Hava Durumu

#Turizm

Kırsal Haber - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erzincan'da Yerel Kalkınma Hamlesi Tanıtıldı Haber

Erzincan'da Yerel Kalkınma Hamlesi Tanıtıldı

Erzincan’ın ekonomik geleceğine yön verecek Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, düzenlenen geniş katılımlı bir toplantıyla iş dünyasına tanıtıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen program kapsamında, Erzincan için kritik öneme sahip 4 stratejik yatırım alanı belirlendi. ​Erzincan İçin 4 Stratejik Yatırım Başlığı ​Toplantıda, Erzincan’ın coğrafi konumu, tarımsal gücü ve sanayi altyapısı analiz edilerek belirlenen öncelikli yatırım konuları şu şekilde sıralandı: ​Alternatif Turizm Yatırımları: Şehrin doğa ve spor turizmi potansiyelinin ekonomiye kazandırılması. ​İçecek ve Yan Sanayi: Ambalajlı doğal kaynak suyu ve içecek üretimine yönelik tesislerin desteklenmesi. ​Katma Değerli Tarım: Meyve ve sebze üretiminin sanayi ile birleşerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi. ​Yapı Malzemeleri ve Kimyasalları: Bölgedeki inşaat ve sanayi talebini karşılayacak üretim hatlarının kurulması. ​Kamu ve Özel Sektör İş Birliği Vurgusu ​Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) toplantı salonunda gerçekleşen etkinlikte, yerel paydaşların iş birliği mesajları ön plana çıktı. Erzincan Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın yaptığı konuşmada kamu ve özel sektör arasındaki güçlü diyaloğun kalkınma hedeflerine ulaşmadaki kritik rolüne değindi. KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven yaptığı konuşmada yerel potansiyeli merkeze alan bu modelin, Erzincan’ın yatırım kapasitesini görünür kılacağını belirtti. ​Erzincan TSO Başkanı Ahmet Tanoğlu yaptığı konuşmada, özel sektör yatırımlarının desteklenmesinin şehir ekonomisine doğrudan istihdam ve üretim artışı olarak yansıyacağını vurguladı. ​Programın Amacı ve Sağladığı Avantajlar ​KUDAKA Erzincan YDO Koordinatörü Lokman Altunbilek tarafından yapılan sunumda, programın sadece bir finansal destek mekanizması olmadığı, aynı zamanda Erzincan’ın rekabet gücünü artıracak stratejik bir araç olduğu ifade edildi. ​Yerel Kalkınma Hamlesi ile: ​Üretim kapasitesinin artırılması, ​Yeni istihdam alanlarının oluşturulması,​İhracat odaklı büyümenin teşvik edilmesi hedefleniyor. ​Erzincan’ın yatırım vizyonunu şekillendiren bu tanıtım toplantısı, yatırımcıların başvuru süreçleri ve destek unsurları hakkında doğrudan bilgi almasını sağlayan önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

Tarımda Zaman Kaybının Telafisi Yok! Haber

Tarımda Zaman Kaybının Telafisi Yok!

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin ülke ve Antalya’ya etkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. SAVAŞ DÜNYAYA DA BEDEL ÖDETİYOR Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede çıkan savaştan duyduğu kaygıyı dile getiren Başkan Ali Çandır, savaşın bir an önce sona erdirilmesini diledi. Çandır, “Ortadoğu’da başlatılan emperyalist fırsat savaşının ortaya çıkardığı insani ve çevresel yıkımı kaygıyla izliyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi ve sorunların diplomasiyle çözülmesi en büyük dileğimizdir. Çünkü savaşın bedeli, ekonomik tablolarla değil, insan hayatında ve doğada açtığı derin yaralarla ölçülmektedir. Bu savaş ne İran’ın nükleer güç olmasını engellemeye yöneliktir ne de güvenlik ve özgürlük kaygılarıyla ilgilidir. İran’ın nükleer güç olmaması yönündeki müzakereler anlaşma yoluna girmişken aniden başlatılan saldırılar, esas amacın ne olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir aya yaklaşan savaş, taraflara kaybettirmekle kalmamış aynı zamanda dünyaya da bedel ödetmeye başlamıştır” değerlendirmesinde bulundu. “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” VURGUSU Başkan Çandır, savaşa karşı ülkelerin farklı stratejik yaklaşımlar gösterdiğini, belirtirken, Türkiye’nin dengeli duruşunun önemini vurguladı. Çandır, “Kimi ülkeler daha sabırlı ve planlı adımlar atıyor, kimi risk yönetimi ve güç dengesi üzerinden ilerliyor, kimi de mevcut durumu fırsat bilip uzun vadeli nüfuz ve alan hâkimiyeti kurmaya odaklanıyor. Ülkemizin ise dengeli bir duruş sergilediğini görüyoruz. Diplomasiyle yürütülen barış girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu. ENERJİDEN TARIMA HERŞEYİ ETKİLEDİ Savaşın artık siyasi ya da askeri bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, enerji piyasalarından ticaret hatlarına, gıda sistemlerinden tarımsal üretime kadar uzanan çok boyutlu bir olumsuz etki alanına sahip olduğuna dikkat çeken Çandır, “Coğrafi konumumuz gereği ülkemiz de bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Tarım, turizm ve ticaret kenti Antalya’mız ise şiddeti hisseden şehirlerin başında gelmektedir” dedi. Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin tarım sektörü açısından üç temel gerçeği ortaya koyduğunu kaydeden Çandır, “Birincisi maliyet gerçeğidir. İkincisi tedarik güvenliğidir. Üçüncüsü ise sahip olunan potansiyeldir” dedi. ANTALYA KİMYEVİ GÜBRE TÜKETİMİNDE 8. SIRADA Enerji fiyatlarındaki artışın mazottan gübreye kadar tüm girdileri doğrudan yükselttiğini, Antalya tarımının bu artışlardan çok fazla etkilendiğini belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Antalya’dan örnek verecek olursam; 2025 verilerine göre 181 bin tonluk kimyevi gübre tüketimiyle Türkiye’de 8. sıradayız. Fakat birim alanda en yoğun ve nitelikli gübre kullanan illerin başında geliyoruz. Gübre başta olmak üzere mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki şiddetli artışlar, zayıflayan rekabet gücümüzü felç etme riski taşımaktadır. Ancak her zaman belirttiğim gibi tarım, yalnızca bir sektör değildir; gıda güvenliğidir, ekonomik dayanıklılıktır, stratejik güçtür. Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerle ilgili değer zincirinin mutlaka korunması ve geliştirilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda alınacak kararlar ve uygulamalar sektörümüzün dayanıklılığını artıracaktır. Örneğin ürede gümrük vergisinin sıfırlanması, azotlu gübre ihracatına getirilen kısıtlamalar ve amonyum nitrat satışına izin verilmesi yerinde adımlardır. Bunun yanında finansman imkânlarının güçlendirilmesi ve tarımın stratejik bir alan olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır.” ÜRETİCİ TARIM GİRDİLERİNDEKİ ARTIŞI TAŞIYACAK GÜÇTE DEĞİL Türkiye’nin enerji, gübre, zirai ilaç, yem ve diğer temel tarım girdilerinin hammaddelerinde de önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu vurgulayan Başkan Ali Çandır, “Bu durum sektörümüzü kırılgan hale getirmektedir. Yüksek maliyetler altında üretimde kalmaya çalışan üreticimiz, savaşın tetiklediği girdi fiyatlarındaki artışı taşıyacak güçte değildir. Bu nedenle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil ve somut adımlar atılmalıdır. Tarımsal üretimde maliyet baskısını azaltmak için mevcut destekleme anlayışını yeniden değerlendirmek zorundayız” dedi. TARIMDA ZAMAN KAYBININ TELAFİSİ YOK Tedarik güvenliğindeki sıkıntıya dikkat çeken Çandır, “Enerji ve lojistikte yaşanan her aksama girdilere erişimi ve mal sevkiyatını zorlaştırmaktadır. Oysaki tarımda zaman kaybının telafisi yoktur. Girdi zamanında gelmezse üretim aksar, verim düşer ve mal sevkiyatı zorlaşır” dedi. Çandır, Avrupa Birliği (AB) için geleceğin üretim ve ticaret politikasının tedarik güvenliği olduğunu işaret ederken, şunları söyledi: “AB’nin tedarik zincirlerini güvenilir ortaklar üzerinden yeniden kurma amacına yönelik hazırladığı ‘Made in EU’ düzenlemesinde ülkemizin yer alması önemlidir. Bu konuda büyük bir çaba sarf eden Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak diğer taraftan AB dış ticareti ve gümrük tarifelerini standartlarla belirlemeye ve sürdürülebilir üretim kriterlerine uyumu korumaya odaklanan bu temel politikanın potansiyel kadar riskler de barındırdığını unutmamalıyız. En büyük risk, ilave maliyet artışlarıdır. Bunu aşmamızın yolu doğru yatırım hamlelerinden geçmektedir. Yani acilen yapmamız gereken iş ve yatırım ortamını iyileştirmektir. Çünkü ‘Made in EU’ kapsamında olmak ülkemizin üretim ve ihracat kapasitesini geliştirecektir.” NAVLUN MALİYETLERİ TİCARETİ ZAYIFLATIR Bölgesel ticaret akışının zayıfladığı dönemlerde Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle mevcut ve yeni pazarlarda öne çıkan bir ülke olduğunu belirten Çandır, “Antalya ise örtüaltı üretim ve ihracat gücüyle böyle dönemlerde önemli roller üstlenmiştir. Ancak artan navlun maliyetleri ihracatta rekabet gücümüzü ciddi şekilde zayıflatmaktadır. Bu alanda maliyetleri dengeleyecek ve ihracatçıyı koruyacak önlemler gecikmeden alınmalıdır. Unutmayalım ki; maliyet yükü hafifletilmeden hiçbir potansiyel, kalıcı kazanca dönüşemez” değerlendirmesinde bulundu. TURİZM KAYGISI Dünya ve Türkiye’de turizm sektöründe savaş kaygısının hakim olduğunu kaydeden Çandır, “Bu kaygıyı gidermek için güven algısını güçlendirecek tanıtım ve stratejiler gecikmeden devreye alınmalıdır” dedi. TARIM 25 YILDA 8 KEZ KÜÇÜLDÜ ATB Başkanı Ali Çandır, 2025 yılı gayri safi yurt içi hasıla verilerini de değerlendirdi. Tarım sektörünün son 25 yılda üçüncü kez yılın tüm çeyreklerinde küçüldüğünü belirten Çandır, “Sektörümüz yılı yüzde 8,8 daralma ile kapatmıştır. Bu tabloyu yalnızca kuraklık ya da don ile açıklamak doğru olmaz. Çünkü tarım, son 25 yılda 8 kez küçülmüş; ortalama her 3 yılda bir daralma yaşamıştır. Bu artık geçici değil, yapısal bir sorundur. Aynı dönemde genel ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 4,9 büyürken, tarım yalnızca yüzde 2,5 büyüyebilmiştir. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. Bu fark, zamanla sektörümüzü zayıflatmış ve atalete sürüklemiştir. Bu tespitlerimizi ve 2025 yılının tarım açısından iyi geçmediğini yıl boyunca rakamlar ve gerçekleşmelerle paylaşmıştım. Sonuç olarak çözüm; tarımı esastan ve kapsayıcı bir yaklaşımla yeniden ele almaktır” diye konuştu. ANTALYA DAHA DİRENÇLİ 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ekonomik verileri değerlendiren Başkan Çandır, Antalya’nın ülke ekonomisine oranla nispi olarak daha dirençli bir görünüm sergilediğini ifade etti. Başkan Çandır, şu bilgileri paylaştı: “Çekle işlem hacmindeki artış ülkemiz ortalamasının iki katından fazla artarken, karşılıksız çek hacmindeki artış ülke ortalamasının yarısında kalmıştır. Toplam kredilerde Türkiye’de yüzde 44 artış görülürken Antalya’da yüzde 56, ticari kredilerde yüzde 45’e karşılık yüzde 63 artış yaşanmıştır. Tarımsal kredilerde ise ülke genelinde yüzde 41, kentimizde yüzde 39 artış gerçekleşmiştir. İhracatta ise daha güçlü bir tablo söz konusudur. Türkiye genelinde toplam ihracat yüzde 0,8 daralırken, Antalya’da yüzde 18 artmıştır. Tarımsal ihracatta ise Türkiye yüzde 0,7 gerilerken, kentimiz yüzde 19,4 artış sağlamıştır. Özetle, yılın ilk iki ayında Antalya, ülke ortalamasının üzerinde bir performans ortaya koymuştur. Bu ivmenin gelecek aylarda da korunması için iş dünyası olarak çalışmaya devam edeceğiz.” SUYU KORUYAMAZSAK REKABET GÜCÜMÜZ KAYBOLUR Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘su’ olarak belirlediğini anımsatan Başkan Ali Çandır, “Son tarım gündem programımızda da konumuz ‘su’ oldu. Programa konuk olan hocamızın özellikle yer altı kaynaklarını kast ederek çok net bir tespitini sizlerle paylaşmak isterim ‘Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu’. Bu söz tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin doğrudan su yönetimine bağlı hale geldiğinin en çarpıcı halidir. Acilen suyu merkeze alan, verimliliği artıran ve her damlayı koruyan bir üretim anlayışına geçmek zorundayız. Aksi halde yalnızca rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi de kaybederiz” diye konuştu. Yürürlüğe giren 2026–2035 dönemi Ulusal Su Planı’na da dikkat çeken Başkan Çandır, “Ulusal Su Planı da su meselesinin artık ertelenebilir bir konu olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Plan, suyu koruyan, verimli kullanan ve gelecek nesillere aktaran bir üretim anlayışına geçişin yol haritası niteliğindedir. Ancak esas olan bu planı kağıt üzerinde bırakmamak ve sahada uygulayabilmektir” dedi. YÖREX HEYECANI BAŞLIYOR Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ile yerel değerleri ekonomiye kazandırdıklarını anlatan Ali Çandır, “Bu yıl 22–26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğimiz YÖREX’te her zaman olduğu gibi, üreticilerimizi, kooperatiflerimizi, oda ve borsalarımızı, kalkınma ajanslarımızı, zincir marketleri ve e-ticaret platformlarını bir kez daha bir araya getiriyoruz. Ürünlerine katma değer yaratmak ve ekonomiye kazandırmak isteyen herkesi YÖREX’te yer almaya davet ediyoruz. Tüm hemşerilerimizi ve misafirlerimizi 5 gün boyunca 10.00–20.30 saatleri arasında ANFAŞ Fuar Alanı’na bekliyoruz” diye konuştu. Çandır, üretimin sürdüğü, suyun korunduğu, barışın güçlendiği bir gelecek dileyerek konuşmasını tamamladı. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Şifa, Gelenek ve Coşku: Mesir Festivali Başladı Haber

Şifa, Gelenek ve Coşku: Mesir Festivali Başladı

Bu yıl 486’ncısı düzenlenecek olan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreni ile başladı. Baharın müjdecisi Nevruz’un simgelerinin canlandırıldığı programda, geleneksel kortej yürüyüşü gerçekleştirildi, 41 çeşit baharatın karılmasıyla mesir macunu hazırlandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan festival kapsamında tonlarca mesir macunu 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin minare ve kubbelerinden halka saçılacak. Manisa’nın asırlardır süregelen köklü geleneği Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 486’ncı kez başladı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan festival öncesinde Nevruz Bayramı kutlama programı, kortej yürüyüşü ve Mesir Macunu Karma Töreni gerçekleştirildi. Programa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve Bekir Başevirgen, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Tören, Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali çelenginin Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtına sunulmasıyla başladı. “Güzel Başlangıçlara Vesile Olsun” Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, “Yüzyıllardır kutlanan Nevruz, Manisa’mızda Mesir Festivali ile birleşen bir şifa geleneğidir. Bu özel günün herkes için güzel başlangıçlara vesile olmasını diliyorum” dedi. “Kardeşlik Simgesidir” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Nevruz’un sadece bir mevsim değişimi değil, kardeşlik simgesi olduğunu belirterek; “Şehrimizi tarihine yakışır şekilde huzur ve bereket içerisinde yarınlara taşımak önceliğimizdir. Bayramların hatırlattığı dayanışma ruhu, bu yoldaki en büyük rehberimizdir” ifadelerini kullandı. Nevruz’un Gelenekleri Yaşatıldı Şiirlerin okunduğu, halk oyunları gösterilerinin yapıldığı programda protokol üyeleri Nevruz’un simgesi olan renkli yumurtaları tokuşturarak geleneksel ritüeli yaşattı. Ardından örste demir dövülüp Nevruz ateşi üzerinden atlanırken, etkinlik sonunda vatandaşlara fidan dağıtımı gerçekleştirildi. Şifahaneye Uzanan Geleneksel Yürüyüş Festivalin en önemli ritüellerinden biri olan Geleneksel Mesir Karma Töreni öncesinde görkemli bir kortej yürüyüşü düzenlendi. Mesir macunuyla şifa bulan Hafsa Sultan ve macunu hazırlayan Merkez Efendi’yi temsil eden oyuncular eşliğinde, protokol üyeleri ve vatandaşlar Sultan Camii Külliyesi içindeki Şifahane’ye kadar yürüdü. Mesir ilahisinin okunmasıyla başlayan karma töreninde konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, “21-26 Nisan tarihleri arasında dolu dolu bir festival haftası yaşayacağız. Biz sadece macun değil; şifa, sevgi ve kardeşlik saçıyoruz” dedi. “Dolu Dolu Etkinliklerle Yaşamayı Hedefliyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “486 yıl önce Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun, bugün sadece bir geleneği değil; hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşama kültürünü temsil ediyor. Bizler, bu kadim mirası sadece korumakla kalmıyor, aynı zamanda daha ileriye, dünya sahnesine taşımak için çalışıyoruz. Bu vizyonla 21-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni, tıpkı geçmişin izinde olduğu gibi, büyük bir coşkuyla ve dolu dolu etkinliklerle yaşamayı hedefliyoruz. Ben bu şehre, bu şehrin insanına, bu şehrin tarihine ve potansiyeline inanan bir kardeşiniz olarak karşınızdayım. Görevi devraldığımız ilk andan itibaren hedefimiz çok net: Manisa’mızı sadece geçmişiyle anılan bir şehir değil; yaşayan, üreten ve kültürünü dünyaya daha gür bir sesle duyuran bir merkez haline getirmek” dedi. “Kadim Şifa Geleneğimizi Bilimsel Bir Temelle Taçlandırıyoruz” Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘yenilikçi ve kapsayıcı’ bir anlayışla geleceğe taşıyacaklarını aktaran Başkan Dutlulu, “Bu yıl bir ilki gerçekleştirmenin de haklı gururunu yaşıyoruz. Kadim şifa geleneğimizi bilimsel bir temelle taçlandırıyor; Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle festivalimiz kapsamında ‘Ulusal Fitoterapi Kongresi’ni düzenliyoruz. 41 çeşit baharatın gizemini, modern tıbbın imkanları ve değerli bilim insanlarımızın katkılarıyla yeniden ele alacağız. Böylelikle Mesir’in şifasını sadece meydanlarda saçmakla kalmayacak, akademik dünyada da hak ettiği noktaya hep birlikte taşıyacağız. Nisan ayının sonuna doğru başlayacak festival haftası boyunca; konserlerden gastronomi etkinliklerine, halk oyunlarından sergilere kadar şehrimizin dört bir yanını bayram yerine çevireceğiz. Manisa’mızın kültürel zenginliğini yerli ve yabancı tüm misafirlerimize en güzel şekilde göstereceğiz” dedi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan da Mesir’in dünyanın en kadim festivallerinden biri olduğunu belirterek, bu mirası sürdürülebilir kılan belediyelere ve derneğe teşekkür etti. Mesir Macunu 486’ncı Kez Karıldı Konuşmaların ardından temsili mesir macunu karımı gerçekleştirildi. Mesir macunu içerisinde yer alan 41 çeşit baharat dualar eşliğinde kazana döküldü. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, hazırlanacak olan tonlarca mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin minare ve kubbelerinden halka saçılacak. Ülkemizin kültürel mirasını yaşatmaya devam eden festival, bu yıl da on binlerce kişiyi bir araya getirecek.

Başkan Tugay: İzmir Gastronomiyle Dünyaya Açılacak Haber

Başkan Tugay: İzmir Gastronomiyle Dünyaya Açılacak

İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarım, turizm ve gastronomi alanındaki potansiyeline dikkat çekerek kentin gelişmesi için doğru yatırımların ve uluslararası tanıtımın önemini vurguladı. İzmir’in sorunlarının konuşulduğu, çözüm önerilerinin tartışıldığı, kentin gelecek vizyonuna ışık tutan İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 144’üncü toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in açılışını yaptığı toplantıda konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, ekonomik kalkınmanın gerekliliğine dikkat çekti. Zeytinyağı için özel çalışma İzmir’in dört önemli havzasıyla tarım ve hayvancılıkta güçlü bir şehir olduğunu belirten Başkan Tugay, İzmir’in zeytinin ve üzümün coğrafyası olduğunu, kentte üretilen zeytin ve zeytinyağını üst kaliteye taşımak için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. “Gastronomi kültürü tanıtılacak” İzmir’in tarım, sanayi, inovasyon, yazılım konularında başka şehirler ve ülkelerle rekabet edebilecek durumda olmasının gerekliliğine vurgu yapan Başkan Tugay, kentin zengin bir gastronomi kültürüne sahip olduğunu anımsattı. Tugay, “Gastronomi alanında gelecek var. Girişimciler bu konuda çalışıyor. Biz de bir süredir bunun üzerinde çalışıyoruz. Mayıs ayından itibaren Avrupa’nın ve dünyanın başkentlerinde İzmir’in gastronomi kültürü özel etkinliklerle tanıtılacak” dedi. “Bu şehrin zenginleşmesi, gelişmesi lazım” Bu çalışmalarla yurttaşların İzmir’e gelme nedenleri arasına gastronomi başlığının da ekleneceğini ifade eden Başkan Tugay, şunları söyledi: “Kadifekale’deki antik kenti, eski ve yeni Smyrna’yı görebildikleri için bu kente gelecekler. Otantik yerlerden yerel ürün alışverişi yapabildikleri için, muhteşem gastronomi rotalarını gezebildikleri ve muhteşem yemekler yedikleri için… Kuş Cenneti’nden Doğal Yaşam Parkı’na bir sürü alanda gezme alternatifine sahip oldukları için gelecekler. Burada onların dilinde konuşan rehberler eşlik edecek…” Yapılacak çalışmalara bütüncül açıdan bakıldığında sonuçların daha verimli olacağını belirten Başkan Tugay, “Bu şehrin zenginleşmesi, gelişmesi lazım. İzmir’in kendi insanlarının da doğru ve mantıklı yatırımlar yapması lazım. Dışardan da buraya doğru yatırımların gelmesi için herkesin çalışması gerek” diye konuştu.

Başkan Akın Balıkesir’i Avrupa Termal Kentler Ağına Taşıdı Haber

Başkan Akın Balıkesir’i Avrupa Termal Kentler Ağına Taşıdı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği’ne (EHTTA) kabul edilerek, Türkiye’nin ilk üye Büyükşehir Belediyesi oldu. Termal turizm başta olmak üzere turizm faaliyetlerini uluslararası düzeyde güçlendirmek için önemli bir adım atan Büyükşehir Belediyesi, ekonomik kalkınma hedeflerini uluslararası boyuta taşıdı. Zengin coğrafyası, kültürel mirası ve termal kaynaklarıyla öne çıkan Balıkesir’i ulusal ve uluslararası düzeyde geleceğe taşımak için önemli çalışmalara imza atan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın girişimleriyle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği’ne üye oldu. Avrupa’daki tarihi termal kaplıca kentlerini ve bölgelerini temsil eden birliğe üye olan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Tarihi Termal Kentleri Rotası’nda yer alacak. Bununla birlikte dijital ve fiziksel iletişim kanalları aracılığıyla şehrin görünürlüğü güçlenirken, termal turizm başta olmak üzere turizm hareketliliğinde artış sağlanarak yerel ekonomik gelişime katkı sunulması hedefleniyor. BALIKESİR’İN TERMAL TURİZMİ ULUSLARARASI DÜZEYDE GÜÇLENİYOR Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, şehrin termal turizmini uluslararası düzeyde güçlendirmek, Avrupa kurumlarıyla yakın iş birliğinde olmak için Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Avrupa kurumlarıyla yakın iş birliği içinde ve Avrupa programlarının desteğiyle spa sektöründe araştırma, analiz, çalışma ve istatistikleri teşvik etmek, tanıtmak ve geliştirmek, mimari ve sanatsal spa mirasını geliştirmek ve korumak amaçlarıyla üyelik başvurusu yapan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi detaylı değerlendirme sonucunda birliğe kabul edilen Türkiye’nin ilk üye Büyükşehir Belediyesi oldu. TURİZM HAREKETLİLİĞİNDE ARTIŞ SAĞLANMASI HEDEFLENİYOR Balıkesir Büyükşehir Belediyesi söz konusu üyelikle birlikte çeşitli kamu ve özel sektör paydaşlarıyla uluslararası ölçekte iş birliği geliştirme imkânına kavuşacak. Avrupa Birliği kurumlarıyla gerçekleşecek temaslar sayesinde girişim ve proje teşviklerine erişim fırsatları da artacak. Ayrıca şehrin görünürlüğü güçlenirken uluslararası tanıtım faaliyetleri de ivme kazanacak. Bu sürecin, termal turizm başta olmak üzere turizm hareketliliğinde artış sağlayarak yerel ekonomik gelişime katkı sunması hedefleniyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, bu üyelikle birlikte sürdürülebilir turizm, kültürel mirasın korunması ve uluslararası iş birliği alanlarında çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.

Başkan Akın’dan Kyzikos Hamlesi Haber

Başkan Akın’dan Kyzikos Hamlesi

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Erdek’in Kapıdağ Yarımadası üzerinde bulunan Kyzikos Antik Kenti’ndeki kazı alanında incelemelerde bulundu. Antik Kent’in yüzyıllar boyunca çok önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi olduğuna dikkat çeken Akın, “En büyük amacımız yerin altında kalan gizli hazineyi gün yüzüne çıkarıp Erdek’i Türkiye Cumhuriyeti’nin en nadir turizm noktalarından bir tanesi haline getirmek.” dedi. Antik dönemin en önemli birkaç yapısından biri olan Kyzikos Antik Kenti’nde kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin iş birliğinde devam ediyor. Erdek’in Kapıdağ Yarımadası’nda bulunan antik kentteki kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık, BBB Güney Marmara Koordinatörü Murat Karakoyun, BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, Kyzikos Antik Kenti Kazı Başkanı Ahmet Tercanlıoğlu ve Erdek Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Uz eşlik etti. Kapıdağ Yarımadası’nda ilkleri barındıran deniz turizmi ve eşsiz doğasıyla öne çıkan bölgedeki tarihi zenginliği gün yüzüne çıkarmaya kararlılıkla devam ettiklerini söyleyen Başkan Akın, Balıkesir’i kültür turizminde de Türkiye’nin parlayan yıldızı haline getireceklerini dile getirdi. “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK ÇALIŞMALARI DESTEKLİYORUZ” Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Burada, neredeyse 2000 yıla yakın bir geçmişi olan ve şu anda dünyanın en önemli antik kenti olacak olan bölgedeyiz. Burayı ayağa kaldırmaya niyetliyiz. Bunun için de yola çıktık. Biz, bununla ilgili Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak tam desteğimizi sürdürüyoruz. Zaten bir protokolümüz var ve bunu da genişleteceğiz. Somut adımlar atarak ilk fırsatta buradaki sütunu ayağa kaldıracağız. Ayrıca çok önemli, çok büyük bir tiyatromuz var ki bütün bölgenin merkezi olacak bir noktada, orayı da ayağa kaldırmak için çalışmalarımızı yapacağız. Kyzikos’u Balıkesir turizmine kazandırmaya kararlıyız.” sözleriyle bölgedeki turizm hareketliliğini de canlandıracak olan bu çalışmaya tam destek verdiğini dile getirdi. “ERDEK, TURİZMİN EN GÖZDE NOKTALARINDAN” Balıkesir’deki turizm faaliyetlerini geliştirmek için kentin dört bir yanında çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çeken Başkan Akın, “Balıkesir’imizin her noktasında gerek burası gerek Edremit gerekse diğer bölgelerimizdeki tüm antik kalıntıları, eserleri hayata geçirip turizme kazandırmak, Balıkesir’i bir çekim bölgesi haline getirmek, özellikle Erdek’in bu büyük zenginliğini gün yüzüne çıkarmak büyük bir olay. Erdek ilçemizdeki Kyzikos Antik Kenti, üç limana sahip nadir kentlerden biri olarak yüzyıllar boyunca çok önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi olmuştur. Bu büyük mirasın gün yüzüne çıkarılması için devam eden arkeolojik kazı çalışmalarında devletimizin ilgili kurumlarıyla birlikte titizlikle ilerliyoruz. Balıkesir’imiz kültür turizminin de parlayan yıldızı olacak. Bu bölge turizmin de en gözde noktalarından bir tanesi olacak.” ifadelerini kullandı. “KYZİKOS ANTİK KENTİ SAĞLAM BİR ŞEKİLDE TAMAMEN TOPRAK ALTINDA” Erdek’teki kültür turizmini geliştirecek olan antik kentin bölgeye önemli bir katkı sunduğunu söyleyen Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık, “Bölgenin turizminde patlama yapacağı yer Erdek Kyzikos Antik Kenti, tamamen toprak altında ve sağlam bir şekilde. Burada iş gücüne ve maddi desteğe de ihtiyaç var. Bizler de elimizden geldiğince bu desteği göstereceğiz.” dedi. Turizm faaliyetlerine katkı sunacak olan antik kentteki çalışmalarla ilgili konuşan Erdek Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Uz, “Kyzikos Antik Kenti, bölge için çok ciddi bir öneme sahip. Burası Erdek, Bandırma ve hatta Güney Marmara için inanılmaz bir turizm ve ticaret kaynağı olacak bir lokasyon.”dedi. TÜRKİYE’DEKİ YALNIZCA ÜÇ ÖRNEKTEN BİRİSİ Kapıdağ Yarımadası’nda üç limana sahip nadir kentlerden biri olan Kyzikos Antik Kenti, milattan önce üçüncü yüzyılda Marmara Denizi’nde ticaret yolları üzerinde olması nedeniyle büyük bir öneme sahipti. Özellikle kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan en önemli yapı olan Hadrian Tapınağı, milattan sonra ikinci yüzyıl Roma Dönemi tapınakları içerisinde dünyada ilk üçte yer alırken Türkiye’deki en büyük tapınak olarak biliniyor. Kyzikos’ta bulunan Hadrian Tapınağı gerek mimari gerekse sosyokültürel ve sanatsal anlamda antik dönemin en önemli birkaç yapısından bir tanesi olarak öne çıkıyor. Kazı çalışmalarının merkezinin de Antik Kent’te bulunan dev amfi tiyatro, döneminde dünyanın sekizinci harikası olarak biliniyordu. Kyzikos Antik Kenti’nde sürdürülen kazı, araştırma ve koruma çalışmaları, 1980’lerin sonlarında Prof. Dr. Abdullah Yayla tarafından başlatılırken 2006 yılı itibariyle Prof. Dr. Nurettin Koçhan tarafından 2001 yılına kadar sürdürülmüştü.2022 yılı itibariyle ise Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Tercanlıoğlu ve ekibi kazıları T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yürütmeyi sürdürüyor.

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez Haber

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı (MTSO) ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, oda yönetimi ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette Mersin’in ekonomik potansiyeli, lojistik altyapısı, tarım, sanayi ve ihracat kapasitesi ile kentin geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. MTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleriyle yapılan toplantıda konuşan CHP’li Gülcan Kış, Mersin’in yalnızca bugünün gündemiyle değil uzun vadeli kalkınma perspektifiyle planlanması gereken bir şehir olduğunu söyledi. Kış, Mersin’in tarım, sanayi, lojistik ve turizm alanlarında Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan stratejik bir merkez olduğuna dikkat çekerek, kentin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Mersin artık kendi haline bırakılacak bir şehir değil” diyen Kış, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Mersin için önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti. Jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki değişimin Doğu Akdeniz’de yeni lojistik merkezleri ön plana çıkardığını belirten Kış, Mersin’in bu süreçte güvenli bir ticaret koridoru ve liman kenti olarak öne çıkabileceğini söyledi. “Potansiyel tek başına yetmez” Mersin’in sahip olduğu potansiyelin doğru yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kış, özellikle lojistik altyapı, sanayi bölgeleri ve ticaret bağlantılarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kış, “Liman yapmak tek başına yeterli değildir. O limana dünya ticaretinin rotasını getirecek planlamayı da yapmak gerekir. Mersin’in rekabet gücünü artıracak yatırımların gecikmesi yalnızca kente değil Türkiye ekonomisine de zarar verir” dedi.  “Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme taşımaya devam edeceğiz” Ziyarette Mersin’de devam eden ve uzun süredir gündemde olan altyapı projeleri de ele alındı. CHP’li Kış, kentin ulaşım ve altyapı sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sürekli gündeme getirdiklerini belirterek, özellikle D-400 Karayolu’ndaki yoğunluk ve güvenlik sorunlarını defalarca dile getirdiklerini ifade etti. Kış, Çeşmeli-Taşucu otoyolu ve Akdeniz Sahil Yolu gibi projelerin yalnızca ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda turizm ve ticaret açısından da stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Tarım açısından büyük önem taşıyan Pamukluk Barajı ve su yönetimi konularının da yakından takip edildiğini belirten Kış, Mersin’in üretim gücünün sürdürülebilir olması için tarımsal altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiğini dile getirdi. “Mersin için ortak akıl şart” Toplantıda MTSO’nun Mersin’in uzun vadeli ekonomik vizyonuna yönelik yürüttüğü çalışmalar da değerlendirildi. MTSO’nun 2050 ve 2075 perspektifiyle yürüttüğü planlama çalışmalarının önemli olduğunu belirten Kış, iş dünyası ile kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin kentin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi. Kış, “Bir şehrin gelişmesi yalnızca iş dünyasının çabasıyla değil, aynı zamanda o şehrin sorunlarının Ankara’da güçlü bir şekilde dile getirilmesiyle mümkündür. Biz Mersin’in meselelerini Meclis’te takip etmeye devam edeceğiz” dedi. Ziyaretin sonunda Mersin iş dünyasının beklentileri ve kentin ekonomik gelişimine yönelik öneriler karşılıklı olarak değerlendirildi.

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor Haber

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, savaşların küresel etkilerinden birinin de gıda arz güvenliği olduğunu belirterek, “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Kırklareli programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Protokol üyeleriyle selamlaşan Yumaklı, valilik bahçesinde düzenlenen fidan dikim törenine katıldı. Daha sonra Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Yumaklı, Vali Uğur Turan'dan kentte yürütülen çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgi aldı. Kırklareli Belediyesini de ziyaret eden Yumaklı, Belediye Başkanı Derya Bulut ile bir süre görüştü. Bakan Yumaklı daha sonra Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Konferans Salonu'nda düzenlenen sektör temsilcileri buluşmasına katıldı. Ramazan ayını tebrik eden Yumaklı, ramazanın İslam dünyasında birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni etti. Bakanlık olarak sektörün tüm konularını yerinde değerlendirmek amacıyla il ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Yumaklı, dünyada yaşanan gelişmelerin hızla değiştiğini söyledi. İslam coğrafyasının çeşitli saldırı ve krizlerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Yumaklı, küresel gelişmelerin tarım ve gıda ticaretini de doğrudan etkilediğini belirtti. Bakanlık olarak olası risklere karşı hazırlıklı olduklarını vurgulayan Yumaklı, gübre stokları konusunda kamuoyunda bazı dezenformasyonlar yapıldığını söyledi. Gübre tedarikinde herhangi bir sorun bulunmadığını belirten Yumaklı, şöyle konuştu: “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz. En son dün gece bazı ülkeler için uygulamış olduğumuz gübrelerde gümrük vergisi oranlarını sıfıra indirdik. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemizde de arzın çok hızlı bir şekilde gelmesini sağlamak adına bunları yapıyoruz. Bunun dışında da farklı tedbirleri peyderpey devreye alacağız. Savaşların küresel etkisini en başta enerji arzındaki daralma olarak görüyoruz ancak en kritik konulardan biri gıda arz güvenliğidir." Tarımsal üretimin dünyada stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, sektörün kendine özgü dinamiklerinin bulunduğunu söyledi. Bakanlık olarak politikalarını bu doğrultuda geliştirdiklerini dile getiren Yumaklı, üretim planlamasına dayalı yeni destek modelleri uyguladıklarını ifade etti. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Farklı destekleme modellerini üretim planlamasıyla entegre ettik. Tarımsal kredileri de aynı şekilde planlamayla uyumlu hale getirdik. Hayvancılıkla ilgili 5 yıllık eylem planımızı uygulamaya koyduk. Dün itibarıyla 12,3 milyar liralık temel destek ödemesini ve planlı üretim desteğini üreticilerimizle, çiftçilerimizle buluşturmaya başladık. Kırklareli'ne de yaklaşık 150 milyon lira civarında buradan bir ödeme gelmiş olacak. İnşallah mart ve nisan aylarında Türkiye genelinde 81 milyar lirayla bu ödemeyi tamamlamış olacağız" Kırklareli'nin hayvansal üretimde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, kentin ari işletmelerdeki hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Yumaklı, son 23 yılda Kırklareli'nde tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 58 milyar liralık destek ve yatırım yapıldığını söyledi. Kırklareli Orman Bölge Müdürlüğünün de yakın zamanda kurulacağını belirten Yumaklı, kentteki yatırımların süreceğini dile getirdi. Trakya'nın ayçiçeği üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkilerinin bölgede hissedildiğini söyledi. Bu noktada TARSİM uygulamalarının önemine değinen Yumaklı, “TARSİM'de köy bazlı verim sigortasına geçtik. Kırklareli'nde arpa ve buğdayın yanı sıra ayçiçeğini de bu kapsama aldık. Ayrıca ayçiçeğinde fiyat dalgalanmalarını önlemek amacıyla tarife kontenjanlarını çiftçilerimiz lehine düzenledik." dedi. “JEOTERMAL TESİSLER TARIMSAL ÜRETİME ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLIYOR" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra Kırklareli'nde jeotermal su kaynağıyla üretim yapılan domates serasını ziyaret etti. Bakan Yumaklı, Asilbeyli köyündeki serayı gezerek yetkililerden bilgi aldı. Serada çalışan kadınlarla birlikte domates fidesi diken Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla personele karanfil hediye etti. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kırklareli'nin ülke tarımı açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Kentin doğası, havası, suyu, tarımsal üretimi, biyolojik çeşitliliği, Longoz Ormanları ve turizm potansiyeliyle ön plana çıktığını ifade eden Yumaklı, bugün kentte çeşitli ziyaretlerde bulunarak sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Jeotermal seraların biyolojik mücadeleyi öne çıkaran bir üretim modeli olduğunu anlatan Yumaklı, tesiste çalışanların büyük bölümünün kadınlardan oluştuğunu gözlemlediğini belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Yumaklı, “Bu özel ve hassas alanlarda elbette hanımefendilerin çalışması ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bu hassasiyeti en üst düzeyde gösteriyorlar." dedi. Jeotermal tesislerin üretime önemli katkılar sağladığını vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: “Toplamda 61 jeotermal kaynaklı organize tarım bölgesi bulunuyor. Bunlardan 40 tanesi şu anda tüzel kişilik kazanmış durumda. Bu bölgelerle birlikte yalnızca jeotermal kaynakları kullanan organize tarım bölgelerinde yıllık 1 milyon tonluk üretime ulaşacağız. Özellikle iklimsel koşulların bizi zorladığı dönemlerde bu tür üretimlerin değeri ve katkısı son derece önemli. Burada dekarda yaklaşık 50 tonluk üretimden bahsediyoruz. Tesis tamamlandığında 200 dekarlık alanda 10 bin ton üretim yapılacak. Bunun gibi tesislerin çoğalması için bakanlığımızın ciddi destekleri bulunuyor."

Bursa Dünyaya Tanıtıldı Haber

Bursa Dünyaya Tanıtıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından olan 'ITB Berlin’de Bursa standıyla yer alarak kentin tarihi ve kültürel mirası ile gastronomisini Avrupa’ya tanıttı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında ilk üçe giren kadın dernekleri ve kooperatifleri de Good Travel Alliance-Green Destinations etkinliğinde sertifika aldı. Turizm sektörünün lider fuarı konumunda olan ve 1966 yılından bu yana düzenlenen Berlin Turizm Fuarı (ITB 2026) 160’tan fazla ülkeden 6.000’e yakın firmanın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuar kapsamında iş dünyası, bilim ve siyaset çevrelerinden yaklaşık 400 üst düzey konuşmacı dört sahnede ve 17 tematik başlık altında bir araya getirildi. Fuara Türkiye’den 144 kurum ve kuruluş katılırken, Türk turizmciler Türkiye’nin potansiyelini hem ziyaretçilere hem de sektör temsilcilerine aktardı. Fuarda birçok kamu ve özel kurum temsilcisi de hem yöresel hem de ulusal kimlikte öne çıkan çalışmalarını ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. BERLİN TURİZM FUARI'NDA YOĞUN TEMASLAR ITB Berlin 2026’da Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin standı da büyük ilgi gördü. ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla organizasyonda yer alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihleri arasında yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Bursa’nın turizm potansiyelini anlattı. Fuardaki diğer firmaların stantlarını da gezen Başkan Mustafa Bozbey, birebir görüşmeler gerçekleştirerek yapılabilecek iş birliklerini konuştu. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğul’u ve Türk-Alman İşverenler Derneği Başkanı Remzi Kaplan’ı da ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılabilecek iş birlikleri hakkında fikir alışverişinde bulunurken Bursaspor forması ve atkısı hediye etti. YÖRESEL LEZZETLER TANITILDI Öte yandan Good Travel Alliance iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yeşil Bursa Sertifikasyon Sistemi’ kapsamında sertifika alan Bursalı kadın kooperatifleri de organizasyonda yerini aldı. Bursa’nın kültürel zenginlikleri ve turizm potansiyeli hakkında bilgilendirmenin de yapıldığı stant, etkinlik boyunca yoğun ilgi gördü. Stantta ikram edilen yöresel lezzetler de ziyaretçilerin damak zevkine hitap etti. “AMACIMIZ BURSA'DA GECELEME SAYISINI ARTIRMAK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hem Bursa'yı hem de Bursa'nın farklı yönlerini yerli ve yabancı misafirlere tanıtmak için fuara katıldıklarını söyledi. Aynı zamanda katılan diğer firmaları da gözlemleyerek stantlarda nelerin yapıldığını, turizmle ilgili nelerin öne çıkarıldığını görme fırsatı bulduklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Bursa’nın 8500 yıllık tarihi birikimini, turizm potansiyelini, coğrafi ve kültürel değerlerini ve gastronomisini daha fazla tanıtmak istediklerinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa'ya daha fazla turistin gelmesi, Avrupalı turistlerin Bursa'ya daha farklı ve olumlu bakış açısı geliştirmeleri amacıyla çaba gösteriyoruz. Amacımız Bursa'da geceleme sayısını artırmak. Hem ikna ederek hem de güven vererek dünyanın her yerinden insanları Bursa'da ağırlamak istiyoruz” dedi. “AVRUPA'DAKİ GÜZEL İNSANLARI BURSA'YA BEKLİYORUM” Büyükşehir Belediyesi olarak geliştirdikleri Green Destination projelerine de dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, projeye 20 civarında kadın derneğinin müracaatta bulunduğunu, kriterlere uyan ilk üç kooperatifin yetkililerini fuara getirdiklerini anlattı. Bursa gastronomisine kattıkları el emeği ürünleri yerli ve yabancı konuklara tanıttıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa gastronomisi birçok yerden çok daha üstün, iyi ve nitelikli. Kadın kooperatifleri de kendi ürünlerini tanıtarak turizm elçisi olarak misafirleri Bursa’ya davet ediyorlar. Avrupa'daki güzel insanları Bursa'ya bekliyorum” diye konuştu. BURSA STANDINA TÜRK VE ALMANLARDAN YOĞUN İLGİ Berlin’de yaşayan Bursalı bir ziyaretçi, fuarı gezdiğini ve Bursa standını görünce çok mutlu olduğunu belirterek, “Yeşil Bursa’yı görünce çok duygulandım. Burada görmek bize ayrı bir heyecan katıyor” dedi. Daha önce Türkiye’de bulunduğunu ancak Bursa’ya gitme fırsatı bulamadığını belirten Alman kadın ziyaretçi, standta tattığı lezzetleri beğendiğini söyledi. Alman erkek ziyaretçi ise Türkiye gastronomisini bildiğini ve Bursa standında ürünlerin lezzetli olduğunu belirtti. BURSA’NIN TERMAL YÖNÜ ANLATILDI Etkinlik kapsamında Avrupa Tarihi Termal Şehirler Ağı (EHTTA) tarafından düzenlenen ‘Avrupa’nın termal kentleri geleceğine yatırım yapıyor’ paneline de Bursa Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Turizm Danışmanı Arzu Kutucu Özenen, konuşmacı olarak katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, programın sonunda konuşmacılara Bursa’yı tanıtıcı hediyeler verdi. BURSALI KADINLAR DÜNYA SAHNESİNE ÇIKTI ITB Berlin Fuarı kapsamında çok sayıda ülkeden katılımcının yarıştığı ve en değerli projelerin ödüllendirildiği Green Destinations/Good Travel etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında sertifika almaya hak kazanan ve ilk üçe giren Zeyniler Çalıkuşu Kooperatifi, Cumalıkazık Koperatifi ve Nilüfer Çamlıca Kadın Derneği de sahneye çıktı. “BURSA’YA DAVET EDİYORUZ” Yeşil Bursa Sürdürülebilirlik Sertifikası sürecinin öncüsü Seden Bozbey, törende yaptığı konuşmada, turizmin artık yalnızca ekonomik büyümeyle değil, sosyal ve çevresel etkisiyle de ölçüldüğünü vurguladı. Bursa’nın bu dönüşümü izleyen değil, yön veren bir şehir olduğunu ifade eden Seden Bozbey, “Kente özgü olarak geliştirilen Green Bursa modeli sadece bir sertifika sistemi değil. Yerel üretimi güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan ve kültürel mirası koruyan bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımıdır. Süreç özellikle kadın dernekleri ve kooperatiflerle başlatıldı. ‘Sürdürülebilirlik sahada başlar’ mesajı paylaşıldı. Kadın örgütlerinin üretim, dayanışma ve yerel kalkınma temelli çalışmaları, Bursa’nın sürdürülebilir turizm dönüşümünün lokomotifidir. Uluslararası turizm profesyonellerini Bursa’ya davet ediyoruz. Turizmin geleceği, iş birliği, etik değerler ve kapsayıcılıkla inşa edilecektir. Bursa, bu dönüşüme hazır ve bu değişime öncülük etmeye kararlı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.