Sıcaklık ve Yoksulluk 120 İlçede Kesişti, Çifte Risk Haritalandı!
Sıcaklık ve Yoksulluk 120 İlçede Kesişti, Çifte Risk Haritalandı!
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de aşırı sıcak riski ile sosyoekonomik kırılganlığın kesiştiği noktaları ilk kez gözler önüne serdi.
Haber Giriş Tarihi: 27.08.2026 09:10
Haber Güncellenme Tarihi: 27.08.2026 09:15
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.kirsalhaber.com/
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de aşırı sıcak riski ile sosyoekonomik kırılganlığın kesiştiği noktaları ilk kez gözler önüne serdi. Çalışmaya göre, Türkiye’nin 973 ilçesinin 120’sinde yüksek sıcak tehlikesi ile düşük uyum kapasitesi üst üste biniyor.
Climatic Change dergisinde yayımlanan ve 1980 ile 2024 yılları arasındaki 44 yıllık verileri kapsayan araştırmada, ülkedeki aşırı sıcak koşulları hane halkı gelir yapılarıyla karşılaştırıldı. Her sekiz ilçeden birinde görülen bu "çifte risk" durumu, iklim krizinin sosyal eşitsizliklerle nasıl derinleştiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Risk, Tehlike ile Kırılganlığın Kesişiminde Ortaya Çıkıyor
Aşırı sıcaklardan bahsederken yalnızca termometrenin gösterdiği dereceye odaklanmanın yanıltıcı olduğunu belirten araştırma, aynı sıcaklığın yarattığı hasarın sıcaktan korunma imkanlarına göre değiştiğini vurguluyor.
Antalya'da 42 derecelik bir sıcaklıkta vatandaşlar klimalı iç mekanlarda serinleyebilirken, Harran Ovası'nda toplumun önemli bir kesimi klimaya erişememekte ve tarlada çalışanların gölgede dinlenmesi bile mümkün olmamaktadır.
Klimanın yaygınlığı, bina yalıtımı, çalışma saatlerini esnetebilme ve sağlık hizmetlerine erişim gibi etkenler süreci doğrudan etkiliyor.
Sıcak tehlikesi hesaplanırken; sıcak hava dalgalarının sayısı, süresi, şiddeti, en sıcak gün, tropik gece sayısı ve ısınma hızı olmak üzere yedi farklı gösterge kullanıldı. Sosyoekonomik kırılganlık için ise TÜİK gelir verileri baz alınarak en düşük gelir grubuna daha yüksek ağırlık verildi.
Tehlike Üç Ana Bölgede Yoğunlaşıyor
Araştırma sonucunda riskli grupta yer alan 120 ilçenin rastgele dağılmadığı, aksine üç ana kümede toplandığı tespit edildi:
Güneydoğu Anadolu Kümesi: Şanlıurfa, Mardin, Batman ile Diyarbakır, Siirt ve Şırnak’ın bir bölümünü kapsayan en geniş alan.
Çukurova Kümesi: Adana ve çevresindeki ova bölgesi.
İç ve Doğu Bölgeler:
Aydın, Denizli, Kütahya, Uşak, Manisa ve Afyonkarahisar’ın yayla kesimleri ile Malatya, Elazığ ve Tunceli’nin alçak vadileri. Bu küme, sıcağın merkezi Güneydoğu'da kalsa da ekonomik kırılganlığın riski iç bölgelere doğru genişlettiğini gösteriyor.
Analize en düşük sıcaklığın 25 derecenin altına inmediği tropik gecelerin dahil edilmesi, risk haritasını değiştirdi. Gündüz maruz kalınan ısı stresinden vücudun toparlanabilmesi için gece serinlemesine ihtiyaç duyulduğunu belirten uzmanlar, Adana, Mersin ve Hatay hattının bu bakımdan ülkenin en zorlu koridoru olduğuna dikkat çekiyor. Bu hatta gündüz sıcaklıkları 40 dereceyi aşarken, geceleri de çoğunlukla 25 derecenin üzerinde seyrediyor.
Kıyı Kesimler ve Serin Ama Kırılgan İlçelerin Durumu
Yüksek Gelirli Sıcak Kıyılar: Antalya, Muğla, Aydın ve İzmir kıyıları ülkenin en sıcak yerleri arasında yer almasına rağmen, görece yüksek gelir düzeyleri sayesinde daha düşük risk sınıfında bulunuyor. Bu bölgelerdeki temel sorunlar yüksek talep saatlerinde elektrik şebekesinin dayanıklılığı ile mevsimlik tarım ve hizmet çalışanlarının korunmasıdır.
Serin Ama Kırılgan İlçeler:
Erzurum, Kars, Ardahan platoları ile Tokat, Sivas ve Yozgat gibi iç kesimler düşük sıcak tehlikesi sınıfında yer alsa da sosyoekonomik kırılganlıkları yüksektir. Şu an için iklimin sağladığı tampon dursa da, bu tamponun incelmesi durumunda nüfusun uyum kapasitesi zayıf kalacaktır.
İlçelere Göre Farklılaşan Önlem Planları Şart
Araştırma bulguları, tek tip uyarı eşikleri yerine her ilçenin kendi dinamiklerine uygun hazırlık planlarının yapılması gerektiğini ortaya koyuyor:
Sıcaklık ve Kırılganlığın Yüksek Olduğu İlçeler: Kamuya açık serinleme alanları oluşturulmalı, aşırı sıcak saatlerinde açık alan çalışmaları durdurulmalı ve konutlara yalıtım ile pasif serinletme desteği sağlanmalıdır.
Yüksek Gelirli Sıcak Kıyılar: Şebeke dayanıklılığına, bina enerji standartlarına ve mevsimlik çalışanların haklarına öncelik verilmelidir.
Serin Ama Kırılgan İlçeler: Sıcaklıklar daha da yükselmeden uyum kapasitesi artırılmalı; bu yatırımlar sert kış koşulları ve sel gibi diğer risklere karşı da tahkim edilmelidir.
Erken Uyarı Sistemleri: Türkiye genelinde erken uyarı sistemlerine gündüz sıcaklığının yanı sıra gece eşiği de mutlaka eklenmelidir.
Copernicus bültenine göre 2026 yılının Temmuz ayı, küresel kayıtlardaki en sıcak ikinci temmuz olarak kayıtlara geçerken, uzmanlar sıcağın kimleri ve nasıl etkilediğini belirleyen koşulları değiştirmenin elimizde olduğunu vurguluyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sıcaklık ve Yoksulluk 120 İlçede Kesişti, Çifte Risk Haritalandı!
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de aşırı sıcak riski ile sosyoekonomik kırılganlığın kesiştiği noktaları ilk kez gözler önüne serdi.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de aşırı sıcak riski ile sosyoekonomik kırılganlığın kesiştiği noktaları ilk kez gözler önüne serdi. Çalışmaya göre, Türkiye’nin 973 ilçesinin 120’sinde yüksek sıcak tehlikesi ile düşük uyum kapasitesi üst üste biniyor.
Climatic Change dergisinde yayımlanan ve 1980 ile 2024 yılları arasındaki 44 yıllık verileri kapsayan araştırmada, ülkedeki aşırı sıcak koşulları hane halkı gelir yapılarıyla karşılaştırıldı. Her sekiz ilçeden birinde görülen bu "çifte risk" durumu, iklim krizinin sosyal eşitsizliklerle nasıl derinleştiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Risk, Tehlike ile Kırılganlığın Kesişiminde Ortaya Çıkıyor
Aşırı sıcaklardan bahsederken yalnızca termometrenin gösterdiği dereceye odaklanmanın yanıltıcı olduğunu belirten araştırma, aynı sıcaklığın yarattığı hasarın sıcaktan korunma imkanlarına göre değiştiğini vurguluyor.
Antalya'da 42 derecelik bir sıcaklıkta vatandaşlar klimalı iç mekanlarda serinleyebilirken, Harran Ovası'nda toplumun önemli bir kesimi klimaya erişememekte ve tarlada çalışanların gölgede dinlenmesi bile mümkün olmamaktadır.
Klimanın yaygınlığı, bina yalıtımı, çalışma saatlerini esnetebilme ve sağlık hizmetlerine erişim gibi etkenler süreci doğrudan etkiliyor.
Sıcak tehlikesi hesaplanırken; sıcak hava dalgalarının sayısı, süresi, şiddeti, en sıcak gün, tropik gece sayısı ve ısınma hızı olmak üzere yedi farklı gösterge kullanıldı. Sosyoekonomik kırılganlık için ise TÜİK gelir verileri baz alınarak en düşük gelir grubuna daha yüksek ağırlık verildi.
Tehlike Üç Ana Bölgede Yoğunlaşıyor
Araştırma sonucunda riskli grupta yer alan 120 ilçenin rastgele dağılmadığı, aksine üç ana kümede toplandığı tespit edildi:
Güneydoğu Anadolu Kümesi: Şanlıurfa, Mardin, Batman ile Diyarbakır, Siirt ve Şırnak’ın bir bölümünü kapsayan en geniş alan.
Çukurova Kümesi: Adana ve çevresindeki ova bölgesi.
İç ve Doğu Bölgeler:
Aydın, Denizli, Kütahya, Uşak, Manisa ve Afyonkarahisar’ın yayla kesimleri ile Malatya, Elazığ ve Tunceli’nin alçak vadileri. Bu küme, sıcağın merkezi Güneydoğu'da kalsa da ekonomik kırılganlığın riski iç bölgelere doğru genişlettiğini gösteriyor.
Adana - Mersin - Hatay Hattında "Tropik Gece" Alarmı
Analize en düşük sıcaklığın 25 derecenin altına inmediği tropik gecelerin dahil edilmesi, risk haritasını değiştirdi. Gündüz maruz kalınan ısı stresinden vücudun toparlanabilmesi için gece serinlemesine ihtiyaç duyulduğunu belirten uzmanlar, Adana, Mersin ve Hatay hattının bu bakımdan ülkenin en zorlu koridoru olduğuna dikkat çekiyor. Bu hatta gündüz sıcaklıkları 40 dereceyi aşarken, geceleri de çoğunlukla 25 derecenin üzerinde seyrediyor.
Kıyı Kesimler ve Serin Ama Kırılgan İlçelerin Durumu
Yüksek Gelirli Sıcak Kıyılar: Antalya, Muğla, Aydın ve İzmir kıyıları ülkenin en sıcak yerleri arasında yer almasına rağmen, görece yüksek gelir düzeyleri sayesinde daha düşük risk sınıfında bulunuyor. Bu bölgelerdeki temel sorunlar yüksek talep saatlerinde elektrik şebekesinin dayanıklılığı ile mevsimlik tarım ve hizmet çalışanlarının korunmasıdır.
Serin Ama Kırılgan İlçeler:
Erzurum, Kars, Ardahan platoları ile Tokat, Sivas ve Yozgat gibi iç kesimler düşük sıcak tehlikesi sınıfında yer alsa da sosyoekonomik kırılganlıkları yüksektir. Şu an için iklimin sağladığı tampon dursa da, bu tamponun incelmesi durumunda nüfusun uyum kapasitesi zayıf kalacaktır.
İlçelere Göre Farklılaşan Önlem Planları Şart
Araştırma bulguları, tek tip uyarı eşikleri yerine her ilçenin kendi dinamiklerine uygun hazırlık planlarının yapılması gerektiğini ortaya koyuyor:
Sıcaklık ve Kırılganlığın Yüksek Olduğu İlçeler: Kamuya açık serinleme alanları oluşturulmalı, aşırı sıcak saatlerinde açık alan çalışmaları durdurulmalı ve konutlara yalıtım ile pasif serinletme desteği sağlanmalıdır.
Yüksek Gelirli Sıcak Kıyılar: Şebeke dayanıklılığına, bina enerji standartlarına ve mevsimlik çalışanların haklarına öncelik verilmelidir.
Serin Ama Kırılgan İlçeler: Sıcaklıklar daha da yükselmeden uyum kapasitesi artırılmalı; bu yatırımlar sert kış koşulları ve sel gibi diğer risklere karşı da tahkim edilmelidir.
Erken Uyarı Sistemleri: Türkiye genelinde erken uyarı sistemlerine gündüz sıcaklığının yanı sıra gece eşiği de mutlaka eklenmelidir.
Copernicus bültenine göre 2026 yılının Temmuz ayı, küresel kayıtlardaki en sıcak ikinci temmuz olarak kayıtlara geçerken, uzmanlar sıcağın kimleri ve nasıl etkilediğini belirleyen koşulları değiştirmenin elimizde olduğunu vurguluyor.
Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com
Kaynak: Selin Uğurtaş
Kaynak: Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı
En Çok Okunan Haberler