Hava Durumu

#Turizm

Kırsal Haber - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Dünyaya Tanıtıldı Haber

Bursa Dünyaya Tanıtıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından olan 'ITB Berlin’de Bursa standıyla yer alarak kentin tarihi ve kültürel mirası ile gastronomisini Avrupa’ya tanıttı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında ilk üçe giren kadın dernekleri ve kooperatifleri de Good Travel Alliance-Green Destinations etkinliğinde sertifika aldı. Turizm sektörünün lider fuarı konumunda olan ve 1966 yılından bu yana düzenlenen Berlin Turizm Fuarı (ITB 2026) 160’tan fazla ülkeden 6.000’e yakın firmanın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuar kapsamında iş dünyası, bilim ve siyaset çevrelerinden yaklaşık 400 üst düzey konuşmacı dört sahnede ve 17 tematik başlık altında bir araya getirildi. Fuara Türkiye’den 144 kurum ve kuruluş katılırken, Türk turizmciler Türkiye’nin potansiyelini hem ziyaretçilere hem de sektör temsilcilerine aktardı. Fuarda birçok kamu ve özel kurum temsilcisi de hem yöresel hem de ulusal kimlikte öne çıkan çalışmalarını ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. BERLİN TURİZM FUARI'NDA YOĞUN TEMASLAR ITB Berlin 2026’da Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin standı da büyük ilgi gördü. ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla organizasyonda yer alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihleri arasında yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Bursa’nın turizm potansiyelini anlattı. Fuardaki diğer firmaların stantlarını da gezen Başkan Mustafa Bozbey, birebir görüşmeler gerçekleştirerek yapılabilecek iş birliklerini konuştu. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğul’u ve Türk-Alman İşverenler Derneği Başkanı Remzi Kaplan’ı da ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılabilecek iş birlikleri hakkında fikir alışverişinde bulunurken Bursaspor forması ve atkısı hediye etti. YÖRESEL LEZZETLER TANITILDI Öte yandan Good Travel Alliance iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yeşil Bursa Sertifikasyon Sistemi’ kapsamında sertifika alan Bursalı kadın kooperatifleri de organizasyonda yerini aldı. Bursa’nın kültürel zenginlikleri ve turizm potansiyeli hakkında bilgilendirmenin de yapıldığı stant, etkinlik boyunca yoğun ilgi gördü. Stantta ikram edilen yöresel lezzetler de ziyaretçilerin damak zevkine hitap etti. “AMACIMIZ BURSA'DA GECELEME SAYISINI ARTIRMAK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hem Bursa'yı hem de Bursa'nın farklı yönlerini yerli ve yabancı misafirlere tanıtmak için fuara katıldıklarını söyledi. Aynı zamanda katılan diğer firmaları da gözlemleyerek stantlarda nelerin yapıldığını, turizmle ilgili nelerin öne çıkarıldığını görme fırsatı bulduklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Bursa’nın 8500 yıllık tarihi birikimini, turizm potansiyelini, coğrafi ve kültürel değerlerini ve gastronomisini daha fazla tanıtmak istediklerinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa'ya daha fazla turistin gelmesi, Avrupalı turistlerin Bursa'ya daha farklı ve olumlu bakış açısı geliştirmeleri amacıyla çaba gösteriyoruz. Amacımız Bursa'da geceleme sayısını artırmak. Hem ikna ederek hem de güven vererek dünyanın her yerinden insanları Bursa'da ağırlamak istiyoruz” dedi. “AVRUPA'DAKİ GÜZEL İNSANLARI BURSA'YA BEKLİYORUM” Büyükşehir Belediyesi olarak geliştirdikleri Green Destination projelerine de dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, projeye 20 civarında kadın derneğinin müracaatta bulunduğunu, kriterlere uyan ilk üç kooperatifin yetkililerini fuara getirdiklerini anlattı. Bursa gastronomisine kattıkları el emeği ürünleri yerli ve yabancı konuklara tanıttıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa gastronomisi birçok yerden çok daha üstün, iyi ve nitelikli. Kadın kooperatifleri de kendi ürünlerini tanıtarak turizm elçisi olarak misafirleri Bursa’ya davet ediyorlar. Avrupa'daki güzel insanları Bursa'ya bekliyorum” diye konuştu. BURSA STANDINA TÜRK VE ALMANLARDAN YOĞUN İLGİ Berlin’de yaşayan Bursalı bir ziyaretçi, fuarı gezdiğini ve Bursa standını görünce çok mutlu olduğunu belirterek, “Yeşil Bursa’yı görünce çok duygulandım. Burada görmek bize ayrı bir heyecan katıyor” dedi. Daha önce Türkiye’de bulunduğunu ancak Bursa’ya gitme fırsatı bulamadığını belirten Alman kadın ziyaretçi, standta tattığı lezzetleri beğendiğini söyledi. Alman erkek ziyaretçi ise Türkiye gastronomisini bildiğini ve Bursa standında ürünlerin lezzetli olduğunu belirtti. BURSA’NIN TERMAL YÖNÜ ANLATILDI Etkinlik kapsamında Avrupa Tarihi Termal Şehirler Ağı (EHTTA) tarafından düzenlenen ‘Avrupa’nın termal kentleri geleceğine yatırım yapıyor’ paneline de Bursa Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Turizm Danışmanı Arzu Kutucu Özenen, konuşmacı olarak katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, programın sonunda konuşmacılara Bursa’yı tanıtıcı hediyeler verdi. BURSALI KADINLAR DÜNYA SAHNESİNE ÇIKTI ITB Berlin Fuarı kapsamında çok sayıda ülkeden katılımcının yarıştığı ve en değerli projelerin ödüllendirildiği Green Destinations/Good Travel etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında sertifika almaya hak kazanan ve ilk üçe giren Zeyniler Çalıkuşu Kooperatifi, Cumalıkazık Koperatifi ve Nilüfer Çamlıca Kadın Derneği de sahneye çıktı. “BURSA’YA DAVET EDİYORUZ” Yeşil Bursa Sürdürülebilirlik Sertifikası sürecinin öncüsü Seden Bozbey, törende yaptığı konuşmada, turizmin artık yalnızca ekonomik büyümeyle değil, sosyal ve çevresel etkisiyle de ölçüldüğünü vurguladı. Bursa’nın bu dönüşümü izleyen değil, yön veren bir şehir olduğunu ifade eden Seden Bozbey, “Kente özgü olarak geliştirilen Green Bursa modeli sadece bir sertifika sistemi değil. Yerel üretimi güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan ve kültürel mirası koruyan bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımıdır. Süreç özellikle kadın dernekleri ve kooperatiflerle başlatıldı. ‘Sürdürülebilirlik sahada başlar’ mesajı paylaşıldı. Kadın örgütlerinin üretim, dayanışma ve yerel kalkınma temelli çalışmaları, Bursa’nın sürdürülebilir turizm dönüşümünün lokomotifidir. Uluslararası turizm profesyonellerini Bursa’ya davet ediyoruz. Turizmin geleceği, iş birliği, etik değerler ve kapsayıcılıkla inşa edilecektir. Bursa, bu dönüşüme hazır ve bu değişime öncülük etmeye kararlı” dedi.

Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın Sonuç Raporu Açıklandı Haber

Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın Sonuç Raporu Açıklandı

Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuç raporu açıklandı. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştaya katılan akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının temsilcileri, Antalya’nın zeytinyağı potansiyelini değerlendirdi, önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken yol haritasını belirledi. Çalıştayda, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üreten Antalya’nın zeytinyağında halen önemli bir potansiyele sahip olduğu ancak kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm alanlarında atılacak adımların sektörü güçlendireceği vurgulandı. Hazırlanan çalıştay raporunda, Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerilirken, 2026–2035 dönemini kapsayan dönemde Antalya zeytinyağının üretimi, ticareti, markalaşması ve ihracatını artıracak 30 öneri yer aldı. ZEYTİNYAĞINDA 2035 HEDEFLERİ Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesinin güçlü olduğu belirtilen raporda, katma değerin artırılması için markalaşmanın geliştirilmesi gerektiği, üretim artışının tek başına yeterli olmayacağı, kalite standardizasyonunun belirleyici unsur olduğu kaydedildi. Hasat zamanlamasının kalite üzerinde doğrudan etkili olduğu ve bu konuda rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiği belirtilen raporda, analize dayalı gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması halinde hem verim hem kalitede artışı sağlanabileceği kaydedildi. Rapora göre, zeytinde budama tekniklerinde standart eğitim programları oluşturulmalı, erken hasat uygulamaları ise Antalya zeytinyağının premium segmentte konumlanması açısından önemli bir fırsat sunuyor. Antalya’da duyusal analiz paneli düzenlemesi ve kalite merkezinin kurulması önerilen raporda, “Parti bazlı izlenebilirlik sisteminin geliştirilmesi halinde tüketici güveni artabilecektir” önerisine yer verildi. Raporda QR kodlu etiketleme sistemi önerilirken, bunun şeffaflık ve izlenebilirlik açısından tüketici güvenini artıracağı ifade edildi. YEREL ÇEŞİT VURGUSU, ÇATI MARKA ÖNERİSİ Antalya’nın yerel çeşitlerine dikkat çekilen raporda, Tavşan Yüreği başta olmak üzere yerel çeşitlerin stratejik ürün olarak konumlandırılabileceği vurgulandı. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine olumlu katkı sağlayacağı ifade edilen raporda, dökme satış oranının azaltılması, ambalaj ve tasarım kalitesinin artırılması ve Antalya için bir çatı marka yaklaşımı geliştirilmesi önerildi. SAĞLIK VE TAĞŞİŞLE MÜCADELE Yüksek polifenollü üretimin sağlık temelli pazarlamada avantaj sağlayabileceği, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin önemli olduğu vurgulanan çalıştay raporunda, bu yaklaşımın Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda farklılaşmasına katkı sunacağı belirtildi. Raporda tağşişle mücadelenin önemine de dikkat çekildi. Küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceği dile getirilen raporda, budama, hasat ve kalite yönetimi alanlarında sertifikalı eğitim programlarının başlatılabileceği ifade edildi. Raporda, genç üreticilerin sektöre kazandırılmasının ise uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından hayati önemde olduğu vurgulandı. ZEYTİNYAĞI ROTASI ÖNERİSİ Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı için önemli fırsatlar sunduğu belirtilen çalıştay raporunda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri, tadım etkinlikleri ve deneyim merkezlerinin kırsal turizmi canlandırabileceği ifade edildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılmasının marka değerine katkı sunacağı görüşü paylaşıldı. Uluslararası yarışmalara katılımın Antalya markasının görünürlüğünü artırabileceği belirtilen raporda, dijital pazarlama ve e-ihracat kanallarının geliştirilmesinin yeni pazarlara erişimi sağlayabileceği değerlendirildi. ZEYTİNYAĞI KOORDİNASYON KURULU KURULMALI Raporda, zeytinyağının geliştirilmesinde üniversite–kamu–sektör iş birliğinin daha kurumsal bir zemine taşınması gerektiği vurgulanırken, çalışmaların takibini sağlayacak Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu oluşturulmasının faydalı olacağı ifade edildi. Raporda, “2026–2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm çerçevesi geliştirilmesi halinde Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği yönünde genel bir görüş birliği oluştu” ifadelerine yer verildi. GÜÇLÜ MARKA KİMLİĞİ Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, çalıştayın sonuç raporunun ilgili kurumlarca dikkatlice değerlendirileceğini ve Antalya’nın kadim zeytin ve zeytinyağı üretiminin geliştirilmesi için önemli çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Çandır, “Bu çalıştayda Antalya’nın zeytinyağında sahip olduğu potansiyeli, kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldık. Raporun sonucu, üretimden pazarlamaya, turizmden ihracata uzanan kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyuyor. Hedefimiz, 2026–2035 döneminde Antalya zeytinyağını sürdürülebilir, izlenebilir ve güçlü bir marka kimliğiyle daha üst bir konuma taşımaktır” dedi. İŞBİRLİĞİ VURGUSU Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, kalite odaklı üretim, izlenebilirlik ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının Antalya zeytinyağının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Erkal, kamu kurumları, üniversiteler ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesiyle bu potansiyelin sahaya daha hızlı ve etkili şekilde yansıyacağını ifade etti.

Gastronomi Alanında İş Birliği Protokolü İmzalandı Haber

Gastronomi Alanında İş Birliği Protokolü İmzalandı

Afyonkarahisar Belediyesi; Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Afyonkarahisar Profesyonel Aşçılar Derneği ile gerçekleştirecek ortak çalışmalar kapsamında; 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, Uluslararası Afyonkarahisar Aşçılık Kampı ve Afyonkarahisar Uluslararası Gastronomi Çalıştayı’nı birlikte hayata geçirecek. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ev sahipliğinde; Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elbeyi Pelit, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sandıkcı ve Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Hamza Kalkan’ın katılımı ile şehrin gastronomi alanındaki ulusal ve uluslararası marka değerini güçlendirecek önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. ŞEHRİMİZİ DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE TANITACAĞIZ İmzalanan protokol ile şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri unvanı doğrultusunda; gastronomi turizminin geliştirilmesi, yerel mutfak kültürünün ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde tanıtılması ve akademi-kamu-sivil toplum iş birliğinin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. 2026 YILI BOYUNCA KAPSAMLI ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRİLECEK İmzalanan protokol kapsamında; gastronomi alanında ulusal ve uluslararası katılımlı festival organizasyonu gerçekleştirilecek, akademik içerikli gastronomi çalıştayı düzenlenecek, uygulamalı eğitimlerin yer aldığı uluslararası aşçılık kampı hayata geçirilecek, yerel lezzetlerin tanıtımını güçlendirerek gastronomi turizmi sürdürülebilir şekilde geliştirilecek. 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek bu etkinliklerle Afyonkarahisar'ın gastronomi potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, şehrin kültürel ve ekonomik gelişimine güçlü katkı sunulması hedefleniyor.

Büyükşehir'in Projelerine DOKAP'tan 86,3 Milyon TL Destek Haber

Büyükşehir'in Projelerine DOKAP'tan 86,3 Milyon TL Destek

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin turizm, eğitim, tarım ve altyapı alanlarında hazırladığı projelere Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından 86,3 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Protokol, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile DOKAP Başkanı Hakan Gültekin tarafından imzalandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP), turizm, eğitim, tarım ve altyapı alanlarında iş birliği yapacak. DOKAP, Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan projelere 86,3 milyon TL hibe desteği sağlayacak. İmzalanan protokol kapsamında, Ortahisar ve Beşikdüzü ilçelerinde Fındık Kurutma Tesisi kurulacak, Arsin'e Çocuk Kütüphanesi kazandırılacak. Ayrıca Maçka, Düzköy ve Tonya yaylalarındaki Yeşil Yol güzergahında beton yol ve kanal imalatlarının yanı sıra kapsamlı iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilecek. FINDIK KURUTMA ÇİLESİ BİTECEK İmza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Trabzon’umuzda bir taraftan kendi imkan ve kabiliyetlerimizle birçok hizmeti hayata geçirmenin gayreti içerisindeyken, diğer yandan da Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın da desteğiyle projelerimizi bir an önce tamamlamak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu minvalde bugüne kadar çok önemli katkılar aldık. Başta kıymetli Bakanımıza, Hakan Gültekin Bey’e ve değerli ekibine teşekkür ediyorum. Bugün de istişarelerimiz neticesinde mutabık kaldığımız bazı projelerle ilgili protokol imzasını attık. İnşallah bu projeler, onay süreçleri tamamlandıktan, DOKAP tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan ve Sayın Bakanımızın onaylarının alınmasının ardından hayata geçirilecektir. Böylece şehrimiz için önemli gördüğümüz çalışmaları gerçekleştirmiş olacağız. Son 2-3 yıldır şehrimizde ve bölgemizde yaşanan kuraklık nedeniyle, özellikle fındık üreticilerimizin hasat sonrası kurutma sürecinde ciddi zorluklar yaşadıklarına hep birlikte şahit olduk. Hemşehrilerimizin, fındıklarını kurutabilmek için Gümüşhane ve Bayburt illerine kadar gitmek zorunda kaldıkları olmuştur. Bu nedenle şehrimizin hem doğu hem de batı bölgesinde olmak üzere iki ayrı fındık kurutma tesisi projemiz bulunmaktadır. Bu yatırım için yaklaşık 15 milyon TL tutarında bir kaynak gerekmektedir”dedi. EĞİTİM, TARIM VE TURİZM ALTYAPISINA DESTEK Başkan Genç sözlerini şu cümlelerle tamamladı: “Arsin ilçemizde sahil parkımızda güzel bir projenin ihalesini gerçekleştirdik. Bu projenin içerisinde, inşallah DOKAP destekleriyle bir çocuk kütüphanesini de hayata geçirmek istiyoruz. Doğu Karadeniz Bölgemizin tamamını ilgilendirmekle birlikte şehrimiz açısından da önem arz eden Yeşil Yol Projesi kapsamında; Maçka Ocaklı, Lişer ve Şolma yayla yolu beton yol ve kanal yapım işi ile Kadıralak Yaylası yolu ve Çalköy-Çiğdemli-Düzköy bağlantısına ilişkin çalışmalarımızı sunduk. Yeşil Yol Projesi kapsamındaki bu çalışmaların ödenekleri tahsis edilip Sayın Bakanımızca da onaylandığında, şehrimizde önemli bir mesafe daha kat etmiş olacağız. Hem çocuk kütüphanemizle hem fındık kurutma tesislerimizle hem de Yeşil Yol kapsamındaki çalışmalarımızla somut sonuçlar elde edeceğiz. Bu vesileyle değerli DOKAP Başkanımıza destekleri için bir kez daha teşekkür ediyor, kıymetli Bakanımıza da ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Elbette bütün bu yatırımların arkasındaki güçlü irade Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Şehrimize bugüne kadar kazandırdığı yatırımlar ve attığı adımlar son derece kıymetlidir. Hizmetlerin banisi Cumhurbaşkanımıza da Trabzon’umuzdan şükranlarımızı arz ediyoruz.” TRABZON EN GÜZEL HİZMETLERİ HAK EDİYOR DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, “Bu memlekete hizmet ediyoruz. Hep birlikte bu memleketin hizmetkarıyız. En değerli çalışmaların yürütüldüğü kurumlardan biri de Trabzon Büyükşehir Belediyesi’dir. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç çok özel ve önemli çalışmalara imza atmaktadır. Değişen ve gelişen Türkiye’mizde, aynı paralelde Trabzon’umuzun da en güzel hizmetleri hak ettiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Trabzon Büyükşehir Belediyesi özelinde 4 proje için 86,3 milyon TL hibe desteği sağlayacağız. Projelerin toplam büyüklüğü 100 milyon TL civarında olup, bunun 86,3 milyon TL’si hibe olarak karşılanacaktır. İnşallah bu projeler şehrimiz için, kurumlarımız için ve memleketimiz için hayırlı olur. Bugüne kadar Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birçok başarılı çalışmayı hayata geçirdik. Sahada projeleri hazırlayan, süreci titizlikle takip eden ve hak ediş aşamalarını yürüten tüm çalışma arkadaşlarımıza, özellikle de Sayın Başkanımızın huzurunda teşekkür ediyorum” diye konuştu. ÜRETİCİ GELİRİNİN ARTIRILMASI HEDEFLENİYOR İmzalanan protokol kapsamında Büyükşehir Belediyesi tarafından Ortahisar ve Beşikdüzü ilçelerinde kurulacak Fındık Kurutma Tesisi ile modern kurutma teknolojileri kullanılarak hasat sonrası kalite kayıplarının önüne geçilmesi ve üretici gelirinin artırılması amaçlanıyor. Yıllık yaklaşık bin 50 ton fındığın hızlı, hijyenik ve standartlara uygun şekilde kurutulacağı tesisler, günlük 15 ton kapasiteyle 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Arsin’de hayata geçirilecek Çocuk Kütüphanesi projesi kapsamında; okuma, sanat ve drama alanları, dijital erişim bölümü, zeka oyunları alanı, özel gereksinimli çocuklara yönelik erişilebilir mekanlar ve aileler için sosyal kafe oluşturulacak. Düzköy ve Tonya ilçelerini kapsayan 8,7 kilometrelik güzergahta kazı, duvar, korkuluk ve menfez imalatları ile alt temel ve temel çalışmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca SİT alanı içerisinde 2 bin 300 metrelik bölümde toplam 16 bin 100 metrekare beton parke ve bordür imalatı yapılacak. Maçka ilçesi Ocaklı-Lişer-Şolma Yayla yolunun 13+800 ile 19+800 kilometreleri arasındaki kesiminde beton yol ve beton kanal imalatlarını içeren üstyapı çalışmaları tamamlanarak yol hattı standart hale getirilecek.

Başkan Aras Meyve Fidanı Dağıtımında Üreticilerle Buluştu Haber

Başkan Aras Meyve Fidanı Dağıtımında Üreticilerle Buluştu

Muğla Büyükşehir Belediyesi üreticilere Meyve Fidanı Destekleme Projesi’ne Başkan Aras’ın katılımıyla Menteşe ilçesinde devam etti. Büyükşehir Belediyesi Menteşe ilçesinde dağıtımını yaptığı 50 bin meyve fidanı ile 2026 yılında 159 bin adet ceviz ve zeytin fidan dağıtımı gerçekleştirdi. Tarım kenti olan Muğla’da kırsal alanlarda üretim kültürünü güçlendirmek, uzun vadeli ve katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasını sağlamak, iklim değişikliğine dayanıklı, bölgeye uygun türlerle yeşil dokuyu artırmak ve sürdürülebilir tarımsal faaliyetleri desteklemek isteyen Büyükşehir Belediyesi Menteşe ilçesinde Meyve Fidanı dağıtımı gerçekleştirdi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras meyve fidanı dağıtım etkinliğinde üreticilerle bir araya geldi. Tarım kenti olan Muğla’da üreticilerin her zaman yanında olduklarını söyleyen Başkan Aras dağıtılan fidanların Muğla’nın bereketli toprakları ile buluşarak yeşereceğini belirtti. Büyükşehir Meyve Fidanı Desteğinde 530 bin Rakamına Ulaştı Zeytin ve ceviz fidanları aracılığıyla hem tarımsal çeşitliliğin artırılması hem de gelecek nesillere üretken ve yeşil bir çevre bırakılmasını hedefleyen Muğla Büyükşehir Belediyesi Menteşe ilçesinde 460 üreticiye 34 bin 400 adet zeytin fidanı ve 14 bin 775 adet ceviz fidanı desteklemesi gerçekleştirdi. 2026 yılı içerisinde 13 ilçede 159 bin adet fidanı desteklemesi gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar dağıttığı ceviz ve zeytin fidan desteği ise 530 bin rakamına ulaştı. Menteşe ilçesi Düğerek Mahallesi’nde gerçekleştirilen Meyve Fidanı Destekleme etkinliğinde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras turizm ve tarım kenti olan Muğla’da üreticiye destek olmaya devam edeceklerini, tarımın bir ülkenin ve şehrin geleceği olduğunu belirtti Üreticilerden Büyükşehir’e Teşekkür Menteşe ilçesinde gerçekleştirilen fidan dağıtımına katılan üreticiler Büyükşehir Belediyesi’nin meyve fidanı dağıtımından duydukları memnuniyetlerini dile getirdi. Üretici Gülizar Zorlu meyve fidanı dağıtım töreninde şunları söyledi; “Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim. Böyle desteklerin devamını diliyoruz. Köylüleri bu kadar düşündükleri için minnettarız. Alacağımız zeytinlerin çocuklarımıza ve geleceğimize faydası olmasını bekliyoruz.” Üretici Mustafa Kıntak da meyve fidanı dağıtım töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Uzun süre devlet memurluğunun ardından tarıma yöneldim. Büyükşehir Belediyesinin tarıma, çiftçiye ve üreticiye verdiği değer çok önemli. Bunun bir göstergesi olarak bugün fidanlarımızı almaya geldik. Bu dağıtımda emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” Taşlı Muhtarı: “Bu Destekle Daha Güçlü Olacağız” Taşlı Mahalle Muhtarı Süleyman Gül’de yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Sayın Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, Sayın Menteşe Belediye Başkanımız Gonca Köksal’a köylülerimizi ve kırsal kesimlerimizi düşündükleri için çok teşekkür ediyorum. Taşlı Muhtarı olarak Ahmet Başkanımıza başarılarından ve desteklerinden dolayı minnettarım. Buradan aldığımız fidanlarla daha güçlü bir hale geleceğiz. Tekrardan çok teşekkür ederim.” Başkan Köksal Aras: “Bu Sadece Bir Fidan Dağıtımı Değil” Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ise projenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Aslında burada hem tarımsal üretimimizi güçlendirmek hem de geleceğimize katkıda bulunmak için bir aradayız. Sadece basit bir fidan dağıtımı gerçekleştirmiyoruz, bunun çok daha derin anlamları var. Yaklaşık 35 bin zeytin ve 15 bin ceviz fidanı dağıtılıyor. ‘Her Kapıda Bir Fidan’ projesiyle başlayan bu çalışmalar hem soframıza bereket olacak, hem sizlere kazanç sağlayacak hem de hepimize nefes olacak. Muğla hem tarım hem turizm kenti diyoruz. Ancak kendi üretmeyen, toprağa gerekli değeri vermeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur. Büyükşehir Belediyemize üreticilerimize destekleri için çok teşekkür ediyorum.” Başkan Aras: “Topraklarımızı Korumak Görevimiz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da birlik ve beraberlik vurgusu yaparak desteklerin süreceğini belirtti: “Önemli olan birlik ve beraberlik içerisinde bu güzel memlekette, bu güzel toprakları iyi değerlendirmektir. Bizler bu görevdeysek bunun bilincindeyiz. Bugüne kadar yaptığımız her iş geleceğimize, köyümüze ve Muğla’mıza katkı olsun diye yapılıyor. Hayvancılığı, arıcıları, süt üreticilerini destekliyoruz. Tıbbi aromatik bitkilerden ceviz ve daha birçok alanda desteklerimiz devam ediyor. Topraklarımızı, havamızı ve suyumuzu korumak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Başkan Kahveci’den Kadın Emeğine Güçlü Destek Haber

Başkan Kahveci’den Kadın Emeğine Güçlü Destek

S.S. Kütahya Katılımcı Kadınlar Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Kadriye Kara ve yönetimi, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’yi makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen nezaket ziyaretinde, kooperatifin yürüttüğü faaliyetler ve hibe desteği almaya hak kazanan proje süreci ele alındı. Kooperatif Başkanı Kadriye Kara, 9 Ocak 2026 tarihinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımlarıyla düzenlenen Zafer Kalkınma Ajansı Kütahya Projeleri Açılış ve İmza Töreni kapsamında, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde destek almaya hak kazanan “Kadın Eliyle Kütahya: Geleneksel Tatlar Güçlü Yarınlar” projesinin hibe sürecinde Kütahya Belediyesi tarafından sağlanan katkılar, rehberlik ve kurumsal destek için Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’ye teşekkür etti. Proje kapsamında, kadın emeğinin üretime daha güçlü şekilde katılması, geleneksel Kütahya mutfağının korunarak ekonomik değere dönüştürülmesi, kadın girişimciliğinin rekabet gücünün artırılması ve yerel üretimin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. Projenin, Kütahya Turizm Master Planı doğrultusunda şehrin gastronomi değerlerinin görünürlüğünü artırması ve yerel ürünlerin turizmle buluşturulmasına katkı sunacağı da ifade edildi. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, kadınların üretim ve girişimcilik alanında güçlenmesinin şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını belirterek, kooperatif yönetimine çalışmalarında başarılar diledi.

CHP'li Rızvanoğlu:"Milli Parklar Rant Alanı Değildir" Haber

CHP'li Rızvanoğlu:"Milli Parklar Rant Alanı Değildir"

CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM Genel Kurulunda Milli Parklar Kanun Teklifi görüşmelerinde tümü üzerine yaptığı konuşmada, teklifin doğa koruma yaklaşımını zayıflattığını, korunan alanları ticari işletme mantığına açtığını ve anayasal koruma ilkeleriyle çeliştiğini belirtti. Rızvanoğlu, “Milli parklar ve benzeri korunan alanlar bu ülkenin ekolojik güvenlik altyapısıdır. Nasıl ki sınırlarımızı askeri hatlarla koruyorsak, iklim krizine, kuraklığa ve gıda güvensizliğine karşı da doğal savunma hattımız da milli parklar ve benzeri alanlardır. Bu teklifle iktidar savunma sistemimizi çökertmek istiyor.” “Bu teklif, doğayı koruma politikasından işletme anlayışına geçiştir” Konuşmasında teklifin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, doğa yönetimi anlayışında köklü bir değişimi temsil ettiğini vurgulayan Rızvanoğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “Görüşmekte olduğumuz Milli Parklar kanun teklifi, yaşam alanlarımızın nasıl korunacağını ve gelecek kuşaklara nasıl bir ülke bırakacağımızı belirleyecek bir dönüm noktasıdır. İktidarın getirdiği bu teklif, doğayı koruma politikasından uzaklaştırıyor ve doğayı işletme anlayışına geçiriyor. Türkiye’de doğal alanlar üzerindeki baskının son yıllarda belirgin biçimde arttığını ifade eden Rızvanoğlu, “Biz bunu, Akbelen’de şirket lehine yapılan kamulaştırmalarda gördük. Kazdağları’nda yabancı bir şirket, on binlerce ağacı keserken gördük. Marmaris kıyılarına dikilen devasa otelde gördük. Kanal İstanbul uğruna tarım alanlarının ranta açılmasında gördük. MAPEG tarafından son yayınlanan, köy, orman, mera demeden satışa çıkarılan ruhsat satışında gördük.” dedi. “Korunan alanların koruma kalkanı zayıflatılıyor” Teklifle milli parkların Turizm Teşvik Kanunu kapsamına alındığını, uzun devreli gelişme planlarının devre dışı bırakıldığını, yapılaşma ve işletme faaliyetlerinin özel şirketlere açıldığını, uzun süreli işletme haklarıyla kamusal korumanın zayıflatıldığını ve adı milli park olan ancak karakteri değişmiş alanlar yaratılacağını belirten Rızvanoğlu, teklifin ortaya çıkaracağı tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Yani korunan değil, parçalanmış; işletilen; gelecek kuşaklara bırakılan değil, bugünün rantına açılmış alanlar… Oysa milli park ve benzeri korunan alan dediğiniz yerde bunlar olmaz. Çünkü buralar bilimsel değeri yüksek, nadir bulunan ve korunması gereken alanlardır. Buralar; kurdun, kuşun, ağacın, suyun kendi dengesi içinde yaşayabildiği yaşam alanlarıdır. Buralar, kısa vadeli kazançların değil, uzun vadeli kamu yararının gözetildiği, gelecek kuşaklara bırakmamız gereken ortak mirasımızdır. Ve bu miras hiçbir iktidarın tasarruf alanı olamaz Çünkü buralar milletimizindir! Ve bu alanlar enerji nakil hatlarının güzergâhı olsun diye değil, ekosistemin sürekliliği sağlansın diye varlar. Turizm yatırımları artsın diye değil, doğal denge bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılabilsin diye varlar. En önemlisi, ülkenin toprağı, suyu, havası ve yaşam güvencesi tükensin diye değil, ayakta kalsın diye varlar. İşte bu yüzden Milli Parklar Kanununun mantığı ve özü aslında çok açık: Önce koruma, sonra kullanım. Bugünkü teklif ise bu sıralamayı tersine çeviriyor; önce kullanmayı, sonra mümkünse, eğer geriye bir şey kalırsa korumayı öneriyor. Yani iktidar doğayı koruyan hukuk düzenini tersine çevirmek istiyor. Üstelik bu teklifte sorun yalnızca doğa koruma sorunu da değil; çok açık Anayasa ihlalleri var. “Teklif açık Anayasayla” Rızvanoğlu konuşmasında, teklifin yalnızca çevre politikası açısından değil, Anayasa’nın doğayı ve doğal varlıkları korumaya ilişkin temel hükümleri bakımından da ciddi sakıncalar içerdiğini vurguladı. Anayasa’nın 169’uncu maddesinin ormanların korunması ve yönetiminin devlete ait olduğunu açıkça düzenlediğini hatırlatan Rızvanoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Ormana zarar verebilecek hiçbir faaliyete izin verilemeyeceğini hüküm altına alan Anayasa’ya rağmen, bu teklif korunan alanların anayasal koruma zeminini fiilen zayıflatmaktadır.” Anayasa’nın 168’inci maddesine göre doğal kaynakların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu belirten Rızvanoğlu, korunan alanların uzun süreli tahsisler yoluyla özel işletmelere açılmasının bu hükümle bağdaşmadığını ifade etti: “Doğal kaynakların devlet tarafından korunması gerekirken, bu düzenleme korunan alanları uzun süreli tahsislerle fiilen özel işletme alanlarına dönüştürecek bir kapı aralamaktadır.” Anayasa’nın 63’üncü maddesinin ise devletin tarih, kültür ve tabiat varlıklarını koruma yükümlülüğünü açık biçimde ortaya koyduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, milli parkların bu anayasal sorumluluğun sahadaki en önemli karşılığı olduğunu belirtti: “Koruma statülerini güçlendirmek yerine işletme izinlerini genişleten bir yaklaşım, devletin anayasal koruma yükümlülüğüyle açık biçimde çelişmektedir.” “Bu teklif doğayı koruma politikasından işletme anlayışına geçiştir” Teklifin detaylarının incelendiğinde kurumlar arası izin ve görüş süreçlerinin büyük ölçüde devre dışı bırakıldığını belirten Rızvanoğlu, yetkilerin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünde toplanmasının denetim ve şeffaflık açısından ciddi riskler yarattığını ifade etti. Teklifin 5’inci maddesiyle milli parklar içerisinde yol, enerji hattı ve boru hattı gibi altyapı yatırımlarına izin verilebilmesinin öngörüldüğünü belirten Rızvanoğlu, bu düzenlemenin hassas ekosistemleri yatırım baskısına açık hale getireceğini vurguladı. Teklifin 6’ncı maddesiyle korunan alanlardaki tesis ve hizmetlerin özel şirketler tarafından işletilebilmesinin kapsamının genişletildiğini belirten Rızvanoğlu, bunun koruma önceliği yerine ticari işletme mantığını öne çıkaran bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Teklifin 7’nci maddesine de dikkat çeken Rızvanoğlu, korunan alanlardaki kaçak yapılar için yalnızca yıkım seçeneği yerine “Genel Müdürlükçe değerlendirme” seçeneğinin getirilmesinin, kaçak yapılaşmayı önlemek yerine fiilen meşrulaştırma riski taşıdığını belirtti. Korunan alanlarda kaçak yapıların kaldırılması ve alanın eski haline getirilmesinin koruma hukukunun temel gereği olduğunu ifade etti. “Milli parklar ve benzeri korunan alanlar ülkenin doğal savunma hattıdır” Milli parkların yalnızca rekreasyon alanları değil, iklim krizi, kuraklık ve gıda güvenliği risklerine karşı ülkenin ekolojik güvenlik altyapısı olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bu iktidarın doğayı korumak gibi bir niyeti yok! Bakın bu teklifin özü iktidar için nedir biliyor musunuz? Para, para, para! Peki doğa için? zarar. Halk için, zarar. Çiftçi için, zarar. Neden mi? Çünkü Milli parklar ve korunan alanlar birer ‘mesire alanı’ değildir. Buralar bu ülkenin ekolojik güvenlik altyapısıdır. Nasıl ki sınırlarımızı askeri hatlarla koruyorsak, iklim krizine, kuraklığa ve gıda güvensizliğine karşı da doğal savunma hattımız da milli parklar ve benzeri alanlardır. Bu teklifle iktidar savunma sistemimizi çökertmek istiyor. Oysa devlet dediğiniz yapı, krizlere karşı toplumu korumak için vardır. İktidar ise kriz çağında koruma statülerini esnetiyor. Bizim tercihimiz açıktır: Doğayı ekonomik faaliyetin arkasına dizen değil, ekonomiyi doğanın sınırları içinde planlayan bir devlet anlayışı. Evet, Doğayı iyi yönetemezsek, yarın karşılaşacağımız zararların altından kalkmamız mümkün olamaz. Bugün ülkenin dört bir yanındaki sellerin nelere yol açtığını hep birlikte görüyoruz. Keza yazın orman yangınları da aynı şekilde. Gelecekte karşılaşacağımız daha büyük doğal felaketlere karşı çok iyi hazırlanmamız gerekiyor. Bunun için de doğayı iyi yönetmemiz şart. Doğayı şirket çıkarlarına feda edecek lüksümüz yok! O yüzden bu ülke şirket mantığıyla yönetilemez. Bu topraklar kısa vadeli kâr hesaplarına teslim edilemez. Devlet dediğiniz yapı; geleceği bugüne karşı korumak için vardır. Geleceğin avansını şimdiden tüketmek için değil. Bu yüzden biz, geleceğe karşı empatisiz bir rant düzenine değil, bilimle yönetilen, adaletle korunan bir Türkiye’ye talibiz.” dedi. “Koruma politikalarını bilimsel temelde yeniden kuracağız” Cumhuriyet Halk Partisi’nin doğa koruma politikalarına ilişkin yaklaşımını da paylaşan Rızvanoğlu, “Milletimizin desteğiyle sorumluluk üstlendiğimizde, doğa koruma politikalarını İktidardan farklı bir anlayışla ele alacağız. Doğa korumayı nasıl yöneteceğimiz, hangi ilkeleri esas alacağımız ise şimdiden açık ve net. Yeni parti programımızda yazdık. Doğa koruma politikalarını bilimsel temelde yeniden kuracağız. Doğal alanlarda ekosistem izlemelerini düzenli olarak yapacağız ve verileri şeffaf biçimde kamuoyuyla, paylaşılacağız. En önemlisi iktidarın yaptığının aksine; Milli parkların, tabiat parklarının ve sulak alanların sayısı artıracağız, koruma statüleri güçlendireceğiz! Biz bu ülkenin ormanını, suyunu, toprağını günübirlik çıkar hesaplarına teslim etmeyeceğiz.”

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak

Zeytinyağında markalaşma çalışmalarını sürdüren Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yapacak. 11 Şubat 2026’da alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağını konuşmak üzere Antalya’da bir araya gelecek. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geleceği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenecek Çalıştay, zeytinyağında kalite bilincinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. BİLİM İNSANLARI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINI KONUŞACAK Çalıştayda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Fatih Alpay Vuran “Zeytinyağında Kalite Bir Sayı mıdır? Kimya ve Duyuların Kesişiminde Yeniden Düşünmek”, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu “Zeytin Bahçesinden Kaliteli Zeytinyağı Üretimine Yolculuk”, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Dr. Belkıs Yaşa “Zeytinyağı ve Zeytin Yaprağının Sağlık Amaçlı Kullanımı”, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş “Dünya ve Türkiye’de Zeytinyağı Ticareti ve Markalaşma: Antalya Örneği” başlığıyla sunum yapacak. Zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri de çalıştayın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Gül Kahraman, “Tavşan Yüreği Zeytinyağının Kimyasal Profili ve Antikanser Etkileri” konulu sunumunda belirli zeytin çeşitlerinin biyoaktif özelliklerine dikkat çekecek. Çalıştayın zeytinyağının turizm boyutunu ise Profesyonel Turist Rehberi Semra Demirağ anlatacak. Demirağ, “Antalya’nın Sessiz Mirası Zeytin, Zeytinyağı ve Turizmde Yeni Bir Değer” sunumuyla zeytinin gastronomi turizmi ve destinasyon kimliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacak. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Sunumların ardından gerçekleştirilecek masa çalışmaları ile üretim ve kalite, sağlık ve fonksiyonel değer, markalaşma ve iletişim, turizm ve gastronomi ile yönetişim ve mevzuat başlıklarında somut sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacak. Her masa, kısa ve uygulanabilir öneriler geliştirerek çalıştaya katkı sağlayacak. Çalıştay sonunda elde edilen tüm bilimsel ve teknik çıktılar, “Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Yol Haritası (2026–2035)” başlığı altında birleştirilecek. Bu yol haritası, Antalya’nın zeytinyağında kaliteyi kalıcı hale getiren, katma değeri artıran ve sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya koymayı hedefleyen ortak bir vizyon belgesi niteliği taşıyacak. ANTALYA İÇİN KALICI DEĞER HEDEFİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinyağının Antalya için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Zeytinyağında kaliteyi bilimsel temelde ele alarak üretimden markalaşmaya uzanan güçlü bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştay, Antalya’nın zeytinyağında kalıcı bir değer üretmesi açısından önemli bir adımdır” dedi. Çandır, çalıştayın, üreticilerden akademisyenlere, ihracatçılardan turizm temsilcilerine kadar geniş bir katılımla gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, çalıştayın üreticiye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Bölgemizde üretilen zeytinyağında kaliteyi artırmak, doğru üretim tekniklerini yaygınlaştırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak önceliğimiz. Bu çalıştay, bilim ve sahayı buluşturan önemli bir platform olacak” dedi.

EMITT Fuarında Balıkesir’in Standına Büyük İlgi Haber

EMITT Fuarında Balıkesir’in Standına Büyük İlgi

Turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından olan ve binlerce kişinin ziyaret ettiği Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) Balıkesir’in standına ilgi büyük oldu. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’in Türkiye’nin ve dünyanın parlayan yıldızı olma yolunda emin adımlarla yürüdüğünü belirtirken, “Balıkesir’imizin standına ilginin büyük olması bizi çok mutlu etmiştir. Tüm ziyaretçilerimizi standımıza uğramaya davet ediyorum.” dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi; şehrin zengin kültürel mirasını, büyüleyici doğasını, turizm potansiyelini ve yerel ürün çeşitliliğini tanıtmak amacıyla dünyanın en prestijli turizm organizasyonlarından biri olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) yerini aldı. Fuarın ilk gününde Balıkesir’in standına ilgi oldukça yoğun oldu. İstanbul Fuar Merkezi’nde Salon 1’deki 1301 numaralı stantta şehrin gastronomi zenginliklerini, yöresel ürünlerini, doğal güzelliklerini, kültürel mirasını, termal kaynaklarını ve turizm çeşitliliğini dünyaya tanıtıyor. 5-7 Şubat günleri arasında ziyarete açık olan fuarda, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin standına ilk günden ilgi oldukça yüksekti. Standı ziyaret eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, fuarda Balıkesir’in standına büyük bir ilgi olduğunu belirtirken bu ilgiden memnun olduklarını söyledi. BALIKESİR STANDINA YOĞUN İLGİ Açılış programının ardından Balıkesir standını ziyaret eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ziyaretçilere höşmerim ve kavurmalı pilav ikram etti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle birlikte fuarda üç gün boyunca Balıkesir’in zenginliklerini dünyaya tanıtacaklarını ifade eden Akın, “Balıkesir olarak fuarda yerimizi aldık. Her zaman söylüyorum. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. Birliğin ve beraberliğin şehridir. Burada da birlik ve beraberlik içerisinde hareket ediyoruz. Balıkesir, çok farklı bir coğrafyaya sahip. Bir tarafta Kazdağları, bir tarafta Alaçam Dağları, bir tarafta Kapıdağ Yarımadası… Hepsi birbirinden güzel yerler. Aynı zamanda Balıkesir’imizin gastronomisini, coğrafi işaretli ürünlerimizi tanıtıyoruz. Fuarın ilk gününde Balıkesir’imizin standına ilgi oldukça yüksek oldu. Bundan çok mutluluk duyuyoruz. Her geçen yıl daha da ileriye gitmeyi hedefledik. EMITT Fuarımızın ardından Antalya’da, Berlin ve Fransa’da da birer fuara katılacağız. Balıkesir’in tüm güzelliklerini dünyaya tanıtacağız. Balıkesir, dünyanın en güzel kentidir. Bunun için sadece gelip gitmek olmaz. Gezip dolaşmak lazım. Herkesi Balıkesir’e davet ediyoruz. Balıkesir hem Türkiye’nin hem de dünyanın parlayan yıldızı olacak. Fuarı ziyaret eden herkesi standımıza davet ediyorum.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.