendisine vadedilen kalitede ürünü uygun ve de makul fiyata almasını sağlamak."

Bakan Yumaklı Kayısı Hasadına Katıldı Haber

Bakan Yumaklı Kayısı Hasadına Katıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Görgü Mahallesi'nde kayısı hasadı programına katıldı. Bakan Yumaklı programda yaptığı açıklamada, geçen yıl nisan ayında etkili olan zirai don sonrası kente gelerek üreticilerle görüştüklerini hatırlatarak, o dönemde üreticilere endişe etmemeleri, ağaçlarını kesmemeleri ve bakım süreçlerinde devletin her aşamada yanlarında olacağı mesajını verdiklerini söyledi. Geçen yıl ürünün olmadığı ağaçlarda bu yıl yeniden verim elde edildiğini dile getiren Yumaklı, şöyle konuştu: "Bugün hepimizin yüzünü güldüren, geçtiğimiz senenin o karamsar zamanını üzerimizden atan, hamdolsun Rabb'ime ki çok güzel bir ürün şu anda görüyoruz ağaçlarda. Kayısı çok önemli ürünlerden bir tanesi. Neden? Çünkü biz Türkiye olarak dünya üretiminde kayısıda birinci sıradayız. Malatya da yüzde 54'lük üretim oranıyla Türkiye'de birinci sırada. Malatya kayısısını biliyorsunuz coğrafi işaretli. Dolayısıyla bu manada da çok özellikli ve önemli ürünlerimizden. Kuru kayısıda Malatya'nın üretimdeki oranı yüzde 85. Aslında Malatya'nın kayısı anlamında bütün dünyaya bir çıkış kapısı olduğunu söylemek mümkün. Yaklaşık 19 milyar liralık Malatya ekonomisine bir katkısı var kayısının. Geçen yıl dediğim gibi bu bahçede, bu ağaçlarda bu dallarda herhangi bir şekilde ürün yoktu. Neredeyse bir tane bile numunelik yoktu. Yaprak yoktu. Çiçekler yanmıştı, yok olmuştu." Geçen yıl yaşanan zirai don sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Türkiye'de olağanüstü hal ilan ettiklerini ve üretime devam edilebilmesi için çiftçilere yaklaşık 47 milyar liraya yakın zirai don desteği verildiğini ifade eden Yumaklı, bu desteğin yaklaşık 8 milyar lirasının ise Malatya'daki üreticilere yapıldığını söyledi. KÜKÜRTLEME VE KURUTMA TESİSLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI Malatya'da bulunan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün kayısının katma değerini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Yumaklı, özellikle modern kükürtleme ve kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Bakan Yumaklı, geçen yıl zirai donun ardından ziyaret ettiği üreticinin bahçesine yeniden geldiğini belirterek o dönemde üreticilere devletin her zaman yanlarında olacağı mesajını verdiklerini söyledi. "ÜRETİCİLERİMİZİN TARSİM YAPTIRMALARINI İSTİYORUZ" Konuşmasında iklim değişikliğine de değinen Yumaklı, şunları kaydetti: "İklim değişikliği artık bizim her şeyimizi etkilemeye başladı. Buna göre hazır olmamız gerekir. TARSİM yani tarım sigortası yaptırılması konusunu buradan tekrar ifade edelim. Tarım sigortası yaptırmayan üreticilerimizin bu ihtiyaçlarını daha sonra herhangi bir şekilde karşılaştıkları problemlerin tazmini konusu sürdürülebilir bir konu değil. O yüzden bütün üreticilerimizin TARSİM yaptırmalarını istiyoruz. Artık bize iklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil, ama bizim hazır olmamız gerekir. Bu birinci kısmıydı. İkinci kısmı da bu konu gerçekleştiğinde kulaktan dolma bilgilerle değil, dedikodularla değil tabiri caizse, biz bunun siyasi saiklerle olduğunu da burada tespit etmiştik. Bakanlığımızın üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli, sorumlu Bakanlığımızın karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim. Eğer bunu yaparsak işte bugünkü güzel sonuçları almış oluyoruz. Ben hem Malatya'ya hem hasadın diğer ürünlerde de devam etmiş olduğu güzel ülkeme hayırlı, bereketli, kazasız, belasız bir hasat dönemi diliyorum." Bakan Yumaklı daha sonra işçilerle birlikte kayısı topladı, kayısıların kurutulmaya bırakılmadan önce çekirdeğini çıkardı.

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı Haber

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı

28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Valiliği tarafından bu yıl 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Orduzu Pınarbaşı Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Bülent Tüfenkci ve Abdurrahman Babacan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Turgay Şengönül, bakanlık genel müdürleri, askeri ve mülki erkân, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Malatya'nın en köklü ve en büyük organizasyonlarından biri olan Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın 28'incisini düzenlemenin onuru ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. “MALATYA SON YILLARDA ÇOK AĞIR İMTİHANLARDAN GEÇTİ” 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında Malatya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya şükranlarını sunan Başkan Er, festival coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirtti. Malatya'nın son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini dile getiren Başkan Er, şunları kaydetti: "Asrın felaketinden sonra da üreticilerimizi doğrudan derinden etkileyen zirai donu yaşadık. Hepinizin bildiği üzere geçtiğimiz yıl yaşadığımız acı süreç ve aziz şehitlerimize duyduğumuz saygıdan dolayı festivalimizi yapmadık. Elbette yaşadığımız zirai don felaketi üreticilerimizi ve şehrimizi çok derinden etkiledi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın gayretleriyle ilk günde Malatya'mıza gelmesiyle burada zirai donun hakikaten hangi boyutlarda olduğunu fark edip gerekli olan tüm yardımları temin ettiler ve Malatyalı çiftçimizin bundan etkilenmemesi için en azından masraflarını karşılayacak şekilde ödenekler ayırdılar. Ben emeklerinden dolayı, desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu yıl ise hamdolsun bereketli bir yıl hem kayısımız hem kirazımız hakikaten bol ve çok güzel, bereketli bir süreç yaşıyoruz. Bu da Malatya'mız için önemli bir müjdedir.” “MALATYA, YENİDEN AYAĞA KALKMIŞTIR” Malatya'nın yaşanan bütün zorluklara rağmen düzenlenen festivalle çok güçlü bir mesaj verdiğini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, yeniden ayağa kalkmıştır. Malatya, yeniden umut olmuştur. Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. Çok şükür, devletimizin güçlü iradesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve milletimizin azmi, sabrı, dayanışması sayesinde zor günleri geride bıraktık. Artık şehrimizin dört bir yanında yeni konutlar yükseldi. İş yerlerimiz açılıyor; yollarımız, altyapımız, parklarımız ve sosyal yaşam alanlarımız yeniden hayat buluyor. Bugün artık yeniden üretiyor, yeniden büyüyor ve geleceğimizi el birliğiyle inşa ediyoruz" diye konuştu. “KAYISI, ŞEHRİMİZİN ALIN TERİDİR, EMEĞİDİR, BEREKETİDİR” Malatya'nın yeniden inşa ve diriliş sürecinde en büyük itici gücünün üretim olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: "Bu noktada kayısı, şehrimizin alın teridir, emeğidir, bereketidir ve dünyaya açılan en değerli markasıdır. Bizler de Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak kayısımızın hak ettiği değeri görmesi, üreticimizin daha fazla kazanması ve Malatya'nın dünya pazarındaki gücünün artması için tüm kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz sadece fazla üretmek ve işlemek değil; daha yüksek katma değer yaratmak ve Malatya'yı tarımda olduğu kadar ticarette de Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri haline getirmektir. Bir şehrin yeniden ayağa kalkması elbette sadece fiziki inşa ile binaların yapılmasıyla tamamlanmaz. Şehirler meydanlarıyla, sokaklarıyla, caddeleriyle, sanatla, sporla, kültürle ve en önemlisi bilen insanıyla gerçek anlamda hayat bulur. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz. Geçtiğimiz günlerde uluslararası katılımla gerçekleştirdiğimiz Arslantepe Yarı Maratonu bunun ilk güçlü örneklerinden biri oldu. Önümüzdeki süreçte de kültür yolu etkinliklerinden gastronomi festivaline, uluslararası spor organizasyonlarından gençlik buluşmalarına kadar şehrimizin her köşesini hareketlendirecek birçok organizasyonu sizlerle buluşturacağız. Çünkü biz istiyoruz ki Malatya sadece yeniden inşa edilen bir şehir değil; yaşayan, üreten, gezen, eğlenen ve kültürüyle öne çıkan geleceğin şehri olsun. Açılışını gerçekleştirdiğimiz festivalimiz işte bu vizyonun ve yaşama tutma irademizin en güzel örneklerinden biridir. Beş gün boyunca birbirinden farklı etkinliklerle Malatya'mız festival coşkusunu hep birlikte yaşayacaktır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere desteğini esirgemeyen tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, belediyelerimize ve üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza huzurunuzda bir teşekkür, önemli bir teşekkürü daha burada sizlere bildirmek istiyorum. Sizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüz var. Hakikaten çok önemli bir alan. Tarım ve Orman Bakanımızla bu alanla ilgili görüşme yaptık. Buranın dokusunu bozmadan Malatya'mıza kazandıracağız. Bakanımız, "Başkanım beraber yapalım" dedi. Hakikaten burada huzurunuzda bu alanı Malatya'mıza kazandıran Bakanımıza teşekkür ediyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüzle belediyemiz bir komisyon kurduk, çok ciddi çalışmalarımız var. Bir projemiz daha var; Malatya'mızın tüm enkazı Malatya'mızda mezarlığın yanında bir alanda toplandı. 800 bin metrekare alanın ayrıştırmasını Avrupa Birliği Fransa Kalkınma Ajansı'ndan aldığımız 10 milyon euroluk hibeyle yapıyoruz. Ayrıştırdıktan sonra buraya temiz toprakla örtüp üzerini bir bitkisel toprakla örtüp burayı Malatya'ya kazandırma hedefindeyiz. Bunun için bir çalışma yürütüyoruz. Bu alanı, Türkiye'nin en büyük orman parkı yapmak istiyoruz." Başkan Er, Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın şehre, üreticilere ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek, konuşmasını tamamladı. BAKAN YUMAKLI: ÜRETİCİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise "Bugün 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarı için buradayız. Dile kolay 28 yıl bir de bunun yapılmayan dönemini saydığınızda gerçekten adeta bir ömür. Aslında her yaptığımız işin bu ömrümüze ömür katan işlerden olmasını diler ve düşünürüz. Ancak bazen ummadığımız, elimizde olmayan sebeplerle etkileniriz. Ben depremle ilgili çok fazla bir şey söylemeyeceğim çünkü oradaki o ruh halini, yaşananları, o dönemin çok hızlı bir şekilde atlatılması için devletin, milletin el ele vererek nasıl can siperane çalıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı. Malatya'nın çehresinin değiştiğini, artık yüzünün gülmeye başladığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl zirai don felaketini yaşadık. Sadece Malatya'yı etkilemedi elbette ama bu şehrin alamet-i farikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu. Ancak bu sene yeniden umutlandık. İnşallah bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız. Bu vesileyle içeri girerken daha kapıdan itibaren başlayarak bir festival havasında geçen bu fuarın sektörümüz açısından hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artık dünya eski dünya değil; iklimiyle, jeopolitik olaylarıyla, izleri her gün hadi canım bu kadar da olur mu dedirten hususlarla birlikte gerçekten yeni bir döneme girmiş durumda. Bu yeni dönem tarımsal üretimi sadece bir ekonomik faaliyet olarak görmemizi engelliyor. Artık arz güvenliği yani gıdayı ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilen ülkeler için gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. İşte biz de tam da bu bilinçte hareket ediyoruz. Ülkemizin sahip olduğu bütün imkanları, bütün potansiyeli harekete geçirmek üzere çiftçimizle, üreticimizle birlikte el ele bu çalışmaları yürütüyoruz. Tabii sadece bunları söyleyerek ya da teorik olarak düşünerek bir sonuca ulaşmamız mümkün değil. Dolayısıyla ulaşmamız gereken bir hedef var. O da yapmış olduğumuz üretimin verimli bir şekilde olması, kaliteli bir şekilde yapılması ve teknolojiyi mutlaka ama mutlaka dünyadaki örneklerinden demiyorum. Onlardan daha iyi bir şekilde kullanabilecek hale gelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu noktada rekabet gücünü artıran ülkelerin bunları yaptığını da düşünürsek eğer doğru veriyi doğru zamanda kullanarak üretime yön vermeye gayret ediyoruz. Bunun için biliyorsunuz üretim planlaması, tarımsal üretim planlaması 2024 yılından itibaren hayata geçti. Bu doğrultuda bütün şehirlerimizin tarımsal üretim altyapılarını güçlendirmeye gayret ediyoruz. Malatya da elbette bu manada önemli illerimizden bir tanesi" diye konuştu. “DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDAYIZ” Bakanlık olarak Malatya'ya önemli yatırımlarla birlikte ciddi destekler sağladıklarını aktaran Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Son 24 yılı ele alacak olursak eğer Malatya'mıza toplam 75 milyar liralık destek ve yatırım yapıldı. Su ve sulama alanında 117 tesis hizmete alındı. 403 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve bunun Malatya ekonomisine katkısı yaklaşık yıllık 7 milyar civarında. Yine kırsal kalkınma projeleri, ORKÖY projeleri, çeşitli farklı proje hibe ve destekleri yaklaşık 10 bine yakın kalkınma ve kırsal desteklerinden faydalanmış oldu. Malatya, kayısı başta olmak üzere toplam 53 ürünü coğrafi işaretle tescil ettirmiş durumda. Bu manada bu bilincin yüksek olduğu bir ilimiz. Üreticimizin bu manada alın terini de garanti altına alacak TARSİM yani tarım sigortalarıyla alakalı da son dönemde bilincin ve isteğin, arzunun yükselmiş olduğunu görüyoruz. Bu manada da son derece memnunuz. 2006 yılından bu yana tarımsal afetlerle alakalı zarar gören ürünlerle ilgili yaklaşık 6 milyar liralık zarar tazminatı da yine TARSİM'den üreticilerimize ödendi. Malumunuz geçtiğimiz yıl buraya geldik ve üreticilerimize; "Hiç kimse ağaçlarına dokunmasın" dedik. Bu festival için söylemiştim 28 yıl bir ömür. Bu ağaçların yetişmesi için de bir ömür gerekiyor. İlk söylediğimiz bu oldu ve ikinci söylediğimizde inşallah biz devlet olarak, hükümet olarak üreticilerimizin yanında olacağız. Ne söylediysek yaptık. Sağ olsunlar Malatyalı üreticilerimiz de bizlere itimat etti ve biz ağaçlarımızı bu yılın üretimine hep birlikte hazırladık. Aldığımız ürünün yüzümüzü güldürmesi sadece buradaki üreticilerin değil bence Türkiye'nin yüzünün gülmesidir." “MALATYA LİDER BİR ŞEHRİMİZ” Malatya denildiğinde akla kayısının geldiğini ifade eden Bakan İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz, kayısı üretiminde dünyada birinci sırada. Malatya da kayısı üretiminde Türkiye'de birinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında da Malatya lider bir şehrimiz. Biz de bu emeği ve gayreti korumak adına çalışmalar yapıyoruz. Dünyada ve ülkemizde ilk ve tek olan biliyorsunuz kuru kayısı lisanslı deposu da 5 bin ton kapasiteyle Malatyalı üreticilerimize hizmet veriyor. Yine farklı ürünlerle alakalı da ülkemizin dört bir tarafında bir lisanslı depo seferberliği adeta başlamış durumda. Malatya'mızda, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Kayseri yolunda organize sanayi bölgesi yakınında 4 bin metrekare kapalı alana sahip 20 bin tonluk hububat depolama tesisi inşaatında son aşamaya geldik. Yine su ve sulama yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hepinizin malumu Battalgazi ve Yeşilyurt'un içme suyu altyapısını güçlendirecek bir proje çalışmamız vardı. Bu projenin gerçekleştirilmesiyle ilgili çalışmalara başladık. Yaklaşık 3.6 milyar liralık bir maliyetle inşallah bunu da kazandırmaya gayret ediyoruz. Yine Doğanyol'a hizmet verecek olan gölet inşasına başladık. Malatya içme suyu isale hattının birinci kısım kapsamında biliyorsunuz tamamlandı. 1.2 milyar liralık bir bütçeyle. Sultansuyu Barajı'nın rehabilitasyonu işini de inşallah yeniden barajı daha güvenli hale getirecek şekilde bitirdik" bilgisini verdi. “BİZ HEP BİRLİKTE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ” Bakan Yumaklı, “Malatya'nın alamet-i farikası olan kayısı festivaline, kayısı için düzenlenmiş bir festivale katılmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu tür festivalleri, gerçekten çok önemli olarak görüyorum. Bir kültürün sonraki nesillere aktarımı içinde son derece büyük bir önemi var. Biz hep birlikte işbirliği yapacağız. Elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanacağız" dedi. VALİ YAVUZ: EMEK VEREN ÜRETİCİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM Malatya Valisi Seddar Yavuz da Malatya'nın en önemli tarım şehirlerinden bir tanesi olduğuna dikkati çekerek, "Yaklaşık bir milyon dekar alanda kayısı üretimi gerçekleştiriyoruz. Verimin yüksek olduğu yıllarda da hatırı sayılır miktarda yaş kayısı ve kuru kayısı üretiyoruz ve bunu dünya piyasasına sunuyoruz. Geçen yıl tüm zorluklara rağmen 250 milyon dolarlık bir ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yıl hiç ürünümüz olmamasına rağmen 250 milyon dolarlık bir katkı sunmuş sektörden bahsediyoruz. Malatya'mız sadece kayısı üretmiyor; diğer ürünlerde de özellikle hububat başta olmak üzere önemli ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Yani insanlar işte hasat bittikten sonra bunların bakımlarını, daha sonra gerçekleştirebilecek gelirlerden işte nişanlılık, düğün, evlilik, kısacası arabasını değiştirecek, ev eşyasını değiştirecek. Kısacası biz koca bir yılı kayısıyla geçiriyoruz. Hangi bölgede hangi ürün varsa açıkçası bu sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda bir kültür olarak da bunu kabul etmek gerekiyor. Dolayısıyla ben çiftçilerimize, emek veren tacirlerimize, tüccarlarımıza, ihracatçılarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu festivalin düzenlenmesinde birlikte gönül birlikteliği çalıştığımız çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. TÜFENKCİ: TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKE AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise "Malatya hem depremi yaşadı hem donu yaşadı. Depremde gerçekten hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, yereldeki arkadaşlarımızın, sivil toplumun el ele vererek Malatya'yı ve deprem bölgelerini Allah'a hamdolsun ayağa kaldırdık, yeniden inşa ve imar ettik, ihya ediyoruz. Bunun için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Murat Kurum ve diğer bakan arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve akabinde Malatya bir felaketi daha yaşadı, zirai don oldu. Orada da bakanımız, 36 ilde olduğu gibi Malatya'da da gerçekten hem aktif olarak Malatya'ya özel ilgi gösterdi. Onlara destekler vererek sürdürülebilir tarımı ve aynı zamanda teknik desteklerle de ağaçların kurumamasını önlemesi bakımından verdiği direktifler ve arkadaşlarımızın sahada olmasını bizzat gören birisi olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye büyük bir ülke, Malatya da Türkiye'de önemli şehirlerden birisi. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da valimize de teşekkür ediyorum. Şehrin dokusuna, kültürüne, geleceğe taşıma adına bu tip organizasyonlar ve festivaller şehrimizi ve bölgemizi heyecanlandırıyor. Bunun için de teşekkür ediyorum. İnşallah bu festivalimiz birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize vesile olur" diye konuştu. ÖLMEZTOPRAK: YERLİ VE MİLLİ GELENEKLERİMİZ AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kesintisiz direktifleri, talimatları ve destekleriyle asrın afetinde, asrın derin yaralarını saran bir memleket olarak, şimdi asrın ihyası, dayanışması ve inşallah yeniden güzel, birlik, beraberlik içerisinde ilerleyen, büyüyen ve gelişen bir Malatya diyoruz. Yerli ve milli geleneklerimiz bunlar. Fuarlarımız ve festivallerimiz var. Gençlerimiz, evlatlarımız var. Gençler tekrar bu şehirde kültür ve sanat görmek ister. Dolayısıyla kayısı festivali sadece kayısıdan ibaret değildir. Bu şehrin dokusunu, sosyal yapısını, bu şehrin dünyaya, bölgeye, Ortadoğu'ya ve tüm dünyaya söylemek istediği, hani sesini duyurduğu bir alan var ya, dünya kayısı başkenti diyoruz. Tarım Bakanlığımız bu konuda son hız Malatya'nın arkasında durmaya devam ediyor. Bu çok önemli. İşte buradaki ruhu korurken bu festivalin içeriği, anlamı, festivaldeki programların devam eden süreçte hem bizlere hem de bölgeden gelen değerli misafirlerimize hitabı çok önemli. Dolayısıyla festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Yumaklı ve protokol üyeleriyle fuar alanında kurulan stantları gezdi.

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor Haber

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışına katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıl zirai dondan etkilenen Malatya'da bu yıl yeniden bereketli bir kayısı hasadı gerçekleştirildiğini belirterek, üretim ve ihracatın yeniden güç kazanacağını söyledi. Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, festivalin çeyrek asrı aşan geçmişiyle önemli bir geleneği temsil ettiğini ifade etti. Malatya'nın dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Malatya deyince akla kayısı geliyor. Kayısı üretiminde yüzde 28'lik payla Türkiye dünyada 1. sırada. Bu üretimin de yüzde 54'ünü Malatya tek başına üstleniyor." dedi. Bakan Yumaklı, 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden ayağa kalktığını, devlet ve milletin el ele vererek kentin yaralarını sardığını, bugün ise şehrin yeniden üretim ve umutla anıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai donun kayısı üretimini olumsuz etkilediğini anımsatan Yumaklı, "Geçen yıl zirai don bu şehrin alametifarikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu ancak bu sene yeniden bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız." dedi. Dünyada iklim değişikliği ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin artık ülkeler açısından milli güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması için teknoloji kullanımına önem verdiklerini belirten Yumaklı, 2024 yılında uygulamaya alınan tarımsal üretim planlamasıyla şehirlerin üretim altyapısını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. MALATYA'YA 75 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Bakan Yumaklı, son 24 yılda Malatya'ya tarım, ormancılık ve su alanlarında toplam 75 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını bildirdi. Kentte 117 sulama tesisinin hizmete alındığını, 404 bin dekarlık alanın sulamaya açıldığını belirten Yumaklı, bu yatırımların kente yıllık yaklaşık 7 milyar liralık ekonomik katkı sağladığını söyledi. Malatya'nın kayısı başta olmak üzere 53 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün yeni çeşitler ve katma değerli ürünler geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü, yerli imkanlarla geliştirilen kayısı çekirdeği çıkarma makinesinin de üretimde önemli verimlilik sağlayacağını söyledi. TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ARTIŞ Son 24 yılda Malatya'da bitkisel üretimin yüzde 120, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 75, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 55 arttığını aktaran Yumaklı, kanatlı hayvan varlığının 24 kat, su ürünleri üretiminin ise 9 kat yükseldiğini belirtti. Malatya'nın tarımsal hasılasının da aynı dönemde üç kat arttığını ifade eden Yumaklı, "Bugün Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradaysa bunda Malatyalı üreticilerimizin emeği ve alın teri var." dedi. Bakan Yumaklı, sulama, içme suyu ve baraj rehabilitasyonu yatırımlarının da sürdüğünü belirterek, Malatya'nın tarımsal üretim kapasitesini daha da artıracak projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Bakan Yumaklı, protokol üyeleri ile daha sonra fuar alanını gezdi.

"En İyi Kayısı Yarışması" Düzenlendi Haber

"En İyi Kayısı Yarışması" Düzenlendi

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında '2026 Yılı En İyi Yaş Kayısı Yarışması' düzenlendi. Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde düzenlenen yarışmaya 266 üretici katıldı. 13 ilçeden katılımın olduğu yarışma, Kabaaşı ve Hacıhaliloğlu kategorilerinde düzenlendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yarışmada yaptığı konuşmada, Malatya'nın son yıllarda yaşadığı zorluklara rağmen yeniden ayağa kalktığını ifade etti. Başkan Er, 6 Şubat depremlerinin "Asrın değil, asırların felaketi" olarak nitelendirirken, ardından yaşanan zirai don nedeniyle kayısı üreticilerinin büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti. “YENİ YATIRIM PROJELERİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Zirai donun hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sami Er, üreticilerin zararlarının devlet desteğiyle önemli ölçüde karşılandığını söyledi. Kayısının yalnızca üretiminin değil kalitesinin, işlenmesinin, pazarlanmasının ve markalaşmasının da büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Er, Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nin Malatya için önemli bir yatırım olduğunu belirterek projeye katkı sunan herkese teşekkür etti. Deprem sonrası Malatya'nın sadece yaralarının sarılmadığını, aynı zamanda geleceğinin inşa edildiğini vurgulayan Başkan Er, sektörel kümelenme projeleri kapsamında gıda depolama ve üretim alanlarına yönelik yeni yatırımların da planlandığını kaydetti. “ÜRETİCİLERİMİZE DESTEKLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ” Büyükşehir Belediyesi olarak tarıma desteklerini artırarak sürdürdüklerini aktaran Başkan Er, "Üreticilerimize jeneratör, sıvat, fidan ve sulama desteğinde bulunduk. Bundan sonrada üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Yaş kayısı yarışmasına katılan tüm üreticileri tebrik eden Başkan Sami Er, "Bugün burada birinci, ikinci ve üçüncü seçilecek ancak bana göre burada üretim yapan, en kaliteli kayısıyı yetiştirmek için emek veren bütün çiftçilerimiz kazananıdır" dedi. Başkan Er, konuşmasının sonunda vatandaşları festival etkinliklerine davet etti. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan ise "Dönem dönem çeşitli nedenlerle ara vermek zorunda kaldığımız Kayısı Festivali'nin bu yıl 28'incisini gerçekleştiriyoruz. Yaşanan olumsuzluklar nedeniyle zaman zaman ertelemek durumunda kalmıştık. İnşallah 2026 yılını bereketli bir hasatla hem üreticimiz hem Malatya ekonomisi hem de ülke ekonomisi adına önemli bir kazanca dönüştüreceğiz" diye konuştu. BORSA BAŞKANI ÖZCAN’DAN BAŞKAN ER’ E TEŞEKKÜR Kayısıyla ilgili olarak Büyükşehir Belediyesiyle birlikte birçok akademik ve uygulamalı projenin olduğuna dikkati çeken Özcan, şunları kaydetti: "Bulunduğumuz bu bölgede, hemen sol tarafımızda Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, sağ tarafımızda ise lisanslı depoculuk tesisleri yer alıyor. Bu yatırımlarla birlikte bölge, Malatya'nın en önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi. Bu anlamda Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza kayısıyla ilgili çalışmalara sunduğu katkılar ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Özellikle Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nin, son yıllarda tarım ürünlerine yönelik yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Sayın Başkanımıza bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı bir kez daha teşekkür ediyoruz." Özcan, Malatya'nın bu yıl kayısıda 750 milyon dolar ihracat hedefinin olduğunu da sözlerine ekledi. "ÇOK GÜZEL BİR ETKİNLİK GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Malatya Dünya Kayısı İş Merkezi Tüccarları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Güner de Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nde bir ilkin yaşandığını ifade ederek, "Çok güzel bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu güzel organizasyon uzun yıllar boyunca gelenek hâline gelerek devam edecektir. Bu anlamlı etkinliğe verdikleri desteklerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımıza, değerli protokol üyelerimize ve katılım sağlayan tüm misafirlerimize derneğimiz adına gönülden teşekkür ediyorum" dedi. KAYISI YARIŞMASINDA DERECEYE GİRENLERE ÖDÜL VERİLDİ Kabaaşı ve Hacıhaliloğlu kategorilerinde düzenlenen yarışmada dereye girenler jürinin titiz ve özenli çalışmasıyla belirlendi. Hacıhaliloğlu kategorisinde Doğanşehir Polatdere'den Vahap Öztürk, 42 kasa numarasıyla 286 puan alarak birinci oldu. Doğanşehir Yuvalı'dan Bünyamin Olgun, 47 kasa numarası ve 278 puanla ikinciliği elde etti. Doğanşehir Polatdere'den Erkan Uçar, 18 kasa numarasıyla 275 puan alarak üçüncü oldu. Kabaaşı kategorisinde Doğanşehir Esentepe'den Ali Karakurt, 55 kasa numarasıyla 298 puan alarak birinci oldu. Yeşilyurt Oluklu'dan Erdal Aslan, 75 kasa numarasıyla 289 puan alarak ikinciliği elde etti. Doğanşehir Suçatı'ndan Nesim Yavuz, 112 kasa numarasıyla 287 puan alarak üçüncü oldu. Yarışmada birinci olan üreticilere tam, ikinci olan üreticilere yarım, birinci olan üreticilere ise çeyrek altın takdim edildi. Yarışmaya katılan üreticilere, çeşitli tarımsal ürünlerin yer aldığı set hediye edildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, '2026 Yılı En İyi Yaş Kayısı Yarışması'na katılan ve dereceye giren bütün üreticileri tebrik etti. Başkan Er, yarışmayı Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde düzenlemelerinin temel amaçlarının pazarı daha görünür hale getirmek, Malatya kayısının değerini artırmak ve üreticilere katkı sağlamak olduğunu da sözlerine ekledi.

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişler Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı Mart ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini değerlendirdi. Gürer, gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki artışların tarımsal üretimi zorladığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı ile ilgili son Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerinin, tarımsal üretimde maliyet artışının sürdüğünü söyledi. MALİYETLER TIRMANDI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım-GFE’nin Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,89 oranında artış gösterdiğine dikkat çekerek, "Çiftçinin girdi maliyetlerindeki yıllık artış yüzde 34,26’ya ulaştı. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise yüzde 33,01 olarak gerçekleşti. Daha da vahimi, 2026 yılının henüz ilk üç ayında tarımsal girdi maliyetleri yüzde 11,25 oranında yükseldi. Endeks değeri ise Mart ayında 950,32 seviyesine çıktı. Bu rakamlar, çiftçinin üretim sürecinde kullandığı temel girdilerde önemli bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığının en somut kanıtıdır," dedi. ÜRETİM SEZONU ÖNCESİ GÜBRE: YILLIK %48,33 ARTIŞ! Mart ayında en dikkat çekici artışın gübre ve toprak geliştiriciler grubunda yaşandığını vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Gübre fiyatları yıllık bazda yüzde 48,33 oranında artarak tüm alt gruplar arasında en yüksek yükselişi gösterdi. Aylık bazda da en yüksek artış yine gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşti ve artış oranı yüzde 9,69 oldu. Tam da üretim sezonu öncesinde, çiftçinin en temel ihtiyacı olan gübreye erişimi bu artışlarla daha da zor hale getirilmiştir. Gübre atılamayan toprakta verim düşer, “dedi. GÜNCEL FİYATLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Girdi artışlarında önemli yükseliş üretimi zorluyor. Özellikle toprağın dokusu ve verim artışı için gübre şart. Gübrede ise fiyat artışı durmuyor. 2020 yılında Amonyum Sülfat gübre tonu 1100 TL iken 2026 yılında tonu 20500 TL çıktı. Can gübre tonu 1150 TL iken 21000 TL, DAP gübre tonu 2020 yılında 2140 TL 2026 yılında tonu 40.000 TL gördü ve Üre Gübre 2020 yılında tonu 2140 TL iken 2026 yılında tonu 31.500 TL fiyatı çıktı. Özelleştirme ile gübre fabrikaları kamudan alındı. İthalata bağlı kimyasal gübre fiyatları artmasının doğrudan ürün fiyat artışına neden oluyor “dedi. "GEÇEN YIL DON VURDU, Girdi maliyetlerindeki artış çiftçinin değil, tüketicinin de sorunu diyen Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl meyve ağaçlarına meyve tutumu iyi olması bekleniyor. Rekoltenin de yükseleceği tahmin ediliyor. Artan girdi fiyatları, önümüzdeki dönemde çarşıda, pazarda gıda fiyatlarına doğrudan yansıyacaktır. Geçen sene zirai don nedeniyle dalında ürün kalmadığı için meyve yiyemeyen vatandaş, bu sene de artan tarımsal girdilerin ürün fiyatlarına yansıması ile her ürünü dilediği kadar vatandaş tüketemeyebilir” dedi.

Bakan Yumaklı: "TMO 20 Milyon Tonluk Depolama Kapasitesiyle Hasat Dönemine Hazır'' Haber

Bakan Yumaklı: "TMO 20 Milyon Tonluk Depolama Kapasitesiyle Hasat Dönemine Hazır''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yıl tarımsal sulamayla ilgili bir problem olmayacağını belirterek, "Geçen sene zirai don ve kuraklıkla düşen üretimimiz bu sene toparlanacak, hatta bazı ürünlerde rekorlar kıracağımızı söyleyebilirim." dedi. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın da katılımıyla bir otelde yapıldı. Burada konuşan Yumaklı, tarım sektörünün sadece bir üretim faaliyeti değil, strateji ve planlama işi olduğunu söyledi. İklim değişikliği ve bölgesel gerilimlerin küresel üretim maliyetlerini ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğine işaret eden Yumaklı, "Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tüm adımlarımızı bu gerçeklere göre planlı ve programlı şekilde atıyoruz. Tarımı teknolojiyle birleştirmek artık bir zorunluluktur." diye konuştu. Bakan Yumaklı, Türkiye'de tarım adına gelecek vizyonunu pekiştiren gelişmeler yaşandığını bildirerek, 7 aylık verilere bakıldığında son 66 yılın en yağışlı yılının yaşandığını, barajlardaki ortalama doluluk oranının yüzde 75'lerin üzerine çıktığını söyledi. "Tmo 20 Milyon Tonluk Depolama Kapasitesiyle Hazır" Bu yıl sulamayla ilgili problemin olmayacağına dikkati çeken Yumaklı, konuşmasına şöyle devam etti: "Geçen sene zirai don ve kuraklıkla düşen üretimimiz bu sene toparlanacak, hatta bazı ürünlerde rekorlar kıracağımızı söyleyebilirim. Toprak Mahsulleri Ofisimiz (TMO) de yeni hasat dönemine 20 milyon tonluk depolama kapasitesiyle hazır. İki yıl önce başlattığımız, meyvelerini almaya başladığımız üretim planlamamızı güçlendirerek devam ettiriyoruz. İki yıl önce başlattığımız hayvancılıkta yol haritamızı uygulamaya devam ediyoruz. Yeni destekleme modelimizi de kadınları ve gençleri ön plana alacak şekilde sisteme entegre ettik." Yumaklı, ziraat odalarıyla iş birliğini daha da ileriye götürmek için gayret ettiklerini belirterek, Çiftçi Kayıt Sistemi veri girişi ve kabul işlemlerinin yürütülmesine için TZOB ile bir protokol imzaladıklarını anımsattı. İlk etapta uygulamanın üç ilde başladığını ve geçen yıl il sayısının 21'e çıktığını anlatan Yumaklı, bu yıl hazır olan odaları da sisteme dahil edeceklerini söyledi. Bakan Yumaklı, IPARD kapsamında hayata geçirdikleri "danışmanlık hizmetleri" ile ziraat odalarında görev yapan 600'ün üzerinde uzman danışmana eğitim desteği vermeye devam edeceklerini bildirdi. "ALGI OPERASYONLARININ ÜRETİCİLERİMİZİN MORALİNİ BOZMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi"nin sektörde yeni sayfa açtığını dile getiren Yumaklı, şunları kaydetti: "Proje kapsamında krediye erişim sorunu yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulması konusunu uygulamaya başlayacağız. Yaklaşık 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturulacak. Öngörümüz 250 bin vatandaşımıza istihdam sağlanacak. Ancak birilerinin, 'tarım bitti' diyerek çiftçilerimizi moralini bozmaya ve tüketicimizi tedirgin etmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu algı operasyonlarının üreticilerimizin moralini bozmasına izin vermeyeceğiz. Dezenformasyonla moral bozmaya çalışanlara bu sektörün verdiği en büyük cevap, tarladaki üretim, stoklarımızdaki doluluk ve burada sergilediğimiz sarsılmaz birlikteliktir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.