Hava Durumu

#Istihdam

Kırsal Haber - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülsoy: "Kimseyi Ayrıştırmadan Kayseri İçin Çalışmaya Devam Edeceğiz" Haber

Gülsoy: "Kimseyi Ayrıştırmadan Kayseri İçin Çalışmaya Devam Edeceğiz"

TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan’dan oluşan heyet, Kayseri Ticaret Odasını ziyaret ederek göreve yeniden seçilen Ömer Gülsoy ve yönetimini tebrik etti. TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ve İl Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan heyet, Kayseri Ticaret Odasına (KTO) "hayırlı olsun" ziyaretinde bulundu. Ziyarette heyet; yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Ömer Gülsoy, Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan ve oda yönetimini tebrik ederek yeni dönem çalışmalarında başarılar diledi. Görüşmede Kayseri ticaretinin ve ekonomisinin mevcut durumu, yürütülen projeler ve yeni döneme ilişkin hedefler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Akar: "Kayseri Ticareti ve Sanayisi Ülkemizin Gelişimine Önemli Katkılar Sağlıyor" Ziyarette açıklamalarda bulunan Hulusi Akar, KTO Başkanı Ömer Gülsoy ve ekibini kutlayarak bugüne kadar gerçekleştirilen başarılı çalışmaların yeni dönemde de artarak devam edeceğine inandığını belirtti. Kayseri’nin Türkiye ekonomisi ve ticaretinde üstlendiği kritik role dikkat çeken Akar, şunları söyledi: "Başkanımız ve yönetimi bugüne kadar önemli başarılara imza attı. Kayseri’miz, ülkemizin ekonomik gelişimine büyük katkılar sağladı. Burada arkadaşlarımızın koordinasyon ve iş birliği içerisinde, canla başla çalıştıklarını görüyoruz. Bu gayretlerini takdirle takip ediyoruz. Dünya gelişiyor ve değişiyor. Kayseri iş dünyamızın da bu gelişmeleri yakından takip ettiğini memnuniyetle görüyoruz. Yeni yönetimin çok daha büyük bir azim ve kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceğine, hem şehrimize hem de ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Sayın Başkanımıza ve yönetimine yeni görevlerinde başarılar diliyorum." Gülsoy: "Kimseyi Ayrıştırmadan Kayseri İçin Çalışmaya Devam Edeceğiz" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise nazik ziyaretleri ve güzel temennileri için heyete teşekkür etti. Yeni dönemde izleyecekleri çalışma prensiplerine vurgu yapan Gülsoy, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bakanımızın, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve İl Başkanımızın nazik ziyaretleri ve güzel temennileri bizleri son derece memnun etti. Kendilerine şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına teşekkür ediyorum. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak yok, birleştirmek vardır. Yeni dönemde de 30 bine yakın üyemizden aldığımız güçle; kimseyi ayırmadan ve kayırmadan Kayseri’mizin ticaret, ihracat ve istihdam kapasitesini daha da ileriye taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Şehrimizin ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak her çalışmanın içerisinde yer almaya gayret göstereceğiz."

55. Uluslararası Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı Haber

55. Uluslararası Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı

İnegöl mobilyasının dünyaya açılan kapısı MODEF EXPO, 55’inci kez sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Yaklaşık 140 firmanın ürünlerini sergilediği fuarda, 17 Ekim’e kadar yurt içi ziyaretçilerle birlikte 40 farklı ülkeden de yabancı ziyaretçinin katılımı bekleniyor. İnegöl’ün üretim, istihdam ve ihracat gücünün en önemli temsilcilerinden biri olan MODEF EXPO 55. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı, düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Mobilya sektörünün önde gelen temsilcilerini, üreticileri, tasarımcıları ve iş dünyasını buluşturan fuar, İnegöl mobilyasının kalitesini, tasarım anlayışını ve üretim kabiliyetini bir kez daha vitrine taşıdı. İnegöl’ün köklü mobilya kültürünü uluslararası pazarlara taşıyan MODEF EXPO, sektörün yeni trendlerinin tanıtılması, ticari bağlantıların geliştirilmesi ve yeni iş birliklerinin kurulması için önemli bir fırsat sunuyor. 140 dolayında üretici firma, yüzlerce model ve özgün tasarımlar ile MODEF EXPO, her geçen yıl gelişen üretim altyapısı ve tasarım gücüyle dikkat çeken İnegöl’ün sektördeki gücünü yansıtıyor. Sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan fuar boyunca firmalar, yeni koleksiyonlarını ve tasarımlarını tanıtma, mevcut iş bağlantılarını geliştirme ve yeni pazarlara ulaşma fırsatı bulacak. Fuara 40 farklı ülkeden yabancı ziyaretçi ve alım heyetleri gelmesi bekleniyor. İNEGÖL SADECE MOBİLYA VADETMİYOR 17 Ekim Cumartesi günü sona erecek fuarın coşkusu, sadece fuar alanında değil hafta boyunca İnegöl’ün tamamında hissedilecek. Mobilya AVM’leri, Ertuğrulgazi Mobilyacılar Caddesi, Bursa-Ankara karayolu üzerindeki mağazalarıyla 365 gün açık bir fuar merkezi hüviyetindeki İnegöl, bu süreçte şehir olarak fuar bereketini yaşayacak. Öte yandan, İnegöl’e gelen misafirler mobilyanın yanı sıra şehrin tarihi ve doğal güzellikleri, Oylat Kaplıcaları, Oylat Mağarası, Gastro İnegöl Restoranı ile şehrin yöresel lezzetlerini, DOSTUM tesisleriyle doğa ve turizm değerlerini de deneyimleme imkanı bulabilecek. BURADA ÇOK BÜYÜK EMEK VAR Düzenlenen coşkulu törenle kapılarını açan 55. MODEF EXPO’nun açılış törenine; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri; Ayhan Salman, Hasan Toktaş ve Orhan Sarıbal, Kaymakam Ayhan Akpay, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nedim İncebay, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Fuarın açılış töreninde konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl’ün mobilya sektöründeki güçlü konumuna, üretim ve ihracat potansiyeline ve fuarın sektöre sağladığı katkılara değindi. Başkan Taban, “Bugün hamdolsun mobilya fuarımızın 55’incisini gerçekleştiriyoruz. Tabii burada çok büyük emek var. Kuruluşundan bugüne emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Bugün de inşallah bizler bugünün yöneticileri olarak bu sürece katkı koymaya, destek olmaya hep birlikte, el birliğiyle devam edeceğiz” dedi. MOBİLYADA SEKTÖRÜN MODASINI İNEGÖL BELİRLİYOR Yeni bir dünya düzeni olduğuna değinen Başkan Taban, “Bu düzene ayak uydurmak ve buradan payımızı almak adına çalışmalarımızı gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Öncelikli olarak bizler yerel yönetimler olarak sorumluyuz. Şehirler birbiriyle yarışıyor, ülkeler birbirleriyle yarışıyor. Dolayısıyla herkes bir strateji ve hamle içerisinde... Biz de güçlü kaslarımızı kullanarak inşallah İnegöl'ü bulunduğu noktadan daha iyi bir noktaya taşıyabilmek için mücadele edeceğiz. İnegöl zaten her yeni güne aslında yeni mobilya üretme heyecanı ile başlıyor. Evet senede iki fuar yapıyoruz ama bana göre şehir her gün fuar yapıyor. Bugün binlerce mağaza var. Bunların her biri son derece özel ürünler tasarlıyor. Mobilyada sektörün modasını İnegöl belirliyor” dedi.

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Var Haber

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Var

Güney Batı Afrika ülkesi Angola, Türkiye’den madencilik, tarım ve turizm sektörlerinde yatırım bekliyor.İhracat gelirlerinin yüzde 92’sini petrol ve doğalgazın oluşturduğu Angola, zengin maden rezervlerini ekonomiye kazandırarak gelirlerini çeşitlendirmek istiyor. Angola'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Joao Salvador Dos Santos Neto, Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Büyükelçi Dos Santos Neto, Angola’da yatırım yapacak sanayiciler için kolaylıklar sağlayan bir mevzuatları olduğunu, Türk yatırımcıları Angola’ya beklediklerini dile getirdi. Angola’nın altın, nikel, demir cevheri, mermer, nadir bulunan elementler yönüyle zengin rezervlere sahip olduğunu dile getiren Büyükelçi Dos Santos Neto, “36 maden açısından zengin kaynaklara sahibiz. Türk yatırımcıların yeterli kaynak bulabilecekleri maden yataklarına sahibiz. Enerji ve lojistik altyapısı için destek oluyoruz. Çinli 300’ün üzerinde firmanın Angola’da yatırımları var. Tarım, petrol, gaz, madencilik ve diğer sanayi kollarında yatırımlar yaptılar. Türkiye’den bir firmanın demir cevheri üretimi konusunda bir yatırımı söz konusu. Angola’da Türk yatırımcıları daha fazla sayıda görmek istiyoruz. Madencilik dışında tarım ve turizm sektörleri de yatırım yapılabilecek sektörler olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu. Türk dizileri Angola’da çok popüler Angola’da Türk dizilerinin çok popüler olduğu bilgisini de veren Dos Santos Neto şöyle devam etti; “Türk dizilerinden dolayı Angola’da Türklere sempati duyuluyor. Türk yatırımcılar Angola’ya geldiklerinde çok hoş karşılanacaklar. Türkiye’de okuyan çok sayıda Angolalı var. Angola’da yapacağınız yatırımlarda Türkiye’de okumuş, Türkçe bilen Angolalıları istihdam etmeniz işlerinizin hızla büyümesine katkı sağlayacaktır.” Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Türkiye’nin yıllık 6,5 milyar dolar madencilik ürünleri ihraç ettiğini, Ege Bölgesi’nden yapılan madencilik ihracatının 1,5 milyar doları aştığını, Türkiye ile Angola arasında karşılıklı ticaretin artması için uygun bir zemin olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Angola’ya yıllık ihracatının 102 milyon dolar, ithalatının ise 9 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Tokatlıoğlu, “Angola yıllık 15 milyar doların üzerinde ithalat yapan bir ülke. Angola’ya hem ihracatımızı artırabiliriz hem de Türk sanayicileri Angola’da yatırım yapabilirler. Karşılıklı temaslarla iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

TEKSPEKTİF’te Gelecek Stratejileri Konuşuldu Haber

TEKSPEKTİF’te Gelecek Stratejileri Konuşuldu

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) organizasyonu, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ev sahipliği ve Denizli Sanayi Odası (DSO) iş birliğiyle düzenlenen TEKSPEKTİF buluşması, tekstil ve hazır giyim sektörünün önde gelen temsilcilerini Denizli’de bir araya getirdi. Sektörün mevcut durum analizinin yapıldığı ve gelecek dönem beklentilerinin masaya yatırıldığı TEKSPEKTİF programına; DENİB Başkanı Osman Uğurlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DETGİS Başkanı Halil Erdoğan katıldı. Etkinlikte ayrıca Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz, Önceki Dönem DENİB Başkanı ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Memişoğlu, OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, TGSD Başkanı Toygar Narbay, ETHİB Başkanı Turan Göksan, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, DESİAD Başkanı Nuri Turgut ve DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen gibi sektörün ve bölgenin önemli isimleri yer aldı. "Sektörün Sesini Birlikte Duyurmalıyız" Programın açılışında konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektörünün Denizli’nin üretim, istihdam ve ihracat kültüründeki kritik rolüne dikkat çekti: "Tekstil ve hazır giyim, kentimizin ulaştığı ekonomik gücün temel taşıdır. İçinden geçtiğimiz zorlu dönemde üretici ve ihracatçılarımızın sorunlarının doğrudan muhataplarıyla konuşulmasını son derece kıymetli buluyorum. TEKSPEKTİF gibi platformlar, sektörün ihtiyaçlarını doğru tespit etmemizi sağlıyor. Bizlere düşen görev, burada ortaya koyulan çözüm önerilerini takip etmek ve Denizli’nin üretim gücünü daha ileriye taşımaktır." "Tekstil ve Konfeksiyon Birbirinden Ayrı Düşünülemez" Sektörün yaşadığı daralma ve küresel rekabet baskısına değinen DENİB Başkanı Osman Uğurlu, tedarik zincirindeki bütünlüğün önemini vurguladı: "Konfeksiyondaki bir sipariş kaybı; kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar tüm üretim zincirini olumsuz etkiliyor. TEKSPEKTİF’i sektörümüzün bir aile meclisi olarak görüyoruz. Sorunlarımızı açıkça konuşarak uygulanabilir ve somut çözümler geliştirmek zorundayız. Çözüm yine bizim üretim gücümüzde, tecrübemizde ve çalışma azmimizdedir." "Artık 'Nasıl Daha Fazla Değer Üretiriz?' Sorusunu Sormalıyız" DETGİS Başkanı Halil Erdoğan ise artan üretim maliyetleri, finansmana erişim ve kur-maliyet dengesi gibi faktörlerin sektörü yeni arayışlara yönelttiğini belirtti: "Değişen küresel koşullarda sektörümüzün güçlü yönlerini yeniden konumlandırmalıyız. Bugün sadece 'Nasıl daha fazla üretiriz?' değil, 'Nasıl daha fazla değer üretiriz?' sorusuna odaklanmamız gerekiyor. TEKSPEKTİF, sektörümüzün geleceğine yönelik ortak bir perspektif oluşturmayı hedefliyor." Sektörel Durum Raporu ve 2030 Vizyon Paneli Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, "TGSD Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası" başlıklı sunumunu gerçekleştirerek güncel verileri ve stratejik hedefleri katılımcılarla paylaştı. Programın devamında moderatörlüğünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu’nun üstlendiği TEKSPEKTİF Paneli düzenlendi. TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve TGSD Başkanı Toygar Narbay’ın konuşmacı olduğu panelde; Türkiye’nin üretim gücünü koruyarak katma değerini artırması, küresel rekabette yeniden konumlanması ve 2030’a uzanan dönüşüm süreci ele alındı. Panelde değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayideki maliyet ve rekabet sorunlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Önümüzdeki dönemde üretimde verimliliği artırmak, pazar çeşitliliğini güçlendirmek ve değişen küresel taleplere hızla yanıt verebilmek belirleyici olacaktır. Sektörümüzün bugünkü tablosunu doğru okumak kadar, gelecekte nerede konumlanacağını net bir şekilde ortaya koymak da hayati önem taşıyor." İş birliği ve ortak akıl mesajlarının öne çıktığı TEKSPEKTİF programı, sektöre katkı sağlayan konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi Haber

KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın ekonomi için önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Gülsoy, “İş dünyası olarak en büyük beklentimiz öngörülebilirliğin artması, fiyat istikrarının sağlanması ve üretim ile ihracat odaklı büyüme kararlılığının sahaya güçlü bir şekilde yansımasıdır.” dedi. KTO Başkanı Gülsoy, açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın (OVP) küresel ve bölgesel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde makroekonomik dengelerin korunması ve sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından kıymetli bir çerçeve çizdiğini ifade etti. “ENFLASYONLA MÜCADELE VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK OLMAZSA OLMAZIMIZDIR” Ekonomide kalıcı başarının ve yatırımların önünü açacak en temel unsurun istikrar ve öngörülebilirlik olduğuna dikkat çeken Başkan Gülsoy, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı Yardımcımızın açıkladığı OVP’nin ülkemize, milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum. Programda enflasyonun kalıcı olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi, mali disiplinin korunması ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi hedeflerini son derece önemli buluyoruz. Fiyat istikrarının tesis edilmesi, tüccarımızın ve sanayicimizin geleceğe dönük planlamalarını daha sağlıklı yapabilmesine imkân tanıyacaktır.” “FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI, ÜRETİCİ VE İHRACATÇI DESTEKLENMELİDİR” İş dünyasının sahadaki en kritik ihtiyacının makul maliyetlerle finansmana erişim olduğunu vurgulayan Gülsoy, değerlendirmesine şöyle devam etti: “İş dünyası olarak hedeflerimize ulaşabilmemizin yolu; üreten, istihdam sağlayan ve döviz kazandıran işletmelerimizin desteklenmesinden geçmektedir. OVP hedeflerinin sahada karşılık bulabilmesi için özellikle KOBİ’lerimizin, üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı adımların atılması şarttır. Seçici finansman imkânlarının katma değer üreten firmalarımıza yönlendirilmesi ve kademeli faiz normalizasyonunun sağlanması, imalat sanayimizin rekabet gücünü koruyacaktır. İşletmelerimizin mevcut istihdamı koruyabilmesi ve yeni yatırımlara kapı açabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ticaret erbabımızın ve sanayicimizin üzerindeki yüklerin hafifletilmesi de elzemdir.” “TİCARET VE SANAYİ BİR KUŞUN İKİ KANADI GİBİDİR” Ekonomik yapının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Başkan Gülsoy, “Ticaret ve sanayi bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu açıdan, ticaret ve sanayinin işletme büyüklüğüyle sınırlandırılmadan bir bütün olarak korunması, desteklenmesi ve teşvik edilmesi temel önceliğimiz olmalıdır. Ülkemiz için katma değer yaratan her işletme bu ekosistemin ayrılmaz bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK BAŞLIĞI ÇOK KIYMETLİ” OVP’de bu yıl ilk kez yer alan başlığa da dikkat çeken KTO Başkanı Gülsoy, “Programda ''Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık'' başlığı altında enerji, su, gıda arz güvenliği ve kritik teknolojilerde yerli üretimin öne çıkarılmasını son derece vizyoner bir yaklaşım olarak görüyoruz. Küresel ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bu dönemde, yerli üretimi koruyacak haksız rekabetle mücadele adımları ve Sanayi Koruma Stratejisi reel sektörümüz için hayati önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’NİN ÜRETİM VE İHRACAT POTANSİYELİNE İNANCIMIZ TAMDIR” Türkiye’nin ve Kayseri’nin zorlu koşullara rağmen dinamik yapısıyla üstesinden gelemeyeceği zorluk bulunmadığını belirterek sözlerini tamamlayan Gülsoy: “Anadolu’nun üretim ve ihracat üssü Kayseri olarak, ülkemizin büyüme hedeflerine en yüksek katkıyı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Kamu ile reel sektör arasındaki güçlü istişare kültürünün korunarak programdaki reformların hızla hayata geçirilmesi en büyük temennimizdir. En küçük üretici ve esnafımızdan en büyük sanayici ve tüccarımıza kadar tüm üyelerimizin yanında durmaya, ticareti, üretimi ve ihracatı büyütmeye, istihdamı artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat rotasında Türkiye’mizi daha güçlü kılmak adına tüccarımız ve sanayicimizle birlikte tüm gücümüzle sahada olacağız.” dedi.

Akşehir’de INSURE Projesi Kapsamında Mesleki Eğitim Kursları Sürüyor Haber

Akşehir’de INSURE Projesi Kapsamında Mesleki Eğitim Kursları Sürüyor

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen INSURE Projesi kapsamında Akşehir’de düzenlenen “Sebze-Meyve Hasat, Paketleme ve Bakım Elemanı Kursu” devam ediyor. Eğitimlerle mevsimlik tarım iş gücünün mesleki kapasitesinin artırılması ve katılımcıların istihdam olanaklarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi Projesi (INSURE), kırsal alanlarda tarımsal üretimin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliği ve Türk Kızılay çözüm ortaklığında, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından yürütülen proje kapsamında Akşehir’de mesleki eğitim kursu düzenleniyor. Sebze ve meyve üretiminde uygulamalı eğitim Akşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sebze-Meyve Hasat, Paketleme ve Bakım Elemanı Kursu”na katılımcılar yoğun ilgi gösteriyor. İl Müdürlüğü ve Akşehir İlçe Müdürlüğü teknik personelinin eğitmenliğinde gerçekleştirilen kursta, teorik bilgilerin yanı sıra işbaşı eğitimlere de yer veriliyor. Eğitimler kapsamında katılımcıların sebze ve meyve hasadı, ürünlerin uygun şekilde paketlenmesi ve bakım süreçlerine ilişkin mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Tarımsal üretimde nitelikli iş gücü hedefleniyor INSURE Projesi kapsamında gerçekleştirilen mesleki eğitimlerle, tarımsal üretimde ihtiyaç duyulan nitelikli mevsimlik iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Eğitimlerin aynı zamanda kursiyerlerin iş gücü piyasasına katılımının ve istihdam olanaklarının güçlendirilmesine katkı sunması bekleniyor. Proje kapsamında işletme teşvikleri aracılığıyla tarımsal üretim ağının da desteklenmesi amaçlanıyor. Akşehir’de devam eden mesleki eğitim çalışmalarıyla, hem tarım sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sağlanması hem de kırsal alanlarda ekonomik ve sosyal kapasitenin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Turizmcilerden Özer Matlı’ya Yoğun İlgi Haber

Turizmcilerden Özer Matlı’ya Yoğun İlgi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü. Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı. “Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır” Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi: “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.” “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti. Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu. Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi. Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi. Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti: “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.” Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı. Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi. Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti. Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi. “Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir” Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti. “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı. “Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz” Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi. Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı: “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Başkan Genç'ten Balıkçılara Mesaj: "Vira Bismillah, Rastgele İnşallah" Haber

Başkan Genç'ten Balıkçılara Mesaj: "Vira Bismillah, Rastgele İnşallah"

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Eylül 2026’da başlayacak su ürünleri av sezonunun tüm balıkçılara hayırlı ve bereketli olmasını diledi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Eylül 2026’da başlayacak su ürünleri av sezonunun tüm balıkçılar için kazasız ve bol bereketli geçmesi temennisinde bulundu. Karadeniz’in bereketini sofralara taşıyan balıkçıların, alın teri ve emeğiyle yeni av sezonunda denize açılacağını belirten Başkan Genç, Trabzon’un ekonomisine ve istihdamına önemli katkı sağlayan balıkçıların her zaman yanlarında olduklarını ifade etti. Başkan Genç, "2026-2027 su ürünleri av sezonumuz 1 Eylül itibarıyla başlıyor. Karadeniz’in bereketini sofralarımıza taşıyan, denizde ekmeğini bulan kıymetli balıkçılarımız için yeni av sezonunu büyük bir heyecanla karşılıyoruz. Alın teriyle, emeğiyle ve sabrıyla denize açılan tüm balıkçılarımıza hayırlı, bereketli ve kazasız bir sezon diliyorum. Trabzon’umuza ekonomik anlamda, istihdam anlamında ve bereket anlamında önemli katkı sunan balıkçılarımızın her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Onların emeği, şehrimizin üretim gücünün ve Karadeniz’le olan güçlü bağımızın önemli bir parçasıdır. İnşallah yeni sezon hem balıkçılarımız hem de Trabzon’umuz adına bol ve bereketli bir sezon olur. Rabbim ağlarını balıkla, sofralarını bereketle, yollarını selametle doldursun. Tüm balıkçılarımıza ve ailelerine sağlık, huzur, mutluluk ve bol kazanç diliyorum. Vira bismillah, rastgele inşallah” diye konuştu.

Gönen’de Jeotermal Enerjiyle 8 Milyon Metrekarelik Sera Üretimi Haber

Gönen’de Jeotermal Enerjiyle 8 Milyon Metrekarelik Sera Üretimi

Balıkesir’in Gönen ilçesinde jeotermal kaynakların tarımsal üretimde daha etkin kullanılması amacıyla yürütülen sondaj çalışmalarında, sera ısıtması için gerekli sıcaklık ve debiye sahip 2 yeni jeotermal kaynağa ulaşıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yeni jeotermal kuyuların devreye alınmasıyla yerli ve yenilenebilir enerjinin kesintisiz tarımsal üretime dönüştürüleceğini belirtti. Jeotermal enerjiyle ısıtılacak seralarda yıl boyunca kesintisiz üretim yapılması, mevsim şartlarından bağımsız olarak yüksek verim elde edilmesi ve enerji maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Projenin aynı zamanda çevre dostu ve düşük karbonlu tarım modellerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. 8 milyon metrekarelik sera alanı Yüksek teknolojiyle donatılması planlanan 8 milyon metrekarelik Balıkesir Gönen Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) tamamen faaliyete geçmesiyle önemli bir üretim ve istihdam kapasitesine ulaşılması hedefleniyor. Projenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanması ve yıllık 250 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Projenin ülke ekonomisine yıllık 20 milyar TL katkı sağlaması bekleniyor. Bakan Yumaklı, paylaşımında jeotermal kaynakların tarımsal üretimle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, yerin altındaki enerjinin üretime, üretimin ise istihdam ve ihracata dönüştürüleceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.