SON DAKİKA
Hava Durumu

Türkiye İklim ve Sağlık Karnesinde 132 Ülke Arasında 47.Sırada

Türkiye, Küresel İklim ve Sağlık İttifakı’nın (GCHA) 132 ülkenin iklim taahhütlerini sağlık açısından değerlendirdiği raporda 14 puanla 47. sırada yer aldı.

Haber Giriş Tarihi: 15.10.2026 08:07
Haber Güncellenme Tarihi: 15.10.2026 08:40
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.kirsalhaber.com/
Türkiye İklim ve Sağlık Karnesinde 132 Ülke Arasında 47.Sırada

Türkiye, Küresel İklim ve Sağlık İttifakı’nın (GCHA) 132 ülkenin iklim taahhütlerini sağlık açısından değerlendirdiği raporda 14 puanla 47. sırada yer aldı. Türkiye’de hava kirliliğine bağlı ölüm oranı 100 bin kişide 83,6 olarak kaydedilirken, Temiz Hava Hakkı Platformu’nun Kara Rapor 2025 verilerine göre nüfusun yüzde 92’si Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava soluyor. Hava kirliliğinin azaltılmasıyla Türkiye’de her yıl en az 60 bin kişinin hayatının kurtarılabileceği belirtiliyor.

İklim krizi, yalnızca çevreyi ve doğal yaşamı değil, insan sağlığını da giderek daha fazla tehdit ediyor. Aşırı sıcaklıklar, hava kirliliği, gıda güvensizliği ve iklim kaynaklı afetler dünya genelinde milyonlarca insanın yaşam koşullarını olumsuz etkiliyor. Küresel ölçekte artan sağlık riskleri, ülkelerin iklim politikalarında insan sağlığını ne ölçüde dikkate aldığını da önemli bir gündem maddesi haline getiriyor.

Küresel İklim ve Sağlık İttifakı’nın (Global Climate and Health Alliance – GCHA) hazırladığı Healthy NDC Scorecard (Sağlıklı Ulusal Katkı Beyanı Karnesi) başlıklı yeni analiz, 132 ülkenin Paris Anlaşması kapsamında açıkladığı ulusal iklim taahhütlerini sağlık açısından değerlendirdi. Analiz, iklim politikalarının sağlıkla bütünleştirilmesi konusunda ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu.

Rapora göre Türkiye, 32 üzerinden 14 puan alarak 132 ülke arasında 47. sırada yer aldı. Türkiye’nin puanı, iklim hedeflerinin yeterliliği ve hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunları birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemde daha kapsamlı politikaların gerekliliğine işaret ediyor.

İklim krizi insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor

İklim değişikliğinin etkileri, dünya genelinde giderek daha belirgin hale geliyor. Aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklıklar ve diğer iklim kaynaklı afetler, doğrudan can kayıplarının yanı sıra beslenme, temiz suya erişim ve sağlık hizmetlerine ulaşma gibi temel alanlarda da ciddi sorunlara yol açıyor.

Özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan kişiler ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlı topluluklar iklim krizinin etkilerine karşı daha savunmasız durumda bulunuyor.

Doğu ve Güney Afrika’da iklim değişikliğiyle bağlantılı olayların milyonlarca çocuğun gıda güvenliğini tehdit ettiği belirtilirken, Avrupa’da yaşanan aşırı sıcaklar da ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), iklim değişikliğinin 2030-2050 döneminde yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve sıcaklık stresine bağlı nedenlerle yılda yaklaşık 250 bin ek ölüme yol açabileceğini öngörüyor.

Bu tablo, iklim politikalarının yalnızca sera gazı emisyonlarını azaltmaya odaklanmasının yeterli olmadığını gösteriyor. Sağlığın korunması, temiz hava, güvenli gıda ve sağlık sistemlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması da iklim eyleminin temel bileşenleri arasında yer alıyor.

Türkiye, iklim ve sağlık karnesinde 14 puan aldı

GCHA tarafından hazırlanan Sağlıklı Ulusal Katkı Beyanı Karnesi, ülkelerin Paris Anlaşması kapsamındaki ulusal katkı beyanlarını sağlık perspektifinden inceliyor. Çalışmada, ülkelerin iklim planlarında sağlık konusuna ne kadar yer verdiği ve alınan önlemlerin halk sağlığı açısından ne ölçüde kapsamlı olduğu değerlendiriliyor.

Analizde sekiz temel kategori dikkate alınıyor:

- Sağlık üzerindeki iklim etkileri

- Hava kirliliğiyle mücadele

- Sağlık sektöründe iklim eylemleri

- İklim politikalarının sağlık alanındaki yan faydaları

- Adil geçiş

- Entegre yönetişim

- Ekonomi ve finansman

- İzleme ve uygulama

Bu başlıklarda elde edilen sonuçlar, ülkelerin iklim hedeflerinin iddiası ve hava kirliliğine bağlı ölüm oranlarıyla da karşılaştırılıyor.

Türkiye’nin 32 üzerinden 14 puan alması, sağlık konusunun iklim politikalarına daha güçlü biçimde entegre edilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Raporda, Türkiye’de hava kirliliğine bağlı ölüm oranının 100 bin kişi başına 83,6 olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin genel iklim hedefleri ise küresel sıcaklık artışını 4°C’nin altında tutmayı amaçlayan senaryo açısından son derece yetersiz olarak değerlendiriliyor.

Bu değerlendirme, sağlık alanında atılacak adımların iddialı emisyon azaltım hedefleriyle desteklenmesinin önemini ortaya koyuyor.

Sağlık konusunda en yüksek puanı Kolombiya aldı

GCHA’nın değerlendirmesinde Kolombiya, iklim politikalarına sağlık konusunu en kapsamlı şekilde entegre eden ülke oldu. Kolombiya, 32 üzerinden 29 puan alarak listenin ilk sırasında yer aldı.

Kolombiya’yı 25 puanla Nijerya, 24 puanla Kamboçya izledi. İlk 20'de yer alan ülkelerin 19'unun düşük ve orta gelirli ülkeler olması da dikkat çeken bulgular arasında yer aldı.

Buna karşılık bazı yüksek gelirli ve yüksek emisyonlu ülkelerin sağlık odaklı iklim politikalarında geride kalması, iklim mücadelesindeki önceliklerin ve sorumlulukların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Raporda Türkiye’nin 14 puanlık sonucu; Kanada’nın 16, Güney Afrika’nın 13 ve Avrupa Birliği’nin 12 puanlık sonuçlarıyla karşılaştırılıyor. Ancak sağlık alanındaki puanların tek başına yeterli olmadığı, iddialı emisyon azaltım hedefleriyle desteklenmeyen politikaların uzun vadede sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.

Japonya ve Hindistan en düşük puan alan ülkeler arasında

Analizde Japonya ve Hindistan yalnızca 2'şer puan alarak en düşük puanlı ülkeler arasında yer aldı.

Yüksek emisyonlara sahip bazı ülkeler de iklim değişikliğiyle mücadelede üzerlerine düşen sorumluluğu yeterince yerine getirmedikleri gerekçesiyle eleştirildi. Brezilya 7 puan alırken Avustralya, Çin ve Birleşik Krallık 9'ar puanda kaldı.

Bu sonuçlar, ülkelerin iklim planlarında sağlık konusuna yer vermesinin tek başına yeterli olmadığını; emisyonların azaltılması, uygulama mekanizmalarının güçlendirilmesi ve hedeflerin somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Siyah karbonla mücadelede yalnızca beş ülkenin hedefi var

Raporda öne çıkan bir diğer bulgu, siyah karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedeflerin sınırlı sayıda ülkenin iklim planında bulunması oldu.

Kamboçya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika ve Paraguay olmak üzere yalnızca beş ülkenin siyah karbonu azaltmaya yönelik hedefler belirlediği ifade ediliyor.

Siyah karbon, fosil yakıtların ve biyokütlenin eksik yanması sonucunda oluşan kurum parçacıklarından meydana geliyor. Hem hava kirliliğine katkıda bulunuyor hem de atmosferde ısı tutulmasını artırarak iklim değişikliğini etkiliyor.

Bu nedenle siyah karbon emisyonlarının azaltılması, hem hava kalitesinin iyileştirilmesi hem de iklim krizinin sınırlandırılması açısından önem taşıyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 92'si kirli hava soluyor

Türkiye’de hava kirliliğinin boyutlarını ortaya koyan önemli çalışmalardan biri de Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından yayımlanan Kara Rapor 2025.

Rapora göre Türkiye nüfusunun yüzde 92’si, Dünya Sağlık Örgütü’nün hava kalitesi kılavuzlarında önerdiği seviyelerin üzerinde kirleticilere maruz kalıyor.

Hava kirliliği; kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları, akciğer kanseri ve erken ölüm riskiyle ilişkilendiriliyor. Özellikle ince partikül madde (PM2.5) gibi kirleticiler, solunum yoluyla akciğerlerin derin bölgelerine ulaşabiliyor ve dolaşım sistemi üzerinde de olumsuz etkilere neden olabiliyor.

Hava kirliliğinin etkileri yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmıyor. Sanayi faaliyetleri, fosil yakıt kullanımı, ulaşım, ısınma kaynaklı emisyonlar ve diğer yerel etkenler farklı bölgelerde hava kalitesini düşürebiliyor.

Kara Rapor 2025’te hava kirliliğine bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu ilin Hakkari olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca hava kirliliğinin DSÖ tarafından önerilen seviyelere düşürülmesi halinde Türkiye’de yılda en az 60 bin kişinin hayatının kurtarılabileceği ifade ediliyor.

Bu tahmin, temiz hava politikalarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda yaşamsal bir halk sağlığı yatırımı olduğunu gösteriyor.

Temiz hava için hangi adımlar atılmalı?

İklim krizi ve hava kirliliğiyle mücadelede kalıcı sonuçlar elde edilebilmesi için ulusal hedeflerin somut uygulamalarla desteklenmesi gerekiyor.

Uzmanların ve halk sağlığı kuruluşlarının öncelik verdiği politika alanları arasında fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, toplu taşımanın güçlendirilmesi, binalarda enerji verimliliğinin artırılması ve hava kalitesinin düzenli olarak izlenmesi bulunuyor.

Bunun yanı sıra sağlık sistemlerinin aşırı sıcaklara ve iklim kaynaklı afetlere karşı hazırlanması, kırılgan grupların korunması ve hava kirliliğine ilişkin verilerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması da önem taşıyor.

Türkiye açısından değerlendirildiğinde, iklim hedeflerinin daha iddialı hale getirilmesi ve sağlık politikalarıyla bütünleştirilmesi, hava kirliliğinin azaltılması ve iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması bakımından kritik önem taşıyor.

İklim politikalarında sağlık öncelikli hale gelmeli

GCHA’nın 132 ülkeyi kapsayan analizi, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca emisyon hesapları ve çevresel hedeflerle sınırlı tutulamayacağını ortaya koyuyor. Sağlığın iklim planlarının merkezine alınması, hem mevcut hava kirliliği kaynaklı hastalıkların azaltılması hem de gelecekteki iklim risklerine karşı toplumların korunması açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye’nin 14 puanla 47. sırada yer alması, sağlık ve iklim politikaları arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Kara Rapor 2025’te ortaya konulan hava kirliliği verileri de temiz hava alanında atılacak adımların yaşamsal önemini gözler önüne seriyor.

Temiz hava, etkili emisyon azaltımı ve sağlık odaklı iklim politikaları, yalnızca çevrenin korunması için değil, insanların daha sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürdürebilmesi için de vazgeçilmez bir gereklilik olarak öne çıkıyor.

Kaynak: İklim Masası - www.iklimmasasi.com

Kaynak: Selin Uğurtaş

Kaynak: https://climateandhealthalliance.org/ndc-scorecards-2026/

Kaynak: https://temizhavahakki.org/kara-rapor-2025/

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.