Hava Durumu

#Turizm

Kırsal Haber - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Er: ''Malatya’nın Gastronomisini Güçlendiriyoruz'' Haber

Başkan Er: ''Malatya’nın Gastronomisini Güçlendiriyoruz''

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın yalnızca bir tarih ve kültür şehri değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi merkezi olduğunu söyledi. Başkan Er, “Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel değerlerini koruyan, yerel üreticimizi destekleyen ve gastronomi turizmini güçlendiren her çalışmayı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde bu yıl ''Bir Sofrada Miras'' temasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayat bulan Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Malatya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi tarafından etkinlik düzenlendi. “MALATYA MUTFAĞI BİNLERCE YILLIK KÜLTÜRÜN SOFRAYA YANSIMASIDIR” Çamlıca Restoran’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Er, “Bizler biliyoruz ki bir şehrin hikâyesi yalnızca taşında, toprağında ya da tarihi eserlerinde değildir. Aynı zamanda mutfağında, sofrasında ve nesilden nesile aktarılan lezzetlerinde saklıdır. Malatya mutfağı binlerce yıllık kültürün, emeğin, paylaşmanın ve gönül birliğinin sofraya yansıyan en güzel hâlidir” ifadelerini kullandı. Malatya’nın 49 coğrafi işaretli tescilli ürünü ve tescil süreci devam eden 6 ürünüyle Türkiye’nin gastronomi alanında öne çıkan şehirlerinden biri hâline geldiğini aktaran Başkan Er, şunları kaydetti: “Son yıllarda artan tescilli ürün sayımız yalnızca mutfak kültürümüzün korunması açısından değil, aynı zamanda şehrimizin ekonomik kalkınması, turizm potansiyeli ve marka değeri açısından da son derece kıymetlidir. Kâğıt Kebabından, Kiraz Yaprağı Sarmasına, Sıkma Köftesinden, Ayranlı Çorbasına kadar her bir lezzetimiz bu toprakların hafızasını, üretim kültürünü ve zengin yaşam geleneğini taşımaktadır. Ünlü şef Ömür Akkor’un ifade ettiği gibi Malatya, tek malzemeden birçok yemek çıkarabilen çok özel bir mutfağa ve gerçekten büyük bir gastronomi hazinesine sahip bir şehirdir.” “MALATYA MUTFAĞI ARSLANTEPE’DEN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR MİRAS” Arslantepe Höyüğü’nün gastronomideki önemine de dikkati çeken Başkan Er, “Bu yıl Türk Mutfağı Haftası’na ayrı bir anlam katan en önemli gelişmelerden biri de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü’nde ortaya çıkarılan, yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait et yemeklerinin pişirildiği fırın olmuştur. Bu önemli arkeolojik bulgu, Malatya’nın gastronomi geçmişinin yalnızca birkaç yüzyıla değil, binlerce yıllık kadim bir medeniyet birikimine dayandığını göstermektedir. Arslantepe’den günümüze uzanan bu mutfak mirası, Malatya’nın yalnızca bir tarih ve kültür şehri değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi merkezi olduğunun da en somut göstergesidir. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel değerlerini koruyan, yerel üreticimizi destekleyen ve gastronomi turizmini güçlendiren her çalışmayı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İnanıyorum ki Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler Malatya’mızın zengin mutfak kültürünün daha geniş kitlelere ulaşmasına, turizm hareketliliğinin artmasına ve şehrimizin ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka hâline gelmesine önemli katkılar sunacaktır” dedi. Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda şehrin dört bir köşesinden süzülüp gelen ilçe tanıtım stantlarında coğrafi işaretli ürünler ve Malatya yemekleri sergilendi. Düzenlenen etkinliğe katılan Başkan Er, burada yaptığı konuşmada, Türk mutfağının, köklü ve zengin bir mirasın adı olduğunu, geçmişten bugüne uzanan bu eşsiz birikimin yalnızca yemek kültürünü değil, paylaşmayı, üretmeyi, bereketi ve toplumsal birlikteliği de içinde barındırdığını ifade etti. “MALATYA KADİM MEDENİYETLERİN BULUŞMA NOKTASI” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde her yıl farklı bir tema ile gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası’nın beşincisinin 21-27 Mayıs tarihleri arasında “Bir Sofrada Miras” temasıyla kutlandığını kaydeden Başkan Er, “Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Malatya, sahip olduğu güçlü gastronomi mirasıyla ülkemizin öne çıkan şehirleri arasında yer almaktadır. Bugün 49 coğrafi işaretli tescilli ürünümüz ve tescil süreci devam eden 6 ürünümüzle önemli bir gastronomi zenginliğine sahibiz. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak sahip olduğumuz gastronomi değerlerini korumaya, tanıtmaya ve gelecek nesillere aktarmaya büyük önem veriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kültürünü yaşatan şehirler, geleceğini de güçlü bir şekilde inşa ederler. Asrın felaketini yaşamış bir şehir olarak bugün bir kez daha görüyoruz ki aynı sofrada buluşmak, aynı ekmeği paylaşmak, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü ifadesidir” diye konuştu. “MALATYA GÜÇLÜ BİR KÜLTÜREL MİRASA SAHİPTİR” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise “Kadim gastronomi kültürüyle ön plana çıkan ilimizde, coğrafi işaret tescili alan Malatya Kayısısı başta olmak üzere 50 adet coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. İlimizin gastronomi zenginliğini yansıtan bu ürünlerimiz, şehrimize değer katmaya devam etmektedir. Türk Mutfağı Haftası’nın ilimizde düzenlenmesinde emeği geçen Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne, Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne, Bakanlığımıza ve Türk kültürü ile mutfağının tanıtımına büyük katkılar sunan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, muhterem eşleri Emine Erdoğan’a, Kültür ve Turizm Bakanımıza ve tüm Bakanlık yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız ve sektör temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda, 2026 ve 2027 yıllarını da kapsayan önümüzdeki beş yıla ilişkin bir “Turizm Şehri Malatya” vizyonu ortaya koyduk. Bu vizyonun hayata geçirilebilmesi açısından Malatya’nın tarihi, kültürü ve yemek kültürüyle birlikte hem tanıtılması hem de şehrimizin ekonomisine katkı sunması bakımından bugünü ve haftayı son derece önemsiyoruz. Malatya gerçekten çok köklü bir tarihe sahiptir. Yaklaşık 5 bin 200 yıllık geçmişiyle, Arslantepe Höyüğü başta olmak üzere Selçuklu’dan Osmanlı’ya farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan güçlü bir kültürel mirasa sahiptir. Aynı zamanda zengin gastronomi kültürüyle Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Bu nedenle değerlerimizi tanıtmak, yaşatmak ve bunları ekonomik bir değere dönüştürmek hepimizin ortak hedefi olmalıdır” ifadelerini kullandı. Vali Yavuz ve Başkan Er daha sonra medeniyetin, emeğin ve sabrın harmanlandığı Malatya’nın dört bir köşesinde hazırlanan lezzet ve yöresel ürünlerin yer aldığı ilçe stantlarını gezdi. Etkinlik, konser dinletisiyle sona erdi.

Başkan Vekili Özdemir: “Gastronominin Başkenti Olma Yolunda Bir Yolculuğa Çıktık” Haber

Başkan Vekili Özdemir: “Gastronominin Başkenti Olma Yolunda Bir Yolculuğa Çıktık”

Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Antalya Foodfest Gastronomi Festivali, Akdeniz yeşillikleri hasadı ile başladı. Birbirinden farklı yeşillikler, yenilebilir çiçeklerle dolu serada hasat yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Bereketli topraklarımızla gastronominin de başkenti olacağız” dedi. Yerli üreticiyi desteklemek, gastronomi turizmine katkı sunmak ve Antalya’nın yöresel ile coğrafi işaretli ürünlerini dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlenen 5. Uluslararası Antalya FoodFest Gastronomi Festivali, geleneksel hale gelen hasat etkinliği ile başladı. Festivalin en sevilen buluşmalarından biri olan hasat etkinliği bu yıl rengarenk sebzeleri ve Akdeniz coğrafyasına özgü aromatik otlarıyla öne çıkan Serik ilçesindeki Erüst Tarım Çiftliği’nde düzenlendi. Hasat etkinliğine Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, meclis üyeleri, Şef Arda Türkmen, Elif Korkmazel, yerli ve yabancı şefler katıldı. Başkan Vekili Özdemir, bağ makasını eline alarak, firma sahibi Mustafa Erüst ve konuk şeflerle birlikte serada brokolini, kale, latin çiçeği ve yenilebilir çiçek hasadı yaptı. Hasat sırasında çiçeklerin tadına bakan Başkan Vekili Büşra Özdemir, çek lezzetli olduğunu ifade etti. ANTALYA GASTRONOMİYE DOYACAK Bundan 4 yıl önce 2022 yılında “Antalya’dan dünyaya mottosuyla” yola çıkan Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali’nin beşinci kez kapılarını açacağını söyleyen Başkan Vekili Özdemir, “Festivalimizi Mustafa Erüst’un ev sahipliğinde Erüst Tarım’da gerçekleştirdiğimiz hasat ile başlatıyoruz. Çok kıymetli bir hasat gerçekleştiriyoruz. Çok da farklı deneyimler yaşıyoruz. Biz Antalya olarak 12 ay yaşayan bir turizm kentiyiz. Biz tarımın, turizmin başkentiyiz ama biz bu bereketli topraklarla gastronominin de başkenti olma yolunda bir yolculuğa çıktık. Bu yıl da “Her sofra başka bir hikaye” mottosuyla çıktık bu yola. Tüm yerli ve yabancı misafirlerimizle birlikte üç gün boyunca Antalya’mıza yakışan bir festival yapmayı planlıyoruz” dedi. RENGARENK HASAT Erüst Tarım Sahibi Mustafa Erüst de FoodFest Antalya Gastronomi Festivali’nin hasat etkinliğine ev sahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek, “Üretmiş olduğumuz yenilebilir çiçekler, ıtri bitkiler, doğa yeşillikleri ürettiğimiz seramızdayız. Şeflerin son dokunuşları olan çiçekler lezzetiyle farklılık yaratarak tabakları süsleyecek” diye konuştu.

5.FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali Kapılarını Açtı Haber

5.FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali Kapılarını Açtı

Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali “Her Sofra Başka Bir Hikaye” temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. “Her Sofra Başka Bir Hikaye” temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. BEŞ YILDIR KURUMSALLAŞAN BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır” dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. HER SOFRADA ANTALYA’NIN HİKÂYESİ VAR Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ise dört yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde “Antalya’dan Dünyaya” mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir konuşmasında, “Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya” sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Başkan Vekili Büşra Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. ANTALYA’NIN YEREL ÜRÜNLERİ VİTRİNE ÇIKTI Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. FESTİVALİN AÇILIŞ KURDELESİ KESİLDİ Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. GASTRONOMİ VE ŞEHİR MARKALAŞMASI KONUŞULDU 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde “Gastronomi ile Değer Yaratan Turizm ve Şehir Markalaşması” konusuyla gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. FESTİVAL 3 GÜN BOYUNCA DEVAM EDECEK 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.

Balıkesir GastroFest’e Miting Gibi Açılış Haber

Balıkesir GastroFest’e Miting Gibi Açılış

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilkini gerçekleştirdiği Uluslararası Balıkesir GastroFest vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği adeta mitingi andıran bir açılışla başladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte açılış kurdelesini kesen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir” dedi. Balıkesir’in kadim mutfak kültürünü geleceğe taşırken kentin köklü geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını gözler önüne seren 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali Avlu’da görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açtı. Avlu Yaşam Merkezi’ni tıklık tıklım dolduran vatandaşlar festivali miting alanına çevirdi. Bereketli toprakları, eşsiz lezzetleri ve doğasıyla öne çıkan kentin mutfağını dünyaya tanıtmak için bu yıl ilk defa Uluslararası Balıkesir Gastrofest’i hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, festival açılışını da tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanları ile birlikte gerçekleştirdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Festival Moderatörü Akademisyen Şef Dr. Esat Özata sunumunu gerçekleştirdi. Balıkesir sofrasına ait ürünleri sergileyen ve unutulmaz lezzetleri tanıtan Şef Levent Kaynak Balıkesir’in coğrafi işaretli lezzetlerini tanıttı. AVLU MİTİNG ALANINI ARATMADI Bu yıl ilk kez düzenlenen 1. Uluslararası GastroFest’te vatandaşlardan rekor katılım oldu. Avlu Yaşam Merkezi’nde on binleri aşkın katılımın olduğu festivalin ilk gününde Avlu adeta miting alanını andırdı. 8-9-10 Mayıs tarihlerinde lezzet tutkunlarını ağırlayacak olan festivalde; bir yandan yerel üreticiler, küresel şeflerle buluşturulurken diğer yandan da coğrafi işaretli ürünlerin markalaştırılması ve “Atıksız Mutfak Hareketi” ile sürdürülebilir bir gastronomi vizyonu oluşturulması hedefleniyor. Aralarında; Danilo Zanna, Sahrap Soysal, Esat Özata, Eren Kaşıkçı (Kızılsakal), Esra Tokelli, Maria Ekmekçioğlu gibi birbirinden değerli sektör profesyonelinin festivali boyunca gerçekleştireceği söyleşiler ve gastro şovlarla renklenen festivalin ilk gününde lezzet dolu etkinlikler vatandaşlardan tam not aldı. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLARINDAN AHMET AKIN’A TAM DESTEK Ayrıca bu görkemli festivale, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen Büyükşehir Belediye Başkanları da katılarak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanında yer aldılar. Festivali oldukça beğenen başkanlar, stantları ilgiyle inceledi ve Balıkesir’in eşsiz lezzetlerini tek tek deneyimledi. Balıkesir’in marka değerine büyük katkı sunan festivali oldukça başarılı bulan başkanlar, Başkan Ahmet Akın’ı tebrik etti. “BALIKESİR OLARAK BU DAYANIŞMANIN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ” Gastronominin bir festivalin ötesinde Balıkesir’in kalkınma hikâyesinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu söyleyerek festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Biz 20 ilçe belediye başkanlarımız ile birlikte tam bir kardeşlik anlayışı içerisindeyiz. 20 belediye başkanımızla birlikte biz kardeşiz ve Balıkesir için çalışıyoruz. Onlara da huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Sayın Valimize de her zaman verdiği destekler için çok teşekkür ediyorum. Ticaret Odası Başkanımız, Ticaret Borsamız, tüm kurumlar hepimiz birlik içinde çalışıyoruz. Bugün buraya katılan herkese çok teşekkür ediyorum ama en büyük teşekkürüm Balıkesir aileme. Bu saatten sonra artık gastronominin merkezi olarak Balıkesir’e herkesi davet ediyoruz. Balıkesir’de üreticiden tüketiciye kooperatiflerimize kadar girişimcilik ruhunu artıran her türlü çalışmayı iki senedir var gücümüzle gerçekleştiriyoruz. Balıkesir Kuvayımilliye’nin başşehri. Burası milli birliğin, beraberliğin tam da merkezi. Onun için bizde ayrımcılık olmaz kucaklaşma olur. “BALIKESİR MUTFAĞIYLA DA EŞSİZ BİR ŞEHİR” Kazdağlarının bereketli rüzgârıyla hayat bulan Balıkesir’de yükselen birlik ve beraberlik ruhunun paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Akın, “Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir olduğunu bütün Türkiye’ye bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Kaz Dağları’nın oksijeniyle yetişen mahsullerden Marmara denizinden gelen bereketine, zeytininden peynirine, şifalı bitkilerinden höşmerimine kadar her ilçemizin ayrı bir lezzeti, ayrı bir hafızası olduğunu biliyoruz.” şeklinde konuştu. “ŞEHRİMİZİ EN GÜÇLÜ GASTRONOMİ ROTALARINDAN BİR HALİNE GETİRECEĞİZ” Balıkesir’i Türkiye’nin en güçlü gastronomi rotalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Akın, “Biz, Balıkesir’i fuarlar ve festivaller şehri yapacağız demiştik. Bununla ilgili önemli çalışmalar yapıyoruz. En son Kitap Fuarımızı hayata geçirdik. Yine burada Gastronomi Festivalimizi yapıyoruz. Gastronomi, Balıkesir için yalnızca sofraya gelen lezzetlerin toplamı anlamına gelmiyor. Gastronomi, tarladaki üreticiden mandıradaki emeğe, zeytinlikten pazara, kooperatiften restorana, köyden turizm rotasına uzanan büyük bir değer zinciridir. Biz bu zincirin her halkasını güçlendirmek için hep birlikte üreticisiyle, satıcısıyla odalarımızla, kurumlarımızla tam bir istişare içinde çalışıyoruz. Yerel ürünlerimizi markalaştırmak için çalışıyoruz.” diyerek Balıkesir’in adının daha geniş coğrafyalarda duyulacağını sözlerine ekledi. “TÜM HEMŞEHRİLERİMİ BU LEZZET ŞÖLENİNE DAVET EDİYORUM” Festivalde yerel üreticilerin sektör profesyonelleriyle buluşacağını ifade eden Akın, “Aynı zamanda “Atıksız Mutfak Hareketi” ile sürdürülebilir ve doğaya saygılı bir gastronomi anlayışını ortaya koyuyoruz. Bütün Balıkesirli hemşehrilerimi bu lezzet şölenine davet ediyorum. Burada yeni bir gastronomi felsefesi, yeni bir anlayış ortaya koyup Balıkesir’imizin o güzel coğrafyası ve lezzetlerini hep beraber, herkese tanıtacağız. Burada workshoplar, gastro şovlar, alternatif sahnelerle kentimizi tam bir gastronomi haline çevireceğiz. Ama bu festivalin asıl yıldızı kim biliyor musunuz? Balıkesir’in üreticisi. Balıkesir’in çiftçisi. Balıkesir’in kadın emeği. Balıkesir’in bereketli toprağı. Çünkü bu sofraların temelinde alın teri var, emek var, paylaşma kültürü var. Bizler de Balıkesir’in evlatları olarak, Balıkesir’in emanetine sahip çıkan evlatlar olarak bu anlayışı büyütüp, Balıkesir’imizi daha geniş coğrafyalara duyurmak istiyoruz. Balıkesir İstanbul ile İzmir arasında gelip geçilecek bir yer değil. Gezip görülecek ve gastronomisiyle yemek yenilecek bir yerdir. Tek bir hayalim var. Hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir partiyi ötekileştirmeden, herkesi kucaklayarak; Balıkesir’in o Kuvayımilliye ruhunu kendisine şiar edinen bir evladınız olarak Balıkesir Benim Ailem diyerek çıktığım bu yolda sizlerin hayırlı bir evladı olmak. Sizlerin emanetine sahip çıkıyoruz. Emanetiniz sağlam ellerdedir. Her gün Balıkesir’i daha güzelleşmiş, vizyonu artmış, emeklilerin hayat bulduğu, herkesin yüzünün güldüğü bir şehir yapma hedefim var. ” dedi. KULA: “BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZDA SİYAH ÇAY HARİŞ HER ÜRÜN YETİŞİYOR” Zeytinden peynire kadar her üründe Balıkesir’in Türkiye’de beş il arasında olduğunu söyleyen Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula, “Bu bereketli topraklarda siyah çay hariç tüm ürünler yetişiyor. Bu nedenle ‘Balıkesir, Türkiye’yi Doyuran İl’ diyoruz. Bu yüzden kendi kendimize yeten bir iliz. Bereketli topraklarımızda çalışkan çiftçilerimizle birlikte bu ürünleri üretebilecek altyapımız var. Bizlerin de isteği bu ürünlerin tarladan sofraya kadar ulaşması. Ahmet Başkan göreve ilk geldiği günden buyana gastronomiye, coğrafi işaretli ürünlere çok önem veriyor. Bu festivalin ilkini gerçekleştiriyor.” diyerek tüm vatandaşları festivali ziyaret etmeye devam etti. YAVAŞ: “AHMET AKIN’IN OLDUĞU YERDE HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLUYOR” Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanı’yım. Birlikte illerimizde, beldelerimizdeki kültürel değerleri ortaya çıkarmamızın yanı sıra Bu yıl iki uygulamamız var. Birisi Milli Mücadele Rotası. Kuvayımilliye’nin merkezi Balıkesir gayet uygun ve Milli Mücadele Rotası’nı ayın 16’sında birlik üyesi belediye başkanlarımıza göstereceğiz.” Derken Balıkesir’in coğrafi işaretli ürünün çok fazla olduğuna dikkat çeken Başkan Yavaş, “Ahmet Akın’ın olduğu yerde her şey çok güzel oluyor. Ahmet Akın Hepimize Yakın.” ifadelerini kullandı. “BU KADİM TOPRAKLARDA ASIRLARIN KÜLTÜR BİRİKİMİ VAR” Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Bu kadim topraklarda asırların kültür birikimi var. Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Allah dünyada çok az noktaya nasip etmiştir. Her bitkinin yetiştiği ve bunun kaliteli olduğu çok az nokta vardır ve Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Şehri şöyle bir dolaştım. Ahmet Başkan, iki yılda az bir zamanda çok başarılı işler başarmış. Ahmet Başkan’ımız bugün çok önemli bir iş yapıyor. Her şeyin ilkini yapmak, bunu ön görmek çok önemli. Bu kadar zengin ürünleri olan Balıkesir’de bir gastronomi festivali eksikliğini görmüş ve gereğini yapmış. İnşallah ilelebet devam etsin bu festivalimiz. Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklıyor.” dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı şehri geleceğe taşıyan başarılı çalışmalarından dolayı kutladığını söyleyen Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin Ensar Aytekin, “Bu şehrin geçmişine, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe aktaran bu festivale tüm Balıkesirlileri davet ediyorum.” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin on numarası Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’dır” diyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Balıkesir’de çok güzel hizmetler yapıldığını ve unutulmaz bir gastronomi festivalinin hayata geçirildiğini dile getirdi. Açılışın ardından festival alanını gezilirken yöresel lezzetler de şefler tarafından tanıtıldı.

5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali Başlıyor Haber

5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali Başlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 8-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nde lezzet buluşması yaşanacak. “Her Sofra Bir Hikaye” temasıyla bu yıl 5’ncisi gerçekleştirecek Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali, gastronomi dünyasını Antalya’da bir araya getirecek. 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılışı 8 Mayıs Cuma günü saat 17.00’de Karaalioğlu Parkı’nda gerçekleştirilecek. “Her Sofra Başka Bir Hikaye” temasıyla gerçekleştirilecek gastronomi festivalinde katılımcılar Akdeniz yeşillikleri ve endemik bitkileri daha yakından tanıyacak. Festival süresince yerel ve uluslararası şeflerin düzenleyeceği atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri, gastronomi yarışmaları, paneller, söyleşiler ve birçok aktivite olacak. Katılımcılar Antalya mutfağını da yakından tanıma şansı bulacak. YANIK DONDURMANIN HİKAYESİ TANITILACAK Gastronomi festivalinde Antalya’nın örtü altı tarımdaki potansiyeli, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 19 coğrafi işaretli ürünü ile şehrin gastronomi kimliği ön planda olacak. Antalya’nın tanınmış restoran ve işletmeleri festival alanında açacakları stantlar ile eşsiz lezzetlerini Antalyalılarla buluşturacak. Türkiye’nin ünlü şefleri, otel ve restoran profesyonelleri, yatırımcılar, lokal ve uluslararası gıda firmaları, yeme-içme profesyonelleri, gastronomi, tarım ve turizm yazarları ile vatandaşlar bir araya gelecek. Antalya’nın meşhur yanık dondurmasının hikayesi de festivalde katılımcılara tanıtılacak. ÜNÜL ŞEFLER ANTALYALILAR İLE BULUŞACAK 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nde Refika Birgül, Mehmet Akdağ, Hazer Amani, Elif Korkmazel, Mehmet Yalçınkaya, Ömür Akkor, Arda Türkmen, Türev Uludağ, Rafet İnce, Somer Sivrioğlu gibi Türkiye’nin tanınmış şefleri gastronomi severlere ile bir araya gelecek. Ünlü şefler Antalya’nın lezzetlerinden hazırlayacakları özel sunumlar vatandaşlarla deneyimlerini paylaşacak.

İzmir’in Bağcılık Mirası İçin Yeni Adım Haber

İzmir’in Bağcılık Mirası İçin Yeni Adım

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen “İzmir Bağ Yolu”, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı kapsamında gerçekleştirilen program ile tanıtıldı. Proje, İzmir’in köklü bağcılık kültürünü korumayı, görünür kılmayı ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla geleceğe taşımayı hedefliyor. İzmir Bağ Yolu’nda 17 işletme, 1 onursal üye, 4 tane aday üye yer alıyor. İzmir Bağ Yolu’nun temeli, Avrupa Konseyi Kültür Rotaları arasında yer alan Iter Vitis üyeliği ile atıldı. Bu üyelik sayesinde İzmir, bağcılık mirasını uluslararası ölçekte temsil eden kentler arasındaki yerini aldı. İzmir .Bağ Yolu Lansmanı’na, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, Menderes Belediye Başkan Yardımcısı Rüzgar Sönmez, Torbalı Belediye Başkan Yardımcısı Murat Gilgil, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, SKAL İzmir Başkanı Aydın Tokbaş, İzmir Ticaret Odası Meclisi Konaklama Komitesi Başkanı Ahmet Kilimci, TÜRSAB Ege BTK Yönetim Kurulu üyeleri, firma ve sektör temsilcileri katıldı. “Bu hikayenin kendisi de biziz” Programın açılışında konuşan Anadolu Gastronomi Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Yalçın Güçer, İzmir’in gastronomi ve bağ turizmi potansiyeline dikkat çekti. Güçer, “Üzümün ve şarabın gen kaynağı olan bu coğrafyanın yeniden güçlü bir kültür rotasıyla temsil edilmesi büyük bir anlam taşıyor. Yaklaşık 15 yıl boyunca bu ölçekte bir yapılanma yoktu, ancak kararlı bir çalışmayla kısa sürede Avrupa ölçeğinde en hızlı büyüyen ağlardan biri haline geldik. Bu rota, kültürel mirasımızı yalnızca anlatmakla kalmıyor; onu bir deneyime ve ekonomik değere dönüştüren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. İzmir ise bu hikayenin en güçlü duraklarından biri. Bu potansiyelin, ekonomik hayatın içinde yer alması gerekiyor. Çünkü bir rotanın anlam kazanabilmesi için hikayeleştirilmesi şart. Bu hikayeyi anlatanlar biziz; aslında bu hikayenin kendisi de biziz. Bu nedenle bu değeri birlikte üretmek, birlikte anlatmak ve kalıcı bir ekonomik karşılığa dönüştürmek zorundayız” dedi. Pozitif birlikteliğe dikkat çekti Iter Vitis Başkanı Emanuela Panke, gönderdiği video mesajında; İzmir’de aktif ve dinamik bir bağcılık topluluğunu olduğunu ifade ederek, pozitif ve motive olmuş birlikteliğin birçok destinasyonda olmadığını sözlerine ekledi. İzmir Bağ Yolu’nun da bu pozitif birlikteliğin bir kanıtı olarak başarılı olacağını belirten Panke, İzmir’in doğal güzelleri ve kaliteli turizm ürünleriyle daha iyi yerlere geleceğine inandığını ifade etti. “Bölgesel refahı destekliyor” İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ise “Oluşturduğumuz İzmir Bağ Rotası; yerel üreticilerimizi destekleyen, kırsal kalkınmayı teşvik eden, kültürel mirasımızı koruyan ve ziyaretçilere özgün deneyimler sunan bütüncül bir model olarak öne çıkmakta. Bu rota sayesinde yalnızca şarap üretimi değil; gastronomi, kültür, turizm ve yerel ekonomi arasında güçlü bir bağ kurulmakta” dedi. Konuşmasında İzmir’in bağcılık mirasının uluslararası platformlarda buluşacağını ifade eden Prof. Dr. Okyay, bağ evleri ve şaraphanelerden kültürel miras alanlarına, gastronomi duraklarından konaklama tesislerine kadar uzanan geniş bir ekosistem oluştuğunu, bu yapının, yalnızca turizmi değil, aynı zamanda yerel kalkınmayı ve bölgesel refahı da desteklediğini dile getirdi. Ortak hareket çağrısı yaptı Kültürel mirasın korunması ve doğru anlatılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Okyay, “Bu çalışmaların uluslararası ölçekte nasıl karşılık bulduğunu gördükçe, kendimizi nasıl anlattığımızın ne kadar belirleyici olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu süreç sizlerin katkılarıyla mümkün oluyor. Hepinize İzmir adına çok teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak süreci kolaylaştırmak için buradayız. Turizm Şube Müdürlüğümüz bu işe gönül verdi. Birçok farklı ağda, farklı destinasyonlarla birlikte çalışıyoruz. Birlikte çalışmak bu işin en önemli noktası. Burası Homeros’un memleketi, öyküler elbette bizim olacak. Bu öyküyü çok daha geliştireceğimizi biliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz buradayız, birlikte yol almaya devam edelim. İlçe belediye başkanlarımız burada, sizler buradasınız. Bu birliktelikten çok daha güzel çalışmalar çıkacak” diyerek İzmir’in potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi için ortak hareket çağrısı yaptı. Ortak marka çatısı Turizm Şube Müdürlüğü Birim Şefi Sinem Soygül tarafından İzmir Bağ Yolu tanıtım sunumu gerçekleştirildi. Sunumda rotanın hedefleri, üyelik kriterleri ve gelecek dönem planları paylaşıldı. Program kapsamında; İzmir Bağ Yolu’nda yer alan ilçelerin belediye başkanları ve başkan yardımcıları, kendi bölgelerinde yer alan işletmelere üyelik sertifikalarını sundu. Ayrıca, Efes Tarlası Yaşam Köyü’ne Iter Vitis Onursal Üyelik Sertifikası Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e takdim edildi. Urla Bağ Yolu Derneği’nin de Iter Vitis üyelik sertifikasını, Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ile birlikte aldı. İzmir Bağ Yolu ile birlikte üreticiler, yerel yönetimler ve turizm paydaşları ortak bir marka çatısı altında buluşacak; hazırlanacak tur paketleri, eğitim programları ve uluslararası iş birlikleri ile İzmir’in bağcılık mirası dünya sahnesine taşınacak.

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu  Haber

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu 

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. “İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu. “Urla’nın önce kökenini bilmek lazım” Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu. “İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar” Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu. “Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız” İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu. “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak” Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir” diye konuştu. “Urla’da toprak konuşur, emek büyür” Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere karşın kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz” dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. “Ege Bölgesi adeta bir maden” Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, “Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden” dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nde Görkemli Final Haber

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nde Görkemli Final

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan ve bu yıl “Yaşayan Festival” sloganıyla düzenlenen 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, hafızalardan silinmeyecek bir finalle sona erdi. Tarihi Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerinden saçılan 10 ton şifalı mesir macunu, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen on binlerce vatandaşa şifa dağıttı. ​Devletin Zirvesi ve On Binlerce Vatandaş Manisa’da Buluştu ​Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen büyük final, devletin ve siyasetin zirvesini bir araya getirdi. ​CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, 22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç ve çok sayıda milletvekilinin katıldığı geleneksel kortej yürüyüşü, Manisa Valiliği önünden başlayarak Sultan Camii’nde noktalandı. Osmanlı padişahlarının, Hafsa Sultan ve Merkez Efendi’nin temsili geçişleri, Manisa sokaklarını adeta bir tarih sahnesine çevirdi. ​486 Yıllık Berat Yeniden Canlandırıldı ​Saçım töreni öncesinde, Yavuz Sultan Selim’in eşi Hafsa Sultan’ın, kendisini sağlığına kavuşturan Merkez Efendi’ye verdiği “mesir beratı” temsili olarak canlandırıldı. Hafsa Sultan’ın şifalı macunların halka saçılması buyruğuyla birlikte, 10 ton mesir macunu dualar eşliğinde gökyüzünden halka ulaştırıldı. Meydanı dolduran vatandaşların şemsiyelerini ters çevirerek macun kapmaya çalıştığı renkli görüntüler, asırlık geleneğin coşkusunu bir kez daha kanıtladı. ​Sanat, Gastronomi ve Sporla "Yaşayan Festival" ​Başkan Besim Dutlulu’nun vizyonuyla bu yıl kapsamı genişletilen festival, Manisa’yı dev bir açık hava sahnesine dönüştürdü: ​Gastronomi Arenası: Ünlü şef Danilo Zanna, usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç’ın katılımıyla lezzet ve sanat dolu söyleşiler gerçekleştirildi. 5 bin kişilik Manisa Bahar Pilavı ikramı yoğun ilgi gördü. ​Kültür ve Sanat: Ege’de bir ilk olan "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi, 2. Uluslararası Mesir Tiyatro Festivali ve Niobe Edebiyat Söyleşileri ile şehir sanatla nefes aldı. ​Uluslararası Dostluk: 12 farklı ülkeden gelen halk dansları toplulukları ve delegasyonlar, düzenlenen "Kültür Defilesi" ile Manisa’dan dünyaya barış mesajı gönderdi. ​Doğa ve Spor: İlk kez düzenlenen Spil Dağı Kamp Etkinliği ve 6 ülkeden sporcuların katıldığı Ferdi Zeyrek MTB Cup dağ bisikleti yarışları festivale dinamizm kattı. ​Başkan Besim Dutlulu: "Sınırları Aşan Bir Vizyon" ​Festivalin ardından değerlendirmelerde bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, şunları söyledi: ​"Bu yıl festivalimizi sadece bir tören olmaktan çıkarıp; sanatıyla, sporuyla ve gastronomisiyle yaşayan bir organizasyona dönüştürdük. Manisa’dan yükselen bu dostluk sesi, tüm sınırları aşacak kadar güçlüdür. Kentimizin turizm potansiyelini dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.